Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1603 E. 2022/7210 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 150↗ şirket zararı↗ açılmamış sayılma↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca apel borçları tahsil edilmediği halde tahsil edilmiş gibi gösterilmiş olmasının veya geç tahsil edilmesinin davacı şirket için zarar doğurucu işlem niteliğinde olduğu, grup şirketleri hakim ortakları davalılar ile yönetim ve denetim görevi üstlenen davalıların birlikte bu zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... haklarındaki davanın HMK 150.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı ...’ın davadan önce vefat ettiği anlaşılmakla, bu davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddine ve davanın diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, bir kısım davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7091 E. 2013/11241 K.
Ortak:Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, yönetim kurulunun apel çağrısında bulunmaması neticesinde uğranılmış olan zararın ispatlanamadığı, bu nedenle «yönetim kurulu» ve denetim kurulunun sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 19.12.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4050 E. 2013/21038 K.
Ortak:açılmamış sayılma
İncelediğiniz kararda… enen davalıların birlikte bu zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... haklarındaki davanın HMK 150.maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı ...’ın davadan önce vefat ettiği anlaşılmakla, bu davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddine ve davanın diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmişt …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın şirket «yönetim kurulu», denetim kurulu ve ortaklarına karşı açılan «sorumluluk davası» olduğu, şirketin 09.10.1995 tarihli genel kurulunda 240.000 TL sermaye artışı yapıldığı, bunun 60.000 TL’nin ortaklarca ödendiği 10.000 TL’lik öz sermaye «mahsup» edildiğinde bakiye 180.000 TL ödenmemiş sermaye borcunun kaldığı, muhasebe kayıtlarının şirket ortaklarının apel borcunu olduğu gibi gösterdiği, zarar kalemi olarak yalnızca apel borcu olduğu, bu borç tutarının da kayıtlara doğru geçirildiği, fiktif kayıt olmadığı, bu nedenle ortakların sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davalılar .. ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın HUMK.409.maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalılar.. hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine, apel borcu bulunan davalılardan ...’nın 68.400 TL, ...’nın 36.000 TL,..’nın 36.000 TL, ... .’nın 36.000 TL, ...’nın 1.800 TL ve ...’nın 1.800 TL’den sorumlu olmak üzere toplam 180.000 TL. ödenmeyen apel alacağının «temerrüt tarihi» 05.09.2008 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · temerrüt tarihi · muacceliyet · mahsup · temlik · yönetim kurulu kararı · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın şirket «yönetim kurulu», denetim kurulu ve ortaklarına karşı açılan «sorumluluk davası» olduğu, şirketin 09.10.1995 tarihli genel kurulunda 240.000 TL sermaye artışı yapıldığı, bunun 60.000 TL’nin ortaklarca ödendiği 10.000 TL’lik öz sermaye «mahsup» edildiğinde bakiye 180.000 TL ödenmemiş sermaye borcunun kaldığı, muhasebe kayıtlarının şirket ortaklarının apel borcunu olduğu gibi gösterdiği, zarar kalemi olarak yalnızca apel borcu olduğu, bu borç tutarının da kayıtlara doğru geçirildiği, fiktif kayıt olmadığı, bu nedenle ortakların sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davalılar .. ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın HUMK.409.maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalılar.. hakkındaki davanın sabit olmadığından reddine, apel borcu bulunan davalılardan ...’nın 68.400 TL, ...’nın 36.000 TL,..’nın 36.000 TL, ... .’nın 36.000 TL, ...’nın 1.800 TL ve ...’nın 1.800 TL’den sorumlu olmak üzere toplam 180.000 TL. ödenmeyen apel alacağının «temerrüt tarihi» 05.09.2008 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «temlik» alan TMSF vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
… kemece karara esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalılardan ..., ..., . ... ., ... ve ...’nın sorumlu oldukları apel borcu 05.09.1998 tarihinde «muaccel» olduğu halde, dava dilekçesinde alacağın 31.08.2000 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesi talep edilmesi nedeniyle mahkemece bu tarihten faize karar veril …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1603 E. , 2022/7210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.11.2016 tarih ve 2013/14 E. - 2016/868 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ... vekili Av....ile davalı ... vekili Av. ..., davalı ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... , davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...'nin kararlan ile aralannda davacı şirketin de bulunduğu Uzan Grubuna ait şirketlerin ortaklannın temettü hariç ortaklık haklan ile yönetim ve denetimine ... tarafından el konulduğunu, denetim kurulu raporu ile şirket kasasındaki açığın fiili olarak şirket kasasına ödenmediği halde fîktif olarak ödenmiş gibi gösterilen apel ödemelerinden kaynaklandığının, kayıtlarda şirket ortağı olarak gözükmemelerine rağmen şirket yönetiminin belirli bir grup hakim ortak tarafından yürütüldüğünün, resmi kayıtlarda yer alan şirket ortaklarının ise göstermelik ve muvazaalı bir şekilde ortak sıfatını taşıdıklarının belirlendiğini, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından hakim ortaklar lehine düzenlenen vekaletnamelerin, yönetici konumunda olan kişilerin göstermelik ortaklar olmakla birlikte şirketin hakim ortaklan ile birlikte hareket ettiklerini ve şirket zararından sorumlu olduklarını gösterdiğini ileri sürerek, 20.09.2002 ve 31.12.2002 tarihinden beri ödenmeyen toplam 280.000,00 TL apel ödemesinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.560,00 TL kısmının 20.09.2002 ve 31.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek kademeli ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 21.09.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 280.000,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca apel borçları tahsil edilmediği halde tahsil edilmiş gibi gösterilmiş olmasının veya geç tahsil edilmesinin davacı şirket için zarar doğurucu işlem niteliğinde olduğu, grup şirketleri hakim ortakları davalılar ile yönetim ve denetim görevi üstlenen davalıların birlikte bu zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... haklarındaki davanın HMK 150.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı ...’ın davadan önce vefat ettiği anlaşılmakla, bu davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddine ve davanın diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, bir kısım davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, bir kısım davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 9.406,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, 20.10.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Haklarındaki davanın kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararı davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiş olup, dosya temyiz aşamasında iken davacı ... vekilinin, 17.10.2022 tarihli dilekçesi ile adı geçen davalılar, aynı tarihli dilekçesi ile de davalılar ... (Doğuç) ve ... yönünden HMK 150. maddesi gereğince dava takipsiz bırakılmıştır.
6102 sayılı HMK 24/2 maddesinde "kanunda açıkça belirtilmedikçe hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamayacağı (Anayasa md.
36) ",
Yasanın 24/3 maddesinde de "tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri dava konusu hakkında, dava açıldıktan sonra da tasarruf yetkisinin devam edeceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu üzerinde tasarruf yetkisi bulunan davacı ... vekili 17.10.2022 tarihli dilekçeleri ile bir kısım davalılar aleyhindeki davayı takip etmeyeceklerini beyan etmiş olup, yerel mahkeme kararının davacı istemi doğrultusunda bozulması gerekirken T.C. Anayasası'nın 36 ve HMK 24 maddesine aykırı yazılı şekilde 17.10.2022 tarihli dilekçelere konu davalıların temyiz istemlerinin reddi ile kararın onanması doğru değildir.
2- Diğer davalıların temyizine gelince;
Davacı şirket sermayesi 25.000,00 TL'den 600.000,00 TL'na arttırılmış olup davacı şirket ortakları olan davalılar ..., ..., ..., ... ve ... ...'ın taahhüt ettikleri 56.000,00'er TL sermayeyi kayıtlarda ödemiş olarak gözükmelerine rağmen şirkete el koyma tarihi olan 13.02.2004 tarihinde şirket kasasından arttırılan ve kasada olması gereken bu paranın çıkmadığı gerekçesiyle adı geçen ortaklar, şirket yönetim ve denetim kurulu üyeleri finans koordinatörü, finans direktörü, finans müdür yardımcısı, veznedarlar, vs. olmak üzere zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle 40 davalı hakkında eldeki dava açılmıştır.
Apel borcunun ödemedikleri iddia olunan davalı ortaklar ..., ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, diğer ortaklar ... ile ... yönünden 17.10.2022 tarihli dilekçe ile dosyanın işlemden kaldırılması istenmiş, ... dışındaki diğer tüm davalılar yönünden dava kabul edilmiştir.
Dairenin 12.04.2012 tarihli bozma ilamında, ortaklar ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kural olarak sorumluluğu kabul edilmekle birlikte resmen ortak olmayan ancak şirketi fiilen yönettiği iddia edilen bir kısım davalıların sorumluluklarının tartışılması gerektiğinden bahisle tüm davalıların sorumluluklarının tartışılarak tayin edilmesi gerektiği gerekçesi ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Ancak mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen Uzan grubuna ait tüm şirketlerin medya finans koordinatörü, gazete finans direktörü, TV finans müdürü, veznedarlar vb. içinde olduğu bir kısım davalıların hangi eylemleri ile davacı şirketi zarara uğrattıkları somut delillerle ortaya konulmadan, her türlü süphe ve tereddütten âri şekilde ispat edilmeden, bozma gereği eksiksiz yerine getirilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozmaya uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmemiş olması bozma nedenidir.
Açıklanan nedenle de karar usul ve yasaya uygun değildir.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875301800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz