Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2392 E. 2023/2554 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usul ekonomisi↗ ihya davası↗ kusur sorumluluğu↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ ara karar↗ sicilden terkin↗ dava şartı yokluğu↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ alacak davası↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ iflas↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin, 23.07.2018 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, halen tasfiye halinde olduğu ancak henüz tasfiyenin tamamlanmadığı, aktif göründüğü ve sicilden terkin edilmediği, tüzel kişiliğinin devam ettiği, bu durumda ihya davası açmakta hukuki yarar olmadığı, hukuki yararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesine göre dava şartı olduğu, dava şartlarının resen davanın her aşamasında nazara alınacağı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurumlarının bu dava ile konuya vakıf olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek aleyhlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 08.03.2022 tarih, 2021/300 E. ve 2021/616 K. sayılı mahkeme ilamının vekâlet ücreti yönünden bozulmasını ve usul ekonomisi yönünden dosya üzerinden yeniden hüküm tesis edilerek müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen Tasfiye halinde Metkumsan Kumlama ve Boya Sanayi Ltd.Şti'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye kapanışı yapılmadığı ve şirketin ticaret sicilden kaydının terkin edilmediğinden mahkemece davaya konu şirketin tasfiye sürece tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmiş olup, davacı 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğundan davalı Sicil Müdürlüğü lehine vekâlet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı ile davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının h bendi, 115 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547'nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3244 E. 2024/4911 K.
Ortak:şirketin ihyası · sicilden terkin · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · hukuki yarar · yargılama gideri · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin, 23.07.2018 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, halen «tasfiye» halinde olduğu ancak henüz tasfiyenin tamamlanmadığı, aktif göründüğü ve «sicilden terkin» edilmediği, «tüzel kişiliğinin» devam ettiği, bu durumda «ihya davası» açmakta «hukuki yarar» olmadığı, hukuki yararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesine göre dava şartı olduğu, dava şartlarının resen davanın her aşamasında nazara alınacağı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında «hukuki yararın» bulunup bulunmadığı ile davalı lehine «yargılama giderlerine» hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen Tasfiye halinde Metkumsan Kumlama ve Boya Sanayi Ltd.Şti'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, «tasfiye» kapanışı yapılmadığı ve şirketin ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edilmediğinden mahkemece davaya konu şirketin tasfiye sürece tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmiş olup, davacı 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğundan davalı Sicil Müdürlüğü lehine vekâlet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin is …
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şti.’nin «tüzel kişiliğinin» ihyasına ve şirkete «tasfiye memuru» tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, «sicilden terkin» edilen şirketin İstanbul Anadolu 20.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münfesihlik · resen terkin · re'sen terkin · yasal hasım · rücuen tazminat · kaldırma ve yeniden hüküm · vekalet ücreti
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tesis ettiği işlemin hatalı olduğu kabul edilerek «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, davalının «yasal hasım» bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun «yargılama giderleri» kısmı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş Mahkemesinin 2018/399 E. sayılı dosyasında açılan «rücuen tazminat» davasında şirketin «terkin» edildiğinin anlaşılması nedeniyle mahkemece davalı ...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usul ve kanuna uygun olarak işlem yaptıklarını, şirketin sermayesinin artırılmaması nedeniyle «münfesih» duruma düştüğünü, davanın reddine ve «yargıla giderlerinden» davalının sorumlu tutulmamasına karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13561 E. 2010/11901 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ariyet · kar kaybı · hakkaniyet · cezai şart · kâr kaybı · temerrüt faizi · bilirkişi incelemesi · ticari defter
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf, davalı ile yapılan sözleşmelerin süresinden önce haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kâr «kaybı» zararı, «cezai şart» ve davalıya «ariyet» olarak verilen bir kısım malzeme bedelleri ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece, yazılı olduğu şekilde sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği kabul edilerek, cezai şart, malzeme bedeli ve manevi tazminata hükmedilmiş, ancak sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının «kar kaybı» zararının olduğu kabul edildiği halde bunun miktarının belirlenemediği gerekçesiyle bu kalem isteğe yönelik red kararı verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, HUMK’nun 333. maddesi gereğince dava dışı...Boya Ltd.Şti.’nin «ticari defter» ve kayıtları ile davalının defter ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davalı tarafından bu şirketten yapılan alımlara göre davacının kâr «kaybı» zararının belirlenmesi ve şayet buna göre «kesin» bir sonuç elde edilemez ise somut olayın özellikleri, taraflar arasında yapılan sözleşmelerin içeriği, davalıya ait işyerlerinin kapasitesi ve «hakkaniyete» göre mahkemece BK’nun 42. maddesi gereğince takdir edilecek uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiği, bu nedenle davalının 1.000 USD «cezai şart» ödemesi gerektiği, ayrıca davacı tarafından davalıya «teslim» edilen malzeme ve ekipman bedeli olan 9.127,30 EURO ve 399,98 YTL’nın davalıdan tahsili gerektiği, ancak davacının kâr «kaybının» belirlenemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.127,30 EURO ve 399,98 YTL ile 1.000 USD’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12740 E. 2013/15835 K.
Ortak:şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen Tasfiye halinde Metkumsan Kumlama ve Boya Sanayi Ltd.Şti'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, «tasfiye» kapanışı yapılmadığı ve şirketin ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edilmediğinden mahkemece davaya konu şirketin tasfiye sürece tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmiş olup, davacı 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğundan davalı Sicil Müdürlüğü lehine vekâlet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin is …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında «hukuki yararın» bulunup bulunmadığı ile davalı lehine «yargılama giderlerine» hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin, 23.07.2018 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, halen «tasfiye» halinde olduğu ancak henüz tasfiyenin tamamlanmadığı, aktif göründüğü ve «sicilden terkin» edilmediği, «tüzel kişiliğinin» devam ettiği, bu durumda «ihya davası» açmakta «hukuki yarar» olmadığı, hukuki yararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesine göre dava şartı olduğu, dava şartlarının resen davanın her aşamasında nazara alınacağı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» dışında kalan hususlar olduğu, mahkeme tarafından borcun tespit edildiği ve tasfiyenin eksiksiz şekilde yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · yasal hasım
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2392 E. , 2023/2554 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Metkumsan Kumlama ve Boya San.Tic. Ltd. Şti. işçilerinden ...'un 28.10.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucunda maluliyeti nedeniyle İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/399 E. sayılı dosyası ile rücuan alacak davası açıldığını ancak dava safahatında şirketin tasfiyesinin sona ererek sicil kaydının bulunmadığının anlaşılması üzerine İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesinin 2018/399 E. sayılı dosyasından 26.11.2020 tarihli ara karar ile kurumlarına yetki verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurumun yasalara uygun işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memuru tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurun sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurunun iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili kurumun tespit etmesinin mümkün olmadığını, ihyası istenen şirketin dosyasında yapılan incelemede; şirketin faaliyetlerinin devamında fayda görülmediğinden 23.05.2000 tarihinde alınan karar gereği tasfiyeye girdiğini ve tasfiye memuru olarak...'nun seçildiğini, 17.07.2000 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan ilanlarla alacaklılara çağrı yapıldığı, tasfiye ile ilgili başkaca işlemin bulunmadığını, dava dilekçesinde iddia edildiği üzere iflasa ilişkin veya şirketin müflis olduğuna dair herhangi bir bildirim ve kaydın bulunmadığını, dava konusu şirketin tasfiye sürecini tamamlamadığını ve faal olduğunu, yapılan işlemlerde ve davanın açılmasında müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle de yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin, 23.07.2018 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, halen tasfiye halinde olduğu ancak henüz tasfiyenin tamamlanmadığı, aktif göründüğü ve sicilden terkin edilmediği, tüzel kişiliğinin devam ettiği, bu durumda ihya davası açmakta hukuki yarar olmadığı, hukuki yararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesine göre dava şartı olduğu, dava şartlarının resen davanın her aşamasında nazara alınacağı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurumlarının bu dava ile konuya vakıf olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek aleyhlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinin 08.03.2022 tarih, 2021/300 E. ve 2021/616 K. sayılı mahkeme ilamının vekâlet ücreti yönünden bozulmasını ve usul ekonomisi yönünden dosya üzerinden yeniden hüküm tesis edilerek müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen Tasfiye halinde Metkumsan Kumlama ve Boya Sanayi Ltd.Şti'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye kapanışı yapılmadığı ve şirketin ticaret sicilden kaydının terkin edilmediğinden mahkemece davaya konu şirketin tasfiye sürece tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmiş olup, davacı 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğundan davalı Sicil Müdürlüğü lehine vekâlet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı ile davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının h bendi, 115 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547'nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920403500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz