Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4244 E. 2012/11787 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kabul edilebilir yanılgı↗ hmk 166↗ mecburi dava arkadaşlığı↗ maddi hata↗ eş rızası↗ dürüstlük kuralı↗ tüzel kişilik↗ kâr dağıtımı↗ temerrüt faizi↗ maddi ve manevi tazminat↗ yargılama gideri↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporlarının birbirlerini tutmadığı, hesaplamaların tam denetime müsait bulunmadığı, davanın açıldığı tarihten 10 yıl geçmiş olduğu, ek raporların aynı şekilde verildiği, yeni inceleme yapılmasının taraflara ekonomik yük getireceği, davacının Jack London eserini tercüme ettiği, işleme eser sahibi olduğu, davalıların bu eseri izin almadan Şima Rondinelli çevirisi olduğunu da belirterek bastıkları, davacının FSEK’nun 68. maddesinde düzenlenen mali hakları ile 70. maddesinde düzenlenen manevi haklarını ihlal ettikleri, davacı zararının belirlendiği, davalı Boyut ve Gözlem firmaları için birinci bilirkişi kurulunun, diğer davalı için ikinci bilirkişi kurulunun ayrık raporundaki görüşlerinin dikkate alındığı gerekçesiyle 787.50 TL davalı Boyut A.Ş’den, 787.50 TL davalı Gözlem Ltd. Şti.’nden ve 2.400.00 TL telif bedelinin diğer davalıdan, ayrıca her bir davalıdan 1.000.00’er TL manevi tazminatın tahsiline, 17.04.1999 tarihinden alacaklara bankaların bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek banka faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, hükmün ilanına ve diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, Gözlem Ltd.Şti. dışındaki taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı Boyut Yay. A.Ş vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, tercüme niteliğindeki işleme eserin izinsiz şekilde basıldığı, çoğaltıldığı, yayınlandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı taraf hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü tercüme niteliğindeki kitabın Radikal Gazetesi vasıtasıyla dağıtıldığını, gazetenin sahibinin Doğan Yay. Hol A.Ş olduğunu açıklayarak davasını bu tüzel kişiliğe yöneltmiştir. Daha sonra dilekçesinde maddi hata yapıldığını, gazetenin sahibinin Simge Yay. A.Ş olduğunu belirterek davasını ıslah dilekçesiyle bu davalıya yöneltmiştir. Medeni Yargılama Hukukunda karar, davanın tarafları için tesis edilir. Mecburi dava arkadaşlığı hariç, kural olarak devam eden davaya dışarıdan başkasının katılması mümkün değildir. Davacının dilekçesini verdiği tarihte yürürlükte bulunan HUMK’a göre ıslah yoluyla da olsa taraf değiştirilemez. Ayrıca 6100 sayılı HMK’nun 124 ncü maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Maddi hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmalıdır. Somut olayda Radikal Gazetesinin kime ait olduğu bilinebilecek durumdadır. Dolayısıyla dava açılırken tarafta yanılmadan bahsedilemez. Dava, gazetenin sahibi olmayan Doğan Yay. Hol. A.Ş’ye karşı açılmıştır. O halde, anılan davalının yerine hakkında dava açılmayan ve davada taraf sıfatı bulunmayan Simge Yay. A.Ş. yönüyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin davalı Gözlem Yay. Ltd. Şti. aleyhine açtığı dava ile diğer davalılar hakkındaki açtığı davanın birleştirilerek görülmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 166 ncı (Mülga HUMK’nun 45 nci) maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır. Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar. Somut uyuşmazlıkta asıl ve birleşen dava mevcut olmasına rağmen tek bir dava varmış gibi hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir;
4-Yargılama sırasında iki ayrı bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Ancak, özellikle tazminat hesaplanması bakımından birinci rapor ile ikinci rapordaki görüşler çelişkili olduğu gibi ikinci raporda da ayrık görüş bildirilmiştir. Mahkemece, tarafların esaslı itirazları dikkate alınmadan, raporlar arası çelişkiler giderilmeden, hukuki olmayan gerekçelerle davalı Boyut Yay. A.Ş ile birleşen davanın davalısı hakkında birinci bilirkişi raporuna, Simge Yay. A.Ş hakkında ise, ikinci bilirkişi raporunun ayrık görüşüne itibar edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Çelişkili ve yetersiz rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durum karşısında, tarafların itirazları da dikkate alınıp, fikri mülkiyet uzmanı, yayıncı ve hesap uzmanından oluşan bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı ile davalı Boyut Yay. A.Ş yararına bozulması gerekmiştir.
5-Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 4/4. maddesinde ticari iş olarak düzenlenen 5846 sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. Davacı vekili, doğru olarak hüküm altına alınacak tazminatların ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş olmasına rağmen yazılı şekilde ve hiçbir gerekçe açıklanmadan bankaların bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek banka faizinin uygulanması şeklinde temerrüt faizine hükmedilmesi de yanlış olmuştur. Bu durum karşısında, usulü kazanılmış haklar da dikkate alınarak hüküm altına alınacak tazminatlara ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesi için kararın temyiz eden davalı Boyut Yay. A.Ş yararına bozulması gerekmiştir.
6-Diğer yandan, mahkemece hükmün ilanına karar verilmiştir. Ancak, davacı asıl ve birleşen davasında maddi tazminat istemini 5846 sayılı Kanunun 68. maddesine dayandırmıştır. Anılan düzenlemeye göre tazminat istendiğinden taraflar arasında artık sözleşmesel bir ilişkinin kurulduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, hükmün ilanına karar verilmesi de yanlış olmuş, kararın davalı Boyut A.Ş yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
7-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin yargılama gideri, vekalet ücreti ile müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmesine yönelik temyiz itirazlarıyla davalı ... Yay. A.Ş’nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1016 E. 2012/2588 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15246 E. 2012/295 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3366 E. 2012/5541 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11807 E. 2018/3593 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaAncak, davacı asıl ve birleşen davasında «maddi tazminat» istemini 5846 sayılı Kanunun 68. maddesine dayandırmıştır.
Benzer bu karardaMarka hakkına tecavüzün tespiti talebi yönünden davacının bu konuda dava açmakta «hukuki yararı» devam ettiğinden bu konuda olumlu «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, «marka hakkına tecavüzün» tespiti halinde davacıya «maddi tazminat» istemi yönünden 556 sayılı KHK’nın 66. maddesindeki tercih hakkı sorularak, gerektiğinde ticari kayıtlar «defter» ve belgeler üzerinde maddi tazminat hesabı için gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi, ayrıca tecavüzün tespiti halinde tecavüzün süresi ve boyutu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · hukuki yarar · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMarka hakkına tecavüzün tespiti talebi yönünden davacının bu konuda dava açmakta «hukuki yararı» devam ettiğinden bu konuda olumlu «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, «marka hakkına tecavüzün» tespiti halinde davacıya «maddi tazminat» istemi yönünden 556 sayılı KHK’nın 66. maddesindeki tercih hakkı sorularak, gerektiğinde ticari kayıtlar «defter» ve belgeler üzerinde maddi tazminat hesabı için gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi, ayrıca tecavüzün tespiti halinde tecavüzün süresi ve boyutu …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve önlenmesi talebi ile dava açıldıktan sonra davalı tarafından buna «son» verildiği, bu eylemle meydana gelen maddi ve manevi zararların ne olduğu hususunda davacı tarafça delil sunulmadığı gerekçesiyle marka hakkına tecavüzün tespiti talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama sırasında davalının, davacıya ait markayı kullanmayı bıraktığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmişse de her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9268 E. 2013/8546 K.
Ortak:tüzel kişilik
İncelediğiniz karardaHol A.Ş olduğunu açıklayarak davasını bu «tüzel kişiliğe» yöneltmiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin 7.757.05 TL borçlu oldukları belirtilmiş olup, bu meblağların toplamı 9.477.05 TL olmakta ise de, mahkemece ayrı «tüzel kişiliği» bulunan dava dışı Yay Taşımacılık Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · işlemiş faiz · temlik · bilirkişi incelemesi · asıl alacak · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu kararda2-Dava, davacı tarafından «temlik» alınan taşıma alacağı nedeniyle faturalara dayalı olarak yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı davalı aleyhine 17.242.78 TL «asıl alacak» ve 306,12 TL «işlemiş faize» yönelik icra takibi başlatmış, davalı borcun tamamına itiraz etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin davacıya 9.477.05 TL borçlu ve itirazında haksız olduğu gerekçesiyle, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 9.477.05 TL üzerinden devamına, «asıl alacak» miktarı üzerinden %40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şti. «defterleri» incelenmiş ve her iki raporda da davalının dava dışı «temlik» edene 1.720 TL borçlu olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece dosya üzerinde iki kez «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, davalı ile dava dışı Yay Taşımacılık Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4244 E. , 2012/11787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/02/2009 tarih ve 2006/8-2009/37 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi ihbar olunan Gözlem Yay. Mat. ve Tic. Ltd. Şti. dışındaki taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davasında müvekkilinin Jack London’un eserinden Türkçeye çevirdiği ‘Demiryolu Serserileri’ adlı eserin sahibi olduğunu, anılan eserin davalı Boyut firması tarafından ‘Şima Rondinelli’ sahte çevirmen tarafından çevrilmiş gibi gösterilerek ve eserde tahrifat yapılarak izinsiz yayınlanıp dağıtıldığını, bununla yetinmeyip, yayın ve dağıtım hakkını Doğan Yay. Hol. A.Ş’ye devir ettiğini, bu davalının da eseri sahibi olduğu Radikal Gazetesi’nin eki Fırtına Gazetesi ile birlikte 17.04.1999 tarihinde promosyon olarak dağıttığını, 5846 sayılı Kanun’dan doğan hakların ihlal edildiğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, tecavüzün men’i ile kitabın yayın ve dağıtımının yapılmamasına, 787.500.000 TL telif ücreti ile 250.000.000 TL maddi tazminatın davalı Boyut A.Ş’den, 16.356.900.000 TL telif ücreti ve 250.000.000 TL maddi tazminatın diğer davalıdan, her bir davalıdan 1.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline, eserin Radikal Gazetesi ekinde verilmesi dolayısıyla hesaplanacak telif ücreti ve tazminatlardan her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davasında da aynı iddiaları tekrar ederek, davalı şirketin izinsiz şekilde eseri yayınladığını, dava dışı firmaya haklarını devir ettiğini belirterek, tecavüzün men’i ile kitabın yayın ve dağıtımının yasaklanmasına, 787.000.000 TL telif ücreti, 250.000 TL maddi tazminat ve 1.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Boyut Yay. A.Ş vekili, müvekkilinin dava konusu kitabın da dahil olduğu 20 adet kitabın yayın ve çoğaltım hakkını dava dışı Gözlem Yay. Ltd. Şti.’nden aldığını, bedelini ödediğini, tercüme dahil hazır biçimde disketle eseri teslim ettiğini, müvekkile karşı talebin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Doğan Yay. Hol. A.Ş vekili, müvekkilinin Radikal Gazetesi’nin sahibi olmadığını, bir ilgisinin bulunmadığını, dava konusu kitabı dağıtmadığını, husumet düşmeyeceğini, davacının da eser sahibi bulunmadığını, asıl eser sahibinden hangi hakkı ne şekilde devir aldığını kanıtlaması gerektiğini, istenen tazminatların fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davanın davalısı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporlarının birbirlerini tutmadığı, hesaplamaların tam denetime müsait bulunmadığı, davanın açıldığı tarihten 10 yıl geçmiş olduğu, ek raporların aynı şekilde verildiği, yeni inceleme yapılmasının taraflara ekonomik yük getireceği, davacının Jack London eserini tercüme ettiği, işleme eser sahibi olduğu, davalıların bu eseri izin almadan Şima Rondinelli çevirisi olduğunu da belirterek bastıkları, davacının FSEK’nun 68. maddesinde düzenlenen mali hakları ile 70. maddesinde düzenlenen manevi haklarını ihlal ettikleri, davacı zararının belirlendiği, davalı Boyut ve Gözlem firmaları için birinci bilirkişi kurulunun, diğer davalı için ikinci bilirkişi kurulunun ayrık raporundaki görüşlerinin dikkate alındığı gerekçesiyle 787.50 TL davalı Boyut A.Ş’den, 787.50 TL davalı Gözlem Ltd.
Şti.’nden ve 2.400.00 TL telif bedelinin diğer davalıdan, ayrıca her bir davalıdan 1.000.00’er TL manevi tazminatın tahsiline, 17.04.1999 tarihinden alacaklara bankaların bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek banka faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, hükmün ilanına ve diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, Gözlem Ltd.Şti. dışındaki taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı Boyut Yay. A.Ş vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, tercüme niteliğindeki işleme eserin izinsiz şekilde basıldığı, çoğaltıldığı, yayınlandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı taraf hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü tercüme niteliğindeki kitabın Radikal Gazetesi vasıtasıyla dağıtıldığını, gazetenin sahibinin Doğan Yay. Hol A.Ş olduğunu açıklayarak davasını bu tüzel kişiliğe yöneltmiştir. Daha sonra dilekçesinde maddi hata yapıldığını, gazetenin sahibinin Simge Yay. A.Ş olduğunu belirterek davasını ıslah dilekçesiyle bu davalıya yöneltmiştir. Medeni Yargılama Hukukunda karar, davanın tarafları için tesis edilir. Mecburi dava arkadaşlığı hariç, kural olarak devam eden davaya dışarıdan başkasının katılması mümkün değildir. Davacının dilekçesini verdiği tarihte yürürlükte bulunan HUMK’a göre ıslah yoluyla da olsa taraf değiştirilemez. Ayrıca 6100 sayılı HMK’nun 124 ncü maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür.
Maddi hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmalıdır. Somut olayda Radikal Gazetesinin kime ait olduğu bilinebilecek durumdadır. Dolayısıyla dava açılırken tarafta yanılmadan bahsedilemez. Dava, gazetenin sahibi olmayan Doğan Yay. Hol. A.Ş’ye karşı açılmıştır. O halde, anılan davalının yerine hakkında dava açılmayan ve davada taraf sıfatı bulunmayan Simge Yay. A.Ş. yönüyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin davalı Gözlem Yay. Ltd. Şti. aleyhine açtığı dava ile diğer davalılar hakkındaki açtığı davanın birleştirilerek görülmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 166 ncı (Mülga HUMK’nun 45 nci) maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurup, her dava, ayrı ayrı hükme bağlanmalıdır. Davaların birbirlerinin içerisinde erimesi, tek bir davaya dönüşmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davalar bağımsız kimliklerini korurlar.
Somut uyuşmazlıkta asıl ve birleşen dava mevcut olmasına rağmen tek bir dava varmış gibi hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir;
4-Yargılama sırasında iki ayrı bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Ancak, özellikle tazminat hesaplanması bakımından birinci rapor ile ikinci rapordaki görüşler çelişkili olduğu gibi ikinci raporda da ayrık görüş bildirilmiştir. Mahkemece, tarafların esaslı itirazları dikkate alınmadan, raporlar arası çelişkiler giderilmeden, hukuki olmayan gerekçelerle davalı Boyut Yay. A.Ş ile birleşen davanın davalısı hakkında birinci bilirkişi raporuna, Simge Yay. A.Ş hakkında ise, ikinci bilirkişi raporunun ayrık görüşüne itibar edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Çelişkili ve yetersiz rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu durum karşısında, tarafların itirazları da dikkate alınıp, fikri mülkiyet uzmanı, yayıncı ve hesap uzmanından oluşan bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı ile davalı Boyut Yay.
A.Ş yararına bozulması gerekmiştir.
5-Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 4/4. maddesinde ticari iş olarak düzenlenen 5846 sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. Davacı vekili, doğru olarak hüküm altına alınacak tazminatların ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş olmasına rağmen yazılı şekilde ve hiçbir gerekçe açıklanmadan bankaların bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek banka faizinin uygulanması şeklinde temerrüt faizine hükmedilmesi de yanlış olmuştur. Bu durum karşısında, usulü kazanılmış haklar da dikkate alınarak hüküm altına alınacak tazminatlara ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesi için kararın temyiz eden davalı Boyut Yay.
A.Ş yararına bozulması gerekmiştir.
6-Diğer yandan, mahkemece hükmün ilanına karar verilmiştir. Ancak, davacı asıl ve birleşen davasında maddi tazminat istemini 5846 sayılı Kanunun 68. maddesine dayandırmıştır. Anılan düzenlemeye göre tazminat istendiğinden taraflar arasında artık sözleşmesel bir ilişkinin kurulduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, hükmün ilanına karar verilmesi de yanlış olmuş, kararın davalı Boyut A.Ş yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
7-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin yargılama gideri, vekalet ücreti ile müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmesine yönelik temyiz itirazlarıyla davalı ... Yay. A.Ş’nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı Boyut A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4), (5), (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (7) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yargılama gideri, vekalet ücreti ile müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmesine yönelik temyiz itirazlarıyla davalı ... Yay. A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenler iadesine, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061934500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz