İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7810 E. 2016/4478 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, 10.000 TL'nin 18.02.2008 tarihinden itibaren tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, mahkemece bozma ilamına uyulması halinde yapılacak incelemede, davacı şirketin tüm harcamalarının kontrolünü elinde bulunduran ... tarafından çekilen paraların, fiilen davacı şirketin kasasına girip girmediği hususunun da belirleneceğinin tabii bulunmasına göre, asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9961 E. 2015/6771 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu kararda… verilen borçların şirket kasasına girip girmediğinin ispatlanamadığı” değerlendirilmesine rağmen Yargıtay bozma ilamına aykırı olarak “davacı tarafça tutulan şirket «defterleri» esas alınarak davacının davalıdan alacaklı olduğu” bildirilmiş olup söz konusu raporun alacak tespiti yönünden kabul edilebilir bulunmadığı, davacı tarafından borç …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3932 E. 2012/10129 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · imza yetkisi · tahsilat makbuzu · temsil yetkisi · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının birleşen davanın davalısı şirketin «yönetim kurulu» başkanı, davalının ise aynı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, şirketi birlikte «temsil yetkilerinin» bulunduğu, davacının muhtelif zamanlarda şirket işlerinin iyi gitmemesi nedeni ile 87.000 TL'yi muhtelif zamanlarda şirkete verdiği, davalı ...'in bundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davacının yönetim kurulu üyesi olarak şirketle işlem yapmasının hukuka aykırı olmadığı ancak davalı ...'in bu işlemlerin tarafı olmadığı gerekçeleri ile asıl davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, birleşen dava yönünden ise 87.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının sunduğu «tahsilat makbuzlarına» göre davacının şirketten alacaklı gözüktüğü sonucuna varılarak davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının makbuzların düzenlendiği dönemde davalı şirketi diğer davalı ... ile birlikte «müştereken temsile» yetkili olmasına rağmen makbuzlarda sadece davacının imzasının bulunduğu görülmektedir.
Bu itibarla, «temsilcinin» tek başına «imza yetkisi» olmadığı halde şirketi temsilen kendi lehine makbuz düzenlemesi de nazara alınarak, bu makbuzlara dayanarak ileri sürdüğü alacak iddiasının diğer belge ve kanıtlarla doğrulanması gerekir.
Bu çerçevede, varsa diğer delillerin değerlendirilmesi ve gerektiğinde mahallinde davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde uzman «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle dava konusu edilen paranın şirket kayıtlarına ve kasasına girip girmediği hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre hüküm verilmesi gerek …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15122 E. 2011/288 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · temerrüt · kesin hüküm · e-defter
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, davalı kooperatife borç para verildiği iddia edilen dönemin davacının «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yaptığı döneme ilişkin olduğu gözönünde bulundurularak, borç olarak verildiği iddia olunan paranın kooperatif kasasına girip girmediği, bu konunun kooperatif genel kurullarında görüşülüp görüşülmediği ve hangi nedenle davacı tarafından kooperatife borç verildiği, alınan borca ilişkin o tarihte kooperatife bir alım yapılıp yapılmadığı, verildiği iddia edilen borcun gerçek olup olmadığı, davalı kooperatifin borç almasına gerek bulunup bulunmadığı ve kooperatifin ortaklardan temin ettiği gelirler ile kayıt ve kasa belgeleri incelettirilerek borç olgusunun açıklığa kavuşturulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «eksik inceleme» ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife 51.200 YTL borç para verdiği, ancak takipten önce davalının «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe yaptığı itirazın 51.209 YTL yönünden iptaline, anılan bedel üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Dava, davalı kooperatife ödünç para verildiği iddiasına dayalı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, ödünç verme iddiasının davacı tarafından «kesin» delillerle ispat edilmesi gerekmektedir.
Davacı taraf, iddiasının ispatı için davalı kooperatifin «defterlerinde» ve bilânçolarında alacaklı göründüğüne ilişkin kayıtlara dayanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7810 E. , 2016/4478 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08/10/2013 gün ve 2009/1005 - 2013/514 sayılı kararı bozan Daire'nin 10/02/2015 gün ve 2014/1997 - 2015/1622 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin ...da hesabının bulunduğunu, keşidecisi oldukları 20.01.2008 tarihli 100.000 TL bedelli çekle ilgili olarak ...nın ödeme yaptığını, çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, çekin düzenlenmesine ilişkin bilgi ve talimatlarının bulunmadığını, ayrıca 18.02.2008 keşide tarihli 100.000 TL bedelli çekin lehtarı olduklarını, çek üzerinde davacının cirosunun bulunmadığını, ciro silsilesi kopuk çeke dayalı olarak ödeme yapıldığını ileri sürerek, asıl davada şimdilik 10.000 TL'nin ödeme yapıldığı tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini istemiş, birleşen davada ise ...daki mevduat hesaplarından 12.02.2008 tarihinde 10.000 TL, 13.02.2008 tarihinde 10.000 TL, 18.02.2008 tarihinde 100.000 TL üçüncü kişiye ödeme yapıldığını, talimat evraklarındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, ...nın gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, 10.000 TL'nin 18.02.2008 tarihinden itibaren tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, mahkemece bozma ilamına uyulması halinde yapılacak incelemede, davacı şirketin tüm harcamalarının kontrolünü elinde bulunduran ... tarafından çekilen paraların, fiilen davacı şirketin kasasına girip girmediği hususunun da belirleneceğinin tabii bulunmasına göre, asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ...'dan alınarak ...'ye gelir kaydedilmesine, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221506400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz