6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18383 E. 2013/18495 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
munzam zarar haklı sebep dolandırıcılık yasal faiz dava sebebi

Atıf yapılan mevzuat: BK · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın önceki davasında yasal faizi ile birlikte ana paranın verilmesine hükmedildiği, önceki davada da B tipi likit fon talep edebileceği halde bu davayı açtığı, haksız ve kötü niyetli olduğu, B tipi likit fon ile yasal faiz arasındaki farkın talep etmesini gerektirir haklı bir sebep bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankanın B tipi likit fon hesabındaki davacıya ait paranın, internet dolandırıcılığı neticesinde bozdurulup başka hesaba aktarılması sebebiyle, karşılanamayan zararın tahsili isteminden ibarettir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının bu davayı açmada haksız ve kötü niyetli olduğu, B tipi likit fon ile yasal faiz arasındaki farkı talep etmesini gerektirir haklı sebebin bulunmadığı gerekçesi doğru değildir. Davacı, daha önce açtığı davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talepte bulunmuş, işbu davada ise parasının B tipi likit fonda bulunduğundan, fon getirisinin önceki dava sonucunda aldığı alacak ve faiz miktarından daha fazla olduğunu ileri sürmüş olup, talebi 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 105. maddesinde tanımlanan munzam zarar davasıdır. Mahkemece, davacının talebinin munzam zarar davası olarak nitelendirilerek, esasa girilip, gerekli inceleme yapılarak, sonuca göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/616 E. 2014/2824 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13742 E. 2015/10392 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1030 E. 2019/2741 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/18383 E.  ,  2013/18495 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/05/2012 tarih ve 2011/41-2012/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi Zeliha Çubuk tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının internet bankacılık şifreleri ve parolalarının korsan hackerler tarafından kırılarak hesaplarına girildiğini, davacının fon hesaplarından birinde 4.210,67 TL diğer hesabında ise 34.888,39 TL'nin bulunduğunu ve bu paraların başka hesaplara havale edildiğini, içlerinin boşaltıldığını, davacının şifre ve parolalarının hackerler tarafından kırılmasında ve hesabının boşaltılmasından dolayı davalı bankayı sorumlu tutarak Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/356 Esas sayı ile açtığı davasının, 2008/605 karar sayı ile kabul edildiğini ve söz konusu kararın Dairemizin 2009/1971 Esas ve 2010/12910 karar sayılı ilamı ile onandığını, kararın kesinleştiğini ve paranın tahsil edildiğini;

söz konusu davada fazlaya dair haklarının saklı tutulduğunu, davacının B tipi likit fonundaki parasının yasal faiz getirisi olduğunu, davanın 4 yıla yakın sürdüğünü parasını yeni çekmesinden dolayı mağdur olduğunu bu yüzden de fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalarak 15.000.00 TL faiz alacağının davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının parasının zaten yasal faiziyle birlikte ödendiğini, davacı vekilinin taleple bağlılık ilkesine tamamen ters düşen talebinin kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın önceki davasında yasal faizi ile birlikte ana paranın verilmesine hükmedildiği, önceki davada da B tipi likit fon talep edebileceği halde bu davayı açtığı, haksız ve kötü niyetli olduğu, B tipi likit fon ile yasal faiz arasındaki farkın talep etmesini gerektirir haklı bir sebep bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankanın B tipi likit fon hesabındaki davacıya ait paranın, internet dolandırıcılığı neticesinde bozdurulup başka hesaba aktarılması sebebiyle, karşılanamayan zararın tahsili isteminden ibarettir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının bu davayı açmada haksız ve kötü niyetli olduğu, B tipi likit fon ile yasal faiz arasındaki farkı talep etmesini gerektirir haklı sebebin bulunmadığı gerekçesi doğru değildir. Davacı, daha önce açtığı davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak talepte bulunmuş, işbu davada ise parasının B tipi likit fonda bulunduğundan, fon getirisinin önceki dava sonucunda aldığı alacak ve faiz miktarından daha fazla olduğunu ileri sürmüş olup, talebi 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 105.

maddesinde tanımlanan munzam zarar davasıdır. Mahkemece, davacının talebinin munzam zarar davası olarak nitelendirilerek, esasa girilip, gerekli inceleme yapılarak, sonuca göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034774800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.