Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11807 E. 2018/3593 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olumsuz oy↗ marka hakkına tecavüz↗ hukuki yarar↗ maddi ve manevi tazminat↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ maddi tazminat↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebi ile dava açıldıktan sonra davalı tarafından buna son verildiği, bu eylemle meydana gelen maddi ve manevi zararların ne olduğu hususunda davacı tarafça delil sunulmadığı gerekçesiyle marka hakkına tecavüzün tespiti talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yargılama sırasında davalının, davacıya ait markayı kullanmayı bıraktığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekir. Marka hakkına tecavüzün tespiti talebi yönünden davacının bu konuda dava açmakta hukuki yararı devam ettiğinden bu konuda olumlu olumsuz karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, marka hakkına tecavüzün tespiti halinde davacıya maddi tazminat istemi yönünden 556 sayılı KHK’nın 66. maddesindeki tercih hakkı sorularak, gerektiğinde ticari kayıtlar defter ve belgeler üzerinde maddi tazminat hesabı için gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi, ayrıca tecavüzün tespiti halinde tecavüzün süresi ve boyutu
da değerlendirilmek suretiyle 556 sayılı KHK’nın 62/a maddesi gereğince uygun manevi tazminata da karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7882 E. 2011/1168 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davalının «zamanaşımı def»'inin «temel ilişki» nazara alınmak suretiyle değerlendirilmesi, bunun içinde davacı tarafa temel ilişkinin varlığına dair delillerinin sorularak toplanacak deliller çerçevesinde, davalının zamanaşımı def'inin ve işin esasının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15819 E. 2013/14464 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaMarka hakkına tecavüzün tespiti talebi yönünden davacının bu konuda dava açmakta «hukuki yararı» devam ettiğinden bu konuda olumlu «olumsuz» karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, «marka hakkına tecavüzün» tespiti halinde davacıya «maddi tazminat» istemi yönünden 556 sayılı KHK’nın 66. maddesindeki tercih hakkı sorularak, gerektiğinde ticari kayıtlar «defter» ve belgeler üzerinde maddi tazminat hesabı için gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi, ayrıca tecavüzün tespiti halinde tecavüzün süresi ve boyutu …
Benzer bu karardaBu nedenle bakiye «prim» borcu bulunduğu iddia edilen poliçelerin davacıdan sorularak bu poliçelerle ilgili davalının bir prim ödemesi olup olmadığının ilgili sigorta şirketlerinden sorularak gerektiğinde sigorta şirketinin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «eksik inceleme» sonucu davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · ek prim · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu nedenle bakiye «prim» borcu bulunduğu iddia edilen poliçelerin davacıdan sorularak bu poliçelerle ilgili davalının bir prim ödemesi olup olmadığının ilgili sigorta şirketlerinden sorularak gerektiğinde sigorta şirketinin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile «eksik inceleme» sonucu davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, sigorta hizmetinin verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de davacı, dava konusu edilen poliçelerin davalı tarafından kabul edilerek «kısmi ödeme» yapıldığını iddia etmiş ve bu hususun sigorta şirketinden sorulmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12822 E. 2017/6739 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · ödemeden men kararı · kıymetli evrak · çek iptali · dava şartı yokluğu · hamil · keşideci · çek
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK 651/2 maddesi gereğince «kıymetli evrakın iptalini» talep hakkının «hamile» ait olduğunu, dava konusu çekte davacının «çek» «keşidecisi» olduğu, davacının bu yönde «ödemeden men» istemi ile dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle TTK hükümleri uyarınca dava «şartı yokluğu» neden ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının «çek» «keşidecisi» olduğu ve dava açma hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şubesi hesabından keşide edilmiş çekin iptalini talep etmiş olup, müvekkilinin «keşideci» olduğu şeklinde bir beyanda bulunmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11807 E. , 2018/3593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2016 tarih ve 2015/225-2016/630 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin restoran hizmetleri alanında 2011/41885 sayılı tescilli "KERVAN+şekil" unsurlu markanın sahibi olduğunu, davalının, müvekkillerine ait markayı gerek işletmelerinin tabelasında, gerekse menülerde, kurye araçlarının üzerinde, tanıtım gereçlerinde, personel kıyafet ve önlüklerinde, restoranda kullanılan sarf malzemelerin üzerinde izinsiz olarak kullandığını ileri sürerek marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve şimdilik 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebi ile dava açıldıktan sonra davalı tarafından buna son verildiği, bu eylemle meydana gelen maddi ve manevi zararların ne olduğu hususunda davacı tarafça delil sunulmadığı gerekçesiyle marka hakkına tecavüzün tespiti talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yargılama sırasında davalının, davacıya ait markayı kullanmayı bıraktığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekir. Marka hakkına tecavüzün tespiti talebi yönünden davacının bu konuda dava açmakta hukuki yararı devam ettiğinden bu konuda olumlu olumsuz karar verilmemesi doğru olmadığı gibi, marka hakkına tecavüzün tespiti halinde davacıya maddi tazminat istemi yönünden 556 sayılı KHK’nın 66. maddesindeki tercih hakkı sorularak, gerektiğinde ticari kayıtlar defter ve belgeler üzerinde maddi tazminat hesabı için gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi, ayrıca tecavüzün tespiti halinde tecavüzün süresi ve boyutu
da değerlendirilmek suretiyle 556 sayılı KHK’nın 62/a maddesi gereğince uygun manevi tazminata da karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424003800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz