Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6685 E. 2021/7156 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayırt edicilik↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/1-a maddesi anlamında soyut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/son maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşbu karara karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, marka başvurusunun KHK’nın 7/1-a, 5 ve 7/1-c maddeleri uyarınca reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/238, 2019/240 ve 2019/241 Esas sayılı dosyaları ile tüm davalar arasında bağlantı bulunduğu ve biri hakkında verilecek kararın diğer dosyayı etkileyeceği kabul edilerek, tüm dosyaların aynı dosya üzerinde birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş ise de, işbu bozma kararı yerine getirilmeden tüm dosyalar birleştirilmeksizin hüküm konulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Bu aşamada bozma sebebine göre temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3648 E. 2022/7365 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız fiil · tacir · yasal faiz · ilan · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece, davalı yan eylemlerinin «haksız fiil» ve tarafların «tacir» olduğu gözetilerek, hükmedilen maddi ve manevi tazminata «temerrüt» tarihinden itibaren «avans faizi» işletilmesi gerekirken, faizin türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın 03.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yan kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6685 E. , 2021/7156 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.02.2020 tarih ve 2019/214 E. - 2020/63 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının yarattığı "BURGU" peynir tasarımının, 2010/01127, 2011/04935, 2013/00646 ve 2014/02166 sayılı tasarım tescilleri ile korunduğunu, müvekkilince 03.04.2015 tarihinde, 29. sınıfta emtialarda, “BURGU PEYNİR” şeklini içeren markanın tescili için yapılan 2015/28865 sayılı başvurunun, TPMK YİDK tarafından usul ve yasaya aykırı bir şekilde reddedildiğini, peynirin doğal şekli olmayan dava konusu şeklin, ayırt edici niteliği haiz olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 20.11.2015 gün ve 2015/M-11032 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/1-a maddesi anlamında soyut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/son maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşbu karara karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, marka başvurusunun KHK’nın 7/1-a, 5 ve 7/1-c maddeleri uyarınca reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2019/238, 2019/240 ve 2019/241 Esas sayılı dosyaları ile tüm davalar arasında bağlantı bulunduğu ve biri hakkında verilecek kararın diğer dosyayı etkileyeceği kabul edilerek, tüm dosyaların aynı dosya üzerinde birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş ise de, işbu bozma kararı yerine getirilmeden tüm dosyalar birleştirilmeksizin hüküm konulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. Bu aşamada bozma sebebine göre temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721194600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz