Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5221 E. 2012/11122 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hayat sigortası↗ teminat kapsamı↗ yemin↗ bilirkişi incelemesi↗ sigorta poliçesi↗ dava sebebi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,davacının davalı şirkete 8.12.2007-8.12.2008 tarihleri arasında 23942 nolu poliçe ile sağlık sigortası yaptırdığı, poliçenin yürürlükte olduğu dönem içinde davacının,düşme sonucu dizinde oluştuğu belirlenen sorun sebebi ile muayene ve tedavi olduğu, ameliyat edildiği,davacının yaralanmasının teminat kapsamında kaldığı ve tedavi giderlerinini günün rayiçlerine uygun düştüğü, davalının davacının rahatsızlığının doğuştan olduğu yolundaki savunması kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 6.397.88 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Hayat Sigorta Poliçesi 'nden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlık esas itibariyle dava konusu hastalığın doğuştan gelen bir hastalık olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle, özel bilgi gerektirdiği de tabiidir. Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmişse de seçilen bilirkişi dava konusu hastalıkla ilgili uzman değildir. Dava konusu edilen hastalık,ortopedi bilim dalı ile ilgili bir hastalık olduğundan, mahkemece bu konuda uzman olan bir tabip bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, bilirkişi yemin zaptında grafolojik-grafometrik alanında uzman olduğuna dair kayıt bulunan ve adli tıp uzmanı olan bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13061 E. 2012/19770 K.
Ortak:teminat kapsamı · teminat
İncelediğiniz kararda… ihleri arasında 23942 nolu poliçe ile sağlık sigortası yaptırdığı, poliçenin yürürlükte olduğu dönem içinde davacının,düşme sonucu dizinde oluştuğu belirlenen sorun «sebebi» ile muayene ve tedavi olduğu, ameliyat edildiği,davacının yaralanmasının «teminat kapsamında» kaldığı ve tedavi giderlerinini günün rayiçlerine uygun düştüğü, davalının davacının rahatsızlığının doğuştan olduğu yolundaki savunması kanıtlayamadığı gerekçeler …
Benzer bu karardaMahkemece sigorta hukukçusu bilirkişi tarafından verilen rapora itibar edilerek, tedavinin «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ameliyat edilen "dermoid kisti" rahatsızlığının Poliçe Özel Şartları 3.1. maddesinde «teminat» dışı olarak belirtilen "doğuştan gelen hastalık" olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu nedenlerle, doktor bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak sözkonusu hastalığın doğuştan olup olmadığının tespit ettirilip, neticesine göre Poliçe Özel Şartları 3.1. maddesinde sayılan «teminat» dışı halin bulunup bulunmadığı ve davacının ameliyat giderlerini talep edip edemeyeceğine karar vermek gerekirken sigorta hukukçusu tarafından sunulan rapora göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2009/40189 E sayılı dosyasına vaki «asıl alacakla» ilgili itirazının iptali ile takibe konu 2.872,92 TL'lik asıl alacak itibariyle takibin devamına, takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece sigorta hukukçusu bilirkişi tarafından verilen rapora itibar edilerek, tedavinin «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13851 E. 2013/12057 K.
Ortak:teminat kapsamı · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda… ihleri arasında 23942 nolu poliçe ile sağlık sigortası yaptırdığı, poliçenin yürürlükte olduğu dönem içinde davacının,düşme sonucu dizinde oluştuğu belirlenen sorun «sebebi» ile muayene ve tedavi olduğu, ameliyat edildiği,davacının yaralanmasının «teminat kapsamında» kaldığı ve tedavi giderlerinini günün rayiçlerine uygun düştüğü, davalının davacının rahatsızlığının doğuştan olduğu yolundaki savunması kanıtlayamadığı gerekçeler …
Benzer bu karardaDava, sağlık «sigorta poliçesine» dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkin olup davacı mevcut rahatsızlığının «teminat kapsamında» olduğunu iddia ederek işbu davayı açmıştır.
İbraz edilen 23.09.2010 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davacıdaki hastalığın konjenital (doğuştan gelen) rahatsızlık olduğu, «poliçe özel şartları» gereğince «teminat kapsamı» dışında kaldığı belirtilmiş, ardından alınan 09.12.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise davacının geçirdiği rahatsızlığın doğumsal olduğunun tıbben net bir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · havale · fatura · yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… mi tarihinde ya da sonrasında ispat olunamadığı, davalı ... şirketinin poliçe kapsamı içerisinde davacı tarafça yapılan ve poliçe hükümlerine göre ödenmesi gereken, «fatura» ile de ispat olunan tedavi giderini davacıya ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 9.553,39 TL tedavi giderinin 12.11.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İbraz edilen 23.09.2010 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davacıdaki hastalığın konjenital (doğuştan gelen) rahatsızlık olduğu, «poliçe özel şartları» gereğince «teminat kapsamı» dışında kaldığı belirtilmiş, ardından alınan 09.12.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise davacının geçirdiği rahatsızlığın doğumsal olduğunun tıbben net bir …
Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden «son» rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15589 E. 2012/6793 K.
Ortak:dava sebebi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda… ihleri arasında 23942 nolu poliçe ile sağlık sigortası yaptırdığı, poliçenin yürürlükte olduğu dönem içinde davacının,düşme sonucu dizinde oluştuğu belirlenen sorun «sebebi» ile muayene ve tedavi olduğu, ameliyat edildiği,davacının yaralanmasının «teminat kapsamında» kaldığı ve tedavi giderlerinini günün rayiçlerine uygun düştüğü, davalının davacının rahatsızlığının doğuştan olduğu yolundaki savunması kanıtlayamadığı gerekçeler …
Benzer bu kararda… ığın sonradan geliştiği ve davacının olay tarihi itibariyle hastalığın varlığını bilebilecek durumda olmadığı kanaatine varıldığı, şu halde gerçeleşen riskin poliçe «teminatı» altında bulunduğu, talep edilen 44.000 TL tedavi «masrafının» kadri matuf olduğu, bununla birlikte manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 44.000 TL «maddi tazminatın» davacıdan tahsiline,manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
… 'nin önceden bulgu veren bir hastalık olmadığı, ayrıca 2003 tarihinde çekilen MR nin küçük AVM'nin tespiti için yetersiz olduğu belirtilmiştir.Bu durumda hastalığın «sebebi» konusunda ek bilirkişi raporu ile Adli Tıp raporu arasında çelişki doğmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… ığın sonradan geliştiği ve davacının olay tarihi itibariyle hastalığın varlığını bilebilecek durumda olmadığı kanaatine varıldığı, şu halde gerçeleşen riskin poliçe «teminatı» altında bulunduğu, talep edilen 44.000 TL tedavi «masrafının» kadri matuf olduğu, bununla birlikte manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 44.000 TL «maddi tazminatın» davacıdan tahsiline,manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, sigorta bedelinin tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, gerek bilirkişi raporunda gerekse adli tıp raporunda hastalığın doğuştan olduğuna dair bir saptama yapılmadığı, bu durumda hastalığın sonradan geliştiği ve davacının olay tarihi itibariyle hastalığın varlığını bilebilecek durumda olmadığı gerekçesi ile «maddi tazminat» istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12657 E. 2012/3651 K.
Ortak:teminat kapsamı · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda… ihleri arasında 23942 nolu poliçe ile sağlık sigortası yaptırdığı, poliçenin yürürlükte olduğu dönem içinde davacının,düşme sonucu dizinde oluştuğu belirlenen sorun «sebebi» ile muayene ve tedavi olduğu, ameliyat edildiği,davacının yaralanmasının «teminat kapsamında» kaldığı ve tedavi giderlerinini günün rayiçlerine uygun düştüğü, davalının davacının rahatsızlığının doğuştan olduğu yolundaki savunması kanıtlayamadığı gerekçeler …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının poliçe başvuru formunda herhangi bir hastalığından bahsetmediği, göz hastalıkları tedavisinin «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, sağlık sigortasından kaynaklanmakta olup, uyuşmazlık davacının dava konusu göz rahatsızlığının ne zaman başladığı, sigorta başvuru formunun düzenlendiği tarihte anılan hastalığının bulunup bulunmadığı, hastalığın «teminat kapsamında» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının sigorta başvuru formunda göz rahatsızlığından bahsetmediği, hastalığın «teminat» dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı taraf hastalığına ilişkin olarak ilk defa Batman’da özel bir hastanede tedavi gördüğünü, poliçenin ilk olarak 02.10.2006 tarihinde tanzim edildiğini, rahatsızlığının ise 01.12.2006 tarihinde ortaya çıktığını, yine davalının tedavi «masraflarını» ödememe gerekçesi olarak gösterdiği provizyon formunda hastane personelinin hatalı olarak hastalığın geçmişini 3 yıl olarak belirttiğini, ancak sonradan itirazı üz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, davacının sigorta başvuru formunda göz rahatsızlığından bahsetmediği, hastalığın «teminat» dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı taraf hastalığına ilişkin olarak ilk defa Batman’da özel bir hastanede tedavi gördüğünü, poliçenin ilk olarak 02.10.2006 tarihinde tanzim edildiğini, rahatsızlığının ise 01.12.2006 tarihinde ortaya çıktığını, yine davalının tedavi «masraflarını» ödememe gerekçesi olarak gösterdiği provizyon formunda hastane personelinin hatalı olarak hastalığın geçmişini 3 yıl olarak belirttiğini, ancak sonradan itirazı üz …
Bu itibarla mahkemece, yukarıda anılan belgeler getirtilip, gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5221 E. , 2012/11122 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2009/615-2010/1421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 8 yıldır sağlık poliçesi ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, tüm muayene ve ameliyat giderlerinin poliçe kapsamında bulunduğunu, 2008 yılının Temmuz ayında müvekkilinin düşmesi sonucu dizinde şişlik oluşması ve yürüme zorluğu nedeni ile muayene olduğunu ve 2008 yılının Ağustos ayında ameliyat olmak zorunda kaldığını, gerek muayene, gerekse ameliyat giderlerinin tazminine dair taleplerinin, davalı şirket tarafından müvekkilinde meydana gelen rahatsızlığın doğuştan gelen hastalık ve sakatlıklardan oluştuğu gerekçesi ile red edildiğini, müvekkilinin rahatsızlığının doğuştan olmadığı belirtilmesine rağmen tedavi giderlerinin ödenmediğini ileri sürerek, 6.397.88 TL tutarındaki muayene ve ameliyat giderlerinin davalının temerrüde düştüğü 6.8.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkil şirket nezninde 23942 nolu poliçe ile sigortalı olduğunu, davacının sol dizinde meydana gelen komplikasyonun düşme sonucu gelişmediği ve daha önceden var olduğunun tespit edildiğini, davacıya tanısı konulan hastalığın doğuştan gelen yapısal bir bozukluk olup tekrarlayan çıkıklarla ortaya çıkabildiğini, poliçe özel şartlarına göre doğuştan gelen hastalık ve sakatlıkların sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,davacının davalı şirkete 8.12.2007-8.12.2008 tarihleri arasında 23942 nolu poliçe ile sağlık sigortası yaptırdığı, poliçenin yürürlükte olduğu dönem içinde davacının,düşme sonucu dizinde oluştuğu belirlenen sorun sebebi ile muayene ve tedavi olduğu, ameliyat edildiği,davacının yaralanmasının teminat kapsamında kaldığı ve tedavi giderlerinini günün rayiçlerine uygun düştüğü, davalının davacının rahatsızlığının doğuştan olduğu yolundaki savunması kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 6.397.88 TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, Hayat Sigorta Poliçesi 'nden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlık esas itibariyle dava konusu hastalığın doğuştan gelen bir hastalık olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle, özel bilgi gerektirdiği de tabiidir. Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmişse de seçilen bilirkişi dava konusu hastalıkla ilgili uzman değildir. Dava konusu edilen hastalık,ortopedi bilim dalı ile ilgili bir hastalık olduğundan, mahkemece bu konuda uzman olan bir tabip bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, bilirkişi yemin zaptında grafolojik-grafometrik alanında uzman olduğuna dair kayıt bulunan ve adli tıp uzmanı olan bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061810900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz