Haksız rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3480 E. 2024/5650 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoksun kalınan kâr↗ kısıtlılık↗ pasif husumet yokluğu↗ ikrar↗ acentelik↗ dürüstlük kuralı↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ komisyon↗ husumet yokluğu↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ esastan ret↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2020/608 E., 2022/780 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; üvekkili şirketin kendisine ait www.paribu.com adlı internet sitesi ve yine kendisine ait mobil uygulamalar üzerinden "bitcoin" başta olmak üzere bir çok kripto paranın alışverişini yapan tüketicilere aracılık hizmeti sunduğunu, bu hizmeti karşılığında komisyon geliri kazandığını, müvekkilinin müşteri çevresinin tamamının internet ortamında olduğunu fiziki bir satış hizmetinin bulunmadığını, müvekkilinin dünyanın en yaygın arama motorlarından birisi olan ve bu alanda tek başına ekonomik parametreleri belirleyebilme gücüne sahip olan Google şirketinde reklam verebilmek için davalılardan ... ile internet ortamında bir sözleşme imzalandığını, "Google" ekonomik bütünlüğünün Türkiye'deki temsilcisinin davalılardan ... olduğunu, şirketin Google ana markası tarafından kurulduğunu ve Google'ın Türkiyedeki iş ve işlemlerini yürüttüğünü, müvekkilinin, ticari faaliyetleri sebebiyle www.google.com adlı internet sitesinde yayımlanmak üzere davalı şirket nezdinde reklam verebilmek adına bir çok kez girişimde bulunduğunu, ancak bu girişimlerin, her seferinde Google firması tarafından, politikalarına uymadığı gerekçesi ile reddedildiğini, davalı ...'ın "Mali Ürünler ve Hizmetler" Başlıklı reklam politikasının (link : https:// support. Google. Com/ adspolicy/answer/2464998?hl=tr) içerisinde Kripto Para ve Borsalarına dair sınırlı bir reklam izni verildiği ve borsalar için Amerika Birleşik Devletleri ile Japonya haricinde reklam izni verilmediğinin belirtildiğini, müvekkilinin reklam talebinin reklamlarda "kripto para birimleri" bulunduğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, gerekçe olarak da Reklam Politikalarının gösterildiğini, ancak davalıların müvekkili ile aynı iş kolunda bulunan firmaların aynı içerikteki reklamları yayınladıklarını, bu durumun müvekkil şirket aleyhine açık bir haksız rekabet ortamı yarattığını, bu ayrımcı tutum nedeniyle müvekkili şirketin maddi zarara uğradığını, Google Arama Motorunun, tüm dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de hakim durumda olup adeta tekel durumunda bulunduğunu, Rekabet Kanunun 6 ıncı maddesinin ihlal edildiğini belirterek davalıların ticari uygulamaları nedeniyle müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet yarattıklarının tespitine, fazlaya dair her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile yoksun kalınan kar maddi zararından şimdilik 1.000,00 TL'nin haksız rekabet fiilinin işlendiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak verilmesine, haksız rekabetin men'i ile müvekkili tarafından ticari faaliyet alanı olan kripto paralarla ilgili olarak Google'a gönderilen reklamların yayımlanmasına, bu talep kabul görmediği halde ise yine müvekkilin ticari faaliyet alanı olan kripto paralarla ilgili olarak müvekkilinin bulunduğu sektördeki hiç bir firmanın reklamının Google üzerinde yayımlanmamasına dair tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesine özetle; Google ... Reklam Verme Programı Şartlarının, kripto para birimleri için reklam yapılmasına izin verilmeyen bir ülkeden gelen reklam isteğini reddetme hakkını düzenlediğini, reklam talebinin reddedilmesinin gerekçesinin, davacının reklamını yapmak istediği web sitesinde “kripto para birimleri ile ilgili ticari faaliyetler" yapılıyor olması olduğunu, Google ... politikalarına göre, kripto para borsalarının tanıtımına Türkiye'den değil, yalnızca Japonya ve ABD'den izin verildiğini, kripto para birimiyle ilgili reklamlarda başka kısıtlamaların da bulunduğunu, davacı'nın reklamının reddedilmesinin, Google İreland. ve Paribu arasında akdedilen sözleşmenin tanıdığı haklar dâhilinde kullanıldığını, dolayısıyla, Google Ireland'ın rekabet zeminini ihlal ederek davacı aleyhine haksız rekabet yarattığını iddia etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin Paribu'ya diğer rakiplerine kıyasla ayrımcılık yapmadığını, müvekkilinin bu konuda kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... şirketinin şubesi, irtibat bürosu, acentesi ve/veya tüzel kişi temsilcisi olmadığını, sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkiline husumet düşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...’ın davacının rakip firmalarının reklamlarını yayınlamış ve daha sonra kaldırmış olduğu, bu reklamların bilirkişi incelemesinin yapıldığı sırada devam etmediği, davalı ...’ın kullandığı otomatik sistem nedeniyle bazı reklamların sistemin filtresinde kaçtığı ancak daha sonra reklamların kaldırıldığının anlaşıldığı, davaya konu sözleşme niteliğinde olan reklam verme programı şartları incelendiğinde şartların 1.maddesine göre Google ve ortaklarının reklamları herhangi bir sebeple veya sebepsiz olarak reddetme ve kaldırma hakkının olduğu, davacının ise bu şartları kabul ederek davalı ... ile sözleşme imzaladığı, davalı ...'ın davacının reklam tekliflerini reddetmesine sözleşme şartlarını kabul eden davacının itiraz etmeye hakkı olmadığı, sözleşmeye göre davalının sebep göstermeden dahi reklamları reddetme yetkisi olduğu, sözleşmenin Google Reklamcılık ile imzalanmadığı, Google Reklamcılığın ayrı bir tüzel kişiliğe sahip şirket olduğu gerekçesi ile Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti.'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ...'e karşı açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, mahkemece yasada olmayan bir takım şartlar ihdas edilmek suretiyle davanın esastan reddedildiğini, davada tespit talebinin de bulunduğunu bu hususta ayrıca bir hüküm kurulmadığını, gerekçede de ayrıca bir değerlendirme yapılmadığını, davalıların müvekkilinin reklamlarını yayınlamadığını ancak müvekkili ile rakip olan aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerin reklamlarını yayınladığını, bilirkişi raporunda iddialarını doğrulayan sayfalarca reklam görseline yer verildiğini, bu hususun da davalının fiilinin bir seferlik bir hatadan ibaret olmadığı tamamen keyfi ve muhtemelen daha fazla reklam parası almakla alakalı olduğunu gösterdiğini, haksız rekabette tazminat sorumluluğu için haksız fiilin dava tarihinde sonlandırılmış olup olmamasının hiç bir önemi bulunmadığını, esasen davalının "kaldırdık" beyanının da ikrar mahiyetinde olup bilirkişi raporunu da desteklediğini, davanın dava zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını, haksız rekabet fiilinin sonradan kaldırılmış olmasının bir hukuka uygunluk nedeni olmadığını, davalı yanca yapılan savunmada bazı reklamların sistemin filtresinden kaçmış olduğu gibi garip bir bahane ile kastın kesilmeye çalışıldığını, mahkemece, davalının bu ikrarı ve bilirkişi raporunda sayfalarca haksız rekabet yaratan ilanın bulunmasına rağmen, davalının filtrelerden kaçmış savunmasına itibar ederek hiç kusur atfetmemesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece, davalı ...'ın dilediği şekilde reklamları reddetme yetkisinin olduğunun kabul edildiğini ve bu hakkı da sözleşmeye dayandırdığını, sözleşmenin yasanın üzerinde tutulduğunu, huzurdaki davanın "reklamlarımız neden yayımlanmıyor?" davası değil "Bizim reklamlarımız yayımlanmazken rakiplerin reklamları yayımlanıyor" davası olduğunu, Google'ın firmalar arasında hukuka aykırı olarak ayrımcılık yapmasının Türk Ticaret Kanununda düzenlenen Haksız Rekabeti oluşturduğunu, "Google" markası ve ekonomik bütünlüğün tek bir tüzel kişiliği değil birden fazla tüzel kişiliği uhdesinde barındırdığını, "Google" ekonomik bütünlüğünün Türkiyedeki temsilcisinin davalılardan ... olduğunu, bu şirketin mersis kayıt bilgilerinden de durumun açıkça görüldüğünü, bu şirketin 01.08.2005 tarihinde kurulduğunu ve mevcut temsilcilerinin Google International LLC. ile Paul Terence Manicle isimli bir gerçek kişi olduğunu, şirketin amacınında "internet reklamcılığı da dahil olmak üzere reklamcılık satışının ve pazarlamasının sağlanması..." şeklinde olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... Limite arasında akdedilen sözleşmenin Google ... Reklam Verme Programı Şartları içerisinde davalıya, kripto para birimleri için reklam yapılmasına izin verilmeyen bir ülkeden gelen reklam isteğini reddetme hakkı verildiği, bu konuda reklam yapma hakkının yalnızca Japonya ve ABD'ne tanındığı, reklam talebinin reddedilmesinin gerekçesinin, davacının reklamını yapmak istediği web sitesinde “kripto para birimleri ile ilgili ticari faaliyetler" yapılıyor olmasından kaynaklandığı, davalının eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 55 inci maddesinde sayılan hallerden birini kapsamadığı, davalı sitesinde daha önce rakip firmalara ilişkin bir kısım reklamların yayınlandığı ancak reklamların kaldırılmış olduğu yönündeki tespit gözönüne alındığında davalının davacının rakipleri lehine haksız rekabet yaratacak boyutta dürüstlük kuralına aykırı davrandığından da bahsedilemeyeceği, diğer davalı ...'nin sözleşmenin tarafı olmadığı mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespit ve men’i ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanunun 55 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4335 E. 2024/604 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… t kararı verildiğini, marka ibaresinin kripto para birimlerinden biri olduğunu, fakat davacının faaliyet alanının yiyecek-içecek sektörü olduğundan bahisle markanın «ayırt edicilik» unsuru bulunduğunu, bu kapsamda bir çok markada da monero ibaresinin koruma altına alındığını, farklı sektörlerde faaliyet gösteren bir çok firmaya tescil hakkı ta …
… ü, dava konusu monero markasının, bir kripto para biriminin adı olduğundan hareketle marka başvurusunun kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden değerlendirilmesinde, «ayırt ediciliğinin» olmadığı yolundaki düşüncenin doğru olmadığı, bu ibarenin somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, Monero’nun TL, Dolar, Euro gibi yaygın ve halk nezdinde bilinen b …
… inin hukuka uygun bulunduğunu, müvekkilinin başvuru markasının nerede kullanılacağını araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu başvurucunun tanımlayıcı olup «ayırt edicilikten» yoksun olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… t sınıflarının yiyecek ve içecek ürünleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinden ibaret olması da dikkate alındığında, bir kripto para birimi adı olmasının «ayırt ediciliğini» ortadan kaldırmadığı, mutlak anlamda tescil engeli taşımayan bir ibare olduğu gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7257 E. 2024/3129 K.
Ortak:tüzel kişilik
İncelediğiniz kararda… nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...’ın davacının rakip firmalarının reklamlarını yayınlamış ve daha sonra kaldırmış olduğu, bu reklamların «bilirkişi incelemesinin» yapıldığı sırada devam etmediği, davalı ...’ın kullandığı otomatik sistem nedeniyle bazı reklamların sistemin filtresinde kaçtığı ancak daha sonra reklamların kaldırıldığının anlaşıldığı, davaya konu sözleşme niteliğinde olan reklam verme programı şartları incelendiğinde şartların 1.maddesine göre Google ve ortaklarının reklamları herhangi bir sebeple veya sebepsiz olarak reddetme ve kaldırma hakkının olduğu, davacının ise bu şartları kabul ederek davalı ... ile sözleşme imzaladığı, davalı ...'ın davacının reklam tekliflerini reddetmesine sözleşme şartlarını kabul eden davacının itiraz etmeye hakkı olmadığı, sözleşmeye göre davalının sebep göstermeden dahi reklamları reddetme yetkisi olduğu, sözleşmenin Google Reklamcılık ile imzalanmadığı, Google Reklamcılığın ayrı bir «tüzel kişiliğe» sahip şirket olduğu gerekçesi ile Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd.
… u hususun da davalının fiilinin bir seferlik bir hatadan ibaret olmadığı tamamen keyfi ve muhtemelen daha fazla reklam parası almakla alakalı olduğunu gösterdiğini, «haksız rekabette» tazminat sorumluluğu için «haksız fiilin» dava tarihinde sonlandırılmış olup olmamasının hiç bir önemi bulunmadığını, esasen davalının "kaldırdık" beyanının da «ikrar» mahiyetinde olup bilirkişi raporunu da desteklediğini, davanın dava «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığını, haksız rekabet fiilinin sonradan kaldırılmış olmasının bir hukuka uygunluk nedeni olmadığını, davalı yanca yapılan savunmada bazı reklamların sistemin filtresinden kaçmış olduğu gibi garip bir bahane ile kastın kesilmeye çalışıldığını, mahkemece, davalının bu ikrarı ve bilirkişi raporunda sayfalarca haksız rekabet yaratan «ilanın» bulunmasına rağmen, davalının filtrelerden kaçmış savunmasına itibar ederek hiç «kusur» atfetmemesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece, davalı ...'ın dilediği şekilde reklamları reddetme «yetkisinin» olduğunun kabul edildiğini ve bu hakkı da sözleşmeye dayandırdığını, sözleşmenin yasanın üzerinde tutulduğunu, huzurdaki davanın "reklamlarımız neden yayımlanmıyor?" davası değil "Bizim reklamlarımız yayımlanmazken rakiplerin reklamları yayımlanıyor" davası olduğunu, Google'ın firmalar arasında hukuka aykırı olarak ayrımcılık yapmasının Türk Ticaret Kanununda düzenlenen Haksız Rekabeti oluşturduğunu, "Google" markası ve ekonomik bütünlüğün tek bir «tüzel kişiliği» değil birden fazla tüzel kişiliği uhdesinde barındırdığını, "Google" ekonomik bütünlüğünün Türkiyedeki «temsilcisinin» davalılardan ... olduğunu, bu şirketin mersis kayıt bilgilerinden de durumun açıkça görüldüğünü, bu şirketin 01.08.2005 tarihinde kurulduğunu ve mevcut temsilcilerinin Google International LLC. ile Paul Terence Manicle isimli bir gerçek kişi olduğunu, şirketin amacınında "internet reklamcılığı da «dahil» olmak üzere reklamcılık satışının ve pazarlamasının sağlanması..." şeklinde olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne kara …
Benzer bu karardaHOLDINGS LIMITED” adlı «tüzel kişiliğin», tamamen bir özel girişim niteliğindeki ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrerlik · ticaret unvanı · ayırt edicilik
Benzer bu karardaKripto Para Birimi’nin sahibi olduğunu ve www.binance.com/tr adresinden Türkçe internet sitesinin de bulunduğunu, davacının hem «ticaret unvanının» ayırt edici unsuru olan hem ticaret markasının ayırt edici ve bütün unsuru olan hem de dünyanın en büyük işlem hacimli kripto para borsasının ismi olan ... ibaresinin, ilk kez davacı tarafından “çift değişkenli / ikili" anlamına gelen “binary” kelimesinin ilk harfi olan "b" harfinin ve "finans" anlamına gelen “finance” kelimesinin ilk harfinden sonraki kısmı olan "inance" ibaresinin bir araya getirilmesiyle yaratılmış olduğunu, müvekkilinin 2019/05589 numaralı ... marka başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) ve (d) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksunluk, tanımlayıcılık ve ticaret alanında ortak kullanıma açık işaretlerden olma gerekçeleriyle reddedildiğini, bunun üzerine davacı tarafından YİDK nezdinde itirazda bulunulduğu, ancak itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa bu ibarenin tamamen özgün bir nitelik taşıdığını, gerek kendiliğinden «ayırt ediciliği» gerekse de kullanım sonucu ayırt ediciliğinin olduğunu, iddia ettiğinin aksine ne ayırt edicilikten yoksun olduğunu, ne tescil ettirilmek istendiği ilgili mallar ve hizmetler yönünden tanımlayıcı bulunduğunu, ne cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirttiğini, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığını, ... markasının Paris Sözleşmesi’nin 4. «mükerrer» 6. maddesi uyarınca da Türkiye’de tesciline izin verilmesi gerektiğini, davacı adına ... markası ile dünyanın birçok ülkesinde dosyalanmış ve hatta tescil edilmiş …
… lmek istendiği aynı sınıflarda aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden, marka tescilleri yapılmış olduğu, dava konusu marka başvurusunun çok yüksek olmasa da bir «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında reddedilmesinin uygun düşmediği, “...” kelimesinin kri …
-
Marka Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2813 E. 2025/1070 K.
Ortak:cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… diğini, ancak davalıların müvekkili ile aynı iş kolunda bulunan firmaların aynı içerikteki reklamları yayınladıklarını, bu durumun müvekkil şirket aleyhine açık bir «haksız rekabet» ortamı yarattığını, bu ayrımcı tutum nedeniyle müvekkili şirketin maddi zarara uğradığını, Google Arama Motorunun, tüm dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de hakim durumda olup adeta tekel durumunda bulunduğunu, Rekabet Kanunun 6 ıncı maddesinin ihlal edildiğini belirterek davalıların ticari uygulamaları nedeniyle müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet yarattıklarının tespitine, fazlaya dair her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması «kaydı» ile «yoksun kalınan» kar maddi zararından şimdilik 1.000,00 TL'nin haksız rekabet fiilinin işlendiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek ticari «temerrüt» («avans) faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak verilmesine, haksız rekabetin men'i ile müvekkili tarafından ticari faaliyet alanı olan kripto parala …
Benzer bu kararda… rı oluşturan bir şirket olduğunu, müvekkilinin müşterilerine "..." markası altında mal ve hizmetlerini sunduğunu, müvekkiline ait markanın tanımlayıcı olmadığını ve «ayırt ediciliği» haiz bir marka olduğunu, müvekkil markasının unsurlarını içeren markaların birçok ülkede tescil edilebilirlik kriterini karşıladığını, müvekkiline ait markayı oluşturan iki kelimenin de kendine has anlamlarının bulunduğunu ve bu kelimelerin bir araya gelerek farklı bir kavram ortaya çıkardığını, müvekkiline ait markanın hem tescil talebinde bulunulan mal ve hizmetler hem de hitap edilen tüketici kitlesi bakımından ayırt edici olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde "..." ve "..." ibaresini içeren çok sayıda marka «kaydı» bulunduğunu, müvekkiline ait markanın internette yer alış biçimlerine bakıldığında tüketici tarafından bütün olarak ve marka olarak algılandığını ileri sürerek dav …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ayırt edicilik · tacir · kesin hüküm
Benzer bu karardaZira kanunun gerekçesinden de (b) bendi ile aranan «ayırt ediciliğin» (a ) bendi ile aranan ayırt edicilik koşulundan bir kısım farklılaştığı anlaşılmakta olup, bu bende dayalı kriterlerin markanın tescil edileceği sınıftan ayrık düşünülmemesi gerekmektedir. (Bahadır Zeynep,Markanın Hükümsüzlüğü ve İptali, Turhan Kitabevi, Ankara, 2018, s.48-49.) Yine SMK'nın 5/1-(c) hükmünde ise ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları «münhasıran» ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin mutlak ret yaptırımına maruz kalacağına işaret edilmiştir.
… rı oluşturan bir şirket olduğunu, müvekkilinin müşterilerine "..." markası altında mal ve hizmetlerini sunduğunu, müvekkiline ait markanın tanımlayıcı olmadığını ve «ayırt ediciliği» haiz bir marka olduğunu, müvekkil markasının unsurlarını içeren markaların birçok ülkede tescil edilebilirlik kriterini karşıladığını, müvekkiline ait markayı oluşturan iki kelimenin de kendine has anlamlarının bulunduğunu ve bu kelimelerin bir araya gelerek farklı bir kavram ortaya çıkardığını, müvekkiline ait markanın hem tescil talebinde bulunulan mal ve hizmetler hem de hitap edilen tüketici kitlesi bakımından ayırt edici olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde "..." ve "..." ibaresini içeren çok sayıda marka «kaydı» bulunduğunu, müvekkiline ait markanın internette yer alış biçimlerine bakıldığında tüketici tarafından bütün olarak ve marka olarak algılandığını ileri sürerek dav …
… dava konusu ibarenin piyasadaki yaygın kullanımı itibariyle tanımlayıcı olduğu, mal ve hizmetlerde SMK'nın 5/1(b-c) hükümleri uyarınca gerek soyut gerekse de somut «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, SMK'nın 5/2 hükmü uyarınca davacının, dava konusu marka ile ilgili başvuru tarihinden önce başvuruya konu mal ve hizmetlerde kullanım sonucu ayırt edi …
B.Değerlendirme ve Gerekçe SMK'nın 4. maddesine göre, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve «kesin» olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla her tür işaretler marka olarak tescil edilebilecektir.
1 benzer karar daha
-
Markaya tecavüz | Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7651 E. 2024/3593 K.
Ortak:kısıtlılık · dürüstlük kuralı · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… tikalarına göre, kripto para borsalarının tanıtımına Türkiye'den değil, yalnızca Japonya ve ABD'den izin verildiğini, kripto para birimiyle ilgili reklamlarda başka «kısıtlamaların» da bulunduğunu, davacı'nın reklamının reddedilmesinin, Google İreland. ve Paribu arasında akdedilen sözleşmenin tanıdığı haklar dâhilinde kullanıldığını, dolayısıyla, Google Ireland'ın rekabet zeminini ihlal ederek davacı aleyhine «haksız rekabet» yarattığını iddia etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin Paribu'ya diğer rakiplerine kıyasla ayrımcılık yapmadığını, müvekkilinin bu konuda kusurunun bulunmadığın …
… firmalara ilişkin bir kısım reklamların yayınlandığı ancak reklamların kaldırılmış olduğu yönündeki tespit gözönüne alındığında davalının davacının rakipleri lehine «haksız rekabet» yaratacak boyutta «dürüstlük kuralına» aykırı davrandığından da bahsedilemeyeceği, diğer davalı ...'nin sözleşmenin tarafı olmadığı mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ge …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «haksız rekabetin» tespit ve men’i ile «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… nı, davalının müvekkilinin rakiplerine ait reklamları almasının bilinçli ve kötü niyetli bir kullanım olduğunu ve bunlardan reklam alarak gelir ettiğini, bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, yine 21.02.2019 tarihli raporda davalının bilinçli tercihi ile anahtar kod olarak kullandığı ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı içi eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin belirtildiği, bu rapora itiraz ettiklerini, alınan 10.09.2019 tarihli raporda ise itirazlarının ve iddialarının değerlendirilmediğini, bu raporun da tek taraflı düzenlendiğini, bu rapora da itiraz ettiklerini, Google firmasının reklam alan sitelerin istedikleri gibi reklam seçebileceği açıkça belirttiğini ancak bilirkişinin bu konudaki beyanlarının hatalı olduğunu, bununla birlikte davalı tarafın «bilirkişi incelenmesi» sürecinde sadece müvekkili firmanın markası altında bulunan reklamları kaldırmış olmasının davalının reklam içeriklerine müdahale edemediği tespitinin gerçek dışı olduğunu gösterdiği, bilirkişi süreçlerinden sonra tekrardan davalının reklam ayarlarını açtığını ve iş bu istinaf başvurusu tarihi itibariyle de hukuka aykırı eylemlere devam ettiğini, bu hususun davalının tamamen müvekkilinin marka haklarına tecavüz etmek amacıyla hareket ettiğini gösterdiğini, raporda davalı firmanın sistem incelemesinde yapay zeka olarak tabir edilen bir algoritma ile çalıştığı ve «şikayete» tabi bir firma ile iligili özel analiz ile otomatik olarak anahtar kelime belirlendiği tespitinin yer aldığını ancak bu tespitin hatalı olduğunu, bu hususa itiraz ettiklerini, firmaların ücretsiz cevap verebildiği tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu, yine marka bazlı Google reklamı verme ayarı olduğu tespit tarihinde koinim markasının bu ayarlar içerisinde olmadığı tespitinin yapıldığı, oysa davalının bilirkişi sürecinde koinim markasının altındaki reklamları kaldırdığını ve bu kelimeyi reklam içeriklerinden bir süreliğine çıkardığı, mahkemenin markaya tecavüz yönünden gerekçesinin eksik değerlendirme içerdiğini «delil tespit» dosyasını dikkate alınmadığını, mahkemenin davanın 5651 sayılı Yasa gereği yer sağlayıcı olduğu, bu nedenle içeriklerden sorumlu olmadığına ilişkin kararının hatalı olduğu, dava açılmadan önce noter kanalı ile bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilerek tecavüz fiillerinin durdurulması ve içeriklerin kaldırılmasını istemediğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, davalı tarafın hiçbir zaman ücretsiz cevap hakkı tanımadığını, davanın red gerekçeleri arasında somut gerekçeler yerine davalının temennilerinin yer almasının hukuken izah edilemez olduğunu, davalı tarafın müvekkli ile ilgili içeriklerin doğru olduğunu iddia ettiğini, dolayısıyla bu iddiaları ispatla mükellef olduğunu, müvekkilin olmayan kullanıcıları ve hiç yaşanmayan şikayet içeriklerinin var olmadığını ispat etmesinin teknik olarak imkansız olduğunu, zira böyle bir şeyin hiçbir zaman gerçek olmadığını, bir an için bu içeriklerin gerçek olduğu kabul edilse dahi tamamen gerçek dışı «kötüleme» ve karalama içerir 200'den fazla beyanın kaldırılmasının davalıdan talep edildiğini, ancak davalının bunları yayınlamaya devam ettiğini, yer sağlayıcı sıfatının ar …
… ini, üyelik bedelini ödemeyen firma ve markaları cevap hakkı tanınmadığından tüketice nezdinde itibarsızlaştırıldığını tüm bu nedenlerle KOİNİM markasına tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, men'ine ve KOİNİM ibaresi ve altındaki yayınların tamamının www.sikayetvar.com/koinim sitesinden kaldırılması suretiyle eski hale iadesine, davalının web sitesinden KOİNİM ibaresi ve logosunun ve bunların altında yer alan tüm haksız ve hukuka aykırı yayın ve içeriklerin kaldırılmasına, davalının KOİNİM ibaresini internette arama anahtarı veya yönlendirici kod olarak kullanılmasının sonlandırılmasına, 1.000,00 TL «maddi tazminata» ve 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
… hak arama platformu haline geldiğini, bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu taraf tutmadan, şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürüttüğünü, siteye yapılan «şikayet» konularının cevap hakkının muhataplarına cevap kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın tanındığını, bu hakkın ücrete tabi olmadığını, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», şikayetçiye ilişkin bilgilerin de kendileriyle paylaşıldığını, müvekkilinin sadece tüketicilerin memnuniyetsizliklerini dile getirdikleri şikayetler açısından ortam/yer sağlayıcı fonksiyonunu üstlendiğini, dava dilekçesinde belirtilen reklam içeriklerinin müvekkili firma tarafından oluşturulmadığını, ilgili reklam içeriklerinin Google Inc firması tarafından o anki kullanıcının ilgi alanına göre belirlenerek oluşturulduğu, herhangi bir hukuka aykırı eylem, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» durumunun mevut olmadığını, tek bir içerik için tüm sayfanın «erişiminin engellenmesi» talebinin orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı iddialarının aksine hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · kötüleme · delil tespiti · ticari işletme · şikayet · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… hak arama platformu haline geldiğini, bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu taraf tutmadan, şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürüttüğünü, siteye yapılan «şikayet» konularının cevap hakkının muhataplarına cevap kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın tanındığını, bu hakkın ücrete tabi olmadığını, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», şikayetçiye ilişkin bilgilerin de kendileriyle paylaşıldığını, müvekkilinin sadece tüketicilerin memnuniyetsizliklerini dile getirdikleri şikayetler açısından ortam/yer sağlayıcı fonksiyonunu üstlendiğini, dava dilekçesinde belirtilen reklam içeriklerinin müvekkili firma tarafından oluşturulmadığını, ilgili reklam içeriklerinin Google Inc firması tarafından o anki kullanıcının ilgi alanına göre belirlenerek oluşturulduğu, herhangi bir hukuka aykırı eylem, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» durumunun mevut olmadığını, tek bir içerik için tüm sayfanın «erişiminin engellenmesi» talebinin orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı iddialarının aksine hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği …
… nı, davalının müvekkilinin rakiplerine ait reklamları almasının bilinçli ve kötü niyetli bir kullanım olduğunu ve bunlardan reklam alarak gelir ettiğini, bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, yine 21.02.2019 tarihli raporda davalının bilinçli tercihi ile anahtar kod olarak kullandığı ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı içi eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin belirtildiği, bu rapora itiraz ettiklerini, alınan 10.09.2019 tarihli raporda ise itirazlarının ve iddialarının değerlendirilmediğini, bu raporun da tek taraflı düzenlendiğini, bu rapora da itiraz ettiklerini, Google firmasının reklam alan sitelerin istedikleri gibi reklam seçebileceği açıkça belirttiğini ancak bilirkişinin bu konudaki beyanlarının hatalı olduğunu, bununla birlikte davalı tarafın «bilirkişi incelenmesi» sürecinde sadece müvekkili firmanın markası altında bulunan reklamları kaldırmış olmasının davalının reklam içeriklerine müdahale edemediği tespitinin gerçek dışı olduğunu gösterdiği, bilirkişi süreçlerinden sonra tekrardan davalının reklam ayarlarını açtığını ve iş bu istinaf başvurusu tarihi itibariyle de hukuka aykırı eylemlere devam ettiğini, bu hususun davalının tamamen müvekkilinin marka haklarına tecavüz etmek amacıyla hareket ettiğini gösterdiğini, raporda davalı firmanın sistem incelemesinde yapay zeka olarak tabir edilen bir algoritma ile çalıştığı ve «şikayete» tabi bir firma ile iligili özel analiz ile otomatik olarak anahtar kelime belirlendiği tespitinin yer aldığını ancak bu tespitin hatalı olduğunu, bu hususa itiraz ettiklerini, firmaların ücretsiz cevap verebildiği tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu, yine marka bazlı Google reklamı verme ayarı olduğu tespit tarihinde koinim markasının bu ayarlar içerisinde olmadığı tespitinin yapıldığı, oysa davalının bilirkişi sürecinde koinim markasının altındaki reklamları kaldırdığını ve bu kelimeyi reklam içeriklerinden bir süreliğine çıkardığı, mahkemenin markaya tecavüz yönünden gerekçesinin eksik değerlendirme içerdiğini «delil tespit» dosyasını dikkate alınmadığını, mahkemenin davanın 5651 sayılı Yasa gereği yer sağlayıcı olduğu, bu nedenle içeriklerden sorumlu olmadığına ilişkin kararının hatalı olduğu, dava açılmadan önce noter kanalı ile bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilerek tecavüz fiillerinin durdurulması ve içeriklerin kaldırılmasını istemediğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, davalı tarafın hiçbir zaman ücretsiz cevap hakkı tanımadığını, davanın red gerekçeleri arasında somut gerekçeler yerine davalının temennilerinin yer almasının hukuken izah edilemez olduğunu, davalı tarafın müvekkli ile ilgili içeriklerin doğru olduğunu iddia ettiğini, dolayısıyla bu iddiaları ispatla mükellef olduğunu, müvekkilin olmayan kullanıcıları ve hiç yaşanmayan şikayet içeriklerinin var olmadığını ispat etmesinin teknik olarak imkansız olduğunu, zira böyle bir şeyin hiçbir zaman gerçek olmadığını, bir an için bu içeriklerin gerçek olduğu kabul edilse dahi tamamen gerçek dışı «kötüleme» ve karalama içerir 200'den fazla beyanın kaldırılmasının davalıdan talep edildiğini, ancak davalının bunları yayınlamaya devam ettiğini, yer sağlayıcı sıfatının ar …
… ağlayıcı olan davalının, sitesinde yayınlanan tüm iddiaların maddi hukuk açısından doğru olup olmadığını araştırmasının beklenemeyeceği, davalı sitesinde belirtilen «şikayetlerin» gerçek olmadığını ispatlayan herhangi bir delilin de bulunmadığı, davalıya ait internet sitesine üye olmadan ve ücretsiz cevap hakkı tanınacağının da bildirildiği anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin «delil tespit» dosyasının tamamen görmezden geldiğini, «eksik inceleme» yapıldığını, İstanbul 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3480 E. , 2024/5650 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/148 Esas, 2023/191 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2020/608 E., 2022/780 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; üvekkili şirketin kendisine ait www.paribu.com adlı internet sitesi ve yine kendisine ait mobil uygulamalar üzerinden "bitcoin" başta olmak üzere bir çok kripto paranın alışverişini yapan tüketicilere aracılık hizmeti sunduğunu, bu hizmeti karşılığında komisyon geliri kazandığını, müvekkilinin müşteri çevresinin tamamının internet ortamında olduğunu fiziki bir satış hizmetinin bulunmadığını, müvekkilinin dünyanın en yaygın arama motorlarından birisi olan ve bu alanda tek başına ekonomik parametreleri belirleyebilme gücüne sahip olan Google şirketinde reklam verebilmek için davalılardan ... ile internet ortamında bir sözleşme imzalandığını, "Google" ekonomik bütünlüğünün Türkiye'deki temsilcisinin davalılardan ...
olduğunu, şirketin Google ana markası tarafından kurulduğunu ve Google'ın Türkiyedeki iş ve işlemlerini yürüttüğünü, müvekkilinin, ticari faaliyetleri sebebiyle www.google.com adlı internet sitesinde yayımlanmak üzere davalı şirket nezdinde reklam verebilmek adına bir çok kez girişimde bulunduğunu, ancak bu girişimlerin, her seferinde Google firması tarafından, politikalarına uymadığı gerekçesi ile reddedildiğini, davalı ...'ın "Mali Ürünler ve Hizmetler" Başlıklı reklam politikasının (link : https:// support. Google. Com/ adspolicy/answer/2464998?hl=tr) içerisinde Kripto Para ve Borsalarına dair sınırlı bir reklam izni verildiği ve borsalar için Amerika Birleşik Devletleri ile Japonya haricinde reklam izni verilmediğinin belirtildiğini, müvekkilinin reklam talebinin reklamlarda "kripto para birimleri" bulunduğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, gerekçe olarak da Reklam Politikalarının gösterildiğini, ancak davalıların müvekkili ile aynı iş kolunda bulunan firmaların aynı içerikteki reklamları yayınladıklarını, bu durumun müvekkil şirket aleyhine açık bir haksız rekabet ortamı yarattığını, bu ayrımcı tutum nedeniyle müvekkili şirketin maddi zarara uğradığını, Google Arama Motorunun, tüm dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de hakim durumda olup adeta tekel durumunda bulunduğunu, Rekabet Kanunun 6 ıncı maddesinin ihlal edildiğini belirterek davalıların ticari uygulamaları nedeniyle müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet yarattıklarının tespitine, fazlaya dair her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile yoksun kalınan kar maddi zararından şimdilik 1.000,00 TL'nin haksız rekabet fiilinin işlendiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak verilmesine, haksız rekabetin men'i ile müvekkili tarafından ticari faaliyet alanı olan kripto paralarla ilgili olarak Google'a gönderilen reklamların yayımlanmasına, bu talep kabul görmediği halde ise yine müvekkilin ticari faaliyet alanı olan kripto paralarla ilgili olarak müvekkilinin bulunduğu sektördeki hiç bir firmanın reklamının Google üzerinde yayımlanmamasına dair tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesine özetle; Google ... Reklam Verme Programı Şartlarının, kripto para birimleri için reklam yapılmasına izin verilmeyen bir ülkeden gelen reklam isteğini reddetme hakkını düzenlediğini, reklam talebinin reddedilmesinin gerekçesinin, davacının reklamını yapmak istediği web sitesinde “kripto para birimleri ile ilgili ticari faaliyetler" yapılıyor olması olduğunu, Google ... politikalarına göre, kripto para borsalarının tanıtımına Türkiye'den değil, yalnızca Japonya ve ABD'den izin verildiğini, kripto para birimiyle ilgili reklamlarda başka kısıtlamaların da bulunduğunu, davacı'nın reklamının reddedilmesinin, Google İreland. ve Paribu arasında akdedilen sözleşmenin tanıdığı haklar dâhilinde kullanıldığını, dolayısıyla, Google Ireland'ın rekabet zeminini ihlal ederek davacı aleyhine haksız rekabet yarattığını iddia etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin Paribu'ya diğer rakiplerine kıyasla ayrımcılık yapmadığını, müvekkilinin bu konuda kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... şirketinin şubesi, irtibat bürosu, acentesi ve/veya tüzel kişi temsilcisi olmadığını, sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkiline husumet düşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...’ın davacının rakip firmalarının reklamlarını yayınlamış ve daha sonra kaldırmış olduğu, bu reklamların bilirkişi incelemesinin yapıldığı sırada devam etmediği, davalı ...’ın kullandığı otomatik sistem nedeniyle bazı reklamların sistemin filtresinde kaçtığı ancak daha sonra reklamların kaldırıldığının anlaşıldığı, davaya konu sözleşme niteliğinde olan reklam verme programı şartları incelendiğinde şartların 1.maddesine göre Google ve ortaklarının reklamları herhangi bir sebeple veya sebepsiz olarak reddetme ve kaldırma hakkının olduğu, davacının ise bu şartları kabul ederek davalı ... ile sözleşme imzaladığı, davalı ...'ın davacının reklam tekliflerini reddetmesine sözleşme şartlarını kabul eden davacının itiraz etmeye hakkı olmadığı, sözleşmeye göre davalının sebep göstermeden dahi reklamları reddetme yetkisi olduğu, sözleşmenin Google Reklamcılık ile imzalanmadığı, Google Reklamcılığın ayrı bir tüzel kişiliğe sahip şirket olduğu gerekçesi ile Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd.
Şti.'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ...'e karşı açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, mahkemece yasada olmayan bir takım şartlar ihdas edilmek suretiyle davanın esastan reddedildiğini, davada tespit talebinin de bulunduğunu bu hususta ayrıca bir hüküm kurulmadığını, gerekçede de ayrıca bir değerlendirme yapılmadığını, davalıların müvekkilinin reklamlarını yayınlamadığını ancak müvekkili ile rakip olan aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerin reklamlarını yayınladığını, bilirkişi raporunda iddialarını doğrulayan sayfalarca reklam görseline yer verildiğini, bu hususun da davalının fiilinin bir seferlik bir hatadan ibaret olmadığı tamamen keyfi ve muhtemelen daha fazla reklam parası almakla alakalı olduğunu gösterdiğini, haksız rekabette tazminat sorumluluğu için haksız fiilin dava tarihinde sonlandırılmış olup olmamasının hiç bir önemi bulunmadığını, esasen davalının "kaldırdık" beyanının da ikrar mahiyetinde olup bilirkişi raporunu da desteklediğini, davanın dava zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını, haksız rekabet fiilinin sonradan kaldırılmış olmasının bir hukuka uygunluk nedeni olmadığını, davalı yanca yapılan savunmada bazı reklamların sistemin filtresinden kaçmış olduğu gibi garip bir bahane ile kastın kesilmeye çalışıldığını, mahkemece, davalının bu ikrarı ve bilirkişi raporunda sayfalarca haksız rekabet yaratan ilanın bulunmasına rağmen, davalının filtrelerden kaçmış savunmasına itibar ederek hiç kusur atfetmemesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece, davalı ...'ın dilediği şekilde reklamları reddetme yetkisinin olduğunun kabul edildiğini ve bu hakkı da sözleşmeye dayandırdığını, sözleşmenin yasanın üzerinde tutulduğunu, huzurdaki davanın "reklamlarımız neden yayımlanmıyor?" davası değil "Bizim reklamlarımız yayımlanmazken rakiplerin reklamları yayımlanıyor" davası olduğunu, Google'ın firmalar arasında hukuka aykırı olarak ayrımcılık yapmasının Türk Ticaret Kanununda düzenlenen Haksız Rekabeti oluşturduğunu, "Google" markası ve ekonomik bütünlüğün tek bir tüzel kişiliği değil birden fazla tüzel kişiliği uhdesinde barındırdığını, "Google" ekonomik bütünlüğünün Türkiyedeki temsilcisinin davalılardan ...
olduğunu, bu şirketin mersis kayıt bilgilerinden de durumun açıkça görüldüğünü, bu şirketin 01.08.2005 tarihinde kurulduğunu ve mevcut temsilcilerinin Google International LLC. ile Paul Terence Manicle isimli bir gerçek kişi olduğunu, şirketin amacınında "internet reklamcılığı da dahil olmak üzere reklamcılık satışının ve pazarlamasının sağlanması..." şeklinde olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... Limite arasında akdedilen sözleşmenin Google ... Reklam Verme Programı Şartları içerisinde davalıya, kripto para birimleri için reklam yapılmasına izin verilmeyen bir ülkeden gelen reklam isteğini reddetme hakkı verildiği, bu konuda reklam yapma hakkının yalnızca Japonya ve ABD'ne tanındığı, reklam talebinin reddedilmesinin gerekçesinin, davacının reklamını yapmak istediği web sitesinde “kripto para birimleri ile ilgili ticari faaliyetler" yapılıyor olmasından kaynaklandığı, davalının eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 55 inci maddesinde sayılan hallerden birini kapsamadığı, davalı sitesinde daha önce rakip firmalara ilişkin bir kısım reklamların yayınlandığı ancak reklamların kaldırılmış olduğu yönündeki tespit gözönüne alındığında davalının davacının rakipleri lehine haksız rekabet yaratacak boyutta dürüstlük kuralına aykırı davrandığından da bahsedilemeyeceği, diğer davalı ...'nin sözleşmenin tarafı olmadığı mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespit ve men’i ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanunun 55 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060787900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz