İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1668 E. 2012/11737 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acenteliği↗ acente↗ yemin↗ acentelik↗ ek prim↗ işlemiş faiz↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'nin acentesi olduğu, davalının ise davacının tali acentesi gibi faaliyet gösterdiği, davalının bu faaliyet kapsamında üçüncü kişilerden tahsil ettiği sigorta primlerini davacıya intikal ettirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 14.104,02 TL asıl alacak, 2.932,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.036,48 TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, davacı acente tarafından tali acente olan davalıya karşı davalı tarafından tahsil edildiği halde davacıya ödenmediği ileri sürülen sigorta primlerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yalnızca davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, her ne kadar davacı defterleri usulüne uygun olarak tutulmuş olduğundan sahibi lehine delil teşkil edebilirse de TTK'nun 83. maddesinde, ticari defter içeriğinin sahibi lehine delil teşkil ettiği hallerde mahkemenin kanaatini kuvvetlendirmek için o kaydın doğru olduğuna dair defter sahibine tamamlayıcı yemin ettirmesi gerektiği düzenlenmiştir. Mahkemece anılan hüküm uyarınca işlem yapılmaması doğru olmadığı gibi davalı da kendisi tarafından düzenlenen sigorta poliçelerinin primlerinin, sigortalılar tarafından davacıya ödendiğini savunduğuna göre gerekirse davacı ile birlikte dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'nin kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davalı tarafından düzenlenen poliçelerin primlerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5174 E. 2012/1785 K.
Ortak:acente · acentelik · ek prim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'nin «acentesi» olduğu, davalının ise davacının tali acentesi gibi faaliyet gösterdiği, davalının bu faaliyet kapsamında üçüncü kişilerden tahsil ettiği sigorta «primlerini» davacıya intikal ettirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 14.104,02 TL «asıl alacak», 2.932,46 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 17.036,48 TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacı «acente» tarafından tali acente olan davalıya karşı davalı tarafından tahsil edildiği halde davacıya ödenmediği ileri sürülen sigorta «primlerinin» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece anılan hüküm uyarınca işlem yapılmaması doğru olmadığı gibi davalı da kendisi tarafından düzenlenen «sigorta poliçelerinin» «primlerinin», sigortalılar tarafından davacıya ödendiğini savunduğuna göre gerekirse davacı ile birlikte dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'nin kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle davalı tarafından düzenlenen poliçelerin primlerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararı …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 01.01.2003 tarihli sözleşmede tali «acente» davalı ...’nın davacı şirkete «komisyon» vereceği hususunun kararlaştırıldığı, «tahsilat makbuzlarında» her iki davalının tahsilat yaptığının anlaşıldığı, davalıların hak etmiş oldukları komisyon düşüldükten sonra kalan «prim» tutarının bir kısmını ödediği, 51.139,00 TL’nin ödenmediği gerekçesiyle bu miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmi …
2) Davacı vekili, sigorta yetkili «acentesi» olduklarını ve davalılara tali acentelik verildiği halde davalıların tahsil ettikleri paraları müvekkiline ödemediklerini iddia ederek dava açmış, mahkemece her iki davalının «prim» tutarından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya delil olarak «ibraz» edilen 01.01.2003 tarihli sözleşmede davacı davalılardan ...’ya tali «acentelik» vermiş olup, bu sözleşmede diğer davalı ...’ın imzası bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · komisyon · ibraz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 01.01.2003 tarihli sözleşmede tali «acente» davalı ...’nın davacı şirkete «komisyon» vereceği hususunun kararlaştırıldığı, «tahsilat makbuzlarında» her iki davalının tahsilat yaptığının anlaşıldığı, davalıların hak etmiş oldukları komisyon düşüldükten sonra kalan «prim» tutarının bir kısmını ödediği, 51.139,00 TL’nin ödenmediği gerekçesiyle bu miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmi …
Davacı, bu davalının da sorumlu tutulması gerektiğine dair başkaca delil «ibraz» edemediğinden davalı ... yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı ... yönünden bozulması gerekmiştir.
Ancak, dosyaya delil olarak «ibraz» edilen 01.01.2003 tarihli sözleşmede davacı davalılardan ...’ya tali «acentelik» vermiş olup, bu sözleşmede diğer davalı ...’ın imzası bulunmamaktadır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11679 E. 2014/19705 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "..." esas unsurlu markalar üzerinde tescil ve gerekse kullanımı nedeniyle gerçek hak sahibi olduğu, davalı tarafın fiilen kullandığı "..." ibaresinin karşılaştırmalı yapılan incelemesinde davacı tarafa ait markaya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kullanılmak suretiyle «iltibasa» sebebiyet verdiği, davalının 556 sayılı KHK 9/1-b bendine aykırı olarak «marka hakkına tecavüz» ettiği kullanımının bu suretle TTK hükümleri kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının davaya konu " ..." ibaresini davacı taraf tescilli markalarının bulunduğu 5, 16, 35, 38, 41. sınıflar kapsa …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.
Ortak:acente · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, davacı «acente» tarafından tali acente olan davalıya karşı davalı tarafından tahsil edildiği halde davacıya ödenmediği ileri sürülen sigorta «primlerinin» tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece anılan hüküm uyarınca işlem yapılmaması doğru olmadığı gibi davalı da kendisi tarafından düzenlenen «sigorta poliçelerinin» «primlerinin», sigortalılar tarafından davacıya ödendiğini savunduğuna göre gerekirse davacı ile birlikte dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'nin kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle davalı tarafından düzenlenen poliçelerin primlerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararı …
Benzer bu karardaDava dilekçesinde davalı bankanın, hem «acente» hem de krediyi kullandıran sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüştür.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · kredi sözleşmesi · hasar
Benzer bu karardaDava, «hasar» nedeniyle «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1668 E. , 2012/11737 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2010 tarih ve 2010/172-2010/654 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Ak Sigorta A.Ş.'nin yetkili acentesi olduğunu, davalının ise müvekkilinin irtibat bürosu olarak faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkili adına tahsil ettiği poliçe bedellerini müvekkiline intikal ettirmediğini, bu bedellerin tahsili için başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı, davacı ile arasındaki ticari ilişkinin güvene dayalı olarak 15-16 yıldır devam ettiğini, bu ilişkinin 2008 yılında sonlandığını, davacının tarafına çıkardığı 15.000 TL borcu kendisine ödediğini, başka bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'nin acentesi olduğu, davalının ise davacının tali acentesi gibi faaliyet gösterdiği, davalının bu faaliyet kapsamında üçüncü kişilerden tahsil ettiği sigorta primlerini davacıya intikal ettirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 14.104,02 TL asıl alacak, 2.932,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.036,48 TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, davacı acente tarafından tali acente olan davalıya karşı davalı tarafından tahsil edildiği halde davacıya ödenmediği ileri sürülen sigorta primlerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yalnızca davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, her ne kadar davacı defterleri usulüne uygun olarak tutulmuş olduğundan sahibi lehine delil teşkil edebilirse de TTK'nun 83. maddesinde, ticari defter içeriğinin sahibi lehine delil teşkil ettiği hallerde mahkemenin kanaatini kuvvetlendirmek için o kaydın doğru olduğuna dair defter sahibine tamamlayıcı yemin ettirmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Mahkemece anılan hüküm uyarınca işlem yapılmaması doğru olmadığı gibi davalı da kendisi tarafından düzenlenen sigorta poliçelerinin primlerinin, sigortalılar tarafından davacıya ödendiğini savunduğuna göre gerekirse davacı ile birlikte dava dışı Ak Sigorta A.Ş.'nin kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davalı tarafından düzenlenen poliçelerin primlerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061896500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz