Müşterek temsilci atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5967 E. 2012/11962 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşterek temsilci↗ şekil şartı↗ ticari dava niteliği↗ mirasçılık↗ sulh hukuk mahkemesi↗ limited şirket↗ kâr payı↗ sulh↗ taşıyan↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK'nun, limited şirket paydaşının ölümü halinde, payın miras yoluyla mirasçılara geçebileceği ve sermaye payının bölünebileceği gibi bölünmüş payların devrinin olanaklı bulunduğuna ilişkin düzenlemeleri içermekte olup, TTK'nun 527/1 maddesi gereğince, bir pay birden fazla ortağa ait olduğu taktirde bunların müşterek bir temsilci tayin etmelerinin gerektiği, istemin müşterek temsilci tayini olduğu, paylaştırmayı içermediği, davalı yanca Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1834 Esas sayılı dosyasında davacı ile iştirak halinde paydaşlığa son verilmesi talep edilmiş ise de TTK'nun 4. maddesi gereği ticari dava niteliği taşıyan bu istemin bu davanın soncunu etkiler nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile müşterek temsilci olarak ...’nun atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket hissesine müşterek temsilci atanması talebine ilişkindir.
TTK'nun 521/1. maddesine göre, limited şirketlerde sermaye payının kazanılması için herhangi bir şekil şartına gerek bulunmamaktadır. Bir payın miras yoluyla veya karı-koca mallarının idaresine ait hükümler uyarınca iktisabı için ortakların iznine gerek yoktur. Somut uyuşmazlıkta, murisin ölümü üzerine payları, hiçbir işleme gerek kalmaksızın mirasçılarına intikal ettiğinden iştirak hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece temsilci atanmasına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle, davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11826 E. 2010/12933 K.
Ortak:limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK'nun, «limited şirket» paydaşının ölümü halinde, payın miras yoluyla «mirasçılara» geçebileceği ve sermaye «payının» bölünebileceği gibi bölünmüş payların devrinin olanaklı bulunduğuna ilişkin düzenlemeleri içermekte olup, TTK'nun 527/1 maddesi gereğince, bir pay birden fazla ortağa ait olduğu taktirde bunların müşterek bir «temsilci» tayin etmelerinin gerektiği, istemin «müşterek temsilci» tayini olduğu, paylaştırmayı içermediği, davalı yanca Gaziosmanpaşa 1.
TTK'nun 521/1. maddesine göre, «limited şirketlerde» sermaye «payının» kazanılması için herhangi bir «şekil şartına» gerek bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defteri · muvafakat · e-defter
Benzer bu kararda… le ...’e ait paylardan 4 payın edinilmiş mallarda sınırlı mal ortaklığı kapsamında olduğu kabul edilerek 2 payın ...’ a ivazsız olarak devredildiği, devir işleminin «pay defterine» işlendiği, TTK.’nun 521/1. maddesi gereğince bir payın karı–koca mallarının idaresine ait hükümler gereğince iktisabı için diğer ortakların «muvafakatine» gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.07.2010 tarihli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9709 E. 2013/23385 K.
Ortak:mirasçılık · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK'nun, «limited şirket» paydaşının ölümü halinde, payın miras yoluyla «mirasçılara» geçebileceği ve sermaye «payının» bölünebileceği gibi bölünmüş payların devrinin olanaklı bulunduğuna ilişkin düzenlemeleri içermekte olup, TTK'nun 527/1 maddesi gereğince, bir pay birden fazla ortağa ait olduğu taktirde bunların müşterek bir «temsilci» tayin etmelerinin gerektiği, istemin «müşterek temsilci» tayini olduğu, paylaştırmayı içermediği, davalı yanca Gaziosmanpaşa 1.
TTK'nun 521/1. maddesine göre, «limited şirketlerde» sermaye «payının» kazanılması için herhangi bir «şekil şartına» gerek bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, murisin ölümü üzerine payları, hiçbir işleme gerek kalmaksızın «mirasçılarına» intikal ettiğinden iştirak hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
Davacı taraf, davalı ... ile müvekkillerinin ...'ın «mirasçısı» olduklarını, murisin vefat etmeden önce davalı ...'a bankadan kredi çekmesi konusunda vekalet verdiğini, ancak davalı ...'ın yetkisi olmadığı halde murisin mevduat …
Miras şirketinden bahsedilebilmesi için murisin terekesi üzerinde «mirasçı» sıfatına haiz birden fazla kişinin bulunması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · tereke · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · yetkisizlik kararı · dahili dava
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, muris tarafından davalı ...'a verilen vekaletin mevduat hesabından para çekme işlemini kapsamadığı, davalı ...'ın vekaletteki «yetkisini» aşarak işlem yaptığı, bankanın basiretli şekilde hareket etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 4.199,91 TL, davacı ... için 12.599,74 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İştirak halinde mülkiyette paydaşlar, haklarını ve özellikle ortak mal üzerindeki «tasarruf yetkilerini» oy birliği ile verecekleri karara göre kullanabilirler.
Miras şirketinin «tüzel kişiliği» yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6203 E. 2012/13489 K.
Ortak:şekil şartı · mirasçılık · limited şirket · kâr payı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK'nun, «limited şirket» paydaşının ölümü halinde, payın miras yoluyla «mirasçılara» geçebileceği ve sermaye «payının» bölünebileceği gibi bölünmüş payların devrinin olanaklı bulunduğuna ilişkin düzenlemeleri içermekte olup, TTK'nun 527/1 maddesi gereğince, bir pay birden fazla ortağa ait olduğu taktirde bunların müşterek bir «temsilci» tayin etmelerinin gerektiği, istemin «müşterek temsilci» tayini olduğu, paylaştırmayı içermediği, davalı yanca Gaziosmanpaşa 1.
TTK'nun 521/1. maddesine göre, «limited şirketlerde» sermaye «payının» kazanılması için herhangi bir «şekil şartına» gerek bulunmamaktadır.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1834 Esas sayılı dosyasında davacı ile iştirak halinde paydaşlığa «son» verilmesi talep edilmiş ise de TTK'nun 4. maddesi gereği ticari dava niteliği «taşıyan» bu istemin bu davanın soncunu etkiler nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile «müşterek temsilci» olarak ...’nun atanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama neticesinde, TTK’nun 556. maddesi gereğince, «limited şirketlerde» bir kararın oluşabilmesi için ödenmiş sermayenin yarısından fazlasının «temsil» eden ortakların müzakere edilen husus lehine oy vermiş olması, aksi halde kararın hükümsüz olacağı, söz konusu «nisabın» karar nisabı olduğu, mutlak çoğunluğun oy kullanmasının şart olduğu, somut olayda ise murisin %55’lik hissesinin «mirasçılara» intikal ettiği, bu doğrultuda 550 adet hissenin 13.750 TL’sinin davacıya, 1.150’şer adet 28.750,00TL tutarlarının kızlara ait olduğu, 16.05.2009 tarihli toplantıya tüm ortakların katıldığı, davacının kendisini vekili ile temsil ettirdiği ve muhalefetinin olduğu bu durumda %45 hisse sayısının yeterli olmadığı ve bu şekilde kâr «dağıtılmayıp» sermayeye eklenmesi yönünde alınan kararın karar nisabına aykırı ve «yoklukla malul» olduğu gerekçesiyle, belirtilen genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece gerçek kişi davacı ve dava dışı diğer ortakların murisi ...'ın davalı şirketteki %55 «payının», adı geçenin ölümü nedeniyle «mirasçıları» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine tabii olduğu ve ortaklar kurulunun iştirak halinde mülkiyet kurallarına göre «temsil» edilmediği, bu nedenle de «toplantı nisabının» oluşmadığı gerekçesi ile «ortaklar kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Ancak, TTK'nun 521/1. maddesine göre, bir payın miras yoluyla iktisabı için aranan herhangi bir «şekil şartı» bulunmadığı gibi, iktisap için diğer ortakların iznine de gerek yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iştirak halinde mülkiyet · toplantı ve karar nisabı · yoklukla malul karar · karar nisabı · yokluk · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece gerçek kişi davacı ve dava dışı diğer ortakların murisi ...'ın davalı şirketteki %55 «payının», adı geçenin ölümü nedeniyle «mirasçıları» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine tabii olduğu ve ortaklar kurulunun iştirak halinde mülkiyet kurallarına göre «temsil» edilmediği, bu nedenle de «toplantı nisabının» oluşmadığı gerekçesi ile «ortaklar kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, TTK’nun 556. maddesi gereğince, «limited şirketlerde» bir kararın oluşabilmesi için ödenmiş sermayenin yarısından fazlasının «temsil» eden ortakların müzakere edilen husus lehine oy vermiş olması, aksi halde kararın hükümsüz olacağı, söz konusu «nisabın» karar nisabı olduğu, mutlak çoğunluğun oy kullanmasının şart olduğu, somut olayda ise murisin %55’lik hissesinin «mirasçılara» intikal ettiği, bu doğrultuda 550 adet hissenin 13.750 TL’sinin davacıya, 1.150’şer adet 28.750,00TL tutarlarının kızlara ait olduğu, 16.05.2009 tarihli toplantıya tüm ortakların katıldığı, davacının kendisini vekili ile temsil ettirdiği ve muhalefetinin olduğu bu durumda %45 hisse sayısının yeterli olmadığı ve bu şekilde kâr «dağıtılmayıp» sermayeye eklenmesi yönünde alınan kararın karar nisabına aykırı ve «yoklukla malul» olduğu gerekçesiyle, belirtilen genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bu itibarla, murisin paylarının gerçek kişi davacı ve dava dışı diğer ortaklar olan «mirasçılarına», miras payları oranında intikal ettiğinin kabulü ile «toplantı nisabı» konusunda değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5967 E. , 2012/11962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2010 tarih ve 2009/393-2010/615 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların murisi ...’nın 2003 yılında Doyuran Petrol İnşaat Gıda Otomotiv ve Nak. San Tic. Ltd. Şti'ni 100.000 TL sermaye ile kurduğunu ve şirketin %55 hissesini kendisi, diğer %45 hissesini ise karşılıksız kazandırma şeklinde %15'er olmak üzer üç kızına verdiğini, ortaklar genel kurulunun toplantıya çağrıldığını ve yapılan toplantıda ortaklar arasında anlaşma sağlanamadığını, şirket işleyişi hakkında müvekkiline yeterli bilgi verilmediğini, müvekkilinin rızası dışında şirkete müdür atandığını, Doyuran Petrol İnşaat Gıda Otomotiv Nak. San ve Tic. Ltd. Şti'nin %55 hissesinin iştirak halinde mülkiyet konusu olması ve iştirak halinde maliklerin kendi aralarında anlaşamamaları, şirketin %45 hissesinin ise karşılıksız kazandırma konusu olması nedeniyle iptali için de dava açılmış olduğunu ileri sürerek, şirketin iştirak halindeki hisselerine ilişkin müşterek temsilci atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalılar vekili, Doyuran Petrol şirketinin kuruluşunda herhangi bir muvazaa olmadığını ve müvekkillerinin şirketin % 86,25 hisselik kısmını temsil ettiklerini, davacının hakkından fazlasını talep etmesi sebebiyle anlaşma sağlanamadığını, şirkette bir yönetim eksikliğinin olmadığını, ortakların her türlü fikir birliği içinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK'nun, limited şirket paydaşının ölümü halinde, payın miras yoluyla mirasçılara geçebileceği ve sermaye payının bölünebileceği gibi bölünmüş payların devrinin olanaklı bulunduğuna ilişkin düzenlemeleri içermekte olup, TTK'nun 527/1 maddesi gereğince, bir pay birden fazla ortağa ait olduğu taktirde bunların müşterek bir temsilci tayin etmelerinin gerektiği, istemin müşterek temsilci tayini olduğu, paylaştırmayı içermediği, davalı yanca Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1834 Esas sayılı dosyasında davacı ile iştirak halinde paydaşlığa son verilmesi talep edilmiş ise de TTK'nun 4. maddesi gereği ticari dava niteliği taşıyan bu istemin bu davanın soncunu etkiler nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile müşterek temsilci olarak ...’nun atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket hissesine müşterek temsilci atanması talebine ilişkindir.
TTK'nun 521/1. maddesine göre, limited şirketlerde sermaye payının kazanılması için herhangi bir şekil şartına gerek bulunmamaktadır. Bir payın miras yoluyla veya karı-koca mallarının idaresine ait hükümler uyarınca iktisabı için ortakların iznine gerek yoktur. Somut uyuşmazlıkta, murisin ölümü üzerine payları, hiçbir işleme gerek kalmaksızın mirasçılarına intikal ettiğinden iştirak hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece temsilci atanmasına ilişkin talebin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle, davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061939700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz