Sigorta halefiyeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5310 E. 2012/10455 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta halefiyeti↗ genel yetkili mahkeme↗ ifa yeri↗ halefiyet↗ müteselsil sorumluluk↗ ifa↗ yetki↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ... tarafından sigortalanan yemeklik yağların davalı Logaktif A.Ş.'nin işleteni ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı çekici tarafından çekilen ... plakalı römorka yüklendiği, 31.07.2009 tarihinde aracın Sakarya yakınlarında trafik kazasına karıştığı ve araçtaki yağların yola döküldüğü, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğu, kaza sonrasında davacı ... tarafından 09.04.2010 tarihinde sigortalıya 18.223,50 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davalıların meydana gelen zarardan araç işleteni ve sürücüsü olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsili için TTK’nun 1301. maddesi uyarınca halefiyen açılmış, mümeyyiz davalı ise yetkili mahkemenin ikametgahı mahkemesi olan Şişli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu savunmuştur.
Dava, sigortalıya halefiyen açıldığından ve uyuşmazlık da taşıma akdinden kaynaklandığından dava, HUMK’nun 9. maddesi uyarınca davalının ikametgahı olan genel yetkili mahkemede, aktin ifa yeri İstanbul mahkemelerinde veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nun 10. maddesi uyarınca akdin vuku bulduğu yer mahkemesinde dava açılabilmesi için davalı veya vekilinin dava sırasında orada bulunması gerekir. Davada bu son halin varlığı iddia ve ispat edilmediğinden, akdin vuku bulduğu yer mahkemesi olan Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi davayı görmeye yetkili değildir. Bu itibarla, mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermek gerekirken uyuşmazlığın esasına girilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5786 E. 2019/6975 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk
İncelediğiniz kararda… ndan 09.04.2010 tarihinde sigortalıya 18.223,50 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davalıların meydana gelen zarardan araç işleteni ve sürücüsü olarak müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ndan 09.04.2010 tarihinde sigortalıya 18.223,50 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davalıların meydana gelen zarardan araç işleteni ve sürücüsü olarak müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, ödeme tarihinden itibaren «temerrüt» gerçekleşmiş olacağından 09/04/2010 tarihinden itibaren «avans faizi» istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu · yetkisizlik kararı · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… ndan 09.04.2010 tarihinde sigortalıya 18.223,50 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davalıların meydana gelen zarardan araç işleteni ve sürücüsü olarak müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, ödeme tarihinden itibaren «temerrüt» gerçekleşmiş olacağından 09/04/2010 tarihinden itibaren «avans faizi» istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsili için TTK’nın 1301. maddesi uyarınca sigortalıya halefen açılmış «rücu» davasıdır.
Mahkemece, daha önce «yetkisiz» Adana 2.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11807 E. 2012/18585 K.
Ortak:halefiyet · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz kararda1- Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsili için TTK’nun 1301. maddesi uyarınca «halefiyen» açılmış, mümeyyiz davalı ise yetkili mahkemenin ikametgahı mahkemesi olan Şişli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu savunmuştur.
Dava, «sigortalıya halefiyen» açıldığından ve uyuşmazlık da taşıma akdinden kaynaklandığından dava, HUMK’nun 9. maddesi uyarınca davalının ikametgahı olan «genel yetkili» mahkemede, aktin «ifa yeri» İstanbul mahkemelerinde veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir.
Bu itibarla, mahkemece dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar vermek gerekirken uyuşmazlığın esasına girilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda «halefiyet ilkesi» gereğince sigortacının da «rücu» davasını aktin vuku bulduğu yerde açabileceği kabul edilerek «yetki itirazının» reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacı, davayı yasadan kaynaklanan «halefiyet» hakkına dayalı olarak açmış olup «taşıtan», ne gibi bir hakka sahip ise davacı da aynı haklara sahiptir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:halefiyet ilkesi · rücu davası · müddeabih · taşıtan · yetki itirazı · rücu · taşıyıcı · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda1- Dava, Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesine dayalı olarak açılan «rücu davası» olup davacı, mal sahibi «taşıtan» ...Cam Limited Şirketi'ne ödeme yaptıktan sonra taşıma sırasında «hasar» meydana geldiğinden ödediği bedeli davalı «taşıyıcıdan» rücuen talep etmektedir.
Bu durumda «halefiyet ilkesi» gereğince sigortacının da «rücu» davasını aktin vuku bulduğu yerde açabileceği kabul edilerek «yetki itirazının» reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında doğrudan bir hukuki ilişki olmadığı, aralarında sözleşme de bulunmadığı, bu nedenle yetkili mahkemenin genel hükümlere göre belirlenmesi gerektiği, davanın HMUK’nun 9 ve 27. maddeleri gereğince davalının ikametgahında açılması gerektiği kanaati ile davanın «yetkisizlik» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davacı, davayı yasadan kaynaklanan «halefiyet» hakkına dayalı olarak açmış olup «taşıtan», ne gibi bir hakka sahip ise davacı da aynı haklara sahiptir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8871 E. 2013/23121 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işleten sıfatı · poliçe limiti · nakliyat emtia sigortası · davanın konusu · üçüncü kişi · rücu · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı ... şirketinden «poliçe limiti» dahilinde alacağın bir bölümünün tahsil edildiği, bu suretle davalı ... sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı ... şirketine sigortalı araca vukuu bulan trafik kazasında «hasar» veren...plakalı aracın olay tarihinde davalı ... adına kayıtlı olduğu, ancak davalının bu aracını kaza tarihinden önce satılmak üzere otomobil alım satımı işi ile iştigal eden şirkete bıraktığı, satışla ilgili vekaletname verdiği, bu vekaletin verildiği vekil tarafından aracın kaza sırasında sürücüsü olan ve vefat eden ...'e satılarak «teslim» edildiği,böylece davalı ...'in kaza tarihi itibariyle «işleten sıfatının» kalmadığı gerekçesiyle, davalı ...Ş. aleyhine açılan «davanın konusu» kalmadığından reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesiyle» sigortalı bulunan mal zararının karşılanmasından sonra 6762 Sayılı TTK.nın 1301. maddesi gereği trafik kazasına sebebiyet veren karşı taraf araç işleteni ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısı aleyhine açılan «rücu» davasıdır.
… den şirkete bıraktığı, satışla ilgili vekaletname verdiği, bu vekaletin verildiği vekil tarafından aracın kaza sırasında sürücüsü olan ve vefat eden ...'e satılarak «teslim» edildiği, böylece davalı ...'in kaza tarihi itibariyle «işleten sıfatının» kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu devrin yöntemince aracın kayıtlı olduğu tescil müdürlüğüne de bildirilmesi gerekmektedir ve anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, yasaya uygun bir araç satışının yapıldığının, dolayısıyla «işleten sıfatının» devredildiğinin kabulü mümkün değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15577 E. 2013/287 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · kusur · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; meydana gelen kazada davalı sürücü ...'in «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ...'nin kaza nedeniyle davacıya ödemede bulunduğu gerekçesiyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazada kusurlu olduğu, davalılardan ...'in işleten sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle «maddi tazminat» davasının kabulü ile 2000 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve ...den tahsiline, davacının meydana gelen kaza sebebiyle manevi olarak zarara uğradığı gerekçes …
Mahkemece «kusur» hususunda bilirkişi raporu alınmadığına ve ceza soruşturması sırasında alınan rapora itibar edildiğine göre ceza davasının sonucu beklenerek buna göre karar verilmesi gerekirken bu hususu nazara alınmadan hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle mümeyyiz davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5310 E. , 2012/10455 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.02.2011 tarih ve 2010/384-2011/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan yağ cinsi emtianın, alıcıya ulaştırılmak üzere davalı Logaktif A.Ş.'nin işleteni, diğer davalı ...'ın da sürücüsü olduğu ... plakalı çekici tarafından çekilen ... plakalı yarı römorka yüklendiğini, ancak meydana gelen kaza sonucu araçta bulunan sigortalı emtianın zarar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, 18.425 TL hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 18.220 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin ve diğer davalı ...'ın ikamet adreslerinin İstanbul olması nedeniyle öncelikle yetki yönünden davanın reddine karar verilmesini, ayrıca rücuan tazminat şartlarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ... tarafından sigortalanan yemeklik yağların davalı Logaktif A.Ş.'nin işleteni ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı çekici tarafından çekilen ... plakalı römorka yüklendiği, 31.07.2009 tarihinde aracın Sakarya yakınlarında trafik kazasına karıştığı ve araçtaki yağların yola döküldüğü, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğu, kaza sonrasında davacı ... tarafından 09.04.2010 tarihinde sigortalıya 18.223,50 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davalıların meydana gelen zarardan araç işleteni ve sürücüsü olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsili için TTK’nun 1301. maddesi uyarınca halefiyen açılmış, mümeyyiz davalı ise yetkili mahkemenin ikametgahı mahkemesi olan Şişli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu savunmuştur.
Dava, sigortalıya halefiyen açıldığından ve uyuşmazlık da taşıma akdinden kaynaklandığından dava, HUMK’nun 9. maddesi uyarınca davalının ikametgahı olan genel yetkili mahkemede, aktin ifa yeri İstanbul mahkemelerinde veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde açılabilir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nun 10. maddesi uyarınca akdin vuku bulduğu yer mahkemesinde dava açılabilmesi için davalı veya vekilinin dava sırasında orada bulunması gerekir. Davada bu son halin varlığı iddia ve ispat edilmediğinden, akdin vuku bulduğu yer mahkemesi olan Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi davayı görmeye yetkili değildir. Bu itibarla, mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermek gerekirken uyuşmazlığın esasına girilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061641900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz