Teslim tarihi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6191 E. 2012/12990 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim tarihi↗ ttk 309/4↗ genel zamanaşımı↗ ön inceleme aşaması↗ zamanaşımı başlangıcı↗ zamanaşımı defi↗ haksız eylem↗ rehin↗ pasif husumet yokluğu↗ şirket zararı↗ hisse senedi↗ mahsup↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ yönetim kurulu kararı↗ taşıyan↗ zamanaşımı↗ teminat↗ teslim↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davalılar ... ve ...'un zararlandırıcı işlem tarihi olan 09.05.2000 tarihinde denetçi sıfatları olmadığı, bu kişilere karşı dava açılamayacağı, TTK'nın 309. maddesine göre iki yıllık ve beş yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, sürenin zararın ve sorumlunun öğrenilmesi ile başlayacağı, sorumlulardan biri için başlayacak sürenin diğerini de kapsayacağı, zararın doğduğu tarihin 05.09.2000 tarihi olması gerektiği zira bu tarihte dava konusu Gediz İplik A.Ş.'ye ait 154.000 Lotluk hisse senedinin rehin verildiği ve bu madde kapsamında gerek iki yıllık ve gerekse beş yıllık sürenin dolduğu, borçlandırıcı işlem tarihinde görevde olmayan denetçi de olmayan ... ve ...'un bu davada hiçbir şekilde davalı gösterilemeyecekleri, diğer davalılar hakkında ise TTK 309/4. maddesi gereğince zararlandırıcı işlem tarihi olan 05.09.2000 tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucu ortaya çıkan zararın, TTK'nın 336 vd. maddelerine göre tazmini istemine ilişkindir. Davacı şirketin elinde bulunan nominal 154.000.000 TL değerinde (154.000 lot), Gimsan Gediz İplik Mens. ve San. A.Ş. hisse senetlerinin, 05.09.2000 tarihli Menkul Kıymetler Rehin Senedi ile MBT Turizm Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin Türk Ekonomi Bankası A.Ş. lehine doğmuş ve doğacak kredilerinin teminatı olarak bu bankaya teslim edildiği, MBT Turizm Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin borçlarını ödememesi nedeniyle 31.12.2002 tarihinde hisse senetlerinin paraya çevrilerek kredi borçlarına mahsup edildiği anlaşılmıştır.
TTK'nın 336 ve 337. maddelerine dayalı olarak şirket yöneticileri aleyhine açılan sorumluluk davasında, TTK'nın 340. maddesi yollamasıyla 309. madde hükmü tatbik olunur. Özel hüküm niteliği taşıyan 309. maddenin son fıkrasında yazılı üç türlü zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu eylem cezayı gerektirir ve Ceza Kanununa göre cezası daha uzun zamanaşımına tabi bulunursa tazminat davasına da o zamanaşımı uygulanır.
Kural olarak anonim ortaklığın tazminat isteme hakkı, yönetim kurulu üyelerinin zarar verici işlem veya haksız eylemi yaptıkları anda doğar. Sonuçları daha sonra ortaya çıkan hukuki işlem ve haksız eylemler söz konusu olduğu hallerle genel olarak zamanaşımını, böyle bir işlem, eyleme bağlanabilen zararın ortaya çıktığı tarihten başlatmak gerekir. (14-15 Nisan 1989 tarihli Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Sorumluluk Davalarında Zamanaşımı ve Başlangıcı, s.29, Prof. Dr. Hikmet Sami Türk).
Somut olayda, davacı tarafından dava dışı TEB A.Ş. lehine Menkul Kıymetler Rehin Senedi ile verilen Gimsan Gediz İplik Mens. ve San. A.Ş.'ye ait hisse senetlerinin teslim tarihi 05.09.2000 tarihi ise de, zarar bu tarihte doğmamıştır. Zira, hisse senetlerinin paraya çevrildiği tarih olan 31.12.2002 tarihinde davacı şirket zarara uğramıştır. Dolayısıyla zararın doğduğu tarih olan 31.12.2002 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı kabul edilmelidir. Mahkemece, davalılar vekilinin zamanaşımı defi'lerinin hisse senetlerinin paraya çevrildiği tarih dikkate alınarak değerlendirilmesi ve davalıların sorumluluklarının da buna göre tespiti gerekirken, belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre bir kısım davalılar vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/864 E. 2013/6862 K.
Ortak:rehin · pasif husumet yokluğu · hisse senedi · pasif husumet · husumet yokluğu · zamanaşımı · husumet · dava şartı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz kararda… dırıcı işlem tarihi olan 09.05.2000 tarihinde denetçi sıfatları olmadığı, bu kişilere karşı dava açılamayacağı, TTK'nın 309. maddesine göre iki yıllık ve beş yıllık «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, sürenin zararın ve sorumlunun öğrenilmesi ile başlayacağı, sorumlulardan biri için başlayacak sürenin diğerini de kapsayacağı, zararın doğduğu tarihin 05.09.2000 tarihi olması gerektiği zira bu tarihte dava konusu Gediz İplik A.Ş.'ye ait 154.000 Lotluk «hisse senedinin» «rehin» verildiği ve bu madde kapsamında gerek iki yıllık ve gerekse beş yıllık sürenin dolduğu, borçlandırıcı işlem tarihinde görevde olmayan denetçi de olmayan ... ve ...'un bu davada hiçbir şekilde davalı gösterilemeyecekleri, diğer davalılar hakkında ise TTK 309/4. maddesi gereğince zararlandırıcı işlem tarihi olan 05.09.2000 tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Özel hüküm niteliği «taşıyan» 309. maddenin «son» fıkrasında yazılı üç türlü «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerekir.
Sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar.
Benzer bu kararda309/4. maddesi gereğince zararlandırıcı işlem tarihi olan 05.09.2000 tarihinden itibaren beş yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle reddine dair verilen karar davacı ... bir kısım davalılar vekili t …
… dırıcı işlem tarihi olan 09.05.2000 tarihinde denetçi sıfatları olmadığı, bu kişilere karşı dava açılamayacağı, ...'nın 309. maddesine göre iki yıllık ve beş yıllık «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, sürenin zararın ve sorumlunun öğrenilmesi ile başlayacağı, sorumlulardan biri için başlayacak sürenin diğerini de kapsayacağı, zararın doğduğu tarihin 05.09.2000 tarihi olması gerektiği zira bu tarihte dava konusu Gediz İplik A.Ş.'ye ait 154.000 Lotluk «hisse senedinin» «rehin» verildiği ve bu madde kapsamında gerek iki yıllık ve gerekse beş yıllık sürenin dolduğu, borçlandırıcı işlem tarihinde görevde olmayan denetçi de olmayan ... ve .. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4236 E. 2019/5631 K.
Ortak:hisse senedi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… dırıcı işlem tarihi olan 09.05.2000 tarihinde denetçi sıfatları olmadığı, bu kişilere karşı dava açılamayacağı, TTK'nın 309. maddesine göre iki yıllık ve beş yıllık «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, sürenin zararın ve sorumlunun öğrenilmesi ile başlayacağı, sorumlulardan biri için başlayacak sürenin diğerini de kapsayacağı, zararın doğduğu tarihin 05.09.2000 tarihi olması gerektiği zira bu tarihte dava konusu Gediz İplik A.Ş.'ye ait 154.000 Lotluk «hisse senedinin» «rehin» verildiği ve bu madde kapsamında gerek iki yıllık ve gerekse beş yıllık sürenin dolduğu, borçlandırıcı işlem tarihinde görevde olmayan denetçi de olmayan ... ve ...'un bu davada hiçbir şekilde davalı gösterilemeyecekleri, diğer davalılar hakkında ise TTK 309/4. maddesi gereğince zararlandırıcı işlem tarihi olan 05.09.2000 tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… alacakların dava aşamasında ödendiği için bu hususlardaki davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 28.000,00 TL değerindeki Gediz Gimsan Holding A.Ş. «hisse senedinin», 62,50 TL Gessan A.Ş. hisse senedinin, 3,00 TL Gediz Konfeksiyon A.Ş. hisse senetlerinin davacı derneğe devrine, davacının 10.501,33 TL Gimsan A.Ş. hissesi hakkınd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · hukuki yarar · ek tasfiye
Benzer bu karardaBozma kararına mahkemece uyulmasına karar verildikten sonra mahkemece Vakıflar Genel Müdürlüğü Kütahya Bölge Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak devrine karar verilen vakfın «tasfiye» edilip edilmediği sorulmuş olup anılan kurum 01.11.2017 tarihli yazısı ile böyle bir tasfiyenin yapılmadığı, devir ve tescil işlemlerinin tapu sicil müdürlüğü tarafınan gerçekleştirildiği yönünde cevap vermiştir.
2- Davacı vakıf kendisine devredilen vakfın davalı şirketlerde bulunan hisselerinin tespitini, hisselerin kendisine devrini veya bedelinin tahslilini talep etmiş olup yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan tasfiyeden sonra davacı vakfın davalı şirketlerde, kendisine devredilen vakfa ait kalan hisselerinin tespitini istemekte «hukuki yararı» vardır.
