Ticari Markanın Hükümsüzlüğü/İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5551 E. 2012/11071 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ ortalama tüketici↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, başvuruda "EFİT" kelimesinin esas unsuru teşkil ettiği, başvuru ile davacı markasının görsel, işitsel, kavramsal ya da anlam (semantik) olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, başvurudaki "E" ön ekinin de, davacı "Eti Gıda"nın lider markası olan "ETİ" kelimesini çağrıştırdığı, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin çok yüksek bulunduğu, dolayısıyla, davalı başvurusundaki “FİSKOBİRLİK”, "E" ve şekil ilavesinin iltibas ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, TPE YİDK’nın 2008-M-3172 sayılı kararının iptaline, 2006/49346 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı kooperatifler birliği vekili temyiz etmiştir.
Başvuru konusu “FİSKOBİRLİK EFİT + FINDIK ŞEKLİ” işareti; kelime, şekil ve renk unsurundan oluşan karma işaret vasfındadır. Başvuruya itiraz eden davacı adına tescilli “FİT” ibareli marka ise kelime markası vasfındadır. 556 sayılı KHK'nin 5. maddesi uyarınca marka olarak tescil edilecek bir işaretin, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırtedici vasıfta olmak şartıyla çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanıp çoğaltılabilen işaretlerden olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu işaret içerisinde yer alan “EFİT” ibaresi ile davacı adına tescilli “FİT” ibareli marka arasında benzerlik bulunmakta ise de dava konusu başvurunun dikkat çekici ve baskın nitelikteki asli unsurunun “FİSKOBİRLİK” ibaresi ve fındık şeklinden oluştuğunun, bu haliyle tescili istenen emtia bakımından dava konusu başvurunun bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda ortalama tüketici nezdinde 556 Sayılı KHK'nin 8/1-(b) bendi anlamında iltibas tehlikesine yol açılmayacağı ve aynı KHK'nin 5. maddesine göre ayırtedici niteliğe sahip olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11868 E. 2013/17463 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · vekalet ücreti
Benzer bu karardaFındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) aleyhine açılan davanın kabulü ile 228.«258»,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı S.S. ... yararına «vekalet ücreti» yönünden bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6433 E. 2013/7420 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… yaptığı, sorumluluğun tamamının Fiskobirlikte olduğu gerekçesiyle, SS Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Fiskobirlik) aleyhine açılan davanın kabulü ile 228.«258»,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Davalı ... yönünden dava reddedilmesine rağmen, lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, davalı ... vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülerek, hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9685 E. 2013/12894 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5551 E. , 2012/11071 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/06/2010 tarih ve 2008/265-2010/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 29, 30 ve 32. sınıflarda tescilli "FİT" markasının sahibi olduğunu, davalının “FİSKOBİRLİK EFİT +Şekil” ibaresinin 29, 30 ve 32. sınıftaki emtialar açısından tescil edilmesi istemi ile başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin Markalar Dairesine yaptığı itirazın kabulünün ardından davalı kooperatif vekilince yapılan itirazın nihai olarak YİDK’nın kararıyla “başvuru ve itiraza gerekçe gösterilen markaların iltibasa yol açabilecek derecede benzer olmadığı” gerekçesiyle kabul edildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek kadar aynı olduğunu, davalı kooperatifin kötü niyetli olduğunu, müvekkili markasının tescilli olduğu emtialar ile tescil edilmek istenen markanın tescil edileceği emtia sınıflarının ve markaların benzerliği nedeniyle 556 sayılı KHK’nin 8/1(b) maddesi bağlamında iltibasın bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nın 2008-M-3172 sayılı kararının iptali ile tescili halinde markanın iptaline, hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum karar ve işlemlerinin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatifler birliği vekili, müvekkili kooperatifin Entegre Fındık İşleme Tesisi (EFİT) olduğunu, buradan hareketle "EFİT" ibaresinin tercih edildiğini, müvekkilinin EFİT ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu, davacı markası ile müvekkili başvurusunun benzemediğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, başvurudaki "FİSKOBİRLİK" ibaresinin asıl unsur olduğunu ve başvuruya ayırt edicilik kattığını, davacının ayırt edici vasfı bulunmayan tasviri bir işareti tescil ettirmek suretiyle kendi inhisarı altına almaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, başvuruda "EFİT" kelimesinin esas unsuru teşkil ettiği, başvuru ile davacı markasının görsel, işitsel, kavramsal ya da anlam (semantik) olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, başvurudaki "E" ön ekinin de, davacı "Eti Gıda"nın lider markası olan "ETİ" kelimesini çağrıştırdığı, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin çok yüksek bulunduğu, dolayısıyla, davalı başvurusundaki “FİSKOBİRLİK”, "E" ve şekil ilavesinin iltibas ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, TPE YİDK’nın 2008-M-3172 sayılı kararının iptaline, 2006/49346 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı kooperatifler birliği vekili temyiz etmiştir.
Başvuru konusu “FİSKOBİRLİK EFİT + FINDIK ŞEKLİ” işareti; kelime, şekil ve renk unsurundan oluşan karma işaret vasfındadır. Başvuruya itiraz eden davacı adına tescilli “FİT” ibareli marka ise kelime markası vasfındadır. 556 sayılı KHK'nin 5. maddesi uyarınca marka olarak tescil edilecek bir işaretin, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırtedici vasıfta olmak şartıyla çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanıp çoğaltılabilen işaretlerden olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu işaret içerisinde yer alan “EFİT” ibaresi ile davacı adına tescilli “FİT” ibareli marka arasında benzerlik bulunmakta ise de dava konusu başvurunun dikkat çekici ve baskın nitelikteki asli unsurunun “FİSKOBİRLİK” ibaresi ve fındık şeklinden oluştuğunun, bu haliyle tescili istenen emtia bakımından dava konusu başvurunun bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda ortalama tüketici nezdinde 556 Sayılı KHK'nin 8/1-(b) bendi anlamında iltibas tehlikesine yol açılmayacağı ve aynı KHK'nin 5.
maddesine göre ayırtedici niteliğe sahip olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061796400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz