Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1876 E. 2011/11620 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
virman↗ icazet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan virmanlar sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara icazetinin olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, 5.000,00 TL tutarındaki bir işlem dışındaki virmanlardan davacının da menfaatinin ve icazetinin bulunduğu gerekçesiyledavanın kısmen kabulüne, davalılardan ... yönünden davanın reddine ilişkin ilk karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalıdan 5.000,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Benzer bu karardaOysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin kredi veren değil «kefil» sıfatında bulunduğu ve kredi alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin belgelerin açıklayıcı olmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/708 E. 2013/17656 K.
Ortak:virman · icazet · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin de «dahil» olduğu müşterek hesaptan ayrılarak usulüne uygun bir hesap açtığı, bu hesaptaki işlemlerin mutlak surette davacının imzasının yer aldığı talimat veya dekontlar ile yapılmasının gerektiği, bu hesaptan davacının müşterek hesap sahibi olduğu hesaba «virman» yapılmasının veya davacının hesabından «havale» yapılan kişilerin müşterek hesapta birlikte yer aldığı kişilerle şirket ortaklıklarının olmasının davacının dışında gerçekleşen olaylar olduğu, bu durumun davacının bu kişilerle irtibatlı olduğunun veya birlikte hareket ettiklerinin kabulüne tek başına delalet etmeyeceği, davacının hesabından çıkan paraların gittiği hesaplar ve buradaki tasarruflar ile ilgili olarak davacının bu işlemlerden haberdar olduğu veya bu işlemlere «icazet» verdiğine dair delil elde edilemediği, bankanın «kusursuz sorumluluğu» uyarınca davacı zararını ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «194».180,15 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %55 ve değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair kurulan ilk hüküm, Dairemizin 20.02.2009 günlü ilamı ile “yapılan «virmanlar» sonucunda hesaptan çıkan paranın gerek gönderildiği davacının müşterek hesabında ve gerekse de davacının ilgisi olduğu anlaşılan dava dışı bir kısım şahıslar tarafından ne şekilde tasarruf edildiği, bu kullanımlarda davacının bilgisinin ve menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virman tarihlerinden sonra paranın gönderildiği müşterek hesabında çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle özellikle bu hesaba yapılan virmanlara «icazetinin» olup olmadığı konularında «denetime elverişli» «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle yapılacak araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece de bilirkişi incelemesi yaptırılar …
… a, 3. şahıslar hesaplarına gönderilen paralar üzerinde davacının herhangi bir tasarruf ya da menfaat ilişkisinin bulunmadığı, davacının hesabından yapılan işlemlere «icazet» vermediği açıklanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · faiz başlangıç tarihi · i̇i̇k 194 · denetime elverişlilik · reeskont faizi · bilirkişi incelemesi · havale · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin de «dahil» olduğu müşterek hesaptan ayrılarak usulüne uygun bir hesap açtığı, bu hesaptaki işlemlerin mutlak surette davacının imzasının yer aldığı talimat veya dekontlar ile yapılmasının gerektiği, bu hesaptan davacının müşterek hesap sahibi olduğu hesaba «virman» yapılmasının veya davacının hesabından «havale» yapılan kişilerin müşterek hesapta birlikte yer aldığı kişilerle şirket ortaklıklarının olmasının davacının dışında gerçekleşen olaylar olduğu, bu durumun davacının bu kişilerle irtibatlı olduğunun veya birlikte hareket ettiklerinin kabulüne tek başına delalet etmeyeceği, davacının hesabından çıkan paraların gittiği hesaplar ve buradaki tasarruflar ile ilgili olarak davacının bu işlemlerden haberdar olduğu veya bu işlemlere «icazet» verdiğine dair delil elde edilemediği, bankanın «kusursuz sorumluluğu» uyarınca davacı zararını ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile «194».180,15 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %55 ve değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair kurulan ilk hüküm, Dairemizin 20.02.2009 günlü ilamı ile “yapılan «virmanlar» sonucunda hesaptan çıkan paranın gerek gönderildiği davacının müşterek hesabında ve gerekse de davacının ilgisi olduğu anlaşılan dava dışı bir kısım şahıslar tarafından ne şekilde tasarruf edildiği, bu kullanımlarda davacının bilgisinin ve menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virman tarihlerinden sonra paranın gönderildiği müşterek hesabında çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle özellikle bu hesaba yapılan virmanlara «icazetinin» olup olmadığı konularında «denetime elverişli» «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle yapılacak araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece de bilirkişi incelemesi yaptırılar …
3- Öte yandan, mahkemece hüküm altına alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmiş ise de davalı taraf, davacının 09.01.2002 tarihli «ihtarnamesi» ile «temerrüde» düşürüldüğünden bu ihtarnamede verilen süre de gözetilerek «faizin başlangıç tarihinin» tespiti gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1876 E. , 2011/11620 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/09/2009 tarih ve 2008/682-2009/582 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İktisat Bankası A.Ş. Mecidiyeköy Şubesi'ne 28.11.1999 tarihinde 149.000,00 TL yatırdığını, zaman içinde faiz miktarları ve diğer hesap hareketleri sonucunda bu meblağın 94.249,00 TL olduğunu, İktisat Bankası’nın mevduat kabul etme faaliyetinin 07.12.2001 tarihinde son bulması nedeni ile hesabın ödenmesine ilişkin istemin hesapta bakiye bulunmadığı gerekçesiyle yerine getirilmediğini, banka memuru olan ... tarafından usulsüz işlemler yapıldığının söylendiğini, müvekkilinin yazılı talimatı ve istemi olmadığı halde imzası taklit edilerek sahte virman işlemleri yapılarak hesabından para çekildiğinin anlaşıldığını, ihtarnameden de bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, şimdilik bu meblağın 07.12.2001 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan virmanlar sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara icazetinin olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, 5.000,00 TL tutarındaki bir işlem dışındaki virmanlardan davacının da menfaatinin ve icazetinin bulunduğu gerekçesiyledavanın kısmen kabulüne, davalılardan ...
yönünden davanın reddine ilişkin ilk karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalıdan 5.000,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033789700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz