İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12264 E. 2012/3255 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
el koyma↗ olağanüstü genel kurul↗ temerrüt tarihi↗ genel kurul kararının iptali↗ muacceliyet↗ icra takibine itiraz↗ vade↗ ticaret sicili↗ taahhütname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilan↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 406 maddesindeki hükmün, muacceliyet için her durumda çağrıya zorunluluk bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında ve şirket ana sözleşmesinde bu hususta değişiklik yapılarak açıkça belirtildiği, davalının bizzat iştirak ettiği genel kurulda alınan karar ve şirket ana sözleşmesindeki hüküm dikkate alındığında, davalı tarafın sermaye koyma borcunun ancak usulüne uygun apel çağrısı yapılması halinde muaccel olacağı yönündeki savunması bu nedenle hukuki dayanaktan uzak olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir. Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını taahhüt ettiğine dair uyuşmazlık yoktur. Ayrıca, bu genel kurul kararının iptal edildiği hususu da savunulmamıştır. Şirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Mahkemece, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmı için anasözleşmenin sermaye arttırımına ilişkin bu genel kurul kararının tescil edildiği 10.10.2001'den itibaren 3 ay sonrası 10.01.2002, 3/4'lük kısmına ise 12.07.2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanmış, tespit edilen miktar doğrultusunda itirazın iptaline karar verilmiştir. Ancak anılan genel kurul kararında “arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmının tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ödeneceği' şeklindeki ibarenin bu miktar yönünden kesin ve belirli bir vade içerdiğinin kabulü doğru değildir. O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, son ödeme tarihi olarak kararlaştırılan temerrüt tarihi olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12251 E. 2012/4774 K.
Ortak:el koyma · olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · muacceliyet · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 406 maddesindeki hükmün, «muacceliyet» için her durumda çağrıya zorunluluk bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, somut uyuşmazlıkta sermaye «koyma» borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında ve şirket ana sözleşmesinde bu hususta değişiklik yapılarak açıkça belirtildiği, davalının bizzat iştirak ettiği genel kurulda alınan karar ve şirket ana sözleşmesindeki hüküm dikkate alındığında, davalı tarafın sermaye koyma borcunun ancak usulüne uygun apel çağrısı yapılması halinde muaccel olacağı yönündeki savunması bu nedenle hukuki dayanaktan uzak olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye «koyma» borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun «muaccel» olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16006 E. 2012/20383 K.
Ortak:el koyma · olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · muacceliyet · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 406 maddesindeki hükmün, «muacceliyet» için her durumda çağrıya zorunluluk bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, somut uyuşmazlıkta sermaye «koyma» borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında ve şirket ana sözleşmesinde bu hususta değişiklik yapılarak açıkça belirtildiği, davalının bizzat iştirak ettiği genel kurulda alınan karar ve şirket ana sözleşmesindeki hüküm dikkate alındığında, davalı tarafın sermaye koyma borcunun ancak usulüne uygun apel çağrısı yapılması halinde muaccel olacağı yönündeki savunması bu nedenle hukuki dayanaktan uzak olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye «koyma» borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun «muaccel» olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8059 E. 2012/15257 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 406 maddesindeki hükmün, «muacceliyet» için her durumda çağrıya zorunluluk bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, somut uyuşmazlıkta sermaye «koyma» borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında ve şirket ana sözleşmesinde bu hususta değişiklik yapılarak açıkça belirtildiği, davalının bizzat iştirak ettiği genel kurulda alınan karar ve şirket ana sözleşmesindeki hüküm dikkate alındığında, davalı tarafın sermaye koyma borcunun ancak usulüne uygun apel çağrısı yapılması halinde muaccel olacağı yönündeki savunması bu nedenle hukuki dayanaktan uzak olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/2430 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe ilişkin itirazın iptaline ve davalı tarafından faize de itiraz edilmesi, faiz için de «harç» yatırılarak itirazın iptali davasına konu edilmesi ile davalının ana para ve faize ilişkin borcunu belirleyebilecek durumda olduğu gerekçesi ile toplam alacak miktarının % 40'ı oranında (8.914,75.-TL) «inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme · sermaye artırımı · ifa · harç
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'nın 406. maddesinin, «ifa» tarihinin «esas sözleşme» veya genel kurul kararı ile belirlenmediği durumlarda yapılacak çağrıya ilişkin bir yedek hukuk kuralı niteliğinde bulunduğu, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4 ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, «sermaye artırımı» nedeniyle davalının payına düşen 9.000 TL sermaye artırım borcu ve borcun niteliği ile ana sözleşmede öngörülen ödeme tarihlerine göre 22.299,38 TL faiz borcu bulu …
İcra Müdürlüğü'nün 2006/2430 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe ilişkin itirazın iptaline ve davalı tarafından faize de itiraz edilmesi, faiz için de «harç» yatırılarak itirazın iptali davasına konu edilmesi ile davalının ana para ve faize ilişkin borcunu belirleyebilecek durumda olduğu gerekçesi ile toplam alacak miktarının % 40'ı oranında (8.914,75.-TL) «inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9019 E. 2012/1000 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · ilan · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Benzer bu karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir. .../...
2010/9019 Sf-2- 2012/1000 Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · sermaye artırımı · kâr payı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilmeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği,usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6’ıncı maddesinde arttırılan şirket sermayesinin ¼ ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrütün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9022 E. 2012/1001 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · ilan · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Benzer bu karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
2010/9022 2012/1001 S:2 2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · sermaye artırımı · kâr payı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın apel çağrısı yapılmaksızın «sermaye artırım» borcunun istenip istenilmeyeceğine yönelik bulunduğu, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine arttırılan sermaye nedeniyle yeniden davalının borçlu hale geldiği,usulsüz olarak hisse devralan ve bu nedenle mahkemece hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6’ıncı maddesinde arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü, bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrütün» oluşacağı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9001 E. 2012/1370 K.
Ortak:el koyma · olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 406 maddesindeki hükmün, «muacceliyet» için her durumda çağrıya zorunluluk bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, somut uyuşmazlıkta sermaye «koyma» borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında ve şirket ana sözleşmesinde bu hususta değişiklik yapılarak açıkça belirtildiği, davalının bizzat iştirak ettiği genel kurulda alınan karar ve şirket ana sözleşmesindeki hüküm dikkate alındığında, davalı tarafın sermaye koyma borcunun ancak usulüne uygun apel çağrısı yapılması halinde muaccel olacağı yönündeki savunması bu nedenle hukuki dayanaktan uzak olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Benzer bu karardaMaddesinin yedek hukuk kuralı niteliğinde olduğu, ana sözleşmenin 6. maddesinde sermaye «koyma» borcunun vadesinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve toplam alacağın % 40 ı oranında 38.652,25 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin artırılmasına karar verilmiş, davalı da «sermaye artırımına» iştirak etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · sermaye artırımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «rüçhan hakkının» diğer ortaklara devrine ilişkin kararın iptal edilmesi ile davalının yeniden borçlu hale geldiği, TTK’nun 406.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin artırılmasına karar verilmiş, davalı da «sermaye artırımına» iştirak etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9018 E. 2012/1695 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · ilan · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Benzer bu karardaŞirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» edilmiştir.
Mahkemece, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine artırılan sermaye nedeniyle davalının yeniden borçlu hale geldiği, hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, bu duruma göre davalının «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, takibe itirazın «asıl alacak» bakımından iptaline, icra takibinin devamına, itiraz konusu alacağın %40 oranında hesaplanan 2.972,42-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ver …
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rüçhan hakkı · kâr payı · yönetim kurulu kararı · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, davalının sermaye artışından kaynaklanan «payının» «rüçhan hakkını» kullanan ortaklara devrine ilişkin şirket «yönetim kurulu» kararının mahkemece iptali üzerine artırılan sermaye nedeniyle davalının yeniden borçlu hale geldiği, hisse devirleri iptal edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, bu duruma göre davalının «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, takibe itirazın «asıl alacak» bakımından iptaline, icra takibinin devamına, itiraz konusu alacağın %40 oranında hesaplanan 2.972,42-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ver …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9020 E. 2012/1098 K.
Ortak:olağanüstü genel kurul · temerrüt tarihi · genel kurul kararının iptali · icra takibine itiraz · vade · ticaret sicili · taahhütname · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 406 maddesindeki hükmün, «muacceliyet» için her durumda çağrıya zorunluluk bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, somut uyuşmazlıkta sermaye «koyma» borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında ve şirket ana sözleşmesinde bu hususta değişiklik yapılarak açıkça belirtildiği, davalının bizzat iştirak ettiği genel kurulda alınan karar ve şirket ana sözleşmesindeki hüküm dikkate alındığında, davalı tarafın sermaye koyma borcunun ancak usulüne uygun apel çağrısı yapılması halinde muaccel olacağı yönündeki savunması bu nedenle hukuki dayanaktan uzak olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Benzer bu kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir. .../...
2010/9020 2012/1098 -2- Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · rüçhan hakkı · sermaye artırımı · hisse devri
Benzer bu kararda2005/64 K. sayılı 17.03.2005 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun «sermaye artırımına» ilişkin aldığı usulsüz karar ve işlemlerin iptaline yönelik açılan dava sonunda 13.05.2002 tarih 2002/6 ve 2002/7 sayılı hisselerin «rüçhan hakkı» kullanan ortaklara teklifine ve satılmasına dair kararların iptaline karar verildiği ve kararın onandığı, rüçhan hakkını kullanan 3. kişiye devrin iptal edilmesi ile davalının önceki durumuna geri döndüğü, «hisse devri iptal» edilen şahıslarca yapılan ödemelerin davalıyı borçtan kurtarmayacağı, ana sözleşmenin değiştirilen 6. maddesinde artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceğinin öngörüldüğü bu durumda apel çağrısı gerekmeksizin «temerrüdün» oluşacağı, ana para ve faize ilişkin borcun belirlenebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve 5.944,83 TL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12264 E. , 2012/3255 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 tarih ve 2007/273-2009/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, 04.08.2001 tarihinde yapılmış olan olağan genel kurul toplantısında sermaye artırım kararına davalının da iştirak ederek 6000 TL sermaye artırım payını ödemeyi taahhüt ettiğini, alınan karar doğrultusunda, davalının sermaye borcunun 1/4'lük kısmı 1.500.00 TL yi en geç 25.12.2001, ¾ lük kısmı 4.500.00 TL yi 12.07.2003 tarihinde ödemesi gerektiği halde ödemediğini, hakkında yapılan takibinde itirazla durduğunu, itirazında haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %40 inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rüçhan hakkı kullanılarak bir kısım ortaklar tarafından arttırılan sermayeye ilişkin ödeme yapıldığından aynı borcun ikinci kez istenilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, TTK'nun 406 maddesindeki hükmün, muacceliyet için her durumda çağrıya zorunluluk bulunduğu şeklinde yorumlanamayacağı, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında ve şirket ana sözleşmesinde bu hususta değişiklik yapılarak açıkça belirtildiği, davalının bizzat iştirak ettiği genel kurulda alınan karar ve şirket ana sözleşmesindeki hüküm dikkate alındığında, davalı tarafın sermaye koyma borcunun ancak usulüne uygun apel çağrısı yapılması halinde muaccel olacağı yönündeki savunması bu nedenle hukuki dayanaktan uzak olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir. Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını taahhüt ettiğine dair uyuşmazlık yoktur. Ayrıca, bu genel kurul kararının iptal edildiği hususu da savunulmamıştır. Şirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Mahkemece, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmı için anasözleşmenin sermaye arttırımına ilişkin bu genel kurul kararının tescil edildiği 10.10.2001'den itibaren 3 ay sonrası 10.01.2002, 3/4'lük kısmına ise 12.07.2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanmış, tespit edilen miktar doğrultusunda itirazın iptaline karar verilmiştir.
Ancak anılan genel kurul kararında “arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmının tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ödeneceği' şeklindeki ibarenin bu miktar yönünden kesin ve belirli bir vade içerdiğinin kabulü doğru değildir. O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, son ödeme tarihi olarak kararlaştırılan temerrüt tarihi olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047922100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz