Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13851 E. 2013/12057 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fatura ile ispat↗ poliçe özel şartları↗ teminat kapsamı↗ havale↗ fatura↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ ibraz↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporunda rahatsızlığın doğuştan-konjenital bir rahatsızlık olduğunun söylenemeyeceğinin belirtildiği, davacıda böyle bir halin öteden beri varolduğunun davacı tarafça poliçenin tanzimi tarihinde ya da sonrasında ispat olunamadığı, davalı ... şirketinin poliçe kapsamı içerisinde davacı tarafça yapılan ve poliçe hükümlerine göre ödenmesi gereken, fatura ile de ispat olunan tedavi giderini davacıya ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 9.553,39 TL tedavi giderinin 12.11.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sağlık sigorta poliçesine dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkin olup davacı mevcut rahatsızlığının teminat kapsamında olduğunu iddia ederek işbu davayı açmıştır. İbraz edilen 23.09.2010 havale tarihli bilirkişi raporunda davacıdaki hastalığın konjenital (doğuştan gelen) rahatsızlık olduğu, poliçe özel şartları gereğince teminat kapsamı dışında kaldığı belirtilmiş, ardından alınan 09.12.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise davacının geçirdiği rahatsızlığın doğumsal olduğunun tıbben net bir şekilde belirlenmesinin mümkün olmadığı, tedavi giderinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği bildirilmiştir. Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden son rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda davacıda bulunan hastalıklar konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden mevcut rahatsızlığın doğuştan gelen rahatsızlık olup olmadığı konusunda, önceki bilirkişi raporlarını da irdeleyen, rapor alınarak çelişkinin giderilmesinden sonra ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13061 E. 2012/19770 K.
Ortak:poliçe özel şartları · teminat kapsamı · sigorta poliçesi · yasal faiz · teminat
İncelediğiniz karardaDava, sağlık «sigorta poliçesine» dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkin olup davacı mevcut rahatsızlığının «teminat kapsamında» olduğunu iddia ederek işbu davayı açmıştır.
İbraz edilen 23.09.2010 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davacıdaki hastalığın konjenital (doğuştan gelen) rahatsızlık olduğu, «poliçe özel şartları» gereğince «teminat kapsamı» dışında kaldığı belirtilmiş, ardından alınan 09.12.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise davacının geçirdiği rahatsızlığın doğumsal olduğunun tıbben net bir …
… mi tarihinde ya da sonrasında ispat olunamadığı, davalı ... şirketinin poliçe kapsamı içerisinde davacı tarafça yapılan ve poliçe hükümlerine göre ödenmesi gereken, «fatura» ile de ispat olunan tedavi giderini davacıya ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 9.553,39 TL tedavi giderinin 12.11.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece sigorta hukukçusu bilirkişi tarafından verilen rapora itibar edilerek, tedavinin «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2009/40189 E sayılı dosyasına vaki «asıl alacakla» ilgili itirazının iptali ile takibe konu 2.872,92 TL'lik asıl alacak itibariyle takibin devamına, takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ameliyat edilen "dermoid kisti" rahatsızlığının Poliçe Özel Şartları 3.1. maddesinde «teminat» dışı olarak belirtilen "doğuştan gelen hastalık" olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2009/40189 E sayılı dosyasına vaki «asıl alacakla» ilgili itirazının iptali ile takibe konu 2.872,92 TL'lik asıl alacak itibariyle takibin devamına, takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece sigorta hukukçusu bilirkişi tarafından verilen rapora itibar edilerek, tedavinin «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13851 E. , 2013/12057 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.03.2012 tarih ve 2011/206-2012/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Kimya Ltd. Şti. çalışanı olduğunu, adı geçen firmanın davalı şirket ile imzaladığı "... Sağlık Sigorta Poliçesi" uyarınca müvekkilinin de sigortalandığını, ... Hastanesinde tedavi olarak kist ve tümör çıkartılması yönünde kendisine cerrahi müdahale yapıldığını, tedavi gideri olarak yaptığı 9.553,39 TL'nin davalıdan talep edilmesine rağmen rahatsızlığın "doğuştan gelen anomali ve hastalık" olduğunu, teminat kapsamında kalmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa rahatsızlığın %100 olarak doğuştan geldiğinin değerlendirilemeyeceğini, belirti vermeyen rahatsızlığın müvekkili tarafından bilinemeyeceğini, teminat yönünden yeterli bilginin verilmediğini, ödememeye dayanak gösterilen poliçenin 10.
maddesinin BK. 19/2 ve 20. maddeleri uyarınca "gayri muhik" bulunmakla batıl olduğunu ileri sürerek 9.553,39 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının "... Sağlık Sigorta Poliçesi" kapsamında sigortalıları olduğunu, uzman doktorlar tarafından yapılan inceleme sonucu davacıya yapılan laporoskopik kist ve tümör çıkarma operasyonlarının doğumsal hastalık tanımı içerisinde yer aldığını, sigorta sözleşmesinin 10. maddesi uyarınca teminat dışı kaldığından tazminat talebinin reddedildiğini, poliçe şartlarında hastalıktan önceden haberdar olunup olunmamasının bir ön şart olarak belirtilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporunda rahatsızlığın doğuştan-konjenital bir rahatsızlık olduğunun söylenemeyeceğinin belirtildiği, davacıda böyle bir halin öteden beri varolduğunun davacı tarafça poliçenin tanzimi tarihinde ya da sonrasında ispat olunamadığı, davalı ... şirketinin poliçe kapsamı içerisinde davacı tarafça yapılan ve poliçe hükümlerine göre ödenmesi gereken, fatura ile de ispat olunan tedavi giderini davacıya ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 9.553,39 TL tedavi giderinin 12.11.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sağlık sigorta poliçesine dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkin olup davacı mevcut rahatsızlığının teminat kapsamında olduğunu iddia ederek işbu davayı açmıştır. İbraz edilen 23.09.2010 havale tarihli bilirkişi raporunda davacıdaki hastalığın konjenital (doğuştan gelen) rahatsızlık olduğu, poliçe özel şartları gereğince teminat kapsamı dışında kaldığı belirtilmiş, ardından alınan 09.12.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise davacının geçirdiği rahatsızlığın doğumsal olduğunun tıbben net bir şekilde belirlenmesinin mümkün olmadığı, tedavi giderinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği bildirilmiştir. Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden son rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda davacıda bulunan hastalıklar konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden mevcut rahatsızlığın doğuştan gelen rahatsızlık olup olmadığı konusunda, önceki bilirkişi raporlarını da irdeleyen, rapor alınarak çelişkinin giderilmesinden sonra ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451765500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz