İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9534 E. 2012/13225 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devrinin iptali↗ rüçhan hakkı↗ sermaye artırımı↗ temerrüt tarihi↗ hisse devri↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/385 Es. 2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun sermaye artırımına ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin rüçhan hakkı kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, hisse devri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin temerrüdün oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.01.2012 günlü ilamıyla temerrüt tarihi yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9020 E. 2012/1098 K.
Ortak:hisse devrinin iptali · rüçhan hakkı · sermaye artırımı · temerrüt tarihi · hisse devri · inkar tazminatı · temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.01.2012 günlü ilamıyla «temerrüt tarihi» yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · ilan · kesin hüküm
Benzer bu karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
Ancak anılan genel kurul kararında “arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmının tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ödeneceği' şeklindeki ibarenin bu miktar yönünden «kesin» ve belirli bir «vade» içerdiğinin kabulü doğru değildir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir. .../...
2010/9020 2012/1098 -2- Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7801 E. 2012/12045 K.
Ortak:rüçhan hakkı · sermaye artırımı · temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.01.2012 günlü ilamıyla «temerrüt tarihi» yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilemeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği, usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9019 E. 2012/1000 K.
Ortak:rüçhan hakkı · sermaye artırımı · temerrüt tarihi · temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.01.2012 günlü ilamıyla «temerrüt tarihi» yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilmeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği,usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6’ıncı maddesinde arttırılan şirket sermayesinin ¼ ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrütün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · kâr payı · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilmeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği,usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6’ıncı maddesinde arttırılan şirket sermayesinin ¼ ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrütün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir. .../...
2010/9019 Sf-2- 2012/1000 Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını «taahhüt» ettiğine dair uyuşmazlık yoktur.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9022 E. 2012/1001 K.
Ortak:rüçhan hakkı · sermaye artırımı · temerrüt tarihi · temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.01.2012 günlü ilamıyla «temerrüt tarihi» yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilmeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği,usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6’ıncı maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrütün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · kâr payı · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilmeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği,usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6’ıncı maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrütün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
2010/9022 2012/1001 S:2 2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını «taahhüt» ettiğine dair uyuşmazlık yoktur.
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3486 E. 2017/5617 K.
Ortak:rüçhan hakkı · sermaye artırımı
İncelediğiniz kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.01.2012 günlü ilamıyla «temerrüt tarihi» yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaDavacı taraf, 28.03.2013 tarihli genel kurul kararlarının tescilini ve diğer «terditli taleplerini» ileri sürmüş olup; dosya kapsamından, 28.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında «sermaye artırımı» ve bunun dışında bir kısım kararların alındığı, 25.06.2015 tarihli davalı yazısına göre ise, genel kurul kararının tescil ve «ilanının» talep edildiği, sermaye artırımında «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin davacı şirket «yönetim kurulu» kararı aleyhine dava açıldığı ve yönetim kurulu kararının tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden genel kurul kararının tescilinin yapılamadığı anlaşılmaktadır …
Mahkemece, «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının yerine getirilmesi amacıyla alınan, «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin «yönetim kurulu kararının iptali» istemiyle açılan davada «ihtiyati tedbir» kararı verildiği ve bu tedbir kararı kaldırılmadan genel kurul kararının tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin davanın ve verilen ihtiyati tedbirin, anılan genel kurul kararlarıyla bir bağlantısının olmadığı ve ihtiyati tedbir kararının tescile engel teşkil etmeyeceği gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça sermaye artırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasının değil, tüm kararların yayınlanmasının talep edildiği ve böylece başka bir davada «dava konusu» edilen hususun bu davada elde edilmek istendiği kabul edildiğine göre, yönetim kurulu kararının tescilinin de talep edilip edilmediği hususunda, davalıya yapılan tescil talep yazısı da getirtilip incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi de doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terditli talep · yönetim kurulu kararının iptali · terditli dava · ticaret sicili tescili · davanın konusu · ticaret sicili müdürlüğü · ihtiyati tedbir · ticaret sicili
Benzer bu kararda… kapsamına göre, davacı şirketin genel kurulu tarafından sermaye arttırımına ilişkin kararlar alındığı, daha sonra bu kararların yerine getirilmesi amacıyla şirketin «yönetim kurulu» tarafından alınan sermaye arttırımına ilişkin rüçhan haklarının kullanımı hususundaki kararların usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle iptali hakkında 2015/430 Esas sayılı dosya ile dava açıldığı, anılan dosyada iptali istenen kararların tescili ve uygulanması hususunda «ihtiyati tedbir» kararı alındığı, ayrıca genel kurul kararlarının tescilinin talep edildiği iddia edilmiş ise de; davacı tarafın, sermaye arttırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasını değil, tüm kararların yayınlanmasını talep ettiğinden bir davada «dava konusu» edilen hususu bu kez başka bir dava ile elde etmek istediği, anılan tedbir kararı kaldırılmadan işbu davada genel kurul kararlarının «ticaret siciline tesciline» karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «sermaye artırımına» ilişkin genel kurul kararının yerine getirilmesi amacıyla alınan, «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin «yönetim kurulu kararının iptali» istemiyle açılan davada «ihtiyati tedbir» kararı verildiği ve bu tedbir kararı kaldırılmadan genel kurul kararının tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin davanın ve verilen ihtiyati tedbirin, anılan genel kurul kararlarıyla bir bağlantısının olmadığı ve ihtiyati tedbir kararının tescile engel teşkil etmeyeceği gözden kaçırılarak yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça sermaye artırımı ve rüçhan haklarının kullanımı dışındaki diğer genel kurul kararlarının yayınlanmasının değil, tüm kararların yayınlanmasının talep edildiği ve böylece başka bir davada «dava konusu» edilen hususun bu davada elde edilmek istendiği kabul edildiğine göre, yönetim kurulu kararının tescilinin de talep edilip edilmediği hususunda, davalıya yapılan tescil talep yazısı da getirtilip incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi de doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «ticaret sicil müdürlüğü» kararına itiraz ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı taraf, 28.03.2013 tarihli genel kurul kararlarının tescilini ve diğer «terditli taleplerini» ileri sürmüş olup; dosya kapsamından, 28.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında «sermaye artırımı» ve bunun dışında bir kısım kararların alındığı, 25.06.2015 tarihli davalı yazısına göre ise, genel kurul kararının tescil ve «ilanının» talep edildiği, sermaye artırımında «rüçhan hakkının» kullanımına ilişkin davacı şirket «yönetim kurulu» kararı aleyhine dava açıldığı ve yönetim kurulu kararının tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden genel kurul kararının tescilinin yapılamadığı anlaşılmaktadır …
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8059 E. 2012/15257 K.
Ortak:sermaye artırımı · temerrüt tarihi · inkar tazminatı · temerrüt
İncelediğiniz kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.01.2012 günlü ilamıyla «temerrüt tarihi» yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'nın 406. maddesinin, «ifa» tarihinin «esas sözleşme» veya genel kurul kararı ile belirlenmediği durumlarda yapılacak çağrıya ilişkin bir yedek hukuk kuralı niteliğinde bulunduğu, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4 ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, «sermaye artırımı» nedeniyle davalının payına düşen 9.000 TL sermaye artırım borcu ve borcun niteliği ile ana sözleşmede öngörülen ödeme tarihlerine göre 22.299,38 TL faiz borcu bulu …
O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, «son» ödeme tarihi olarak kararlaştırılan «temerrüt tarihi» olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2006/2430 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe ilişkin itirazın iptaline ve davalı tarafından faize de itiraz edilmesi, faiz için de «harç» yatırılarak itirazın iptali davasına konu edilmesi ile davalının ana para ve faize ilişkin borcunu belirleyebilecek durumda olduğu gerekçesi ile toplam alacak miktarının % 40'ı oranında (8.914,75.-TL) «inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · ifa · vade · ticaret sicili · taahhütname
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'nın 406. maddesinin, «ifa» tarihinin «esas sözleşme» veya genel kurul kararı ile belirlenmediği durumlarda yapılacak çağrıya ilişkin bir yedek hukuk kuralı niteliğinde bulunduğu, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4 ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, «sermaye artırımı» nedeniyle davalının payına düşen 9.000 TL sermaye artırım borcu ve borcun niteliği ile ana sözleşmede öngörülen ödeme tarihlerine göre 22.299,38 TL faiz borcu bulu …
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını «taahhüt» ettiğine dair uyuşmazlık yoktur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9534 E. , 2012/13225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.04.2010 gün ve 2009/233-2010/86 sayılı kararı bozan Daire’nin 31.01.2012 gün ve 2010/9020-2012/1098 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı şirketin ortağı olup, 2000 yılı olağan genel kurul toplantısında sermaye artırım kararı alınması kapsamında davalının 6.000,00 TL sermaye artırım payını ödemeyi taahhüt ettiğini, bu bedelin 1/4'ü olan 1.500,00 TL'nin en geç 25.12.2001 tarihinde geri kalan 4.500,00 TL'sinin 12.07.2003 tarihinde ödenmesi gerektiği halde davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını, bu bedelin tahsili için icra takibi başlatılmış ise de, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/385 Es. 2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun sermaye artırımına ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin rüçhan hakkı kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, hisse devri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin temerrüdün oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.01.2012 günlü ilamıyla temerrüt tarihi yönünden davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062909100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz