6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12586 E. 2011/7814 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken açılan dava aciz vesikası dolandırıcılık tmsf tüzel kişilik havale taahhütname terkin karar verilmesine yer olmadığına husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 41BK 53 · TTK — TTK 321

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına havale edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz erken açılan bir dava olduğu gerekçesiyle, davalılar ..., ..., ... ... ve Üçem Taahhüt A.Ş. Aleyhine açılan davanın atiye terki nedeniyle bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı Banka, ..., Balkaner Holding A.Ş. ve ... haklarında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ile davalılardan Oyakbank A.Ş. ve TMSF vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ING Bank (Oyakbank) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Kocaeli Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, bir kısım davalılar hakkında açılan davanın atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka, TMSF, Ali Balkaner, ... ve Holding hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu

yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

4- TMSF vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili, hesabın açıldığı bankanın TMSF’ye geçtiğinden bahisle anılan kurumu da dava etmiştir. Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı tüzel kişiliği bulunan davalı Oyakbank A.Ş.’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir. O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12540 E. 2012/5408 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12583 E. 2011/7811 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8007 E. 2011/8765 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7952 E. 2011/8754 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7950 E. 2011/8752 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8146 E. 2011/8769 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7991 E. 2011/8760 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8004 E. 2011/8762 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12586 E.  ,  2011/7814 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.07.2004 tarih ve 2001/23-2004/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Oyakbank A.Ş. vekili ve TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank Kocaeli şubesinde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, Yurtbank A.Ş.'nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların off-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 2.400,00 TL'nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin bankanın genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, davacının parasını öncelikle off-shore şirketinden talep etmesi gerektiğini, davacının kendi iradesi ile parasını off-shore hesabına gönderdiğini, banka çalışanlarının yönlendirmesi iddiasının inandırıcı olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı TMSF vekili, davanın Ankara Ticaret Mahkemelerinde görülmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı Banka vekili, davaya bakma yetkisinin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın haksız fiile dayandırılmış olması halinde zamanaşımına uğradığını, off-shore bankası ile müvekkilinin hükmi şahsiyetlerinin farklı olduğunu, bankanın müşteriyi yönlendirmesinin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., ..., ..., Üçem Taahhüt A.Ş., Balkaner Holding A.Ş., Yüksel Özden, Ali Balkaner, ... vekili davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına havale edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz erken açılan bir dava olduğu gerekçesiyle, davalılar ..., ..., ... ... ve Üçem Taahhüt A.Ş. Aleyhine açılan davanın atiye terki nedeniyle bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı Banka, ..., Balkaner Holding A.Ş. ve ... haklarında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili ile davalılardan Oyakbank A.Ş. ve TMSF vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ING Bank (Oyakbank) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Kocaeli Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, bir kısım davalılar hakkında açılan davanın atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka, TMSF, Ali Balkaner, ... ve Holding hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ...

ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu

yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

4- TMSF vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili, hesabın açıldığı bankanın TMSF’ye geçtiğinden bahisle anılan kurumu da dava etmiştir. Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı tüzel kişiliği bulunan davalı Oyakbank A.Ş.’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir. O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin TMSF hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkındaki kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Oyakbank A.Ş.'nden alınmasına, davalı TMSF olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028607800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.