Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11807 E. 2012/18585 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet ilkesi↗ rücu davası↗ müddeabih↗ taşıtan↗ halefiyet↗ yetki itirazı↗ rücu↗ taşıyıcı↗ limited şirket↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında doğrudan bir hukuki ilişki olmadığı, aralarında sözleşme de bulunmadığı, bu nedenle yetkili mahkemenin genel hükümlere göre belirlenmesi gerektiği, davanın HMUK’nun 9 ve 27. maddeleri gereğince davalının ikametgahında açılması gerektiği kanaati ile davanın yetkisizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava, Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesine dayalı olarak açılan rücu davası olup davacı, mal sahibi taşıtan ...Cam Limited Şirketi'ne ödeme yaptıktan sonra taşıma sırasında hasar meydana geldiğinden ödediği bedeli davalı taşıyıcıdan rücuen talep etmektedir. Davacı, davayı yasadan kaynaklanan halefiyet hakkına dayalı olarak açmış olup taşıtan, ne gibi bir hakka sahip ise davacı da aynı haklara sahiptir. Selef ile davalı arasında taşıma akti bulunduğuna göre hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesi gereğince dava zamanında müddealeyh veya vekili orada bulunmak şartı ile aktin vuku bulduğu mahal mahkemesinde de davaya bakılabilir. Bu durumda halefiyet ilkesi gereğince sigortacının da rücu davasını aktin vuku bulduğu yerde açabileceği kabul edilerek yetki itirazının reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11807 E. , 2012/18585 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/06/2011 tarih ve 2011/423-2011/760 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan cam ürünlerinin, dava dışı ...Cam Ltd. Şirketi tarafından Üçeşler İnş. Ltd. Şirketi’ne satıldığını, satılan malın davalıya ait 20 AN 465 plaka sayılı araç ile İzmir İli'nden Denizli İli'ne taşınması esnasında hasar gördüğünü, poliçe kapsamında hasara uğrayan mal bedeli için sigortalı şirkete 3.815 TL ödeme yaptıklarını, bu bedelin taşıyıcı olarak sorumlu bulunan davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Denizli İli olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduğunu, ayrıca hasarın taşıma değil yükleme hatasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında doğrudan bir hukuki ilişki olmadığı, aralarında sözleşme de bulunmadığı, bu nedenle yetkili mahkemenin genel hükümlere göre belirlenmesi gerektiği, davanın HMUK’nun 9 ve 27. maddeleri gereğince davalının ikametgahında açılması gerektiği kanaati ile davanın yetkisizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava, Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesine dayalı olarak açılan rücu davası olup davacı, mal sahibi taşıtan ...Cam Limited Şirketi'ne ödeme yaptıktan sonra taşıma sırasında hasar meydana geldiğinden ödediği bedeli davalı taşıyıcıdan rücuen talep etmektedir. Davacı, davayı yasadan kaynaklanan halefiyet hakkına dayalı olarak açmış olup taşıtan, ne gibi bir hakka sahip ise davacı da aynı haklara sahiptir. Selef ile davalı arasında taşıma akti bulunduğuna göre hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesi gereğince dava zamanında müddealeyh veya vekili orada bulunmak şartı ile aktin vuku bulduğu mahal mahkemesinde de davaya bakılabilir.
Bu durumda halefiyet ilkesi gereğince sigortacının da rücu davasını aktin vuku bulduğu yerde açabileceği kabul edilerek yetki itirazının reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı taraf yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064552100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz