İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8430 E. 2012/11618 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartları↗ yetki şartı↗ yetki sözleşmesi↗ yetki↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesi uyarınca, Malta Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesine göre Yetki Sözleşmesi, tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde geçerlidir. Yalnız tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Yetki sözleşmesi yapabilecek kişilere tahdit getirilmesindeki amaç, özellikle iktisaden büyük işletmelerin ve güçlü olan tarafın genel şartlar veya genel işlem şartları adı altında, sözleşmenin iktisaden ve sosyal bakımdan güçsüz olan tarafa yetki sözleşmesini dayatmasından korumaktır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun zaman bakımından uygulanmasına ilişkin md. 448 hükmüne göre; "Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır." Şu halde; 6100 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 1086 sayılı Kanun'a göre yargılaması başlanmış ve tamamlanmış usuli işlemleri etkilememek kaydıyla, 6100 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak olan işlemler yeni kanuna tâbi olacaktır. Ayrıca HMK'nun yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılacak davalara ise yeni kanun uygulanacaktır. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, tacir veya kamu tüzel kişisi olmayanlar arasında yapılmış olan yetki sözleşmesine dayanılarak yetkili kılınmış mahkemede, 1 Ekim 2011 tarihinden sonra dava açılamayacaktır. Bu nedenle dava tarihi itibariyla, HMK'nın 17. md. uyarınca geçerliliği kalmayan yetki şartına göre yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6547 E. 2014/9040 K.
Ortak:genel işlem şartları · yetki şartı · yetki sözleşmesi · yetki · tacir · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaYetki sözleşmesi yapabilecek kişilere tahdit getirilmesindeki amaç, özellikle iktisaden büyük işletmelerin ve güçlü olan tarafın genel şartlar veya «genel işlem şartları» adı altında, sözleşmenin iktisaden ve sosyal bakımdan güçsüz olan tarafa «yetki sözleşmesini» dayatmasından korumaktır.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, «tacir» veya kamu tüzel kişisi olmayanlar arasında yapılmış olan «yetki sözleşmesine» dayanılarak yetkili kılınmış mahkemede, 1 Ekim 2011 tarihinden sonra dava açılamayacaktır.
Bu nedenle dava tarihi itibariyla, HMK'nın 17. md. uyarınca geçerliliği kalmayan «yetki şartına» göre «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı ile davalı işvereni arasında akdedilen «hizmet sözleşmesinin» 11. maddesinde tarafların «yetki sözleşmesi» yaparak iş sözleşmesi ile ilgili konularda doğacak uyuşmazlıkların ST Vincent Hukuk Mahkemelerinde çözülmesini kararlaştırdıkları, davalının yabancı uyruklu, davalının çalıştığı geminin de yabancı bayraklı olduğu, olayda yabancılık unsurunun bulunduğu 5718 sayılı MÖHÜK'ün 47. maddesi uyarınca taraflar arasında uluslararası yetki sözleşmesi bulunduğu hallerde Türk Mahkemelerinin ancak yabancı mahkemenin kendisini «yetkisiz» sayması veya Türk Mahkemelerinde «yetki itirazında» bulunulmaması halinde davaya bakabileceği gerekçesiyle mahkemeninin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin St Vincent Cumhuriyeti Hukuk mahkemeleri olduğuna karar veri …
Yetki sözleşmesi yapabilecek kişilere tahdit getirilmesindeki amaç, özellikle iktisaden büyük işletmelerin ve güçlü olan tarafın genel şartlar veya «genel işlem şartları» adı altında sözleşmenin iktisaden ve sosyal bakımdan güçsüz olan tarafına «yetki sözleşmesini» dayatmasını engellemektir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, «tacir» veya kamu tüzel kişisi olmayanlar arasında yapılmış olan «yetki sözleşmesine» dayanılarak yetkili kılınmış mahkemede, 1 Ekim 2011 tarihinden sonra dava açılamayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı ile davalı işvereni arasında akdedilen «hizmet sözleşmesinin» 11. maddesinde tarafların «yetki sözleşmesi» yaparak iş sözleşmesi ile ilgili konularda doğacak uyuşmazlıkların ST Vincent Hukuk Mahkemelerinde çözülmesini kararlaştırdıkları, davalının yabancı uyruklu, davalının çalıştığı geminin de yabancı bayraklı olduğu, olayda yabancılık unsurunun bulunduğu 5718 sayılı MÖHÜK'ün 47. maddesi uyarınca taraflar arasında uluslararası yetki sözleşmesi bulunduğu hallerde Türk Mahkemelerinin ancak yabancı mahkemenin kendisini «yetkisiz» sayması veya Türk Mahkemelerinde «yetki itirazında» bulunulmaması halinde davaya bakabileceği gerekçesiyle mahkemeninin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin St Vincent Cumhuriyeti Hukuk mahkemeleri olduğuna karar veri …
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12976 E. 2016/9298 K.
Ortak:yetki şartı · yetki sözleşmesi · yetki · tacir · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, «tacir» veya kamu tüzel kişisi olmayanlar arasında yapılmış olan «yetki sözleşmesine» dayanılarak yetkili kılınmış mahkemede, 1 Ekim 2011 tarihinden sonra dava açılamayacaktır.
Yetki sözleşmesi yapabilecek kişilere tahdit getirilmesindeki amaç, özellikle iktisaden büyük işletmelerin ve güçlü olan tarafın genel şartlar veya «genel işlem şartları» adı altında, sözleşmenin iktisaden ve sosyal bakımdan güçsüz olan tarafa «yetki sözleşmesini» dayatmasından korumaktır.
Bu nedenle dava tarihi itibariyla, HMK'nın 17. md. uyarınca geçerliliği kalmayan «yetki şartına» göre «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak 6100 sayılı HMK’nın 17. maddesi gereğince, «yetki sözleşmesinin», «tacirler» veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde geçerli olacağı belirtilmiş olup, yalnız tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilecektir.
Bu durumda, mahkemece, ihtiyati hacze konu «bononun» taraflarının «tacir» olmadığının açık olması karşısında, bonoda belirtilen «yetki sözleşmesinin» talep tarihi itibariyle «geçersiz» olduğu ve «yetki itirazının» yerinde olduğu gözetilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, ihtiyati hacze konu «bonoda» belirtilen «yetki şartının» bononun tanzim tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 22. maddesi gereğince geçerli olduğu ve bononun tanzim tarihi itibariyle ./.. tamamlanmış işlem sayılacağı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · yetki itirazı · ihtiyati haciz · bono · geçersizlik · haciz
Benzer bu karardaTalep, «bonoya» dayalı verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, «ihtiyati hacze itiraz» eden aynı zamanda «yetki itirazında» da bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece, ihtiyati hacze konu «bononun» taraflarının «tacir» olmadığının açık olması karşısında, bonoda belirtilen «yetki sözleşmesinin» talep tarihi itibariyle «geçersiz» olduğu ve «yetki itirazının» yerinde olduğu gözetilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
… e yürürlükte bulunan HUMK 22. maddesi gereğince senet üzerinde belirtilen yetkili mahkemenin geçerli olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 448. maddesi gereğince talep konusu «bononun» tanzim tarihi itibariyle tamamlanmış işlem niteliğinde olduğu ve HUMK 22. maddesinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle «ihtiyati hacze itirazın» reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14611 E. 2016/173 K.
Ortak:yetki şartı · yetki sözleşmesi · yetki · tacir · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, «tacir» veya kamu tüzel kişisi olmayanlar arasında yapılmış olan «yetki sözleşmesine» dayanılarak yetkili kılınmış mahkemede, 1 Ekim 2011 tarihinden sonra dava açılamayacaktır.
Bu nedenle dava tarihi itibariyla, HMK'nın 17. md. uyarınca geçerliliği kalmayan «yetki şartına» göre «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yetki sözleşmesi yapabilecek kişilere tahdit getirilmesindeki amaç, özellikle iktisaden büyük işletmelerin ve güçlü olan tarafın genel şartlar veya «genel işlem şartları» adı altında, sözleşmenin iktisaden ve sosyal bakımdan güçsüz olan tarafa «yetki sözleşmesini» dayatmasından korumaktır.
Benzer bu karardaHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesine göre «yetki sözleşmesi» ile «tacirler» veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilirler.
Zira, HUMK 22. maddesi gereğince taraflarca kararlaştırılan «yetki şartı», «genel yetkili» mahkemenin «yetkisini» ortadan kaldırmamakta, dolayısıyla davacıya sözleşme ile yetkili kılınan mahkemede veya genel yetkili mahkemede dava açma konusunda «seçimlik hak» tanımakta idi.
Mahkemeleri yetkili mahkeme olarak belirlenmiş ise de, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 22. maddesine göre, sözleşme ile yetkili kılınan mahkemelerin yanında genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkili olmaya devam edeceği gerekçesi ile dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik hak · genel yetkili mahkeme · münhasırlık
Benzer bu karardaZira, HUMK 22. maddesi gereğince taraflarca kararlaştırılan «yetki şartı», «genel yetkili» mahkemenin «yetkisini» ortadan kaldırmamakta, dolayısıyla davacıya sözleşme ile yetkili kılınan mahkemede veya genel yetkili mahkemede dava açma konusunda «seçimlik hak» tanımakta idi.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, 03.04.2006 tarihli sözleşmede yetkili kılınmış olan Ankara Mahkemeleri, 1 Ekim 2011 tarihinden sonra açılan davada «münhasıran» yetkili mahkemedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8430 E. , 2012/11618 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 09/02/2012 tarih ve 2011/349-2012/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Akmar A.Ş.'nin acentesi olduğu ... isimli gemide yağcı olarak görev yaptığını, ödenmeyen çalışma ücretinin tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hizmet sözleşmesi uyarınca Malta Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesi uyarınca, Malta Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesine göre Yetki Sözleşmesi, tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde geçerlidir. Yalnız tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Yetki sözleşmesi yapabilecek kişilere tahdit getirilmesindeki amaç, özellikle iktisaden büyük işletmelerin ve güçlü olan tarafın genel şartlar veya genel işlem şartları adı altında, sözleşmenin iktisaden ve sosyal bakımdan güçsüz olan tarafa yetki sözleşmesini dayatmasından korumaktır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun zaman bakımından uygulanmasına ilişkin md. 448 hükmüne göre; "Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır." Şu halde;
6100 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 1086 sayılı Kanun'a göre yargılaması başlanmış ve tamamlanmış usuli işlemleri etkilememek kaydıyla, 6100 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak olan işlemler yeni kanuna tâbi olacaktır. Ayrıca HMK'nun yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılacak davalara ise yeni kanun uygulanacaktır. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, tacir veya kamu tüzel kişisi olmayanlar arasında yapılmış olan yetki sözleşmesine dayanılarak yetkili kılınmış mahkemede, 1 Ekim 2011 tarihinden sonra dava açılamayacaktır. Bu nedenle dava tarihi itibariyla, HMK'nın 17. md. uyarınca geçerliliği kalmayan yetki şartına göre yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061890600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz