İtirazın iptali | Davanın kabulü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2463 E. 2024/4957 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil ve ilzam yetkisi↗ esas sözleşme değişikliği↗ sözleşmenin devri↗ tcmb efektif satış kuru↗ yabancı para alacağı↗ imza yetkisi↗ karşılıklılık esası↗ tahsilde tekerrür olmamak kaydı↗ taleple bağlılık ilkesi↗ cari hesap ilişkisi↗ iç yönerge↗ virman↗ imza inkarı↗ para alacağı↗ temsil yetkisi↗ ticari defter incelemesi↗ taleple bağlılık↗ şirket müdürlüğü↗ yetkili hamil↗ nispi vekalet ücreti↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ esas sözleşme↗ kıyasen uygulama↗ kayyım↗ tahsilde tekerrür↗ olağanüstü genel kurul↗ cari hesap↗ şirket müdürü↗ mevduat hesabı↗ ibra↗ hisse devri↗ ciro↗ üçüncü kişi↗ mahsup↗ hamil↗ bono↗ vade↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ iflas↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1134 E., 2020/148 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Yalova'da tersanecilik faaliyetinde bulunduğunu, davalı şirketin ise sac ticareti yaptığını ve davalı ile aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin gemi inşa ve tamir-bakımında kullanmak üzere davalı şirketten sac almak üzere davalı şirkete 30.12.2005 tarihinde 0066 nolu makbuzla Türkiye İş Bankası .... Ticari Şubesi 002226 hesap nolu 6005812 çek nolu 15.06.2016 vade tarihli 223.000 USD tutarlı ve 6005813 nolu 223.000 USD tutarlı avans çeklerini verdiğini, ancak davalının söz konusu bu avans çeklerine karşılık müvekkiline herhangi bir mal teslim etmediği gibi avans çeklerini de iade etmediğini ve sözkonusu çeklerin tahsil edildiğini, çeklerin cari hesaba işlendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 379.301,99 USD alacağı, 12.343,54 EURO borcu bulunduğunu, davalı şirketin EURO alacağı mahsup edilerek davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün 2017/24399 E. sayılı dosyası ile 364.733,09 USD asıl alacak miktarı üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe borçlu şirket tarafından itiraz edildiğini, davalı şirketin itirazının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, taraf defterlerinin incelenmesi sonucunda müvekkilinin haklı olduğunun ortaya çıkacağını, davalının cevabında ileri sürdüğü talimatın gerek içerik gerekse de imzalar dahil sahte olduğunu, ayrıca müvekkiline bakiye bedel için verildiği ileri sürülen senetlerin verilmediğini ve müvekkilince dava dışı ... Mühendislik şirketine ciro da edilmediğini, bu bonoların ödendiğinin de ayrıca ispata muhtaç olduğunu, talimatta imzası olan...'un müvekkilini zararlandırıcı bir çok işlem yaptığını ve nihayetinde müvekkili şirkete kayyım da atandığını ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren ABD dolarına yıllık % 6 oranında azami faiz uygulanmasına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili aleyhine yaptığı takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davacı şirketle olduğu gibi davacı şirketle bağlantılı diğer grup şirketleri olan ... İnşaat Ulus. Nak. San. ve Tic. A.Ş. ve ... Mühendislik Elek. ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile de ticari ilişkisinin olduğunu, müvekkili davacıya borçlu iken, diğer grup şirketlerinden ise alacaklı olduğunu, davacının verdiği 09.01.2017 tarihli talimatla müvekkilinin 316.306,61 USD alacağını ... hesabına, 30.413,16 TL'nin veya karşılığı USD'nin ... hesabına, 8.033.37 USD'nin ise ... Mühendislik hesabına aktarılmasını talep ettiğini, bu talimatlara göre müvekkilinin davacının alacağına mahsuben bu tutarları aktardığını, bu virmanlar sonrasında müvekkilinin davacıya kalan 26.207,88 USD borcun ise davacıya verilen 16.207,88 USD ve 10.000.00 USD olan senetlerle ödendiğini, davacının ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin davacı yana hiçbir borcu olmadığının görüleceğini, davacının alacağı olmadığını bilmesine rağmen icra takibi yaptığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 2015 yılı öncesinden başlayıp devam eden ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya verilen avans çekleri, davalının düzenlediği faturalar, nihayetinde her iki tarafın birbirini doğrulayan defter kayıtlarına göre davacının 379.302,00 USD alacağı bulunduğu, buna karşılık davalının da davacıdan EURO hesabından 12.343,54 EURO alacağı bulunduğu, çapraz kur ile USD'ye çevrildiğinde davacının davalıya 13.012,56 USD borcu bulunduğu, bu borç mahsup edildiğinde davacının davalıdan 366.289,40 USD alacaklı bulunduğu, ancak takip ve davada davacı 364.733,09 USD alacak talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak, davacı şirketin müdürü olan ... Mühendislik şirketinin atadığı davacı yetkilisi olduğu anlaşılan ve davacı tarafından aşamalardaki beyanlarında da imzası inkar edilmeyen ... tarafından düzenlenen 09.01.2017 tarihli virman talimatı uyarınca talimatta bildirilen miktarlar (316.360,61 USD + 8.033,37 USD + 30.413,16 TL (09.01.2017 tarihi itibarıyla tespit edilen USD efektif satış kuru 3,7143 TL üzerinden tespit edilen 8.188,12 USD olmak üzere) toplam 332.582,10 USD) ile davalının davacıya iki adet bono ile toplamda 26.207,88 USD lik ödeme de davacının 364.733,09 USD alacak talebinden mahsup edilerek, davacının davalıdan neticeten takip tarihi itibariyle ( 364.733,09 USD - 358.789,98 USD = ) 5.943,11 USD alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalının; İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün 2017/24399 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 5.943,11 USD yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren 1 yıllık USD cinsinden açılacak mevduat hesabına uygulanacak en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarı bilinir ve belirlenebilir olduğunda hükmolunan alacağın %20'si oranında 4.236,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; virman talimatını veren...'un yetkili olup olmadığının tartışılmadığını, dosyaya sunulan virman talimatında, talimatın İstanbul'da ve 09.01.2017 tarihinde verildiğinin belirtildiğini, bu tarihte...'un yurtdışında olduğu ve virman talimatı tarihlerinde de ülkeye girişinin olmadığını, ...'un ülkeye son giriş tarihinin 05.12.2016 olduğunu, bu tarihten sonra ülkeye girişinin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşıldığını dolayısıyla anılan belgenin sahte olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, ...'un virman talimatı tarihi itibariyle ... Mühendislik adına işlem yapması ve şirketi temsil ve ilzamının mümkün olmadığını, bu sebeple de virman talimatının geçersiz olduğunu, 09.01.2017 tarihi baz alınarak ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, talimatı veren eski şirket yetkilisi...'un temsil yetkisinin bulunmadığının anlaşıldığını, ... Mühendislik Elektrik ve İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 08.07.2016 tarihli ticaret sicil gazetesi incelendiğinde...'un temsil ve ilzam yetkilerinin sona erdiği ve şirket müdürü olarak ibra edildiğinin görüldüğünü, aynı tarihli gazete ilanı ile...'un şirket müdürü olarak seçildiğini ve şirketi temsil yetkisinin 19.04.2017 tarihli ilan ile de ve 19.10.2017 tarihine kadar devam ettiğini, 19.10.2017 tarihli ticaret sicil gazetesinde ise 16.06.2017 tarihli karar ile...'un yeniden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu yönünde karar alındığını, ... Mühendislik şirketini 08.07.2016 tarihinden 19.10.2017 tarihine kadar..., 19.10.2017 tarihinden günümüze kadar...'un şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunu, müvekkiline ait 24.02.2016 tarihli ticaret sicil gazetesi ile şirket müdürü atamasına ilişkin olarak "şirket müdürlüğüne tekrar 1 yıl için 0325042169800011 mersis numaralı ... Mühendislik Elektrik ve inşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin atanmasına...şirket müdürü olarak seçilen ... Mühendislik Elektrik ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin 11.01.2016 tarih ve 2016/01 sayılı kararına istinaden şirkette temsil etmeye ...'un atanmasına" karar verildiğinin ilan edildiğibi, şirket müdürü olarak ...'un değil, ... Mühendislik'in atandığını, ...'un yalnızca ... Mühendisliği temsilen imza yetkisi elde ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 629 uncu maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 367 ve 370 inci maddelerinin kıyasen uygulanacağını, Mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesinin hükme dayanak alınabilmesi için öncelikle temsil yetkisinin üçüncü bir kişiye devri için uyulması gereken kanun maddelerinin irdelenmesi gerektiğini, öncelikle...'un hisse devri ile birlikte ... Mühendislik tarafından alınan ve 08.07.2016 tarihinde ticaret sicilde ilan edilen temsil ve ilzama ilişkin karara bakıldığında, karar metninde "... Müdür olarak atanan......'un temsil ve ilzam yetkilerinin sona erdirilerek görevine son verilmesine ve şirket müdürü olarak ibra edilmesine... " ifadesine yer verildiğini bu tarihten itibaren adı geçenin ... Mühendislik şirketini temsil ve ilzama yetkili olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 367 ve 370 inci maddelerinde açıkça yönetimin devri için şirket esas sözleşmesinde hüküm bulunması şartının bulunduğunu, buna rağmen yönetim devrinde ısrarlı bir tutum varsa da bunu ancak esas sözleşmede değişiklik yapılmak sureti ile mümkün olabileceğinin düzenlendiğini, esas sözleşmede devre ilişkin hüküm bulunmasının da yeterli olmayıp yönetimin devrine ilişkin işlemin bir iç yönerge ile yapılmasının öngörüldüğünü, şirketin temsil yetkisinin üçüncü bir kişiye devri için izlenmesi gereken hukuki yolun belirtilen şekilde olması gerektiğini, ancak ... Mühendislik tarafından bu yönde yapılmış herhangi bir hukuki işlem bulunmadığını, ...'un ... Mühendislik nezdindeki tüm temsil ve ilzam yetkileri sona erdirildikten sonra alınması gereken bu yönde bir karara ulaşılmadan 2016 yılında ortaklık ve temsil yetkisi mevcut iken alınmış bir karar ile yetinilmesinin hukuka uygun olmadığını, dosyaya konu edilen 09.01.2017 tarihinde şirket dışında üçüncü kişi sıfatını taşıyan...'un temsil ve ilzama yetkili kılınması için alınmış ve 6102 sayılı Kanun'un 367 ve 370 inci maddelerine uygun bir karar bulunmadan salt aynı Kanun'un 623' üncü maddesine atıf ile hüküm kurulmasının hukuken mümkün olmadığını, sonuç itibariyle virman tarihi olan 09.01.2017'de müvekkili şirket müdürünün ... Mühendislik şirketi olduğunu, fakat ... Mühendisliği temsil yetkisinin...'a ait olduğunu, ...'un şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, bu sebeplerle hem virman talimatı tarihinde...'un yurtdışında olması hem de talimat tarihinde...'un 6102 sayılı Kanun'a uygun bir temsil yetkisinin olmaması dikkate alınarak kararın kaldırılması gerektiğini, davaya konu alacak miktarının hem bilirkişi raporu ile hem de virman talimatının tarafı addedilen ...... Tic. A.Ş. tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçesi ile ispat edildiğini, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin, mevcut deliller çerçevesinde tutarlı ve hukuka uygun olduğunu, davalı tarafça ispat aracı olarak kullanılan 09.01.2017 tarihli virman talimatındaki taraf şirketlerden..Tic. A.Ş. tarafından dosyaya sunulan dilekçe ile ... Ltd. Şti.'ye hali hazırda borçlu olduğu beyanı ve ... Mühendislik tarafından ticari defterlerin dosyaya sunulmaması birlikte değerlendirildiğinde, müvekkili şirketin defter kayıtlarında yer almayan ve tüm dava konusu hususların yalnızca davalı şirket nezdinde sonuç doğurabilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafça 10.01.2017 tarihinde tanzim edilerek müvekkili şirkete verildiği iddia edilen iki adet bononun her nasılsa yine yetkili hamil olarak çıkan ... Mühendisliğe ödenerek borcun sona erdiği iddiasının yukarıda açıklanan sebepler nezdinde yine hukuka aykırılık arz ettiğini, davalının virman talimatına ek olarak açıkta kalan bakiyenin ödenmesi amacıyla 16.207,88 USD ve 10.000,00 USD bedelli 05.07.2017 ödeme tarihli iki adet bono tanzim ederek müvekkili şirkete teslim edildiği ve ödeme tarihinde yetkili hamil olan ... Mühendisliğe ödendiğini iddia ederek borcun sona erdiğini iddia ettiğini, davalı taraf ve dava dışı şirketlerce kurulan bu ağda müvekkili şirketin hiçbir zaman taraf olamadığını, müvekkili şirketin yurtdışında olan temsilcisinin ülkeye giriş yapmadan hem virman talimatı verdiğini hem de iki adet senet alarak ... Mühendisliğe senedini ciroladığını, davalı şirket tarafından da 338.127,96 USD'lik bir virman işleminin Ocak ve Şubat ayları yerine 01.03.2017 tarihinde deftere kaydedildiğini, 10.01.2017 tarihinde düzenlenen senet çıkış bordrosunun ise yine 01.03.2017 tarihinde deftere kaydedildiğini, tüm bu çabanın asıl sebebinin ise müvekkili şirketteki ... Mühendislik şirketinin temsil yetkisinin 14.01.2017 tarihinde sona erecek olması ile alakalı olduğu, ...'un ... Mühendislik şirketinin yetkisinin bitimine 4 gün kala üstelik ülke sınırları içinde dahi olmadan tamı tamına 364.335,84 USD'lik bir anlaşma gerçekleştirmiş olduğunu, her yönü ile açıklanmaya muhtaç bir hukuki ilişkinin virman talimatı adı altında hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini, verilen hükümde icra inkar tazminatı ve vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, kısmen kabul kararı doğrultusunda lehlerine hükmedilen alacak olan 5.943,11 USD baz alınmak sureti ile % 20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı hesabında yanlışlık yapıldığını, karar tarihinde geçerli olan USD kurunun 6,82 TL'ye karşılık gelmekte olup hükmedilen 5.493,11 USD'ye % 20 oranla hesaplanan icra inkar tazminatının 1.188,62 USD'ye denk geldiğini, karar tarihindeki dolar kuru 6,82 TL ile TL'ye çevrildiğinde elde edilecek miktarın ise 8.106,40 TL olması gerektiğini, karar tarihinde 40.532,01 TL'ye denk gelen alacak miktarı üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin 14.01.2016 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar gereğince virman talimatı veren ...'un 14.01.2017 tarihine kadar müdür olarak atanan ... Mühendislik Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti adına davacı şirketi temsil etmek üzere temsilci olarak atandığı, her ne kadar... davacı şirketin ortağı ve müdürü olan dava dışı ... Mühendislik Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti'ndeki hissesini talimat tarihi itibarıyla dava dışı...'a devretmiş ve ... Mühendislik Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olarak da... seçilmiş ise de, ...'un davacı şirketteki temsil yetkisinin ... Mühendislik Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin 11.01.2016 tarih ve 2016/01 sayılı kararına dayandığı ve bu kararın kaldırıldığı /değiştirildiğinin iddia ve ispat edilmediği, dolayısıyla virman talimat tarihinde ... Mühendislik Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin temsilcisinin... olmasının...'un davacı şirketteki temsil yetkisini sona erdirmediği, 6102 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesi uyarınca şirketin yetkili müdürü olabilmek için şirketin ortağı olmak gerekmediği gibi aynı maddenin ikinci fıkrasında da şirketin müdürlerinden birinin bir tüzel kişi olması halinde tüzel kişinin görevini adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirleyeceğinin düzenlendiği de dikkate alındığında, ...'un virman talimat tarihinde davacı şirketi temsil yetkisinin bulunduğu, açık imza inkarı olmadığından...'un talimat tarihinde yurt içinde bulunup bulunmamasının da sonuca etkili olmayacağı, öte yandan yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi halinde, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması; yine hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, dava tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği, Mahkemece anılan şekilde davacı lehine icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti hesaplanarak hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aralarında cari hesap ilişkisi bulunan taraflardan davalının davacıya cari hesap borcunu ödemediği iddiasıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesinin ikinci fıkrası.
3.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz karardaMühendislik hesabına aktarılmasını talep ettiğini, bu talimatlara göre müvekkilinin davacının alacağına mahsuben bu tutarları aktardığını, bu «virmanlar» sonrasında müvekkilinin davacıya kalan 26.207,88 USD borcun ise davacıya verilen 16.207,88 USD ve 10.000.00 USD olan senetlerle ödendiğini, davacının «ticari defterleri incelendiğinde» müvekkilinin davacı yana hiçbir borcu olmadığının görüleceğini, davacının alacağı olmadığını bilmesine rağmen icra takibi yaptığını belirterek, davanın reddine kar …
Mühendislik şirketinin atadığı davacı yetkilisi olduğu anlaşılan ve davacı tarafından aşamalardaki beyanlarında da «imzası inkar» edilmeyen ... tarafından düzenlenen 09.01.2017 tarihli «virman» talimatı uyarınca talimatta bildirilen miktarlar (316.360,61 USD + 8.033,37 USD + 30.413,16 TL (09.01.2017 tarihi itibarıyla tespit edilen USD efektif satış kuru 3,7143 TL üzerinden tespit edilen 8.188,12 USD olmak üzere) toplam 332.582,10 USD) ile davalının davacıya iki adet «bono» ile toplamda 26.207,88 USD lik ödeme de davacının 364.733,09 USD alacak talebinden «mahsup» edilerek, davacının davalıdan neticeten takip tarihi itibariyle ( 364.733,09 USD - 358.789,98 USD = ) 5.943,11 USD alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile davalının; İstanbul Anadolu 21.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «virman» talimatını veren...'un yetkili olup olmadığının tartışılmadığını, dosyaya sunulan virman talimatında, talimatın İstanbul'da ve 09.01.2017 tarihinde verildiğinin belirtildiğini, bu tarihte...'un yurtdışında olduğu ve virman talimatı tarihlerinde de ülkeye girişinin olmadığını, ...'un ülkeye «son» giriş tarihinin 05.12.2016 olduğunu, bu tarihten sonra ülkeye girişinin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşıldığını dolayısıyla anılan belgenin sahte olduğunu v …
Benzer bu karardaOysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin kredi veren değil «kefil» sıfatında bulunduğu ve kredi alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin belgelerin açıklayıcı olmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1876 E. 2011/11620 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz karardaMühendislik hesabına aktarılmasını talep ettiğini, bu talimatlara göre müvekkilinin davacının alacağına mahsuben bu tutarları aktardığını, bu «virmanlar» sonrasında müvekkilinin davacıya kalan 26.207,88 USD borcun ise davacıya verilen 16.207,88 USD ve 10.000.00 USD olan senetlerle ödendiğini, davacının «ticari defterleri incelendiğinde» müvekkilinin davacı yana hiçbir borcu olmadığının görüleceğini, davacının alacağı olmadığını bilmesine rağmen icra takibi yaptığını belirterek, davanın reddine kar …
Mühendislik şirketinin atadığı davacı yetkilisi olduğu anlaşılan ve davacı tarafından aşamalardaki beyanlarında da «imzası inkar» edilmeyen ... tarafından düzenlenen 09.01.2017 tarihli «virman» talimatı uyarınca talimatta bildirilen miktarlar (316.360,61 USD + 8.033,37 USD + 30.413,16 TL (09.01.2017 tarihi itibarıyla tespit edilen USD efektif satış kuru 3,7143 TL üzerinden tespit edilen 8.188,12 USD olmak üzere) toplam 332.582,10 USD) ile davalının davacıya iki adet «bono» ile toplamda 26.207,88 USD lik ödeme de davacının 364.733,09 USD alacak talebinden «mahsup» edilerek, davacının davalıdan neticeten takip tarihi itibariyle ( 364.733,09 USD - 358.789,98 USD = ) 5.943,11 USD alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile davalının; İstanbul Anadolu 21.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «virman» talimatını veren...'un yetkili olup olmadığının tartışılmadığını, dosyaya sunulan virman talimatında, talimatın İstanbul'da ve 09.01.2017 tarihinde verildiğinin belirtildiğini, bu tarihte...'un yurtdışında olduğu ve virman talimatı tarihlerinde de ülkeye girişinin olmadığını, ...'un ülkeye «son» giriş tarihinin 05.12.2016 olduğunu, bu tarihten sonra ülkeye girişinin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşıldığını dolayısıyla anılan belgenin sahte olduğunu v …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2463 E. , 2024/4957 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1771 Esas, 2023/334 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1134 E., 2020/148 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Yalova'da tersanecilik faaliyetinde bulunduğunu, davalı şirketin ise sac ticareti yaptığını ve davalı ile aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin gemi inşa ve tamir-bakımında kullanmak üzere davalı şirketten sac almak üzere davalı şirkete 30.12.2005 tarihinde 0066 nolu makbuzla Türkiye İş Bankası .... Ticari Şubesi 002226 hesap nolu 6005812 çek nolu 15.06.2016 vade tarihli 223.000 USD tutarlı ve 6005813 nolu 223.000 USD tutarlı avans çeklerini verdiğini, ancak davalının söz konusu bu avans çeklerine karşılık müvekkiline herhangi bir mal teslim etmediği gibi avans çeklerini de iade etmediğini ve sözkonusu çeklerin tahsil edildiğini, çeklerin cari hesaba işlendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 379.301,99 USD alacağı, 12.343,54 EURO borcu bulunduğunu, davalı şirketin EURO alacağı mahsup edilerek davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 21.
İcra Müdürlüğünün 2017/24399 E. sayılı dosyası ile 364.733,09 USD asıl alacak miktarı üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe borçlu şirket tarafından itiraz edildiğini, davalı şirketin itirazının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, taraf defterlerinin incelenmesi sonucunda müvekkilinin haklı olduğunun ortaya çıkacağını, davalının cevabında ileri sürdüğü talimatın gerek içerik gerekse de imzalar dahil sahte olduğunu, ayrıca müvekkiline bakiye bedel için verildiği ileri sürülen senetlerin verilmediğini ve müvekkilince dava dışı ... Mühendislik şirketine ciro da edilmediğini, bu bonoların ödendiğinin de ayrıca ispata muhtaç olduğunu, talimatta imzası olan...'un müvekkilini zararlandırıcı bir çok işlem yaptığını ve nihayetinde müvekkili şirkete kayyım da atandığını ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren ABD dolarına yıllık % 6 oranında azami faiz uygulanmasına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili aleyhine yaptığı takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davacı şirketle olduğu gibi davacı şirketle bağlantılı diğer grup şirketleri olan ... İnşaat Ulus. Nak. San. ve Tic. A.Ş. ve ... Mühendislik Elek. ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ile de ticari ilişkisinin olduğunu, müvekkili davacıya borçlu iken, diğer grup şirketlerinden ise alacaklı olduğunu, davacının verdiği 09.01.2017 tarihli talimatla müvekkilinin 316.306,61 USD alacağını ... hesabına, 30.413,16 TL'nin veya karşılığı USD'nin ... hesabına, 8.033.37 USD'nin ise ... Mühendislik hesabına aktarılmasını talep ettiğini, bu talimatlara göre müvekkilinin davacının alacağına mahsuben bu tutarları aktardığını, bu virmanlar sonrasında müvekkilinin davacıya kalan 26.207,88 USD borcun ise davacıya verilen 16.207,88 USD ve 10.000.00 USD olan senetlerle ödendiğini, davacının ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin davacı yana hiçbir borcu olmadığının görüleceğini, davacının alacağı olmadığını bilmesine rağmen icra takibi yaptığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini ve davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 2015 yılı öncesinden başlayıp devam eden ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya verilen avans çekleri, davalının düzenlediği faturalar, nihayetinde her iki tarafın birbirini doğrulayan defter kayıtlarına göre davacının 379.302,00 USD alacağı bulunduğu, buna karşılık davalının da davacıdan EURO hesabından 12.343,54 EURO alacağı bulunduğu, çapraz kur ile USD'ye çevrildiğinde davacının davalıya 13.012,56 USD borcu bulunduğu, bu borç mahsup edildiğinde davacının davalıdan 366.289,40 USD alacaklı bulunduğu, ancak takip ve davada davacı 364.733,09 USD alacak talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak, davacı şirketin müdürü olan ...
Mühendislik şirketinin atadığı davacı yetkilisi olduğu anlaşılan ve davacı tarafından aşamalardaki beyanlarında da imzası inkar edilmeyen ... tarafından düzenlenen 09.01.2017 tarihli virman talimatı uyarınca talimatta bildirilen miktarlar (316.360,61 USD + 8.033,37 USD + 30.413,16 TL (09.01.2017 tarihi itibarıyla tespit edilen USD efektif satış kuru 3,7143 TL üzerinden tespit edilen 8.188,12 USD olmak üzere) toplam 332.582,10 USD) ile davalının davacıya iki adet bono ile toplamda 26.207,88 USD lik ödeme de davacının 364.733,09 USD alacak talebinden mahsup edilerek, davacının davalıdan neticeten takip tarihi itibariyle ( 364.733,09 USD - 358.789,98 USD = ) 5.943,11 USD alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalının;
İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün 2017/24399 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 5.943,11 USD yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren 1 yıllık USD cinsinden açılacak mevduat hesabına uygulanacak en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarı bilinir ve belirlenebilir olduğunda hükmolunan alacağın %20'si oranında 4.236,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; virman talimatını veren...'un yetkili olup olmadığının tartışılmadığını, dosyaya sunulan virman talimatında, talimatın İstanbul'da ve 09.01.2017 tarihinde verildiğinin belirtildiğini, bu tarihte...'un yurtdışında olduğu ve virman talimatı tarihlerinde de ülkeye girişinin olmadığını, ...'un ülkeye son giriş tarihinin 05.12.2016 olduğunu, bu tarihten sonra ülkeye girişinin bulunmadığının dosya kapsamından anlaşıldığını dolayısıyla anılan belgenin sahte olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, ...'un virman talimatı tarihi itibariyle ... Mühendislik adına işlem yapması ve şirketi temsil ve ilzamının mümkün olmadığını, bu sebeple de virman talimatının geçersiz olduğunu, 09.01.2017 tarihi baz alınarak ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, talimatı veren eski şirket yetkilisi...'un temsil yetkisinin bulunmadığının anlaşıldığını, ...
Mühendislik Elektrik ve İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 08.07.2016 tarihli ticaret sicil gazetesi incelendiğinde...'un temsil ve ilzam yetkilerinin sona erdiği ve şirket müdürü olarak ibra edildiğinin görüldüğünü, aynı tarihli gazete ilanı ile...'un şirket müdürü olarak seçildiğini ve şirketi temsil yetkisinin 19.04.2017 tarihli ilan ile de ve 19.10.2017 tarihine kadar devam ettiğini, 19.10.2017 tarihli ticaret sicil gazetesinde ise 16.06.2017 tarihli karar ile...'un yeniden şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu yönünde karar alındığını, ... Mühendislik şirketini 08.07.2016 tarihinden 19.10.2017 tarihine kadar..., 19.10.2017 tarihinden günümüze kadar...'un şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunu, müvekkiline ait 24.02.2016 tarihli ticaret sicil gazetesi ile şirket müdürü atamasına ilişkin olarak "şirket müdürlüğüne tekrar 1 yıl için 0325042169800011 mersis numaralı ...
Mühendislik Elektrik ve inşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin atanmasına...şirket müdürü olarak seçilen ... Mühendislik Elektrik ve İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin 11.01.2016 tarih ve 2016/01 sayılı kararına istinaden şirkette temsil etmeye ...'un atanmasına" karar verildiğinin ilan edildiğibi, şirket müdürü olarak ...'un değil, ... Mühendislik'in atandığını, ...'un yalnızca ... Mühendisliği temsilen imza yetkisi elde ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 629 uncu maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 367 ve 370 inci maddelerinin kıyasen uygulanacağını, Mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesinin hükme dayanak alınabilmesi için öncelikle temsil yetkisinin üçüncü bir kişiye devri için uyulması gereken kanun maddelerinin irdelenmesi gerektiğini, öncelikle...'un hisse devri ile birlikte ...
Mühendislik tarafından alınan ve 08.07.2016 tarihinde ticaret sicilde ilan edilen temsil ve ilzama ilişkin karara bakıldığında, karar metninde "... Müdür olarak atanan......'un temsil ve ilzam yetkilerinin sona erdirilerek görevine son verilmesine ve şirket müdürü olarak ibra edilmesine... " ifadesine yer verildiğini bu tarihten itibaren adı geçenin ... Mühendislik şirketini temsil ve ilzama yetkili olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 367 ve 370 inci maddelerinde açıkça yönetimin devri için şirket esas sözleşmesinde hüküm bulunması şartının bulunduğunu, buna rağmen yönetim devrinde ısrarlı bir tutum varsa da bunu ancak esas sözleşmede değişiklik yapılmak sureti ile mümkün olabileceğinin düzenlendiğini, esas sözleşmede devre ilişkin hüküm bulunmasının da yeterli olmayıp yönetimin devrine ilişkin işlemin bir iç yönerge ile yapılmasının öngörüldüğünü, şirketin temsil yetkisinin üçüncü bir kişiye devri için izlenmesi gereken hukuki yolun belirtilen şekilde olması gerektiğini, ancak ...
Mühendislik tarafından bu yönde yapılmış herhangi bir hukuki işlem bulunmadığını, ...'un ... Mühendislik nezdindeki tüm temsil ve ilzam yetkileri sona erdirildikten sonra alınması gereken bu yönde bir karara ulaşılmadan 2016 yılında ortaklık ve temsil yetkisi mevcut iken alınmış bir karar ile yetinilmesinin hukuka uygun olmadığını, dosyaya konu edilen 09.01.2017 tarihinde şirket dışında üçüncü kişi sıfatını taşıyan...'un temsil ve ilzama yetkili kılınması için alınmış ve 6102 sayılı Kanun'un 367 ve 370 inci maddelerine uygun bir karar bulunmadan salt aynı Kanun'un 623' üncü maddesine atıf ile hüküm kurulmasının hukuken mümkün olmadığını, sonuç itibariyle virman tarihi olan 09.01.2017'de müvekkili şirket müdürünün ...
Mühendislik şirketi olduğunu, fakat ... Mühendisliği temsil yetkisinin...'a ait olduğunu, ...'un şirketi temsil yetkisi bulunmadığını, bu sebeplerle hem virman talimatı tarihinde...'un yurtdışında olması hem de talimat tarihinde...'un 6102 sayılı Kanun'a uygun bir temsil yetkisinin olmaması dikkate alınarak kararın kaldırılması gerektiğini, davaya konu alacak miktarının hem bilirkişi raporu ile hem de virman talimatının tarafı addedilen ...... Tic. A.Ş. tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçesi ile ispat edildiğini, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin, mevcut deliller çerçevesinde tutarlı ve hukuka uygun olduğunu, davalı tarafça ispat aracı olarak kullanılan 09.01.2017 tarihli virman talimatındaki taraf şirketlerden..Tic.
A.Ş. tarafından dosyaya sunulan dilekçe ile ... Ltd. Şti.'ye hali hazırda borçlu olduğu beyanı ve ... Mühendislik tarafından ticari defterlerin dosyaya sunulmaması birlikte değerlendirildiğinde, müvekkili şirketin defter kayıtlarında yer almayan ve tüm dava konusu hususların yalnızca davalı şirket nezdinde sonuç doğurabilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafça 10.01.2017 tarihinde tanzim edilerek müvekkili şirkete verildiği iddia edilen iki adet bononun her nasılsa yine yetkili hamil olarak çıkan ... Mühendisliğe ödenerek borcun sona erdiği iddiasının yukarıda açıklanan sebepler nezdinde yine hukuka aykırılık arz ettiğini, davalının virman talimatına ek olarak açıkta kalan bakiyenin ödenmesi amacıyla 16.207,88 USD ve 10.000,00 USD bedelli 05.07.2017 ödeme tarihli iki adet bono tanzim ederek müvekkili şirkete teslim edildiği ve ödeme tarihinde yetkili hamil olan ...
Mühendisliğe ödendiğini iddia ederek borcun sona erdiğini iddia ettiğini, davalı taraf ve dava dışı şirketlerce kurulan bu ağda müvekkili şirketin hiçbir zaman taraf olamadığını, müvekkili şirketin yurtdışında olan temsilcisinin ülkeye giriş yapmadan hem virman talimatı verdiğini hem de iki adet senet alarak ... Mühendisliğe senedini ciroladığını, davalı şirket tarafından da 338.127,96 USD'lik bir virman işleminin Ocak ve Şubat ayları yerine 01.03.2017 tarihinde deftere kaydedildiğini, 10.01.2017 tarihinde düzenlenen senet çıkış bordrosunun ise yine 01.03.2017 tarihinde deftere kaydedildiğini, tüm bu çabanın asıl sebebinin ise müvekkili şirketteki ... Mühendislik şirketinin temsil yetkisinin 14.01.2017 tarihinde sona erecek olması ile alakalı olduğu, ...'un ...
Mühendislik şirketinin yetkisinin bitimine 4 gün kala üstelik ülke sınırları içinde dahi olmadan tamı tamına 364.335,84 USD'lik bir anlaşma gerçekleştirmiş olduğunu, her yönü ile açıklanmaya muhtaç bir hukuki ilişkinin virman talimatı adı altında hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini, verilen hükümde icra inkar tazminatı ve vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, kısmen kabul kararı doğrultusunda lehlerine hükmedilen alacak olan 5.943,11 USD baz alınmak sureti ile % 20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı hesabında yanlışlık yapıldığını, karar tarihinde geçerli olan USD kurunun 6,82 TL'ye karşılık gelmekte olup hükmedilen 5.493,11 USD'ye % 20 oranla hesaplanan icra inkar tazminatının 1.188,62 USD'ye denk geldiğini, karar tarihindeki dolar kuru 6,82 TL ile TL'ye çevrildiğinde elde edilecek miktarın ise 8.106,40 TL olması gerektiğini, karar tarihinde 40.532,01 TL'ye denk gelen alacak miktarı üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin 14.01.2016 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar gereğince virman talimatı veren ...'un 14.01.2017 tarihine kadar müdür olarak atanan ... Mühendislik Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti adına davacı şirketi temsil etmek üzere temsilci olarak atandığı, her ne kadar... davacı şirketin ortağı ve müdürü olan dava dışı ... Mühendislik Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti'ndeki hissesini talimat tarihi itibarıyla dava dışı...'a devretmiş ve ... Mühendislik Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd.
Şti'nin yetkilisi olarak da... seçilmiş ise de, ...'un davacı şirketteki temsil yetkisinin ... Mühendislik Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin 11.01.2016 tarih ve 2016/01 sayılı kararına dayandığı ve bu kararın kaldırıldığı /değiştirildiğinin iddia ve ispat edilmediği, dolayısıyla virman talimat tarihinde ... Mühendislik Elektrik ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin temsilcisinin... olmasının...'un davacı şirketteki temsil yetkisini sona erdirmediği, 6102 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesi uyarınca şirketin yetkili müdürü olabilmek için şirketin ortağı olmak gerekmediği gibi aynı maddenin ikinci fıkrasında da şirketin müdürlerinden birinin bir tüzel kişi olması halinde tüzel kişinin görevini adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirleyeceğinin düzenlendiği de dikkate alındığında, ...'un virman talimat tarihinde davacı şirketi temsil yetkisinin bulunduğu, açık imza inkarı olmadığından...'un talimat tarihinde yurt içinde bulunup bulunmamasının da sonuca etkili olmayacağı, öte yandan yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi halinde, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması;
yine hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, dava tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği, Mahkemece anılan şekilde davacı lehine icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti hesaplanarak hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aralarında cari hesap ilişkisi bulunan taraflardan davalının davacıya cari hesap borcunu ödemediği iddiasıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesinin ikinci fıkrası.
3.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061032300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz