YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2037 E. 2024/4737 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ esastan ret↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/299 E., 2020/225 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı adına tescilli "PANDA" ibareli markaların bulunduğunu, bu markaların tanınmışlık seviyesine ulaştığını, davalı gerçek kişinin ise "Plaza Panda" ibareli 2018/11051 sayılı marka tescil başvurusunu yaptığını, müvekkili tarafından bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini ve bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, kısmi red kararına karşı itirazın yeniden incelenmesini taleplerinin ise YİDK tarafından reddedildiğini, Plaza Panda ibareli başvuruda müvekkili markasının aynen yer aldığını, dolayısıyla dava konusu marka ve müvekkili markası arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, markaların asli unsurlarının ortak olduğunu, davalı kurumun, müvekkilinin tanınmış marka sahibi olduğunu göz ardı ederek karar verdiğini ve bu kararın açıkça usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, kurumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tanınmış markaların ülkemizde tüm sınıflarda korunduğunu, müvekkili firmanın "PANDA" hakim unsurlu 116 tane tescilli markası bulunduğunu, müvekkili firmanın "PANDA" ibaresini 34 yıldır kesintisiz bir şekilde kullandığını, tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirdiğini, tüketicilerin markayı taşıyan malların aynı işletmeden geldiğini ya da üreticileri arasında ekonomik organik bağlantı bulunduğunu düşünmelerine yol açacağını, "PANDA" sözcüğü ile "Plaza Panda" sözcüklerinin kıyaslanması halinde hakim unsurlarının "PANDA" kelimesi olduğunun görüleceğini, davalı tarafın başvurusuna konu ettiği markanın, müvekkiline ait seri markalardan biri olduğu imajının yaratılmasına neden olacağını, davalı tarafça başvurusu gerçekleştirilen "Plaza Panda" ibaresi dikkate alındığında Plaza kelimesinin iş merkezi anlamına geldiğini ve bu nedenle ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-5783 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetlerle davacı markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığını, bu nedenle karıştırılma tehlikesinden söz edilemeyeceğini, davacı markalarının tanınmışlığından kaynaklanan bir tescil engelinin de olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı başvurusunun "PANDA" değil "Plaza Panda" olduğunu, "PLAZA" ibaresinin de markanın ayırt edici unsurunu oluşturduğunu, davacı markasının kullanıldığı dondurma sektörü ile müvekkilinin hedef kitlesinin tamamen farklı olduğunu, iki markanın görsel ve işitsel açıdan oluşturduğu ilk izlenimin birbirinden tamamen farklı bulunduğunu, davacının markasında yer alan logonun dondurma sektörünün en önemli hedef kitlesi olan çocuklara yönelik sevimli bir panda karakteri olduğunu, müvekkiline ait marka logosunda ise "PANDA" ibaresinden esinlenerek plaza/ofis ortamında bulunan 2 adet pandanın resmedildiğini, pandanın davacının da dilekçesinde bahsettiği gibi yaygın kullanımı olan, tüm dillerde aynı yazılan ve nesli tükenmekte olan bir hayvan türü olduğunu, bir hayvan türü olan pandanın davacı tarafından tekele alınmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2018/11051 sayılı "PLAZA PANDA" ibareli dava konusu marka başvurusu ile PANDA ibareli davacı markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının "PANDA" ibareli markası tanınmış marka olmakla birlikte 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markasının “dondurma” sektöründe tanınmış olduğunu, “dondurma” emtiasındaki tanınmışlığın, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 35, 41, ve 42 nci sınıftaki hizmetlere sirayet edeceğini, diğer deyişle anılan hizmetlerde dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkili markasının imajının zedeleneceğini, ayırt ediciliğinin zayıflayacağını, emsal Yargıtay ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının da bu yönde olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının kabul edilemeyeceğini, TRIPS Anlaşmasının 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının gözetilmediğini, yukarıda belirtilenlerin yanında müvekkilinin ayrıca zarar görme ihtimalinin de mevcut olduğunu, taraf markalarının tüketiciler nezdinde karıştırılması ve ilişkilendirilmesi ihtimali bulunmadığı yönündeki görüş ve kanaatin de kabulünün mümkün olmadığını, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da markalar arasında benzerlik bulunduğunun tespit edildiğini, markalar arasında benzerlik olduğu tespit edilmesine rağmen raporun sonuç kısmında her nasılsa müvekkilinin tanınmış markasını dikkate almamak suretiyle iltibas tehlikesinin bulunmadığı görüşüne varıldığını, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf marka işaretleri arasında benzerlik mevcut ise de dava konusu başvurunun kapsamında kalan 35/01 ve 02 alt gruplerı 41 ve 42 nci sınıf hizmetlerle, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davacı markalarının tanınmış olduğu dondurma ürünleri ile başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin, hiçbir yakınlığının ya da ilişkisinin olmadığı gözetildiğinde, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmaısnı istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4333 E. 2024/6088 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… e YİDK tarafından reddedildiğini, Plaza Panda ibareli başvuruda müvekkili markasının aynen yer aldığını, dolayısıyla dava konusu marka ve müvekkili markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, markaların asli unsurlarının ortak olduğunu, davalı kurumun, müvekkilinin tanınmış marka sahibi olduğunu göz ardı ederek karar verdiğini ve bu kararın açıkça usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, kurumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tanınmış markaların ülkemizde tüm sınıflarda korunduğunu, müvekkili firmanın "PANDA" hakim unsurlu 116 tane tescilli markası bulunduğunu, müvekkili firmanın "PANDA" ibaresini 34 yıldır kesintisiz bir şekilde kullandığını, tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirdiğini, tüketicilerin markayı «taşıyan» malların aynı işletmeden geldiğini ya da üreticileri arasında ekonomik organik bağlantı bulunduğunu düşünmelerine yol açacağını, "PANDA" sözcüğü ile "Plaza Panda" sözcüklerinin kıyaslanması halinde hakim unsurlarının "PANDA" kelimesi olduğunun görüleceğini, davalı tarafın başvurusuna konu ettiği markanın, müvekkiline ait seri markalardan biri olduğu imajının yaratılmasına neden olacağını, davalı tarafça başvurusu gerçekleştirilen "Plaza Panda" ibaresi dikkate alındığında Plaza kelimesinin iş merkezi anlamına geldiğini ve bu nedenle «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-5783 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi …
… 42 nci sınıftaki hizmetlere sirayet edeceğini, diğer deyişle anılan hizmetlerde dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkili markasının imajının zedeleneceğini, «ayırt ediciliğinin» zayıflayacağını, emsal Yargıtay ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının da bu yönde olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının kabul edilemeyeceğini, TRIPS Anlaşmasının 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının gözetilmediğini, yukarıda belirtilenlerin yanında müvekkilinin ayrıca zarar görme ihtimalinin de mevcut olduğunu, taraf markalarının tüketiciler nezdinde karıştırılması ve ilişkilendirilmesi ihtimali bulunmadığı yönündeki görüş ve kanaatin de kabulünün mümkün olmadığını, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da markalar arasında benzerlik bulunduğunun tespit edildiğini, markalar arasında benzerlik olduğu tespit edilmesine rağmen raporun sonuç kısmında her nasılsa müvekkilinin tanınmış markasını dikkate almamak suretiyle «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı görüşüne varıldığını, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, İlk Derece …
… PANDA ibareli davacı markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, davacının "PANDA" ibareli markası tanınmış marka olmakla birlikte 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ya dayalı yapılan itirazın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, "PANDA FİKİR SANAT" başvurusundaki "FİKİR SANAT" ibaresinin herhangi bir «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, markada yer alan "PANDA" ibaresinin markanın esas unsurunu oluşturduğunu, marka logosunda PANDA ibaresinin ön plana çıkarıldığını, davalının kötü ni …
… n birbirinden çok farklı olması nedeniyle markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davalıya ait başvuru konusu markanın kullanılacağı mallar ile davacı markasının kapsamındaki "dondurma" emtiasının birbirlerinden tamamen fa …
… n tanınmış markası kapsamında koruma elde edemeyeceğine dair tespitinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, dava konusu marka ile müvekkili firma markası arasında «iltibas» olduğunu, kullanım şekillerinin aynı bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… in yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markalarının esas unsurunun "PANDA" olduğu, davacı şirkete ait ve "dondurma sektöründe" tanınmış olduğu «bilirkişi incelemesi» sonucu kabul edilen “PANDA” ibareli markalar ile davalı tarafından tescil başvurusuna konu "PANDA FİKİR & SANAT+ şekil" ibareli markanın işaret olarak benzer bulunduğu, ancak davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusuna konu markasının kapsamlarının tamamen farklı olduğu, sınıflar arasında ayniyet ya da benzerlik düzeyinde ilişki bulunmadığı, bu nedenle markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, diğer yandan başvuru konusu markanın kullanılacağı mallar ile davacı markasının kapsamındaki malların birbirlerinden tamamen farklı nitelikt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7444 E. 2013/20339 K.
Ortak:taşıyan
İncelediğiniz kararda… e YİDK tarafından reddedildiğini, Plaza Panda ibareli başvuruda müvekkili markasının aynen yer aldığını, dolayısıyla dava konusu marka ve müvekkili markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, markaların asli unsurlarının ortak olduğunu, davalı kurumun, müvekkilinin tanınmış marka sahibi olduğunu göz ardı ederek karar verdiğini ve bu kararın açıkça usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, kurumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tanınmış markaların ülkemizde tüm sınıflarda korunduğunu, müvekkili firmanın "PANDA" hakim unsurlu 116 tane tescilli markası bulunduğunu, müvekkili firmanın "PANDA" ibaresini 34 yıldır kesintisiz bir şekilde kullandığını, tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirdiğini, tüketicilerin markayı «taşıyan» malların aynı işletmeden geldiğini ya da üreticileri arasında ekonomik organik bağlantı bulunduğunu düşünmelerine yol açacağını, "PANDA" sözcüğü ile "Plaza Panda" sözcüklerinin kıyaslanması halinde hakim unsurlarının "PANDA" kelimesi olduğunun görüleceğini, davalı tarafın başvurusuna konu ettiği markanın, müvekkiline ait seri markalardan biri olduğu imajının yaratılmasına neden olacağını, davalı tarafça başvurusu gerçekleştirilen "Plaza Panda" ibaresi dikkate alındığında Plaza kelimesinin iş merkezi anlamına geldiğini ve bu nedenle «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-5783 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi …
Benzer bu kararda… ın delil olarak sunduğu satış faturalarında dava konusu markanın kullanılmadığı, davalının faturalarda yer alan "Panda Vanilya-Kakao" ibaresinin dava konusu markayı «taşıyan» ürünleri ifade ettiğini savunduğu, “Panda Vanilya – Kakao” ibaresinin TPE nezdinde marka olarak davalı adına tescilli olmadığı, dolayısıyla da bu ibarenin yer aldı …
Davalının, dava konusu markayı kullandığına ilişkin delilleri arasında yer alan satış faturalarında, dava konusu “Panda Zero” ibareli markayı «taşıyan» ürünlerin değil, “Panda Vanilya-Kakao” ibaresini taşıyan ürünlerin davalı tarafından satıldığı anlaşılmaktadır.
Buna rağmen, mahkemece, davalının “Panda Vanilya-Kakao” ibareli ürünlerin, dava konusu markayı «taşıyan» ürünler olduğu savunması karşısında, sadece davalı şirket yetkilisinin “Panda Vanilya Kakao” ibareli ürünlerinin “Panda Zero” markasını taşıyan ürünler olduğu beya …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü
Benzer bu karardaDavanın niteliği gereği, «ispat yükü» davalıda olup, davalının dava konusu markayı kullandığını ispatlaması gerekir.
-
Davalı Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4970 E. 2024/1367 K.
Ortak:kötü niyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… PANDA ibareli davacı markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, davacının "PANDA" ibareli markası tanınmış marka olmakla birlikte 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… e YİDK tarafından reddedildiğini, Plaza Panda ibareli başvuruda müvekkili markasının aynen yer aldığını, dolayısıyla dava konusu marka ve müvekkili markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, markaların asli unsurlarının ortak olduğunu, davalı kurumun, müvekkilinin tanınmış marka sahibi olduğunu göz ardı ederek karar verdiğini ve bu kararın açıkça usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, kurumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tanınmış markaların ülkemizde tüm sınıflarda korunduğunu, müvekkili firmanın "PANDA" hakim unsurlu 116 tane tescilli markası bulunduğunu, müvekkili firmanın "PANDA" ibaresini 34 yıldır kesintisiz bir şekilde kullandığını, tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirdiğini, tüketicilerin markayı «taşıyan» malların aynı işletmeden geldiğini ya da üreticileri arasında ekonomik organik bağlantı bulunduğunu düşünmelerine yol açacağını, "PANDA" sözcüğü ile "Plaza Panda" sözcüklerinin kıyaslanması halinde hakim unsurlarının "PANDA" kelimesi olduğunun görüleceğini, davalı tarafın başvurusuna konu ettiği markanın, müvekkiline ait seri markalardan biri olduğu imajının yaratılmasına neden olacağını, davalı tarafça başvurusu gerçekleştirilen "Plaza Panda" ibaresi dikkate alındığında Plaza kelimesinin iş merkezi anlamına geldiğini ve bu nedenle «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-5783 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi …
… 42 nci sınıftaki hizmetlere sirayet edeceğini, diğer deyişle anılan hizmetlerde dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkili markasının imajının zedeleneceğini, «ayırt ediciliğinin» zayıflayacağını, emsal Yargıtay ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının da bu yönde olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının kabul edilemeyeceğini, TRIPS Anlaşmasının 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının gözetilmediğini, yukarıda belirtilenlerin yanında müvekkilinin ayrıca zarar görme ihtimalinin de mevcut olduğunu, taraf markalarının tüketiciler nezdinde karıştırılması ve ilişkilendirilmesi ihtimali bulunmadığı yönündeki görüş ve kanaatin de kabulünün mümkün olmadığını, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da markalar arasında benzerlik bulunduğunun tespit edildiğini, markalar arasında benzerlik olduğu tespit edilmesine rağmen raporun sonuç kısmında her nasılsa müvekkilinin tanınmış markasını dikkate almamak suretiyle «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı görüşüne varıldığını, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, İlk Derece …
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketicilerin» görsel, işitsel ve kavramsal algı bakımından ilişkilendirme «dahil» «iltibasa» neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun davacı markalarının tanınmışlığını zedelediği iddialarının yerinde olmadığını, «kötü niyet» iddiasının da ispatlanamadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… dedildiğini, oysa müvekkilinin Panda ibareli markaları ile dava konusu başvurunun asli unsurunun oluştran pando ibaresinin benzer olduğunu, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, müvekkili markaları tanınmış olduğundan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin dört ve beşinci fıkrasındaki koşul …
… l ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu pando mühendislik+şekil ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet Panda ibareli markaları arasında «iltibas» bulunmadığı, başvuru kapsamında yer alan 42 nci sınıf hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer almadığı, davacının itirazına mesnet 2008/42797 sayılı markası kapsamında 9 uncu sınıfta yer alan mallar ile başvuru kapsamında 42 nci sınıfta yer alan bir kısın hizmetler yönünden emtia benzerliği şartı gerçekleşse de anılan davacı markası PANDAMATİK ibareli olup anılan marka ile pando mühendislik+şekil ibareli dava konusu başvuru arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunmadığı, öte yandan davacının Panda ibareli markalarının tanınmış olduğu dondurma emtiası ile başvuru kapsamında yer alan 42 nci sınıf hizmetler arasında hiçbir yakınlık bulunmadığı diğer bir deyişle başvuru kapsamındaki hizmetlerin, davacı markalarının tanınmış olduğu sektöre «son» derece uzak ve farklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · ortalama tüketici · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketicilerin» görsel, işitsel ve kavramsal algı bakımından ilişkilendirme «dahil» «iltibasa» neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun davacı markalarının tanınmışlığını zedelediği iddialarının yerinde olmadığını, «kötü niyet» iddiasının da ispatlanamadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… ı ve müvekkilinin tanınmış markasına dayalı menfaatlerini ihlâl edeceğini bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmadan ve bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunmamasına rağmen mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, somut olayda 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki k …
… l ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu pando mühendislik+şekil ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet Panda ibareli markaları arasında «iltibas» bulunmadığı, başvuru kapsamında yer alan 42 nci sınıf hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer almadığı, davacının itirazına mesnet 2008/42797 sayılı markası kapsamında 9 uncu sınıfta yer alan mallar ile başvuru kapsamında 42 nci sınıfta yer alan bir kısın hizmetler yönünden emtia benzerliği şartı gerçekleşse de anılan davacı markası PANDAMATİK ibareli olup anılan marka ile pando mühendislik+şekil ibareli dava konusu başvuru arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunmadığı, öte yandan davacının Panda ibareli markalarının tanınmış olduğu dondurma emtiası ile başvuru kapsamında yer alan 42 nci sınıf hizmetler arasında hiçbir yakınlık bulunmadığı diğer bir deyişle başvuru kapsamındaki hizmetlerin, davacı markalarının tanınmış olduğu sektöre «son» derece uzak ve farklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2037 E. , 2024/4737 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/32 Esas- 2022/1531Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/299 E., 2020/225 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı adına tescilli "PANDA" ibareli markaların bulunduğunu, bu markaların tanınmışlık seviyesine ulaştığını, davalı gerçek kişinin ise "Plaza Panda" ibareli 2018/11051 sayılı marka tescil başvurusunu yaptığını, müvekkili tarafından bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini ve bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, kısmi red kararına karşı itirazın yeniden incelenmesini taleplerinin ise YİDK tarafından reddedildiğini, Plaza Panda ibareli başvuruda müvekkili markasının aynen yer aldığını, dolayısıyla dava konusu marka ve müvekkili markası arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, markaların asli unsurlarının ortak olduğunu, davalı kurumun, müvekkilinin tanınmış marka sahibi olduğunu göz ardı ederek karar verdiğini ve bu kararın açıkça usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, kurumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında tanınmış markaların ülkemizde tüm sınıflarda korunduğunu, müvekkili firmanın "PANDA" hakim unsurlu 116 tane tescilli markası bulunduğunu, müvekkili firmanın "PANDA" ibaresini 34 yıldır kesintisiz bir şekilde kullandığını, tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirdiğini, tüketicilerin markayı taşıyan malların aynı işletmeden geldiğini ya da üreticileri arasında ekonomik organik bağlantı bulunduğunu düşünmelerine yol açacağını, "PANDA" sözcüğü ile "Plaza Panda" sözcüklerinin kıyaslanması halinde hakim unsurlarının "PANDA" kelimesi olduğunun görüleceğini, davalı tarafın başvurusuna konu ettiği markanın, müvekkiline ait seri markalardan biri olduğu imajının yaratılmasına neden olacağını, davalı tarafça başvurusu gerçekleştirilen "Plaza Panda" ibaresi dikkate alındığında Plaza kelimesinin iş merkezi anlamına geldiğini ve bu nedenle ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davalının kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-5783 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetlerle davacı markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığını, bu nedenle karıştırılma tehlikesinden söz edilemeyeceğini, davacı markalarının tanınmışlığından kaynaklanan bir tescil engelinin de olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı başvurusunun "PANDA" değil "Plaza Panda" olduğunu, "PLAZA" ibaresinin de markanın ayırt edici unsurunu oluşturduğunu, davacı markasının kullanıldığı dondurma sektörü ile müvekkilinin hedef kitlesinin tamamen farklı olduğunu, iki markanın görsel ve işitsel açıdan oluşturduğu ilk izlenimin birbirinden tamamen farklı bulunduğunu, davacının markasında yer alan logonun dondurma sektörünün en önemli hedef kitlesi olan çocuklara yönelik sevimli bir panda karakteri olduğunu, müvekkiline ait marka logosunda ise "PANDA" ibaresinden esinlenerek plaza/ofis ortamında bulunan 2 adet pandanın resmedildiğini, pandanın davacının da dilekçesinde bahsettiği gibi yaygın kullanımı olan, tüm dillerde aynı yazılan ve nesli tükenmekte olan bir hayvan türü olduğunu, bir hayvan türü olan pandanın davacı tarafından tekele alınmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2018/11051 sayılı "PLAZA PANDA" ibareli dava konusu marka başvurusu ile PANDA ibareli davacı markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının "PANDA" ibareli markası tanınmış marka olmakla birlikte 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markasının “dondurma” sektöründe tanınmış olduğunu, “dondurma” emtiasındaki tanınmışlığın, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 35, 41, ve 42 nci sınıftaki hizmetlere sirayet edeceğini, diğer deyişle anılan hizmetlerde dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkili markasının imajının zedeleneceğini, ayırt ediciliğinin zayıflayacağını, emsal Yargıtay ve İlk Derece Mahkemesi kararlarının da bu yönde olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının kabul edilemeyeceğini, TRIPS Anlaşmasının 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının gözetilmediğini, yukarıda belirtilenlerin yanında müvekkilinin ayrıca zarar görme ihtimalinin de mevcut olduğunu, taraf markalarının tüketiciler nezdinde karıştırılması ve ilişkilendirilmesi ihtimali bulunmadığı yönündeki görüş ve kanaatin de kabulünün mümkün olmadığını, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da markalar arasında benzerlik bulunduğunun tespit edildiğini, markalar arasında benzerlik olduğu tespit edilmesine rağmen raporun sonuç kısmında her nasılsa müvekkilinin tanınmış markasını dikkate almamak suretiyle iltibas tehlikesinin bulunmadığı görüşüne varıldığını, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar taraf marka işaretleri arasında benzerlik mevcut ise de dava konusu başvurunun kapsamında kalan 35/01 ve 02 alt gruplerı 41 ve 42 nci sınıf hizmetlerle, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davacı markalarının tanınmış olduğu dondurma ürünleri ile başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin, hiçbir yakınlığının ya da ilişkisinin olmadığı gözetildiğinde, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmaısnı istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061499900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz