Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5618 E. 2012/13084 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yolu↗ aciz vesikası↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ terkin↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının off shore bankası hakkında hukuki yolları tüketmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off shore yönünden atiye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı Yurkbank AŞ. ve TMSF vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı TMSF hakkındaki davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerekirken erken açılması nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olmakla davalı TMSF ve davalı Yurtbank AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. İzmit Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Yurt Security Offshore hakkında açılan davanın atiye terk ettiğinden karar ittihazına yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11208 E. 2012/7221 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulm …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… ı Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı Ali Balkaner ta …
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» ile davacının Yurt Security Off-Shore Ltd. hakkında yaptığı icra takibi sonucu aldığı aciz vesikası da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak açldığının nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… , Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda3-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12583 E. 2011/7811 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının off shore bankası hakkında hukuki yolları tüketmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off shore yönünden atiye «terk» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar yönünden erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulm …
Mahkemece, davalı Yurt Security Offshore hakkında açılan davanın atiye «terk» ettiğinden karar ittihazına yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bir kısım davalılar hakkında açılan davanın atiye «terk» edilmesi nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalı banka, TMSF, Ali Balkaner, ... ve Holding hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · tüzel kişilik · havale · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı Oyakbank A.Ş’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir.
O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8007 E. 2011/8765 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının off shore bankası hakkında hukuki yolları tüketmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off shore yönünden atiye «terk» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar yönünden erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulm …
Mahkemece, davalı Yurt Security Offshore hakkında açılan davanın atiye «terk» ettiğinden karar ittihazına yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulm …
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · tüzel kişilik · havale · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı Oyakbank A.Ş’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir.
O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12586 E. 2011/7814 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının off shore bankası hakkında hukuki yolları tüketmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off shore yönünden atiye «terk» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar yönünden erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulm …
Mahkemece, davalı Yurt Security Offshore hakkında açılan davanın atiye «terk» ettiğinden karar ittihazına yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Benzer bu karardaAleyhine açılan davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalılar hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Banka, ..., Balkaner Holding A.Ş. ve ... haklarında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bir kısım davalılar hakkında açılan davanın atiye «terk» edilmesi nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalı banka, TMSF, Ali Balkaner, ... ve Holding hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · tüzel kişilik · havale · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalılar ..., ..., ... ... ve Üçem Taahhüt A.Ş.
Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı Oyakbank A.Ş.’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir.
O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/962 E. 2012/7177 K.
Ortak:yargı yolu · aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulm …
… re, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı TMSF hakkındaki davanın «yargı yolu» nedeniyle reddi gerekirken erken açılması nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olmakla davalı TMSF ve davalı …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılar hakkındaki davanın ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş.'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekir …
… zalara itiraz etmediği gibi verilen hesap cüzdanlarını kabullendiği, hesabın Yurtbant AŞ.’de değil Yurt Security Off-Shore Ltd.’de açıldığı, her iki şirketin farklı «tüzel kişiliği» bulunduğu, davacının zararından Yurt Security Off-Shore Ltd.’nin sorumlu olduğu, davalı TMSF aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalı ...’in ise şirket ortağı olup sorumluluğunun istisnai olduğu, davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle, davalı .... ve Ali Balkaner hakkındaki davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı TMSF yönünden davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, davalı Yurt Security Off-Shore Ltd. yönünden davanın kısmen kabulüne, 4.279,68 TL’nın faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin is …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası · tüzel kişilik
Benzer bu kararda… zalara itiraz etmediği gibi verilen hesap cüzdanlarını kabullendiği, hesabın Yurtbant AŞ.’de değil Yurt Security Off-Shore Ltd.’de açıldığı, her iki şirketin farklı «tüzel kişiliği» bulunduğu, davacının zararından Yurt Security Off-Shore Ltd.’nin sorumlu olduğu, davalı TMSF aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, davalı ...’in ise şirket ortağı olup sorumluluğunun istisnai olduğu, davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle, davalı .... ve Ali Balkaner hakkındaki davanın zamansız açılması nedeniyle reddine, davalı TMSF yönünden davanın «yargı yolu» yanlışlığı nedeniyle reddine, davalı Yurt Security Off-Shore Ltd. yönünden davanın kısmen kabulüne, 4.279,68 TL’nın faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin is …
2- Dava, davalı ...Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. ...Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının «rızası» dışında Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, davacının kendi iradesi ile davalı Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına parayı yatırdığı kabul edilerek bu davalı dışındaki davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7290 E. 2012/14988 K.
Ortak:yargı yolu · aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulm …
… re, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı TMSF hakkındaki davanın «yargı yolu» nedeniyle reddi gerekirken erken açılması nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olmakla davalı TMSF ve davalı …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
… ı bir yön bulunmamasına ve davalı TMSF hakkındaki davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine dair verilen karar doğru değil ise de; davalı TMSF yönünden davanın «yargı yolu» nedeniyle reddi gerekip, verilen kararın sonucu itibariyle doğru olmasına göre davalı TMSF ve davalı ING BANK AŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmişt …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11213 E. 2012/3336 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulm …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… ı Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı Ali Balkaner ta …
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerç …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… , Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10759 E. 2013/9176 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının off shore bankası hakkında hukuki yolları tüketmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off shore yönünden atiye «terk» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar yönünden erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulm …
Mahkemece, davalı Yurt Security Offshore hakkında açılan davanın atiye «terk» ettiğinden karar ittihazına yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Benzer bu karardaŞti'ye başvurmadan doğrudan o banka adına işlem yapan davalı banka aleyhine dava açmasının ve bu aşamada böyle bir davanın dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalılar Oyakbank, ... ve Balkaner Holding A.Ş. hakkında açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan davalar ise atiye «terk» edildiğinden haklarında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Şti. ve TMSF hakkmdaki davanın atiye «terk» edilmesi nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Offshore Ltd’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılardan Ali Balkaner hakkındaki davanın ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçlan BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nın 41, TTK’nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve Balkaner Holding A.Ş'nin gerekse Yurtbank A.Ş’nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, davanın «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · eş rızası · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaŞubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının «rızası» dışında Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd.
Şti'de olması nedeniyle öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davalılar Sümerbank (Oyak Bank) A.Ş. hakkında açılan davanın «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle reddine, davalı Yurt Security Off Shore Ltd.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Offshore Ltd’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılardan Ali Balkaner hakkındaki davanın ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçlan BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nın 41, TTK’nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve Balkaner Holding A.Ş'nin gerekse Yurtbank A.Ş’nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, davanın «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı davalılardan TMSF yönünden davasını atiye «terk» ettiğini bildirmiş ve aynı celsede kendini bir vekille «temsil» ettiren davalı TMSF de bu hususu kabul etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5618 E. , 2012/13084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2004 tarih ve 2001/54-2004/149 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı, davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş., ve TMSF vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Yurtbank AŞ.'nin İzmit şubesine parasını yatırmak için müracaat ettiğini, banka personelinin parasını off shore hesabına yönlendirdiğini, off shore bankası ile anılan banka arasında irtibat bulunduğunu, davacıya hesaptaki paranın davalı bankanın güvencesinde olduğunun belirtildiğini, sonradan Yurtbank AŞ.'ne el konulması nedeniyle paralarını alamadıklarını, davalıların zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 7.922,08 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan Yurt Security Off shore yönünden davayı atiye terke bırakmıştır.
Davalı TMSF vekili, müvekkili hakkında idari yargıda dava açılması gerektiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Yurtbank AŞ. vekili, müvekkili ile yurt dışı bankanın ayrı tüzel kişiliği bulunduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının talimatı ile paranın off shore havale edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının off shore bankası hakkında hukuki yolları tüketmesi gerektiği, işbu davanın erken açıldığı gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off shore yönünden atiye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı Yurkbank AŞ. ve TMSF vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı TMSF hakkındaki davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerekirken erken açılması nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olmakla davalı TMSF ve davalı Yurtbank AŞ. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. İzmit Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Yurt Security Offshore hakkında açılan davanın atiye terk ettiğinden karar ittihazına yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş.
aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı Ali Balkaner’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı TMSF ve davalı Yurtbank AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı TMSF ve Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş. harçtan muaf olduklarından harç alınmasına mahal olmadığına, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062390800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz