İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7801 E. 2012/12045 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rüçhan hakkı↗ sermaye artırımı↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın sermaye artırım borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan payının rüçhan hakkını kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket yönetim kurulu kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin temerrüdün oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 30.01.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9019 E. 2012/1000 K.
Ortak:rüçhan hakkı · sermaye artırımı · kâr payı · yönetim kurulu kararı · temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilmeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği,usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6’ıncı maddesinde arttırılan şirket sermayesinin ¼ ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrütün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · ilan
Benzer bu karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir. .../...
2010/9019 Sf-2- 2012/1000 Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını «taahhüt» ettiğine dair uyuşmazlık yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9022 E. 2012/1001 K.
Ortak:rüçhan hakkı · sermaye artırımı · kâr payı · yönetim kurulu kararı · temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilmeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği,usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6’ıncı maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrütün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · ilan
Benzer bu karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
2010/9022 2012/1001 S:2 2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını «taahhüt» ettiğine dair uyuşmazlık yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9534 E. 2012/13225 K.
Ortak:rüçhan hakkı · sermaye artırımı · temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin …
Benzer bu kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.01.2012 günlü ilamıyla «temerrüt tarihi» yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · temerrüt tarihi · hisse devri · inkar tazminatı
Benzer bu kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.01.2012 günlü ilamıyla «temerrüt tarihi» yönünden davalı yararına bozulmuştur.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9020 E. 2012/1098 K.
Ortak:rüçhan hakkı · sermaye artırımı · temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin …
Benzer bu kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · hisse devri · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili
Benzer bu kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir. .../...
2010/9020 2012/1098 -2- Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Ayrıca, bu «genel kurul kararının iptal» edildiği hususu da savunulmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9018 E. 2012/1695 K.
Ortak:rüçhan hakkı · kâr payı · yönetim kurulu kararı · temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin …
Benzer bu karardaMahkemece, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine artırılan sermaye nedeniyle davalının yeniden borçlu hale geldiği, hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, bu duruma göre davalının «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, takibe itirazın «asıl alacak» bakımından iptaline, icra takibinin devamına, itiraz konusu alacağın %40 oranında hesaplanan 2.972,42-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ver …
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine artırılan sermaye nedeniyle davalının yeniden borçlu hale geldiği, hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, bu duruma göre davalının «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, takibe itirazın «asıl alacak» bakımından iptaline, icra takibinin devamına, itiraz konusu alacağın %40 oranında hesaplanan 2.972,42-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ver …
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını «taahhüt» ettiğine dair uyuşmazlık yoktur.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8059 E. 2012/15257 K.
Ortak:sermaye artırımı · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'nın 406. maddesinin, «ifa» tarihinin «esas sözleşme» veya genel kurul kararı ile belirlenmediği durumlarda yapılacak çağrıya ilişkin bir yedek hukuk kuralı niteliğinde bulunduğu, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4 ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, «sermaye artırımı» nedeniyle davalının payına düşen 9.000 TL sermaye artırım borcu ve borcun niteliği ile ana sözleşmede öngörülen ödeme tarihlerine göre 22.299,38 TL faiz borcu bulu …
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme · olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · ifa · vade · ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'nın 406. maddesinin, «ifa» tarihinin «esas sözleşme» veya genel kurul kararı ile belirlenmediği durumlarda yapılacak çağrıya ilişkin bir yedek hukuk kuralı niteliğinde bulunduğu, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4 ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, «sermaye artırımı» nedeniyle davalının payına düşen 9.000 TL sermaye artırım borcu ve borcun niteliği ile ana sözleşmede öngörülen ödeme tarihlerine göre 22.299,38 TL faiz borcu bulu …
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Ayrıca, bu «genel kurul kararının iptal» edildiği hususu da savunulmamıştır.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1603 E. 2022/7210 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma
Benzer bu kararda… enen davalıların birlikte bu zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... haklarındaki davanın HMK 150.maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı ...’ın davadan önce vefat ettiği anlaşılmakla, bu davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddine ve davanın diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmişt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12264 E. 2012/3255 K.
Ortak:temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin …
Benzer bu karardaO halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · muacceliyet · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 406 maddesindeki hükmün, «muacceliyet» için her durumda çağrıya zorunluluk bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, somut uyuşmazlıkta sermaye «koyma» borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında ve şirket ana sözleşmesinde bu hususta değişiklik yapılarak açıkça belirtildiği, davalının bizzat iştirak ettiği genel kurulda alınan karar ve şirket ana sözleşmesindeki hüküm dikkate alındığında, davalı tarafın sermaye koyma borcunun ancak usulüne uygun apel çağrısı yapılması halinde muaccel olacağı yönündeki savunması bu nedenle hukuki dayanaktan uzak olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Ayrıca, bu «genel kurul kararının iptal» edildiği hususu da savunulmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7801 E. , 2012/12045 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2012 gün ve 2007/297-2009/156 sayılı kararı bozan Daire’nin 30.01.2012 gün ve 2010/9022-2012/1001 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, 04.08.2001 tarihinde yapılmış olan olağan genel kurul toplantısında sermaye artırım kararına davalının da iştirak ettiğini, alınan karar doğrultusunda davalının sermaye borcunun 1/4'lük kısmını en geç 25.12.2001, 3/4'lük kısmını ise 12.07.2003 tarihinde ödemesi gerektiği halde ödemediğini, yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile %40 inkar tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rüçhan hakkı kullanılarak bir kısım ortaklar tarafından arttırılan sermayeye ilişkin ödeme yapıldığından aynı borcun ikinci kez istenilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın sermaye artırım borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan payının rüçhan hakkını kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket yönetim kurulu kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin temerrüdün oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 30.01.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062193400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz