Kurum kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4335 E. 2024/604 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/72 E., 2020/51 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2018/118815 sayılı monero ibaresli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, ancak 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin birinci fıkrasının b ve d bentleri gerekçe gösterilerek başvuru hakkında ret kararı verildiğini, marka ibaresinin kripto para birimlerinden biri olduğunu, fakat davacının faaliyet alanının yiyecek-içecek sektörü olduğundan bahisle markanın ayırt edicilik unsuru bulunduğunu, bu kapsamda bir çok markada da monero ibaresinin koruma altına alındığını, farklı sektörlerde faaliyet gösteren bir çok firmaya tescil hakkı tanınmışken verilen bu ret kararının eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek ret kararının iptali ile markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2018/118815 sayılı marka başvurusunun monero ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin turuncu renk ve büyük karakterli harflerle arka planı siyah zemin üzerinde yazıldığı, ilgili tüketici kesimde monero ibaresinin ön plana çıktığı, Monero'nun bir kripto para birimi olup TL karşılığında alınıp satılabildiği, ibarenin soyut ayırt edici niteliği haiz bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun mal ve hizmet sınıflarına bakıldığında yiyecek ve içecek ürünleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinden ibaret olduğunun görüldüğü, dava konusu monero markasının, bir kripto para biriminin adı olduğundan hareketle marka başvurusunun kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden değerlendirilmesinde, ayırt ediciliğinin olmadığı yolundaki düşüncenin doğru olmadığı, bu ibarenin somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, Monero’nun TL, Dolar, Euro gibi yaygın ve halk nezdinde bilinen bir para birimi olmadığı, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından ticaret alanında meslek, sanat ya da ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan bir işaret olmadığını, dava konusu başvuru markasının başkaca bir mutlak ret engeli de taşımadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2019-M-6503 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, davacının tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvurunun esas unsurunun monero ibaresinden oluştuğunu, bunun bilinirliği dünya genelinde yüksek olan kripto para birimi adı olduğunu, markanın asli işlevinin bulunmadığını, başvurunun reddinin hukuka uygun bulunduğunu, müvekkilinin başvuru markasının nerede kullanılacağını araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu başvurucunun tanımlayıcı olup ayırt edicilikten yoksun olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, monero ibaresinin soyut ayırt edici niteliği haiz bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun mal ve hizmet sınıflarının yiyecek ve içecek ürünleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinden ibaret olması da dikkate alındığında, bir kripto para birimi adı olmasının ayırt ediciliğini ortadan kaldırmadığı, mutlak anlamda tescil engeli taşımayan bir ibare olduğu gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 5 ... maddesinin b, c ve d bentleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15452 E. 2015/4844 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7257 E. 2024/3129 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… t kararı verildiğini, marka ibaresinin kripto para birimlerinden biri olduğunu, fakat davacının faaliyet alanının yiyecek-içecek sektörü olduğundan bahisle markanın «ayırt edicilik» unsuru bulunduğunu, bu kapsamda bir çok markada da monero ibaresinin koruma altına alındığını, farklı sektörlerde faaliyet gösteren bir çok firmaya tescil hakkı ta …
… ü, dava konusu monero markasının, bir kripto para biriminin adı olduğundan hareketle marka başvurusunun kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden değerlendirilmesinde, «ayırt ediciliğinin» olmadığı yolundaki düşüncenin doğru olmadığı, bu ibarenin somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, Monero’nun TL, Dolar, Euro gibi yaygın ve halk nezdinde bilinen b …
… inin hukuka uygun bulunduğunu, müvekkilinin başvuru markasının nerede kullanılacağını araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu başvurucunun tanımlayıcı olup «ayırt edicilikten» yoksun olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaKripto Para Birimi’nin sahibi olduğunu ve www.binance.com/tr adresinden Türkçe internet sitesinin de bulunduğunu, davacının hem «ticaret unvanının» ayırt edici unsuru olan hem ticaret markasının ayırt edici ve bütün unsuru olan hem de dünyanın en büyük işlem hacimli kripto para borsasının ismi olan ... ibaresinin, ilk kez davacı tarafından “çift değişkenli / ikili" anlamına gelen “binary” kelimesinin ilk harfi olan "b" harfinin ve "finans" anlamına gelen “finance” kelimesinin ilk harfinden sonraki kısmı olan "inance" ibaresinin bir araya getirilmesiyle yaratılmış olduğunu, müvekkilinin 2019/05589 numaralı ... marka başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) ve (d) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksunluk, tanımlayıcılık ve ticaret alanında ortak kullanıma açık işaretlerden olma gerekçeleriyle reddedildiğini, bunun üzerine davacı tarafından YİDK nezdinde itirazda bulunulduğu, ancak itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa bu ibarenin tamamen özgün bir nitelik taşıdığını, gerek kendiliğinden «ayırt ediciliği» gerekse de kullanım sonucu ayırt ediciliğinin olduğunu, iddia ettiğinin aksine ne ayırt edicilikten yoksun olduğunu, ne tescil ettirilmek istendiği ilgili mallar ve hizmetler yönünden tanımlayıcı bulunduğunu, ne cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirttiğini, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığını, ... markasının Paris Sözleşmesi’nin 4. «mükerrer» 6. maddesi uyarınca da Türkiye’de tesciline izin verilmesi gerektiğini, davacı adına ... markası ile dünyanın birçok ülkesinde dosyalanmış ve hatta tescil edilmiş …
… lmek istendiği aynı sınıflarda aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden, marka tescilleri yapılmış olduğu, dava konusu marka başvurusunun çok yüksek olmasa da bir «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında reddedilmesinin uygun düşmediği, “...” kelimesinin kri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrerlik · ticaret unvanı · tüzel kişilik
Benzer bu karardaKripto Para Birimi’nin sahibi olduğunu ve www.binance.com/tr adresinden Türkçe internet sitesinin de bulunduğunu, davacının hem «ticaret unvanının» ayırt edici unsuru olan hem ticaret markasının ayırt edici ve bütün unsuru olan hem de dünyanın en büyük işlem hacimli kripto para borsasının ismi olan ... ibaresinin, ilk kez davacı tarafından “çift değişkenli / ikili" anlamına gelen “binary” kelimesinin ilk harfi olan "b" harfinin ve "finans" anlamına gelen “finance” kelimesinin ilk harfinden sonraki kısmı olan "inance" ibaresinin bir araya getirilmesiyle yaratılmış olduğunu, müvekkilinin 2019/05589 numaralı ... marka başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) ve (d) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksunluk, tanımlayıcılık ve ticaret alanında ortak kullanıma açık işaretlerden olma gerekçeleriyle reddedildiğini, bunun üzerine davacı tarafından YİDK nezdinde itirazda bulunulduğu, ancak itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa bu ibarenin tamamen özgün bir nitelik taşıdığını, gerek kendiliğinden «ayırt ediciliği» gerekse de kullanım sonucu ayırt ediciliğinin olduğunu, iddia ettiğinin aksine ne ayırt edicilikten yoksun olduğunu, ne tescil ettirilmek istendiği ilgili mallar ve hizmetler yönünden tanımlayıcı bulunduğunu, ne cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirttiğini, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığını, ... markasının Paris Sözleşmesi’nin 4. «mükerrer» 6. maddesi uyarınca da Türkiye’de tesciline izin verilmesi gerektiğini, davacı adına ... markası ile dünyanın birçok ülkesinde dosyalanmış ve hatta tescil edilmiş …
HOLDINGS LIMITED” adlı «tüzel kişiliğin», tamamen bir özel girişim niteliğindeki ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4335 E. , 2024/604 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1093 Esas, 2022/379 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/72 E., 2020/51 K.
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2018/118815 sayılı monero ibaresli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, ancak 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin birinci fıkrasının b ve d bentleri gerekçe gösterilerek başvuru hakkında ret kararı verildiğini, marka ibaresinin kripto para birimlerinden biri olduğunu, fakat davacının faaliyet alanının yiyecek-içecek sektörü olduğundan bahisle markanın ayırt edicilik unsuru bulunduğunu, bu kapsamda bir çok markada da monero ibaresinin koruma altına alındığını, farklı sektörlerde faaliyet gösteren bir çok firmaya tescil hakkı tanınmışken verilen bu ret kararının eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek ret kararının iptali ile markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2018/118815 sayılı marka başvurusunun monero ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin turuncu renk ve büyük karakterli harflerle arka planı siyah zemin üzerinde yazıldığı, ilgili tüketici kesimde monero ibaresinin ön plana çıktığı, Monero'nun bir kripto para birimi olup TL karşılığında alınıp satılabildiği, ibarenin soyut ayırt edici niteliği haiz bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun mal ve hizmet sınıflarına bakıldığında yiyecek ve içecek ürünleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinden ibaret olduğunun görüldüğü, dava konusu monero markasının, bir kripto para biriminin adı olduğundan hareketle marka başvurusunun kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden değerlendirilmesinde, ayırt ediciliğinin olmadığı yolundaki düşüncenin doğru olmadığı, bu ibarenin somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, Monero’nun TL, Dolar, Euro gibi yaygın ve halk nezdinde bilinen bir para birimi olmadığı, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından ticaret alanında meslek, sanat ya da ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan bir işaret olmadığını, dava konusu başvuru markasının başkaca bir mutlak ret engeli de taşımadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2019-M-6503 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, davacının tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvurunun esas unsurunun monero ibaresinden oluştuğunu, bunun bilinirliği dünya genelinde yüksek olan kripto para birimi adı olduğunu, markanın asli işlevinin bulunmadığını, başvurunun reddinin hukuka uygun bulunduğunu, müvekkilinin başvuru markasının nerede kullanılacağını araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu başvurucunun tanımlayıcı olup ayırt edicilikten yoksun olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, monero ibaresinin soyut ayırt edici niteliği haiz bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun mal ve hizmet sınıflarının yiyecek ve içecek ürünleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinden ibaret olması da dikkate alındığında, bir kripto para birimi adı olmasının ayırt ediciliğini ortadan kaldırmadığı, mutlak anlamda tescil engeli taşımayan bir ibare olduğu gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 5 ... maddesinin b, c ve d bentleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017010000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz