6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Itirazın kaldırılması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8019 E. 2012/10818 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın kaldırılması istirdat davası yetkili hamil davanın açılmamış sayılması açılmamış sayılma rücu hamil alacak davası istirdat geçersizlik asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 642

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafından keşide edilen 3.960 TL bedelli çeki elinde bulunduran davacının yetkili hamil olduğu, davalının Klasman Elektrik Ltd. Şti. ile aralarındaki taşeronluk mukavelesinden doğan uyuşmazlık nedeni ile icra takibinde çeki ödemediği, şirketin işin tamamlamadığı iddiasıyla açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, TTK’nun 642. maddesi gereğince çekin kayıtsız ve şartsız bir bedelin ödenmesini emrettiği, dava konusu çekin geçersizliğini gerektiren bir anlaşmanın taraflarca yapılmadığı, davalının bu ihtilaftan dolayı yetkili hamil olan davacıya çeki ödemekten kaçınamayacağı, ilgili tüzel şirkete rücu ile istirdat davası açma olanağının bulunduğu, davalının alacak miktarını bildiği ve itirazını kötü niyetle yaptığı gerekçesiyle itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacak miktarı olan 3.960 TL üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

1-Davacı vekili her ne kadar 01.12.2008 tarihli dava dilekçesinin konu kısmında “itirazın kaldırılmasını, takibin devamını, tazminata hükmedilmesini”, sonuç kısmında da “alacağın tahsilini, itirazın kaldırılmasını, takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini” talep etmiş ise de, 30.12.2008 tarihli ilk celsede dava dilekçesinin okunması akabinde “davaya alacak davası olarak devam edilmesini” istediğini beyan ettiğine göre, mahkemece, davanın itirazın iptali olarak kabul edilmesi ve buna göre itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2204 E. 2013/18971 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2842 E. 2015/7369 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2982 E. 2019/8128 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3966 E. 2011/6452 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8019 E.  ,  2012/10818 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen11/03/2010 tarih ve 2008/1988-2010/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı tarafından keşide edilen 3.960 TL bedelli ve 30/05/2007 keşide tarihli çekin ciro edilmek suretiyle yetkili hamili olan müvekkilinin davalı hakkında başlattığı takibin itiraz üzerine durduğunu, davalının çeki müvekkiline ciro eden hamil tüzel kişi şirket aleyhine açmış olduğu tazminat ve çekin ödenmemesi davasında davanın takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalının haksız, kötü niyetli ve usulsüz itirazı nedeniyle alacağın tahsil edilmediğini ileri sürerek, 3.960 TL’nin 30/05/2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin Adapazarı Merkez Belediyesinin meclis salonunun seslendirme ve ışıklandırma işlerini ihale ile aldığını, müvekkilinin bu işin yapılması için anlaştığı Klasman Elektrik Ltd. Şti’ye çekin verildiğini, ancak sözleşmede belirtilen iş ve işlemlerin tamamlanmadığı, davacının bu şirketin ortağı olduğunu, cironun tahsil cirosu mahiyetinde bulunduğunu, müvekkilinin davacı ile ayrı bir ticaretinin bulunmadığını, tüm def’i ve itirazların davacıyı da bağlayacağı, çekin vasıflarını kaybettiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafından keşide edilen 3.960 TL bedelli çeki elinde bulunduran davacının yetkili hamil olduğu, davalının Klasman Elektrik Ltd. Şti. ile aralarındaki taşeronluk mukavelesinden doğan uyuşmazlık nedeni ile icra takibinde çeki ödemediği, şirketin işin tamamlamadığı iddiasıyla açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, TTK’nun 642. maddesi gereğince çekin kayıtsız ve şartsız bir bedelin ödenmesini emrettiği, dava konusu çekin geçersizliğini gerektiren bir anlaşmanın taraflarca yapılmadığı, davalının bu ihtilaftan dolayı yetkili hamil olan davacıya çeki ödemekten kaçınamayacağı, ilgili tüzel şirkete rücu ile istirdat davası açma olanağının bulunduğu, davalının alacak miktarını bildiği ve itirazını kötü niyetle yaptığı gerekçesiyle itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacak miktarı olan 3.960 TL üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

1-Davacı vekili her ne kadar 01.12.2008 tarihli dava dilekçesinin konu kısmında “itirazın kaldırılmasını, takibin devamını, tazminata hükmedilmesini”, sonuç kısmında da “alacağın tahsilini, itirazın kaldırılmasını, takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini” talep etmiş ise de, 30.12.2008 tarihli ilk celsede dava dilekçesinin okunması akabinde “davaya alacak davası olarak devam edilmesini” istediğini beyan ettiğine göre, mahkemece, davanın itirazın iptali olarak kabul edilmesi ve buna göre itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061769900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.