İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2821 E. 2010/8951 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet itirazı↗ ödeme emri↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ tebligat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11590 sayılı dosyasında takibin dava dışı ... Turizm A.Ş. hakkında başlatıldığı ve ödeme emrinin de bu şirkete tebliğ edildiği, dava dilekçesinde davalı gösterilen limited şirkete tebliğ olmadığı, faturaların da dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalı şirketin unvan değişikliğinin olmadığı, davalı şirket adına başlatılan takip bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, davalı şirket adına başlatılan bir icra takibi bulunmadığı belirtilerek ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, her ne kadar takip, dava dışı anonim şirket hakkında başlatılmış ve ödeme emri de yine bu şirkete tebliğ olunmuş ise de ödeme emrinde yazan ve tebligatın yapıldığı adres davalının adresidir. Davacının dava dilekçesinde açıkça belirttiği gibi dosya içerisindeki belgelerde davalı şirketin nev’i limited yerine sehven anonim olarak yazılmıştır. Davalı şirkette ödeme emrini tebellüğ edip kendisini muhatap kabul etmek suretiyle limited şirket olarak borcun miktarına itiraz etmiş, husumete ilişkin bir itirazda bulunmamıştır. Bu durumda faturalarda, takip talebinde ve ödeme emrinde şirket türünün anonim şirket olarak belirlenmesinin maddi hatadan kaynaklandığının kabulüyle esasa girerek karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/586 E. 2021/3714 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · ağır kusur · hizmet sözleşmesi · kusur
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «bankacılık hizmetleri sözleşmesinin» 41. maddesi gereğince, «ağır kusur» dışında bankanın hiç bir sorumluluğunun bulunmayacağının hüküm altına alındığı, gerçekleştirilen işlemde bankanın icra emrini uyguladığı, bu itibarla bankanın ağır …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7053 E. 2016/1130 K.
Ortak:ödeme emri · husumet · dava şartı · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaTurizm A.Ş. hakkında başlatıldığı ve «ödeme emrinin» de bu şirkete tebliğ edildiği, dava dilekçesinde davalı gösterilen «limited şirkete» tebliğ olmadığı, faturaların da dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalı şirketin unvan değişikliğinin olmadığı, davalı şirket adına başlatılan takip bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, her ne kadar takip, dava dışı «anonim şirket» hakkında başlatılmış ve «ödeme emri» de yine bu şirkete tebliğ olunmuş ise de ödeme emrinde yazan ve «tebligatın» yapıldığı adres davalının adresidir.
Davalı şirkette ödeme emrini tebellüğ edip kendisini muhatap kabul etmek suretiyle «limited şirket» olarak borcun miktarına itiraz etmiş, «husumete» ilişkin bir itirazda bulunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyasında, borçlu olarak adı geçen davalıya da «ödeme emri» gönderilmiş ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · donatan · rücuen tahsil · navlun · pasif husumet yokluğu · acentelik · pasif husumet · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından yapılan takipte, birinci takip talebinde davalıya «ödeme emri» gönderildiği halde ikinci takip talebinde «donatan» ile «acentesine» ödeme emri gönderilip davalıya ödeme emrinin gönderilmediği, ikinci takiple takibin «yenilendiği», bu nedenle davalıya yeniden ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağının» «rücuen tahsili» için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk ödeme emrinde, diğer borçlu olarak gösterilen «donatanın» «acentesinin» davalı ...Nakliyat şirketi olmadığı iddiası üzerine yapılan araştırmada tespit edilen acenteye bu kez davalının da adı zikredilerek «ödeme emri» gönderilmiş, bu ödeme emri davalı adına ikinci bir ödeme emri kabul edilerek, davalı hakkındaki ilk ödeme emrinden vazgeçilip ikinci ödeme emri düzenlendiği ancak …
İcra Müdürlüğünün «acenteye» gönderdiği «ödeme emri», daha önce takibe itiraz eden borçlu davalı hakkında ikinci bir ödeme emri niteliğinde ve ilk ödeme emrini ortadan kaldıracak ve iptali sonucunu doğuran işlem niteliğinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8606 E. 2017/5616 K.
Ortak:ödeme emri · dava şartı
İncelediğiniz karardaTurizm A.Ş. hakkında başlatıldığı ve «ödeme emrinin» de bu şirkete tebliğ edildiği, dava dilekçesinde davalı gösterilen «limited şirkete» tebliğ olmadığı, faturaların da dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalı şirketin unvan değişikliğinin olmadığı, davalı şirket adına başlatılan takip bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, her ne kadar takip, dava dışı «anonim şirket» hakkında başlatılmış ve «ödeme emri» de yine bu şirkete tebliğ olunmuş ise de ödeme emrinde yazan ve «tebligatın» yapıldığı adres davalının adresidir.
Benzer bu karardaİtirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya «ödeme emrinin tebliği» ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde «ödeme emrine itirazda» bulunmasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrine itiraz · yetkisizlik itirazı · ödeme emri tebliği · nakliyat emtia sigortası · borca itiraz · rücuan tazminat · ilamsız icra takibi · icra takibine itiraz
Benzer bu kararda1- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuan tazminat» alacağının tahsili amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya «ödeme emrinin tebliği» ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde «ödeme emrine itirazda» bulunmasıdır.
Diğer yandan, borçlunun icra dairesinin «yetkisine» ve «borca itirazı» üzerine açılan davada, mahkemenin de «yetkisine itiraz» edilmesi halinde, mahkemece, İİK 50. ve 6100 sayılı HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir.
… ketin ticaret sicilinde iki ayrı adresi olduğundan mahkemenin yetkili olduğu, davalı tarafın davacı tarafa icra takibindeki tutar kadar borcu olduğu, davalı tarafın «icra takibine itirazında» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, «asıl alacak» üzerinden % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3983 E. 2017/6164 K.
Ortak:ödeme emri · limited şirket
İncelediğiniz karardaTurizm A.Ş. hakkında başlatıldığı ve «ödeme emrinin» de bu şirkete tebliğ edildiği, dava dilekçesinde davalı gösterilen «limited şirkete» tebliğ olmadığı, faturaların da dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalı şirketin unvan değişikliğinin olmadığı, davalı şirket adına başlatılan takip bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, her ne kadar takip, dava dışı «anonim şirket» hakkında başlatılmış ve «ödeme emri» de yine bu şirkete tebliğ olunmuş ise de ödeme emrinde yazan ve «tebligatın» yapıldığı adres davalının adresidir.
Davalı şirkette ödeme emrini tebellüğ edip kendisini muhatap kabul etmek suretiyle «limited şirket» olarak borcun miktarına itiraz etmiş, «husumete» ilişkin bir itirazda bulunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı hakkında takip yapılmış olmakla, usulüne uygun «ödeme emrinin tebliği» ile itiraz olmadığı, itirazın iptali davasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrine itiraz · ödeme emri tebliği · acente · acentelik · icra takibine itiraz · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaKg şirketinin «acentesi» olup olmadığının, «ödeme emrine itiraz» dilekçesinin ekinde bulunan belgeler de incelenmek suretiyle tespit edilmesi, acentesi olduğu kanısına varılması halinde «acente» sıfatıyla usulüne uygun yapılmış itirazın bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ticaret Limited Şirketi itiraz etmiş, itiraz dilekçesi ekinde davalının «acentesi» olduğuna dair belge örnekleri «ibraz» etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı hakkında takip yapılmış olmakla, usulüne uygun «ödeme emrinin tebliği» ile itiraz olmadığı, itirazın iptali davasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1448 E. 2017/2569 K.
Ortak:ödeme emri · tebligat · dava şartı
İncelediğiniz karardaAyrıca, her ne kadar takip, dava dışı «anonim şirket» hakkında başlatılmış ve «ödeme emri» de yine bu şirkete tebliğ olunmuş ise de ödeme emrinde yazan ve «tebligatın» yapıldığı adres davalının adresidir.
Turizm A.Ş. hakkında başlatıldığı ve «ödeme emrinin» de bu şirkete tebliğ edildiği, dava dilekçesinde davalı gösterilen «limited şirkete» tebliğ olmadığı, faturaların da dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalı şirketin unvan değişikliğinin olmadığı, davalı şirket adına başlatılan takip bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTakip dosyasında davalı borçlu şirkete üç ayrı tarihte «ödeme emrinin tebliğe» çıkarıldığı, ilk iki tebliğ işleminin gerçekleştirilemeyerek «tebligatın» bilatebliğ iade edildiği, en «son» 25.6.2014 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca çıkarılan tebligata ilişkin tebliğ evrakının ise dosyada mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak, itirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya «ödeme emrinin tebliği» ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde «ödeme emrine itirazda» bulunmasıdır.
İncelenen takip dosyasında, borçlu şirket vekilinin 16.1.2014 tarihli itiraz dilekçesinde, ödeme emrine "ıttıla" ettiklerinden bahisle borcun esasına ve «zamanaşımına» ilişkin itirazda bulunduğu, 10.9.2014 tarihli itiraz dilekçesinde ise, «ödeme emrinin» ikinci kez kendilerine "tebliğ edildiğinden" söz ederek, hem borcun esasına ve hem de icra dairesinin «yetkisine» yönelik itirazda bulunduğu gözlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisi · emtia nakliyat sigortası · ödeme emrine itiraz · yetkisizlik itirazı · ödeme emri tebliği · nakliyat sigortası · halefiyet · rücuen tahsil
Benzer bu kararda1- Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında ödenen tazminatın zarar sorumlusundan «rücuen tahsiline» yönelik icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.
Ancak, itirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya «ödeme emrinin tebliği» ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde «ödeme emrine itirazda» bulunmasıdır.
Diğer bir yandan da, borçlu tarafından «icra dairesinin yetkisi» ile birlikte açılan davada mahkemenin de «yetkisine itiraz» edilmesi halinde, mahkemece, HMK'nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir.
Takip dosyasında davalı borçlu şirkete üç ayrı tarihte «ödeme emrinin tebliğe» çıkarıldığı, ilk iki tebliğ işleminin gerçekleştirilemeyerek «tebligatın» bilatebliğ iade edildiği, en «son» 25.6.2014 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca çıkarılan tebligata ilişkin tebliğ evrakının ise dosyada mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2821 E. , 2010/8951 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2008 tarih ve 2007/646 - 2008/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile yapılan araç kiralama sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı şirketin haksız itirazının iptalini ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı duruşmalar katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün 2006/11590 sayılı dosyasında takibin dava dışı ... Turizm A.Ş. hakkında başlatıldığı ve ödeme emrinin de bu şirkete tebliğ edildiği, dava dilekçesinde davalı gösterilen limited şirkete tebliğ olmadığı, faturaların da dava dışı şirket adına düzenlendiği, davalı şirketin unvan değişikliğinin olmadığı, davalı şirket adına başlatılan takip bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, davalı şirket adına başlatılan bir icra takibi bulunmadığı belirtilerek ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, her ne kadar takip, dava dışı anonim şirket hakkında başlatılmış ve ödeme emri de yine bu şirkete tebliğ olunmuş ise de ödeme emrinde yazan ve tebligatın yapıldığı adres davalının adresidir. Davacının dava dilekçesinde açıkça belirttiği gibi dosya içerisindeki belgelerde davalı şirketin nev’i limited yerine sehven anonim olarak yazılmıştır. Davalı şirkette ödeme emrini tebellüğ edip kendisini muhatap kabul etmek suretiyle limited şirket olarak borcun miktarına itiraz etmiş, husumete ilişkin bir itirazda bulunmamıştır.
Bu durumda faturalarda, takip talebinde ve ödeme emrinde şirket türünün anonim şirket olarak belirlenmesinin maddi hatadan kaynaklandığının kabulüyle esasa girerek karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028106700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz