Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15589 E. 2012/6793 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ dava sebebi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gerek bilirkişi raporunda gerekse adli tıp raporunda hastalığın doğuştan olduğuna dair bir saptama yapılmadığı, keza davacının 2003 yılında çekilen MR görüntüsünde de hastalığa ilişkin bulguya da rastlanmadığı, bu durumda hastalığın sonradan geliştiği ve davacının olay tarihi itibariyle hastalığın varlığını bilebilecek durumda olmadığı kanaatine varıldığı, şu halde gerçeleşen riskin poliçe teminatı altında bulunduğu, talep edilen 44.000 TL tedavi masrafının kadri matuf olduğu, bununla birlikte manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 44.000 TL maddi tazminatın davacıdan tahsiline,manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta bedelinin tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, gerek bilirkişi raporunda gerekse adli tıp raporunda hastalığın doğuştan olduğuna dair bir saptama yapılmadığı, bu durumda hastalığın sonradan geliştiği ve davacının olay tarihi itibariyle hastalığın varlığını bilebilecek durumda olmadığı gerekçesi ile maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, ek bilirkişi raporunda davacıda görülen hastalığının hem doğuştan hemde sonradan meydana gelebileceği, bu konuda ayrım yapılamadığı, ancak davacının daha önce 2003 tarihinde çektirdiği MR de her hangi bir bulgunun saptanmadığı, MR nin tamamen normal olduğu, bu durumun patalojinin daha sonra geliştiğini gösterdiği yönünde görüş bildirilmiş, Adli Tıp raporunda ise -gerekçede yazılanın aksine- AVM hastalığının konjentinal (doğuştan) olan bir hastalık olduğu, özellik arzetmeyen incelemelerle ortaya çıkartılamayacağı, davacıda görülen AVM'nin önceden bulgu veren bir hastalık olmadığı, ayrıca 2003 tarihinde çekilen MR nin küçük AVM'nin tespiti için yetersiz olduğu belirtilmiştir.Bu durumda hastalığın sebebi konusunda ek bilirkişi raporu ile Adli Tıp raporu arasında çelişki doğmuştur. Şu halde, davacıdaki hastalığın doğuştan mı yoksa sonradan mı meydana geldiği konusunda ek bilirkişi raporu ile Adli Tıp raporu arasında çelişki giderilecek şekilde, AVM hastalığı uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13851 E. 2013/12057 K.
Ortak:teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda… ığın sonradan geliştiği ve davacının olay tarihi itibariyle hastalığın varlığını bilebilecek durumda olmadığı kanaatine varıldığı, şu halde gerçeleşen riskin poliçe «teminatı» altında bulunduğu, talep edilen 44.000 TL tedavi «masrafının» kadri matuf olduğu, bununla birlikte manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 44.000 TL «maddi tazminatın» davacıdan tahsiline,manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, sağlık «sigorta poliçesine» dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkin olup davacı mevcut rahatsızlığının «teminat kapsamında» olduğunu iddia ederek işbu davayı açmıştır.
İbraz edilen 23.09.2010 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davacıdaki hastalığın konjenital (doğuştan gelen) rahatsızlık olduğu, «poliçe özel şartları» gereğince «teminat kapsamı» dışında kaldığı belirtilmiş, ardından alınan 09.12.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise davacının geçirdiği rahatsızlığın doğumsal olduğunun tıbben net bir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · teminat kapsamı · havale · fatura · sigorta poliçesi · yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaİbraz edilen 23.09.2010 «havale» tarihli bilirkişi raporunda davacıdaki hastalığın konjenital (doğuştan gelen) rahatsızlık olduğu, «poliçe özel şartları» gereğince «teminat kapsamı» dışında kaldığı belirtilmiş, ardından alınan 09.12.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda ise davacının geçirdiği rahatsızlığın doğumsal olduğunun tıbben net bir …
… mi tarihinde ya da sonrasında ispat olunamadığı, davalı ... şirketinin poliçe kapsamı içerisinde davacı tarafça yapılan ve poliçe hükümlerine göre ödenmesi gereken, «fatura» ile de ispat olunan tedavi giderini davacıya ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 9.553,39 TL tedavi giderinin 12.11.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, sağlık «sigorta poliçesine» dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkin olup davacı mevcut rahatsızlığının «teminat kapsamında» olduğunu iddia ederek işbu davayı açmıştır.
Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden «son» rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5221 E. 2012/11122 K.
Ortak:dava sebebi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz kararda… ığın sonradan geliştiği ve davacının olay tarihi itibariyle hastalığın varlığını bilebilecek durumda olmadığı kanaatine varıldığı, şu halde gerçeleşen riskin poliçe «teminatı» altında bulunduğu, talep edilen 44.000 TL tedavi «masrafının» kadri matuf olduğu, bununla birlikte manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 44.000 TL «maddi tazminatın» davacıdan tahsiline,manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
… 'nin önceden bulgu veren bir hastalık olmadığı, ayrıca 2003 tarihinde çekilen MR nin küçük AVM'nin tespiti için yetersiz olduğu belirtilmiştir.Bu durumda hastalığın «sebebi» konusunda ek bilirkişi raporu ile Adli Tıp raporu arasında çelişki doğmuştur.
Benzer bu kararda… ihleri arasında 23942 nolu poliçe ile sağlık sigortası yaptırdığı, poliçenin yürürlükte olduğu dönem içinde davacının,düşme sonucu dizinde oluştuğu belirlenen sorun «sebebi» ile muayene ve tedavi olduğu, ameliyat edildiği,davacının yaralanmasının «teminat kapsamında» kaldığı ve tedavi giderlerinini günün rayiçlerine uygun düştüğü, davalının davacının rahatsızlığının doğuştan olduğu yolundaki savunması kanıtlayamadığı gerekçeler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · yemin · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… ihleri arasında 23942 nolu poliçe ile sağlık sigortası yaptırdığı, poliçenin yürürlükte olduğu dönem içinde davacının,düşme sonucu dizinde oluştuğu belirlenen sorun «sebebi» ile muayene ve tedavi olduğu, ameliyat edildiği,davacının yaralanmasının «teminat kapsamında» kaldığı ve tedavi giderlerinini günün rayiçlerine uygun düştüğü, davalının davacının rahatsızlığının doğuştan olduğu yolundaki savunması kanıtlayamadığı gerekçeler …
Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmişse de seçilen bilirkişi dava konusu hastalıkla ilgili uzman değildir.
Dava konusu edilen hastalık,ortopedi bilim dalı ile ilgili bir hastalık olduğundan, mahkemece bu konuda uzman olan bir tabip bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, bilirkişi «yemin» zaptında grafolojik-grafometrik alanında uzman olduğuna dair kayıt bulunan ve adli tıp uzmanı olan bilirkişiden rapor alınmak suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13061 E. 2012/19770 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz kararda… ığın sonradan geliştiği ve davacının olay tarihi itibariyle hastalığın varlığını bilebilecek durumda olmadığı kanaatine varıldığı, şu halde gerçeleşen riskin poliçe «teminatı» altında bulunduğu, talep edilen 44.000 TL tedavi «masrafının» kadri matuf olduğu, bununla birlikte manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 44.000 TL «maddi tazminatın» davacıdan tahsiline,manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece sigorta hukukçusu bilirkişi tarafından verilen rapora itibar edilerek, tedavinin «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ameliyat edilen "dermoid kisti" rahatsızlığının Poliçe Özel Şartları 3.1. maddesinde «teminat» dışı olarak belirtilen "doğuştan gelen hastalık" olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu nedenlerle, doktor bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak sözkonusu hastalığın doğuştan olup olmadığının tespit ettirilip, neticesine göre Poliçe Özel Şartları 3.1. maddesinde sayılan «teminat» dışı halin bulunup bulunmadığı ve davacının ameliyat giderlerini talep edip edemeyeceğine karar vermek gerekirken sigorta hukukçusu tarafından sunulan rapora göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2009/40189 E sayılı dosyasına vaki «asıl alacakla» ilgili itirazının iptali ile takibe konu 2.872,92 TL'lik asıl alacak itibariyle takibin devamına, takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece sigorta hukukçusu bilirkişi tarafından verilen rapora itibar edilerek, tedavinin «sigorta teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15589 E. , 2012/6793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/07/2010 tarih ve 2007/754-2010/429 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşinin dava dışı Clairant Türkiye Boya ve Kimyevi Maddeler Sanayi ve Ticaret A.Ş'de çalıştığını, bu firma ile davalı ... arasında imzalanan "Grup Sağlık Sigortası Sözeşmesi" uyarınca davacının da poliçe lehdarı olduğunu, daha önce hiçbir rahatsızlığı bulunmayan davacının 12.08.2007 tarihinde aniden hastalanarak komaya girdiğini, yoğun bakım ve servis tedavisi sonucu iyileştiğini, tedaviyi yapan sağlık kuruluşunca davacıya AVM (Arterio Venöz Malformasyon) tanısı konulduğunu, hastalığın doğuştan var olduğu gerekçesi ile tedavi masraflarının davalı tarafından karşılamadığını, oysa davacının dört yıl önce baş ağrısı şikayeti ile aynı hastaneye yaptığı müracaat sırasında çekilen MR görüntüsünde hastalıkla ilgili her hangi bir patalojik bulgunun saptanmamış olduğunu, literatürde, teşhisi konulan hastalığın doğuştan veya sonradan oluşabileceğinin belirtildiğini, 44.000 TL tedavi masrafının müvekkilince karşılandığını,öte yandan sözleşmeye aykırı davranan davalının aynı zamanda müvekkilinin şahsiyet haklarını da ihlal ettiğini ileri sürerek, tedavi masrafı olarak şimdilik 44.000 TL maddi tazminat ve 50.000 TL manevi tazminatın faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tanısı konulan AVM hastalığının doğuştan olması nedeniyle Hastalık Sigortası Genel Şartları ve Sağlık Sigorta Poliçesi özel şartları uyarınca tedavi masraflarının teminat dışı oduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatı kapsamında da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, gerek bilirkişi raporunda gerekse adli tıp raporunda hastalığın doğuştan olduğuna dair bir saptama yapılmadığı, keza davacının 2003 yılında çekilen MR görüntüsünde de hastalığa ilişkin bulguya da rastlanmadığı, bu durumda hastalığın sonradan geliştiği ve davacının olay tarihi itibariyle hastalığın varlığını bilebilecek durumda olmadığı kanaatine varıldığı, şu halde gerçeleşen riskin poliçe teminatı altında bulunduğu, talep edilen 44.000 TL tedavi masrafının kadri matuf olduğu, bununla birlikte manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 44.000 TL maddi tazminatın davacıdan tahsiline,manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta bedelinin tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, gerek bilirkişi raporunda gerekse adli tıp raporunda hastalığın doğuştan olduğuna dair bir saptama yapılmadığı, bu durumda hastalığın sonradan geliştiği ve davacının olay tarihi itibariyle hastalığın varlığını bilebilecek durumda olmadığı gerekçesi ile maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, ek bilirkişi raporunda davacıda görülen hastalığının hem doğuştan hemde sonradan meydana gelebileceği, bu konuda ayrım yapılamadığı, ancak davacının daha önce 2003 tarihinde çektirdiği MR de her hangi bir bulgunun saptanmadığı, MR nin tamamen normal olduğu, bu durumun patalojinin daha sonra geliştiğini gösterdiği yönünde görüş bildirilmiş, Adli Tıp raporunda ise -gerekçede yazılanın aksine- AVM hastalığının konjentinal (doğuştan) olan bir hastalık olduğu, özellik arzetmeyen incelemelerle ortaya çıkartılamayacağı, davacıda görülen AVM'nin önceden bulgu veren bir hastalık olmadığı, ayrıca 2003 tarihinde çekilen MR nin küçük AVM'nin tespiti için yetersiz olduğu belirtilmiştir.Bu durumda hastalığın sebebi konusunda ek bilirkişi raporu ile Adli Tıp raporu arasında çelişki doğmuştur.
Şu halde, davacıdaki hastalığın doğuştan mı yoksa sonradan mı meydana geldiği konusunda ek bilirkişi raporu ile Adli Tıp raporu arasında çelişki giderilecek şekilde, AVM hastalığı uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057752400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz