Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6349 E. 2012/13580 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müzayaka↗ ön inceleme aşaması↗ ibra↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı davacının zarar kapsamında belirlenen 28.890 TL ödemeyi kabul edilerek davalının ibra edildiğini, davacının bu ibranın müzayaka altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığını davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklanmakta olup, uyuşmazlıkta 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı halde davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmediğinden kararın açıklanan gerekçe itibariyle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18504 E. 2015/3181 K.
Ortak:müzayaka · ibra
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı davacının zarar kapsamında belirlenen 28.890 TL ödemeyi kabul edilerek davalının «ibra» edildiğini, davacının bu ibranın «müzayaka» altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığını davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı, zarar kapsamında belirlenen 28.890 TL ödemeyi kabul edilerek davalının «ibra» edildiği, davacının bu ibranın «müzayaka» altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığı, davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, ekspertiz raporunda ve davalı sigortacı tarafından hazırlanan zarar cetvelinde davalının zarar miktarı 35.550 TL olarak tespit edilmesine rağmen, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 28.890 TL ödenmiş ve davalı «ibra» edilmiştir.
Bu itibarla, davacının «gerçek zararı» «bilirkişi incelemesiyle» tespit edilerek varlığı iddia edilen «müzayaka» şartlarının olayda mevcut olup olmadığı, davacının bakiye zararı bulunup bulunmadığı kararda tartışılıp değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle ve «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · ibraname · gerçek zarar · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, davacının «gerçek zararı» «bilirkişi incelemesiyle» tespit edilerek varlığı iddia edilen «müzayaka» şartlarının olayda mevcut olup olmadığı, davacının bakiye zararı bulunup bulunmadığı kararda tartışılıp değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle ve «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Zarar miktarı ile yapılan ödeme arasında aşırı oransızlık bulunduğu hallerde «ibraname» «kısmi ödeme» karşılığı verilmiş makbuz niteliğindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/412 E. 2012/5819 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · re'sen gözetilme · bankacılık işlemleri · özen yükümlülüğü · mevduat hesabı · ara karar · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının olayda kusurlu olduğunun kanıtlanamadığını, davalı Bankanın «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmemesinden dolayı kusurlu bulunduğunu bu nedenle davanın kabulü ile 4.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, davalı Banka şubesi nezdinde açılmış bir «mevduat hesabı» bulunmaktadır.
Görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçeyle işbu davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir «ara» kararı verilerek, uyuşmazlığın yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6349 E. , 2012/13580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2010 tarih ve 2009/477-2010/516 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete sera sigortası yaptırdığını, Anamur ilçesinde yaşanan dolu felaketi sırasında müvekkilinin serasının zarar gördüğünü, davalı şirkete yapılan hasar ihbarı sonrasında müvekkiline 28,890 TL ödeme yapıldığını sera poliçesinde örtü malzemesi, cam, plastik olan seraların dolu yağışının kar yükü oluşturması sebebiyle uğramış olduğu tüm zararın teminat kapsamında olduğu halde müvekkilinin zararının tamamının karşılanmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,000 TL zararın, zarar tarihi olan 23/02/2009 dan itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının serasının müvekkil şirketçe sigortalandığını, davacının hasar ihbarı üzerine açılan hasar dosyası ile zararının tespit edildiğini, tespit edilen 28,890 TL zararın davacıya ödendiğini, bunun üzerine davacının müvekkilini ibra ettiğini ve bakiye alacaklarından da feragat ettiğini savunarak, sigorta kapsamına girmeyen davacı taleplerinin ve açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davacının serasının davalı şirketçe sigortalandığı davacının zarar kapsamında belirlenen 28.890 TL ödemeyi kabul edilerek davalının ibra edildiğini, davacının bu ibranın müzayaka altında verildiğine dair iddia ve ispatının bulunmadığını davacının davalıyı ibra etmesi nedeniyle tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklanmakta olup, uyuşmazlıkta 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığı halde davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmediğinden kararın açıklanan gerekçe itibariyle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062477900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz