İtirazın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3932 E. 2012/10129 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşterek temsilci↗ imza yetkisi↗ tahsilat makbuzu↗ temsil yetkisi↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ bilirkişi incelemesi↗ yönetim kurulu kararı↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının birleşen davanın davalısı şirketin yönetim kurulu başkanı, davalının ise aynı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, şirketi birlikte temsil yetkilerinin bulunduğu, davacının muhtelif zamanlarda şirket işlerinin iyi gitmemesi nedeni ile 87.000 TL'yi muhtelif zamanlarda şirkete verdiği, davalı ...'in bundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davacının yönetim kurulu üyesi olarak şirketle işlem yapmasının hukuka aykırı olmadığı ancak davalı ...'in bu işlemlerin tarafı olmadığı gerekçeleri ile asıl davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen dava yönünden ise 87.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı birleşen dosya davalısı temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının davalı şirkete borç para verdiği iddiasına dayalı olarak olarak açılmış alacak davasıdır. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sunduğu tahsilat makbuzlarına göre davacının şirketten alacaklı gözüktüğü sonucuna varılarak davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının makbuzların düzenlendiği dönemde davalı şirketi diğer davalı ... ile birlikte müştereken temsile yetkili olmasına rağmen makbuzlarda sadece davacının imzasının bulunduğu görülmektedir. Bu itibarla, temsilcinin tek başına imza yetkisi olmadığı halde şirketi temsilen kendi lehine makbuz düzenlemesi de nazara alınarak, bu makbuzlara dayanarak ileri sürdüğü alacak iddiasının diğer belge ve kanıtlarla doğrulanması gerekir.
Bu çerçevede, varsa diğer delillerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde mahallinde davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle dava konusu edilen paranın şirket kayıtlarına ve kasasına girip girmediği hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle birleşen dosya davalısı lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7810 E. 2016/4478 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9961 E. 2015/6771 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaBu çerçevede, varsa diğer delillerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde mahallinde davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde uzman «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle dava konusu edilen paranın şirket kayıtlarına ve kasasına girip girmediği hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre hüküm verilmesi gerek …
Benzer bu kararda… verilen borçların şirket kasasına girip girmediğinin ispatlanamadığı” değerlendirilmesine rağmen Yargıtay bozma ilamına aykırı olarak “davacı tarafça tutulan şirket «defterleri» esas alınarak davacının davalıdan alacaklı olduğu” bildirilmiş olup söz konusu raporun alacak tespiti yönünden kabul edilebilir bulunmadığı, davacı tarafından borç …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15934 E. 2013/22706 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · kusur
Benzer bu kararda… TL olup, bankanın sunduğu muhtelif güvenlik tedbirlerinin kullanımını zorunluluk olmaması nedeniyle tercih etmeyen davacının, olayda % 25 kusurlu olduğu, davacının «kusur oranı» nazara alındığında davalının sorumlu olması gereken miktarın 11.625,00 TL olarak bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekiller …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9733 E. 2013/22465 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat davası · yetkili hamil · kıymetli evrak · zayi · hamil · istirdat · çek · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaAncak; TTK'nın 730/20 maddesi yollaması ile uyuşmazlıkta uygulanması gereken aynı Kanun'un 675.maddesine göre, elden çıktığı ileri sürülen «kıymetli evrakın» getirilmesi halinde talep sahibine «istirdat davası» açması için uygun önel verilmesi ve dava açıldığında esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmek gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına bozul …
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu çeklerin, farklı tarihlerde muhtelif banka şubelerine «ibraz» edilerek karşılıksız kaldığı, davacının dava konusu çeklerin «yetkili hamili» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava «zayi» edildiği ileri sürülen 10 adet «çek» yaprağının zayii olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği gibi dava konusu çeklerin farklı tarihlerde muhtelif banka şubelerine «ibraz» edilerek karşılıksız kaldığı, davacının dava konusu çeklerin «yetkili hamili» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3932 E. , 2012/10129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA . İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2005/1224 E.
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/07/2007 tarih ve 2002/1026-2007/442 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen dava davalısı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Gümüş Lale Tur. Hed. Eşya AŞ'nin %12,8 hisse ile ortağı, davalının da %40 oranında hisse ile ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin durumunun kötüleşmesi nedeni ile müvekkilinin toplamda 87.000 TL şirkete ödeme yaptığını ve bundan davalının hissesine düşen 35.000 TL'nin istenildiğini, davalının bunu ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının kaldırılmasını talep ve dava etmiş, birleşen davasında da alacağın şirketten de istendiğini belirtmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının birleşen davanın davalısı şirketin yönetim kurulu başkanı, davalının ise aynı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, şirketi birlikte temsil yetkilerinin bulunduğu, davacının muhtelif zamanlarda şirket işlerinin iyi gitmemesi nedeni ile 87.000 TL'yi muhtelif zamanlarda şirkete verdiği, davalı ...'in bundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davacının yönetim kurulu üyesi olarak şirketle işlem yapmasının hukuka aykırı olmadığı ancak davalı ...'in bu işlemlerin tarafı olmadığı gerekçeleri ile asıl davanın pasif husumet yokluğundan reddine, birleşen dava yönünden ise 87.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı birleşen dosya davalısı temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının davalı şirkete borç para verdiği iddiasına dayalı olarak olarak açılmış alacak davasıdır. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sunduğu tahsilat makbuzlarına göre davacının şirketten alacaklı gözüktüğü sonucuna varılarak davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının makbuzların düzenlendiği dönemde davalı şirketi diğer davalı ... ile birlikte müştereken temsile yetkili olmasına rağmen makbuzlarda sadece davacının imzasının bulunduğu görülmektedir. Bu itibarla, temsilcinin tek başına imza yetkisi olmadığı halde şirketi temsilen kendi lehine makbuz düzenlemesi de nazara alınarak, bu makbuzlara dayanarak ileri sürdüğü alacak iddiasının diğer belge ve kanıtlarla doğrulanması gerekir.
Bu çerçevede, varsa diğer delillerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde mahallinde davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle dava konusu edilen paranın şirket kayıtlarına ve kasasına girip girmediği hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle birleşen dosya davalısı lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle birleşen dosya davalısı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle birleşen dosya davalısı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060866700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz