Ttk 790
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4126 E. 2012/11717 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 790↗ boş çek yaprağı↗ ttk 757↗ kıymetli evrak iptali↗ zayi nedeniyle iptal davası↗ yargı çevresi↗ ödeme yasağı↗ çekişmesiz yargı↗ zayi nedeniyle iptal↗ imzaya itiraz↗ kıymetli evrak↗ zayi↗ oy yasağı↗ iptal davası↗ sulh hukuk mahkemesi↗ yetki↗ sulh↗ çek↗ dahili dava↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelem sonucunda, boş çek yaprağının tedavüle konulmuş sayılamayacağı, tedavüle konulduğu takdirde talep sahibinin imzaya itiraz etmesinin söz konusu olabileceği gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı talep eden vekili temyiz etmiştir.
İstek, TTK'nun 790/20. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 669. maddesine dayanak önleyici tedbir istemidir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Kıymetli evrak iptali davalarının ve bu yönde bu çerçevedeki müstakil önleyici tedbir isteğinin çekişmesiz yargı koluna dahil olduğu kuşkusuzdur. Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 4.maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Öte yandan,yine aynı Yasa'nın 5/2. maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içinde bulunan ve TTK'nın 4. maddesinde tanımlanan ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılır. Bu nedenle TTK'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin zayii nedeniyle iptaline ilişkin davalarda ve müstakil ödeme yasağı istemlerinde HMK'nın 383. Maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan,görevin tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra, bu nitelikteki istekleri açısından asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 757/1. maddesinde de bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu da yasa koyucunun iradesinin bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yolunda olduğunu göstermektedir.
23.10.2008 tarih ve 360 sayılı HSYK kararı ile, Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki merkez ilçe ile diğer ilçelerin adı ile kurulu ağır ceza merkezlerinde oluşturulan müstakil ticaret mahkemelerinin yargı çevresinin, yalnız büyük şehir belediyesi sınırları içerisinde kalan ilçeleri kapsamına alacak biçimde, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi olarak tespitine karar verilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle Selçuk ilçesi İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde kaldığından istemle ilgili işe bakma yetki ve görevi İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmasına rağmen esasa girilerek tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3489 E. 2012/4595 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · zayi · iptal davası · sulh hukuk mahkemesi · sulh · dahili dava · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Kıymetli evrak «iptali davalarının» ve bu yönde bu çerçevedeki müstakil önleyici tedbir isteğinin «çekişmesiz yargı» koluna «dahil» olduğu kuşkusuzdur.
Bu nedenle TTK'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda ve müstakil «ödeme yasağı» istemlerinde HMK'nın 383.
Benzer bu karardaBu nedenle TTK'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda HMK'nın 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görevin tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra, bu nitelikteki davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Mahkemece, davanın «mutlak ticari» dava niteliğinde bulunmadığı, HMK'nın 383, 382/e-6 maddeleri gereğince «çekişmesiz yargı» işlerinde «görevli» mahkemenin «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · peşin karar harcı · kambiyo senedi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «mutlak ticari» dava niteliğinde bulunmadığı, HMK'nın 383, 382/e-6 maddeleri gereğince «çekişmesiz yargı» işlerinde «görevli» mahkemenin «sulh hukuk» mahkemesi olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
İstem, «kambiyo senedinin» «zayii nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Açıklanan bu nedenle istemle ilgili işe bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olmasına rağmen «görevsizlik» ve dosyanın «görevli» «sulh hukuk» mahkemesine gönderilmesine dair verilen mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın (BOZULMASINA), ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16694 E. 2013/13631 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · ödeme yasağı · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · oy yasağı · iptal davası · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu nedenle TTK'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda ve müstakil «ödeme yasağı» istemlerinde HMK'nın 383.
Kıymetli evrak «iptali davalarının» ve bu yönde bu çerçevedeki müstakil önleyici tedbir isteğinin «çekişmesiz yargı» koluna «dahil» olduğu kuşkusuzdur.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Benzer bu kararda1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» ve «ödeme yasağı» konulması talebine ilişkindir.
HMK 382/2-e bendi gereğince «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin taleplerin «çekişmesiz yargı işi» olduğu ortada ise de yukarıda anılan TTK hükümleri gözetildiğinde, HMK'nın 383.maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görev tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra, bu nitelikteki davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senedin senet borçlusu tarafından ödendiği dava dilekçesinde beyan edilmekle alacağın dava açılmadan tahsil edildiği anlaşıldığından, TTK'nın ilgili hükümlerine göre dava ile elde edilmek istenen amacın dava açılmadan elde edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın ve «ödeme yasağı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda1- Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» ve «ödeme yasağı» konulması talebine ilişkindir.
HMK 382/2-e bendi gereğince «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin taleplerin «çekişmesiz yargı işi» olduğu ortada ise de yukarıda anılan TTK hükümleri gözetildiğinde, HMK'nın 383.maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görev tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra, bu nitelikteki davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Açıklanan bu nedenlerle, istemle ilgili işe bakma görevi asliye hukuk ve/veya ticaret mahkemesine ait olmasına rağmen «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/639 E. 2013/2608 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · iptal davası · sulh hukuk mahkemesi · sulh · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Kıymetli evrak «iptali davalarının» ve bu yönde bu çerçevedeki müstakil önleyici tedbir isteğinin «çekişmesiz yargı» koluna «dahil» olduğu kuşkusuzdur.
Bu nedenle TTK'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda ve müstakil «ödeme yasağı» istemlerinde HMK'nın 383.
Benzer bu karardaMahkemenin gerekçesinde belirtildiği gibi HMK 382/...-e bendi gereğince «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin taleplerin «çekişmesiz yargı işi» olduğu ortada ise de, yukarıda anılan ... hükümleri gözetildiğinde, HMK'nın 383.maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görev tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra, bu nitelikteki davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı vekili tarafından «zayii» nedeniyle «kıymetli evrak iptali» istemli olarak dava açılmışsa da, dava 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihi olan 01/.../2011 tarihinden sonra açıldığından ve davanın «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinin «görevli» olacağı belirtilerek «görevsizlik» kararı verilmiştir.
01...2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı işi · bono · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı vekili tarafından «zayii» nedeniyle «kıymetli evrak iptali» istemli olarak dava açılmışsa da, dava 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihi olan 01/.../2011 tarihinden sonra açıldığından ve davanın «çekişmesiz yargı işi» niteliğinde olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinin «görevli» olacağı belirtilerek «görevsizlik» kararı verilmiştir.
İstem, beş adet «bononun» «zayii nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Mahkemenin gerekçesinde belirtildiği gibi HMK 382/...-e bendi gereğince «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin taleplerin «çekişmesiz yargı işi» olduğu ortada ise de, yukarıda anılan ... hükümleri gözetildiğinde, HMK'nın 383.maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görev tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra, bu nitelikteki davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Açıklanan bu nedenlerle, istemle ilgili işe bakma görevi asliye hukuk ve/veya ticaret mahkemesine ait olmasına rağmen «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12423 E. 2016/544 K.
Ortak:yargı çevresi · yetki · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda23.10.2008 tarih ve 360 sayılı HSYK kararı ile, Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki merkez ilçe ile diğer ilçelerin adı ile kurulu ağır ceza merkezlerinde oluşturulan müstakil ticaret mahkemelerinin yargı çevresinin, yalnız büyük şehir belediyesi sınırları içerisinde kalan ilçeleri kapsamına alacak biçimde, ağır ceza mahkemesinin «yargı çevresi» olarak tespitine karar verilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle Selçuk ilçesi İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde kaldığından istemle ilgili işe bakma «yetki» ve görevi İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmasına rağmen esasa girilerek tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin muamele merkezinin ... olduğu, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'ne gönderilmesine, 22.07.2015 tarihli «ara» kararı gereği konulan «ihtiyati tedbir» kararının yetkili mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir.
26.03.2014 tarih ve 141 sayılı HSYK kararı gereğince asliye ticaret mahkemelerinin «yargı çevresi» belirlenmiş olup, bu belirleme uyarınca ayrı ticaret mahkemesi bulunan yerlerde, büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki merkez ilçe mahkemelerinin yargı çevresi, yalnız büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan ilçeleri kapsamına alacak biçimde, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi olarak tespit edilmiş olup, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kayyumu · kayyum atanması · ara karar · ihtiyati tedbir · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaDava, «yönetim kayyumu atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin muamele merkezinin ... olduğu, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili Nöbetçi Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'ne gönderilmesine, 22.07.2015 tarihli «ara» kararı gereği konulan «ihtiyati tedbir» kararının yetkili mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir.
İli'nin Büyükşehir Belediyesi olduğu, .... ilçesinin Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı merkez ilçe olduğu ve ....'da ihdas edilmiş bir ağır ceza mahkemesi bulunmadığı gözetildiğinde, yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar vekili yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3414 E. 2012/4599 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · zayi · iptal davası · sulh hukuk mahkemesi · sulh · çek · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Kıymetli evrak «iptali davalarının» ve bu yönde bu çerçevedeki müstakil önleyici tedbir isteğinin «çekişmesiz yargı» koluna «dahil» olduğu kuşkusuzdur.
Bu nedenle TTK'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda ve müstakil «ödeme yasağı» istemlerinde HMK'nın 383.
Benzer bu karardaBu nedenle TTK’nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayi nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda HMK’nun 383. maddesinde öngörülen aksine düzenleme bulunduğundan «sulh hukuk» mahkemeleri değil ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Mahkemece 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesi uyarınca «çek iptal davalarının» «sulh hukuk» mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
HMK’nun 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali davası · çek iptali · kambiyo senedi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesi uyarınca «çek iptal davalarının» «sulh hukuk» mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nun 383. maddesi uyarınca «çek iptali» davaları Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevine girdiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın karar kesinleştiğinde ve istem halinde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İstem, «kambiyo senedinin» «zayii nedeniyle iptaline» ilişkindir.
Açıklanan bu nedenle istemle ilgili işe bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olmasına rağmen «görevsizlik» ve dosyanın «görevli» «sulh hukuk» mahkemesine gönderilmesine dair verilen mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10636 E. 2014/13399 K.
Ortak:kıymetli evrak iptali · çekişmesiz yargı · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · iptal davası · sulh hukuk mahkemesi · sulh · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde «çekişmesiz yargı» ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olacağı öngörülmüştür.
Kıymetli evrak «iptali davalarının» ve bu yönde bu çerçevedeki müstakil önleyici tedbir isteğinin «çekişmesiz yargı» koluna «dahil» olduğu kuşkusuzdur.
Bu nedenle TTK'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin «zayii nedeniyle iptaline» ilişkin davalarda ve müstakil «ödeme yasağı» istemlerinde HMK'nın 383.
Benzer bu kararda… yapılan inceleme sonucunda, her ne kadar ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı TTK'nın 4. maddesinde düzenlenmiş ise de, HMK' nın 382. maddesinde «çekişmesiz yargı» işlerinin düzenlendiği ve «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin taleplerin de çekişmesiz yargı işleri arasında sayıldığı ve HMK'nın 383. maddesi gereğince çekişmesiz yargı işlerine bakma görevinin «sulh hukuk» mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
HMK 382/2-e bendi gereğince «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin taleplerin «çekişmesiz yargı işi» olduğu ortada ise de yukarıda anılan TTK hükümleri gözetildiğinde, HMK'nın 383.maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görev tayininde değer esasının benimsenmediği HMK' nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra, bu nitelikteki davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak zayii · çekişmesiz yargı işi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… yapılan inceleme sonucunda, her ne kadar ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı TTK'nın 4. maddesinde düzenlenmiş ise de, HMK' nın 382. maddesinde «çekişmesiz yargı» işlerinin düzenlendiği ve «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin taleplerin de çekişmesiz yargı işleri arasında sayıldığı ve HMK'nın 383. maddesi gereğince çekişmesiz yargı işlerine bakma görevinin «sulh hukuk» mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Dava, «kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkindir.
HMK 382/2-e bendi gereğince «kıymetli evrakın iptaline» ilişkin taleplerin «çekişmesiz yargı işi» olduğu ortada ise de yukarıda anılan TTK hükümleri gözetildiğinde, HMK'nın 383.maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görev tayininde değer esasının benimsenmediği HMK' nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra, bu nitelikteki davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri «görevlidir».
Açıklanan bu nedenlerle, istemle ilgili işe bakma görevi asliye hukuk ve/veya ticaret mahkemesine ait olmasına rağmen «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4126 E. , 2012/11717 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Hasımsız olarak görülen davada Selçuk Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/03/2012 tarih ve 2012/173-2012/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi talep eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Talep eden vekili, müvekkili şirkete ait 21 adet imzasız boş çek yapraklarının bulunduğu çek koçanının kaybolduğunu, çek yapraklarının kötü niyetli üçüncü şahıslar tarafından ele geçirilip doldurulması halinde müvekkili şirketin telafisi imkansız zarara uğrayacağını ileri sürerek çeklerin ibrazında bankaca ödenmemesi için tedbir konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelem sonucunda, boş çek yaprağının tedavüle konulmuş sayılamayacağı, tedavüle konulduğu takdirde talep sahibinin imzaya itiraz etmesinin söz konusu olabileceği gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı talep eden vekili temyiz etmiştir.
İstek, TTK'nun 790/20. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 669. maddesine dayanak önleyici tedbir istemidir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Kıymetli evrak iptali davalarının ve bu yönde bu çerçevedeki müstakil önleyici tedbir isteğinin çekişmesiz yargı koluna dahil olduğu kuşkusuzdur. Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 4.maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Öte yandan,yine aynı Yasa'nın 5/2. maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içinde bulunan ve TTK'nın 4. maddesinde tanımlanan ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılır.
Bu nedenle TTK'nın 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin zayii nedeniyle iptaline ilişkin davalarda ve müstakil ödeme yasağı istemlerinde HMK'nın 383. Maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan,görevin tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra, bu nitelikteki istekleri açısından asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri görevlidir.
01. 07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 757/1. maddesinde de bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu da yasa koyucunun iradesinin bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yolunda olduğunu göstermektedir.
23.10.2008 tarih ve 360 sayılı HSYK kararı ile, Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki merkez ilçe ile diğer ilçelerin adı ile kurulu ağır ceza merkezlerinde oluşturulan müstakil ticaret mahkemelerinin yargı çevresinin, yalnız büyük şehir belediyesi sınırları içerisinde kalan ilçeleri kapsamına alacak biçimde, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi olarak tespitine karar verilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle Selçuk ilçesi İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde kaldığından istemle ilgili işe bakma yetki ve görevi İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmasına rağmen esasa girilerek tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061884800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz