6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15729 E. 2012/14489 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Usul tespitleri

Zamanaşımı
10 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon alacağı fon bankası munzam zarar gecikme faizi kötüniyet tazminatı cy/cy şerhi tmsf sebepsiz zenginleşme işlemiş faiz temlik haksız fiil iflas kredi sözleşmesi kötüniyet menfi tespit dava sebebi zamanaşımı teslim i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · Bankacılık K. — Bankacılık K. 1Bankacılık K. 132Bankacılık K. 141 · BK — BK 105BK 125BK 162

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, BK’nun 105 maddesine dayalı tazminat taleplerinde BK’nun 125 maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/496 E 2009/573 K.sayılı kararında da munzam zarar talebinin hukuki sebebinin nev’ine bakılmaksızın bir dava olarak 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun kabul edildiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda fon alacaklarına ilişkin dava ve taleplerde zamanaşımı süresi 20 yıl olarak kabul edilmiş ise de TMSF’nin icra takibine konu yaptığı munzam zarar ve gecikme faizi talebinin Bankacılık Kanunu’ndan doğan bir talep olmayıp doğrudan BK’nun 105. maddesine dayalı olduğu, icra takibine konu edilen son alacak 1997 tarihini taşıdığından davalının 2009 yılında davacı aleyhine başlattığı takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karar, davalı TMSF vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Pamukbank TAŞ’a ait bilgisayarlar davacı tarafından taşınmış ve bankaya eksik teslim edilmiştir. Eksik teslimden dolayı açılan tazminat davasında 293,82 TL’nin 11.01.1992 tarihinden itibaren faizi ile birlikte Alman Lufthansa A.Ş’den tahsili ile Pamukbank TAŞ’a ödenmesine karar verilmiştir. Alman Lufthansa A.Ş’nin ödemede gecikmesi nedeniyle BK’nun 105.maddesi gereğince faizle karşılanmayan munzam zararın tahsili için dava açılmıştır. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/496 Esas sayılı dosyasında toplam 2.026,30 TL munzam zarar doğduğu belirlenmiş ancak talep 500,00 TL olup bu miktara hükmedilmiştir. Bakiye 1.526,30 TL ve işlemiş faiz olmak üzere 2.817,97TL’nin tahsili için 18.11.2009 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Alman Lufthansa A.Ş takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibe itiraz etmiştir. İcra takibine konu edilen alacak ise 1997-1999 yıllarına aittir. Dava konusu alacak 06.01.2006 tarihinde TMSF tarafından temlik alınmıştır. Mahkemece, dava konusu alacağın fon alacağı olmayıp BK’nun 105. maddesi uyarınca munzam zarar istemine ilişkin olduğundan BK’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacı ...Ş’nin borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Oysa Fon bankalarının alacakları genelde sözleşmelere -kredi sözleşmelerine- dayanmaktadır. Ancak bir alacak sözleşmeye dayanabileceği gibi haksız fiile veya sebepsiz zenginleşmeye yahut doğrudan kanuna dayanabilir. BK’nun 162. maddesine göre de kanun veya akit ile ya da işin mahiyeti icabı olarak men edilmiş olmadıkça her alacak temlik edilebilir (Seza Reisoğlu, Bankacılık Kanunu Şerhi, 2002 Baskı, syf. 856). Davaya konu alacak 06.01.2006 tarihinde TMSF’ye temlik edilmiş olup, anılan banka 18.06.2002 tarihinde TMSF'ye devredilmiştir. 5411 sayılı Kanun’un 132. maddesine göre Fon tarafından devralınmış alacaklar Fon alacağı haline gelir. 5411 sayılı Kanun’un 141.maddesinde bu kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin yirmi yıl olacağı düzenlenmiş olup, aynı kanunun geçici 16.maddesinde ise “Bu Kanun ile Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir” hükmü mevcuttur.

Bu durumda dava konusu alacağın Fon alacağı niteliğinde olduğu ve 5411 sayılı Kanun'un 141.maddesinde yer alan yirmi yıllık zamanaşımı süresinin 18.11.2009 takip tarihinde henüz dolmadığı, zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde BK’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca 5411 sayılı Kanun’un 138/1 maddesinde “Fon'un taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz” hükmü düzenlenmiş olmakla mahkemece bu hüküm nazara alınmadan TMSF aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Munzam zararın tazmini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9183 E. 2023/188 K.

    Ortak: · zamanaşımı 10 yıllık

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7490 E. 2013/11638 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Fon alacağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17585 E. 2013/19992 K.

    Ortak: · zamanaşımı 10 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18383 E. 2013/18495 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/15729 E.  ,  2012/14489 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2010/86-2010/1279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Pamukbank A.Ş. tarafından taşınmak üzere müvekkiline teslim edilen bilgisayarların kaybolması üzerine açılan davada 293,82 TL’nin 11.01.1992 tarihinden itibaren faizi ile birlikte müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, ödemenin geç yapıldığı iddiasıyla davalının munzam zarar talebi ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/496 E.sayılı dosyası ile dava açtığını, toplam 2.026,30 TL munzam zarar doğduğunun belirlendiğini, ancak talep 500,00 TL olup bu miktara hükmedilmesi üzerine davalının bakiye 1.526,30 TL ve işlemiş faiz olmak üzere 2.817,97TL’nin tahsili için icra takibi başlattığını, munzam zarar talebi 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan takip ve dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, TMSF’nin devir ve temlik aldığı batık banka alacakları yönünden zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu, fon aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, BK’nun 105 maddesine dayalı tazminat taleplerinde BK’nun 125 maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/496 E 2009/573 K.sayılı kararında da munzam zarar talebinin hukuki sebebinin nev’ine bakılmaksızın bir dava olarak 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun kabul edildiği, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda fon alacaklarına ilişkin dava ve taleplerde zamanaşımı süresi 20 yıl olarak kabul edilmiş ise de TMSF’nin icra takibine konu yaptığı munzam zarar ve gecikme faizi talebinin Bankacılık Kanunu’ndan doğan bir talep olmayıp doğrudan BK’nun 105. maddesine dayalı olduğu, icra takibine konu edilen son alacak 1997 tarihini taşıdığından davalının 2009 yılında davacı aleyhine başlattığı takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karar, davalı TMSF vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Pamukbank TAŞ’a ait bilgisayarlar davacı tarafından taşınmış ve bankaya eksik teslim edilmiştir. Eksik teslimden dolayı açılan tazminat davasında 293,82 TL’nin 11.01.1992 tarihinden itibaren faizi ile birlikte Alman Lufthansa A.Ş’den tahsili ile Pamukbank TAŞ’a ödenmesine karar verilmiştir. Alman Lufthansa A.Ş’nin ödemede gecikmesi nedeniyle BK’nun 105.maddesi gereğince faizle karşılanmayan munzam zararın tahsili için dava açılmıştır. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/496 Esas sayılı dosyasında toplam 2.026,30 TL munzam zarar doğduğu belirlenmiş ancak talep 500,00 TL olup bu miktara hükmedilmiştir. Bakiye 1.526,30 TL ve işlemiş faiz olmak üzere 2.817,97TL’nin tahsili için 18.11.2009 tarihinde icra takibi başlatılmıştır.

Alman Lufthansa A.Ş takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibe itiraz etmiştir. İcra takibine konu edilen alacak ise 1997-1999 yıllarına aittir. Dava konusu alacak 06.01.2006 tarihinde TMSF tarafından temlik alınmıştır. Mahkemece, dava konusu alacağın fon alacağı olmayıp BK’nun 105. maddesi uyarınca munzam zarar istemine ilişkin olduğundan BK’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacı ...Ş’nin borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Oysa Fon bankalarının alacakları genelde sözleşmelere -kredi sözleşmelerine- dayanmaktadır. Ancak bir alacak sözleşmeye dayanabileceği gibi haksız fiile veya sebepsiz zenginleşmeye yahut doğrudan kanuna dayanabilir.

BK’nun 162. maddesine göre de kanun veya akit ile ya da işin mahiyeti icabı olarak men edilmiş olmadıkça her alacak temlik edilebilir (Seza Reisoğlu, Bankacılık Kanunu Şerhi, 2002 Baskı, syf. 856). Davaya konu alacak 06.01.2006 tarihinde TMSF’ye temlik edilmiş olup, anılan banka 18.06.2002 tarihinde TMSF'ye devredilmiştir. 5411 sayılı Kanun’un 132. maddesine göre Fon tarafından devralınmış alacaklar Fon alacağı haline gelir. 5411 sayılı Kanun’un 141.maddesinde bu kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin yirmi yıl olacağı düzenlenmiş olup, aynı kanunun geçici 16.maddesinde ise “Bu Kanun ile Fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir” hükmü mevcuttur.

Bu durumda dava konusu alacağın Fon alacağı niteliğinde olduğu ve 5411 sayılı Kanun'un 141.maddesinde yer alan yirmi yıllık zamanaşımı süresinin 18.11.2009 takip tarihinde henüz dolmadığı, zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde BK’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca 5411 sayılı Kanun’un 138/1 maddesinde “Fon'un taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz” hükmü düzenlenmiş olmakla mahkemece bu hüküm nazara alınmadan TMSF aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062622100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.