… lmiş olup davacı vakfa devrine karar verilen vakfın davalı şirketlerde nominal değeri kaç lira olan, kaç paya isabet eden, kaç adet hissesi olduğu tespit edilmeden, «infazı» kabil olmayacak şekilde 2010 yılında tespit edilen hisselerin davacı vakfa devrine karar verilmesi de doğru görülmemiş kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4938 E. 2021/4474 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kabulüne, 1.000.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karşı davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalı ... «mirasçıları» ..., ..., ... ve ... vekilince temyizi üzerine Dairemizce karşı davada verilen hüküm onanmış, asıl davada verilen hüküm bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5881 E. 2025/838 K.
Ortak:zamanaşımı · husumet · dava şartı · zamanaşımı iki yıllık
İncelediğiniz kararda… dırıcı işlem tarihi olan 09.05.2000 tarihinde denetçi sıfatları olmadığı, bu kişilere karşı dava açılamayacağı, TTK'nın 309. maddesine göre iki yıllık ve beş yıllık «zamanaşımı» sürelerinin dolduğu, sürenin zararın ve sorumlunun öğrenilmesi ile başlayacağı, sorumlulardan biri için başlayacak sürenin diğerini de kapsayacağı, zararın doğduğu tarihin 05.09.2000 tarihi olması gerektiği zira bu tarihte dava konusu Gediz İplik A.Ş.'ye ait 154.000 Lotluk «hisse senedinin» «rehin» verildiği ve bu madde kapsamında gerek iki yıllık ve gerekse beş yıllık sürenin dolduğu, borçlandırıcı işlem tarihinde görevde olmayan denetçi de olmayan ... ve ...'un bu davada hiçbir şekilde davalı gösterilemeyecekleri, diğer davalılar hakkında ise TTK 309/4. maddesi gereğince zararlandırıcı işlem tarihi olan 05.09.2000 tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Özel hüküm niteliği «taşıyan» 309. maddenin «son» fıkrasında yazılı üç türlü «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerekir.
Sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrar.
Benzer bu karardaA.Ş. vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Gediz Mahkemeleri olduğunu, ayrıca diğer davalı şirketten gayrimenkulün ve makine parkının müştemilatıyla birlikte bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını, iki şirket arasında fiili veya hukuki bir irtibat bulunmadığını, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin tarafı olmadığı gözetildiğinde müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, «yetki», «derdestlik» ve «zamanaşımı» itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıba karşı tekeffül · ayıp · bedel iadesi · ticari satım · muvazaa · bayilik sözleşmesi · şikayet · derdestlik
Benzer bu karardaA.Ş. ile aralarındaki «bayilik sözleşmesine» istinaden, 5 yıl «garantili» olarak satın alınan boruların üçüncü kişilere pazarlandığını, ancak müşterilerden borularla ilgili «şikayetler» geldiğini ve iadelerin başladığını, satış bedelini geri ödemek zorunda kalan davacının maddi olarak büyük «kayba» uğradığını, ayıba ilişkin olarak Gediz Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davanın 2010/389 E. numarasıyla «derdest» olduğunu, davalı şirketin borçlarını ödememek için diğer davalı şirkete «muvazaalı» bir devir gerçekleştirdiklerini, borçtan her iki firmanın da sorumlu olduğunu ileri sürerek 154.008,82 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini tal …
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, «yetki», «derdestlik» ve «zamanaşımı» itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu satılan malların ayıplı olduğu, davacının makul zamanda «ayıp» bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile hatalı olan sulama borularının bedeli olan toplam 154.008,85 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ticari satıma» konu sulama borularının ayıplı olduğu iddiasıyla açılan tazminat davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6191 E. , 2012/12990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/11/2010 tarih ve 2006/96-2010/655 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... bir kısım davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin halka açık çok ortaklı bir şirket olduğunu, şirketin aktifinde olan 154.000 TL nominal bedelli 154.000 lot Gediz İplik A.Ş. hisse senedinin anasözleşmeye ve kanun hükümlerine aykırı olarak genel kurul ve yönetim kurulu kararı olmaksızın kasti olarak hiçbir ticari ilişki bulunmayan MBT Turizm Paz. San. A.Ş.'nin TEB A.Ş.'ye olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere MBT A.Ş. lehine rehin edildiğini, işlemin 05.09.2000 tarihinde gerçekleştiğini ve 500.000 TL üzerinden yapılan bu işlem nedeniyle davacı şirketin aktif mal varlığını yitirdiğini, işlemden yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi olan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500.000 TL'nin, zararın doğduğu tarihten itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, 2000 yılında yapılan bu işlemden dolayı TTK'nın 336 ve devamı maddeler gereğince açılan sorumluluk davasının dinlenemeyeceğini, zira 2001, 2002, 2003, 2004 yıllarında yapılan genel kurul toplantılarında ibra edildiklerini, bu ibraların geçersizliği için açılan bir dava olmadığını, ibranın açık ve kesin bir ibra olduğunu, ipotek verilen şirket ile davacı şirket arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, grup şirketlerinin borçlarına kefil olmalarının ve borçlarına teminat vermelerinin ticari hayatın
olağan akışına uygun olduğunu, TTK 309.maddede belirtilen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, işlemin 2000 tarihinde yapıldıktan ve üzerinden dört ayrı genel kurul toplantısı yapılarak ibra kararları alındıktan sonra açılan davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili, zamanaşımının gerçekleştiğini, müvekkillerinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, davalılar ... ve ...'un zararlandırıcı işlem tarihi olan 09.05.2000 tarihinde denetçi sıfatları olmadığı, bu kişilere karşı dava açılamayacağı, TTK'nın 309. maddesine göre iki yıllık ve beş yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, sürenin zararın ve sorumlunun öğrenilmesi ile başlayacağı, sorumlulardan biri için başlayacak sürenin diğerini de kapsayacağı, zararın doğduğu tarihin 05.09.2000 tarihi olması gerektiği zira bu tarihte dava konusu Gediz İplik A.Ş.'ye ait 154.000 Lotluk hisse senedinin rehin verildiği ve bu madde kapsamında gerek iki yıllık ve gerekse beş yıllık sürenin dolduğu, borçlandırıcı işlem tarihinde görevde olmayan denetçi de olmayan ...
ve ...'un bu davada hiçbir şekilde davalı gösterilemeyecekleri, diğer davalılar hakkında ise TTK 309/4. maddesi gereğince zararlandırıcı işlem tarihi olan 05.09.2000 tarihinden itibaren beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirketin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucu ortaya çıkan zararın, TTK'nın 336 vd. maddelerine göre tazmini istemine ilişkindir. Davacı şirketin elinde bulunan nominal 154.000.000 TL değerinde (154.000 lot), Gimsan Gediz İplik Mens. ve San. A.Ş. hisse senetlerinin, 05.09.2000 tarihli Menkul Kıymetler Rehin Senedi ile MBT Turizm Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin Türk Ekonomi Bankası A.Ş. lehine doğmuş ve doğacak kredilerinin teminatı olarak bu bankaya teslim edildiği, MBT Turizm Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin borçlarını ödememesi nedeniyle 31.12.2002 tarihinde hisse senetlerinin paraya çevrilerek kredi borçlarına mahsup edildiği anlaşılmıştır.
TTK'nın 336 ve 337. maddelerine dayalı olarak şirket yöneticileri aleyhine açılan sorumluluk davasında, TTK'nın 340. maddesi yollamasıyla 309. madde hükmü tatbik olunur. Özel hüküm niteliği taşıyan 309. maddenin son fıkrasında yazılı üç türlü zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir. Sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu eylem cezayı gerektirir ve Ceza Kanununa göre cezası daha uzun zamanaşımına tabi bulunursa tazminat davasına da o zamanaşımı uygulanır.
Kural olarak anonim ortaklığın tazminat isteme hakkı, yönetim kurulu üyelerinin zarar verici işlem veya haksız eylemi yaptıkları anda doğar. Sonuçları daha sonra ortaya çıkan hukuki işlem ve haksız eylemler söz konusu olduğu hallerle genel olarak zamanaşımını, böyle bir işlem, eyleme bağlanabilen zararın ortaya çıktığı tarihten başlatmak gerekir. (14-15 Nisan 1989 tarihli Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Sorumluluk Davalarında Zamanaşımı ve Başlangıcı, s.29, Prof. Dr. Hikmet Sami Türk).
Somut olayda, davacı tarafından dava dışı TEB A.Ş. lehine Menkul Kıymetler Rehin Senedi ile verilen Gimsan Gediz İplik Mens. ve San. A.Ş.'ye ait hisse senetlerinin teslim tarihi 05.09.2000 tarihi ise de, zarar bu tarihte doğmamıştır. Zira, hisse senetlerinin paraya çevrildiği tarih olan 31.12.2002 tarihinde davacı şirket zarara uğramıştır. Dolayısıyla zararın doğduğu tarih olan 31.12.2002 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı kabul edilmelidir. Mahkemece, davalılar vekilinin zamanaşımı defi'lerinin hisse senetlerinin paraya çevrildiği tarih dikkate alınarak değerlendirilmesi ve davalıların sorumluluklarının da buna göre tespiti gerekirken, belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre bir kısım davalılar vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre, bir kısım davalılar vekilinin tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062344000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz