Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6351 E. 2012/12973 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtirazi kayıt↗ ibraname↗ ibra↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı, 23/02/2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı sonucu hasar gören seranın zarar kapsamında belirlenip ödenen 16.255,13 TL'nın davacı tarafından kabul edilerek davalının ibra edildiğini, davacının bu ibranın müzayeka altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığını, davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, tarım sigortasından kaynaklanan hasar bedelinin tazmini davası olup, mahkemece davacının davalıyı ibra ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı, davalı tarafından yapılan ödemeyi kabul ederken düzenlenen 25/03/2009 tarihli ibranameye "her türlü yasal hakkım saklı kalmak kaydıyla kabul ediyorum" şeklinde ihtirazi kayıt koymak suretiyle, bu nedenle imzalamış olup mahkemece davacının ibra verdiği gerekçesiyle davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Bu durumda davanın bu nedenle reddi doğru görülmeyerek mahkemece verilen kararın bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14532 E. 2018/5672 K.
Ortak:ibraname · ibra · hasar · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı, 23/02/2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı sonucu «hasar» gören seranın zarar kapsamında belirlenip ödenen 16.255,13 TL'nın davacı tarafından kabul edilerek davalının «ibra» edildiğini, davacının bu ibranın müzayeka altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığını, davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tarım sigortasından kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini davası olup, mahkemece davacının davalıyı «ibra» ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı, davalı tarafından yapılan ödemeyi kabul ederken düzenlenen 25/03/2009 tarihli «ibranameye» "her türlü yasal hakkım saklı kalmak kaydıyla kabul ediyorum" şeklinde «ihtirazi kayıt» koymak suretiyle, bu nedenle imzalamış olup mahkemece davacının «ibra» verdiği gerekçesiyle davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; meydana gelen dolu yağış nedeni davacıya ait davalı tarafından sigorta edilen serada «hasar» olduğu, davacının zararının 24.795,20 TL olduğu, davalının hasar karşılığında davacıya 10.091,00 TL ödeme yaptığı zarar ile ödenen bedel arasında fahiş fark olduğu, «gabin» açısından yapılacak değerlendirmede olayda edimler arasında fahiş fark olduğundan objektif unsurun gerçekleşmiş olduğu ancak davacının davalı tarafından ödenen bedeli itirazı kayıt ile alması mümkün olduğu halde itirazı kayıt koymadan alması, adına kayıtlı taşınmaz bulunan ve o dönemde de emeklilik maaşı alan davacının sera dışında başka gelirinin bulunması nedenleriyle subjektif şart olan «müzayaka» halinin olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı sigortalıya «müzayaka» halinde bulunmasından faydalanılarak, «ibraname» imzalatılmak suretiyle sigorta bedelinin eksik ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacının davalıyı «ibrası» sırasında, davalının ödemesi gereken «gerçek zarar» tutarı ile ödediği tutar arasında açık bir nisbetsizlik bulunduğu anlaşılmakla «ibra sözleşmesi» bakımından gabinin objektif unsurunun gerçekleştiği sabit olup esasen bu husus Dairemizin uyulan bozma ilamında da kabul görmüş, yerel mahkeme kararı gabinin subjektif unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti bakımından «eksik incelemeye» dayalı olarak bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra sözleşmesi · müzayaka · gabin · gerçek zarar · eksik inceleme
Benzer bu karardaDosya kapsamından, davacının davalıyı «ibrası» sırasında, davalının ödemesi gereken «gerçek zarar» tutarı ile ödediği tutar arasında açık bir nisbetsizlik bulunduğu anlaşılmakla «ibra sözleşmesi» bakımından gabinin objektif unsurunun gerçekleştiği sabit olup esasen bu husus Dairemizin uyulan bozma ilamında da kabul görmüş, yerel mahkeme kararı gabinin subjektif unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti bakımından «eksik incelemeye» dayalı olarak bozulmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; meydana gelen dolu yağış nedeni davacıya ait davalı tarafından sigorta edilen serada «hasar» olduğu, davacının zararının 24.795,20 TL olduğu, davalının hasar karşılığında davacıya 10.091,00 TL ödeme yaptığı zarar ile ödenen bedel arasında fahiş fark olduğu, «gabin» açısından yapılacak değerlendirmede olayda edimler arasında fahiş fark olduğundan objektif unsurun gerçekleşmiş olduğu ancak davacının davalı tarafından ödenen bedeli itirazı kayıt ile alması mümkün olduğu halde itirazı kayıt koymadan alması, adına kayıtlı taşınmaz bulunan ve o dönemde de emeklilik maaşı alan davacının sera dışında başka gelirinin bulunması nedenleriyle subjektif şart olan «müzayaka» halinin olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı sigortalıya «müzayaka» halinde bulunmasından faydalanılarak, «ibraname» imzalatılmak suretiyle sigorta bedelinin eksik ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, anılan delillere göre «müzayaka» halinin, bir diğer söyleyişle gabinin subjektif unsurunun bulunmadığının kabulü bir değerlendirme hatası olup, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15699 E. 2013/21974 K.
Ortak:hasar · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı, 23/02/2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı sonucu «hasar» gören seranın zarar kapsamında belirlenip ödenen 16.255,13 TL'nın davacı tarafından kabul edilerek davalının «ibra» edildiğini, davacının bu ibranın müzayeka altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığını, davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tarım sigortasından kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini davası olup, mahkemece davacının davalıyı «ibra» ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu 3 adet serada 23.02.2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, yapılan «keşif» sonucu alınan bilirkişi raporlarında seralarda herhangi bir işçilik ve malzeme «kusuru» bulunmadığının anlaşıldığı, 30.12.2011 tarihli ek raporda davacının zararının 112.486,10 TL olarak tespit edildiği, davacının davasını bu miktar üzerinden «ıslah» ettiği, meydana gelen zararın davacının kusurundan kaynaklanmadığı, davalının poliçe kapsamında kalan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · ıslah · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu 3 adet serada 23.02.2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle «hasar» oluştuğu, yapılan «keşif» sonucu alınan bilirkişi raporlarında seralarda herhangi bir işçilik ve malzeme «kusuru» bulunmadığının anlaşıldığı, 30.12.2011 tarihli ek raporda davacının zararının 112.486,10 TL olarak tespit edildiği, davacının davasını bu miktar üzerinden «ıslah» ettiği, meydana gelen zararın davacının kusurundan kaynaklanmadığı, davalının poliçe kapsamında kalan zararları ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6349 E. 2012/13580 K.
Ortak:ibra · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı, 23/02/2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı sonucu «hasar» gören seranın zarar kapsamında belirlenip ödenen 16.255,13 TL'nın davacı tarafından kabul edilerek davalının «ibra» edildiğini, davacının bu ibranın müzayeka altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığını, davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tarım sigortasından kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini davası olup, mahkemece davacının davalıyı «ibra» ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davacı, davalı tarafından yapılan ödemeyi kabul ederken düzenlenen 25/03/2009 tarihli «ibranameye» "her türlü yasal hakkım saklı kalmak kaydıyla kabul ediyorum" şeklinde «ihtirazi kayıt» koymak suretiyle, bu nedenle imzalamış olup mahkemece davacının «ibra» verdiği gerekçesiyle davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı davacının zarar kapsamında belirlenen 28.890 TL ödemeyi kabul edilerek davalının «ibra» edildiğini, davacının bu ibranın «müzayaka» altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığını davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müzayaka
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı davacının zarar kapsamında belirlenen 28.890 TL ödemeyi kabul edilerek davalının «ibra» edildiğini, davacının bu ibranın «müzayaka» altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığını davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6351 E. , 2012/12973 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2012 tarih ve 2009/246-2012/515 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete sera sigortası yaptırdığını, 23/02/2009 tarihinde Anamur ilçesinde yaşanan dolu felaketi sırasında müvekkilinin serasının zarar gördüğünü, davalı şirkete yapılan hasar ihbarı sonrasında müvekkiline 16.255,13 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin gerçek zararının tespiti için Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/115 D.iş sayılı dosyasında zarar tespiti yaptırdıklarını, sera poliçesinde örtü malzemesi, cam,plastik olan seraların dolu yağışının kar yükü oluşturması sebebiyle uğramış olduğu tüm zararın teminat kapsamında olduğu halde müvekkilinin zararının tamamının karşılanmadığı, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.100 TL zararın, zarar tarihi olan 23/02/2009 tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının Anamur ilçesinde bulunan serasının müvekkili olan şirketçe sigortalandığını, davacının hasar ihbarı üzerine açılan hasar dosyası ile zararının tespit edildiğini, tespit edilen 16.255,13 TL zararının davacıya 25/03/2009 tarihinde ödendiğini, bunun üzerine davacının müvekkilini ibra ettiğini ve bakiye alacaklarından da feragat ettiğini, sigorta kapsamına girmeyen davacı taleplerinin ve açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı, 23/02/2009 tarihinde meydana gelen dolu yağışı sonucu hasar gören seranın zarar kapsamında belirlenip ödenen 16.255,13 TL'nın davacı tarafından kabul edilerek davalının ibra edildiğini, davacının bu ibranın müzayeka altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığını, davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava, tarım sigortasından kaynaklanan hasar bedelinin tazmini davası olup, mahkemece davacının davalıyı ibra ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacı, davalı tarafından yapılan ödemeyi kabul ederken düzenlenen 25/03/2009 tarihli ibranameye "her türlü yasal hakkım saklı kalmak kaydıyla kabul ediyorum" şeklinde ihtirazi kayıt koymak suretiyle, bu nedenle imzalamış olup mahkemece davacının ibra verdiği gerekçesiyle davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Bu durumda davanın bu nedenle reddi doğru görülmeyerek mahkemece verilen kararın bozulmasına, karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062330300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz