YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7257 E. 2024/3129 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrerlik↗ ticaret unvanı↗ tüzel kişilik↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/338 E., 2020/85 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; “... HOLDINGS LIMITED” adlı tüzel kişiliğin, tamamen bir özel girişim niteliğindeki ... Kripto Para Borsası’nın ve ... Kripto Para Birimi’nin sahibi olduğunu ve www.binance.com/tr adresinden Türkçe internet sitesinin de bulunduğunu, davacının hem ticaret unvanının ayırt edici unsuru olan hem ticaret markasının ayırt edici ve bütün unsuru olan hem de dünyanın en büyük işlem hacimli kripto para borsasının ismi olan ... ibaresinin, ilk kez davacı tarafından “çift değişkenli / ikili" anlamına gelen “binary” kelimesinin ilk harfi olan "b" harfinin
ve "finans" anlamına gelen “finance” kelimesinin ilk harfinden sonraki kısmı olan "inance" ibaresinin bir araya getirilmesiyle yaratılmış olduğunu, müvekkilinin 2019/05589 numaralı ... marka başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) ve (d) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksunluk, tanımlayıcılık ve ticaret alanında ortak kullanıma açık işaretlerden olma gerekçeleriyle reddedildiğini, bunun üzerine davacı tarafından YİDK nezdinde itirazda bulunulduğu, ancak itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa bu ibarenin tamamen özgün bir nitelik taşıdığını, gerek kendiliğinden ayırt ediciliği gerekse de kullanım sonucu ayırt ediciliğinin olduğunu, iddia ettiğinin aksine ne ayırt edicilikten yoksun olduğunu, ne tescil ettirilmek istendiği ilgili mallar ve hizmetler yönünden tanımlayıcı bulunduğunu, ne cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirttiğini, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığını, ... markasının Paris Sözleşmesi’nin 4. mükerrer 6. maddesi uyarınca da Türkiye’de tesciline izin verilmesi gerektiğini, davacı adına ... markası ile dünyanın birçok ülkesinde dosyalanmış ve hatta tescil edilmiş birçok marka olduğunu, ... ibareli Avrupa Birliği markasına ait tescil belgesinin de bulunduğunu, davacı adına ... ibaresi içeren birçok alan adı bulunduğunu, ... markasının davacı tarafından uzun yıllardır kullanıldığını ve bu markanın pekiştirilmiş bir ayırt edici gücü bulunduğunu, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... kelimesinin Türkçe’de ya da İngilizce sözlüklerde bir anlamı bulunmadığı, davacının hem YİDK nezdindeki itirazında hem de huzurdaki dosyanın dava dilekçesinde, bu ibarenin “çift değişkenli / ikili” anlamına gelen “binary” kelimesinin ilk harfi olan “b” harfinin ve “finans” anlamına gelen “finance” kelimesinin ilk harfinden sonraki kısmı olan “inance” ibaresinin bir araya getirilmesiyle yaratılmış bir kelime olduğunu belirttiği, davacı adına “...” işareti ile Dünya’nın çeşitli ülkelerinde, markanın Türkiye’deki tescil edilmek istendiği aynı sınıflarda aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden, marka tescilleri yapılmış olduğu, dava konusu marka başvurusunun çok yüksek olmasa da bir ayırt ediciliğinin bulunduğu, marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında reddedilmesinin uygun düşmediği, “...” kelimesinin kripto para borsasını ve bir kripto para birimini ifade ettiği, marka başvurusunun aynı Yasa hükmünün (c) bendi kapsamında reddedilmesinin doğru olmadığı, keza marka başvurusunun aynı Yasa hükmünün (d) bendi kapsamınında reddinin de doğru olmadığını zira “...” adında bir meslek, sanat veya ticaret grubuna rastlanılamadığı, “...” kelimesinin, davacının sunduğu bir kripto borsayı ve kripto para birimini ifade etmekte olduğu, bu ifade ile diğer kişilerin kripto para birimi ve borsalarından ayırt edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;, davacının “...” ibareli başvurusunun, kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından ayırt edici nitelikten yoksun bulunduğunu, “...” ibaresinin finans alanında kullanılan bir kripto para biriminin adı olduğunu, ticari kaynak göstermediğini, söz konusu ibarenin başvuru kapsamında bulunan malların ve hizmetlerin tüketicileri tarafından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, markanın asli işlevi olan ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, “...” ibaresinin 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) ve (d) bentleri uyarınca markasal koruma hakkı kazandıramayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile aynı Yasa hükmünün ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4335 E. 2024/604 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaKripto Para Birimi’nin sahibi olduğunu ve www.binance.com/tr adresinden Türkçe internet sitesinin de bulunduğunu, davacının hem «ticaret unvanının» ayırt edici unsuru olan hem ticaret markasının ayırt edici ve bütün unsuru olan hem de dünyanın en büyük işlem hacimli kripto para borsasının ismi olan ... ibaresinin, ilk kez davacı tarafından “çift değişkenli / ikili" anlamına gelen “binary” kelimesinin ilk harfi olan "b" harfinin ve "finans" anlamına gelen “finance” kelimesinin ilk harfinden sonraki kısmı olan "inance" ibaresinin bir araya getirilmesiyle yaratılmış olduğunu, müvekkilinin 2019/05589 numaralı ... marka başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) ve (d) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksunluk, tanımlayıcılık ve ticaret alanında ortak kullanıma açık işaretlerden olma gerekçeleriyle reddedildiğini, bunun üzerine davacı tarafından YİDK nezdinde itirazda bulunulduğu, ancak itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa bu ibarenin tamamen özgün bir nitelik taşıdığını, gerek kendiliğinden «ayırt ediciliği» gerekse de kullanım sonucu ayırt ediciliğinin olduğunu, iddia ettiğinin aksine ne ayırt edicilikten yoksun olduğunu, ne tescil ettirilmek istendiği ilgili mallar ve hizmetler yönünden tanımlayıcı bulunduğunu, ne cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirttiğini, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığını, ... markasının Paris Sözleşmesi’nin 4. «mükerrer» 6. maddesi uyarınca da Türkiye’de tesciline izin verilmesi gerektiğini, davacı adına ... markası ile dünyanın birçok ülkesinde dosyalanmış ve hatta tescil edilmiş …
… lmek istendiği aynı sınıflarda aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden, marka tescilleri yapılmış olduğu, dava konusu marka başvurusunun çok yüksek olmasa da bir «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında reddedilmesinin uygun düşmediği, “...” kelimesinin kri …
Benzer bu kararda… t kararı verildiğini, marka ibaresinin kripto para birimlerinden biri olduğunu, fakat davacının faaliyet alanının yiyecek-içecek sektörü olduğundan bahisle markanın «ayırt edicilik» unsuru bulunduğunu, bu kapsamda bir çok markada da monero ibaresinin koruma altına alındığını, farklı sektörlerde faaliyet gösteren bir çok firmaya tescil hakkı ta …
… ü, dava konusu monero markasının, bir kripto para biriminin adı olduğundan hareketle marka başvurusunun kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden değerlendirilmesinde, «ayırt ediciliğinin» olmadığı yolundaki düşüncenin doğru olmadığı, bu ibarenin somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, Monero’nun TL, Dolar, Euro gibi yaygın ve halk nezdinde bilinen b …
… inin hukuka uygun bulunduğunu, müvekkilinin başvuru markasının nerede kullanılacağını araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu başvurucunun tanımlayıcı olup «ayırt edicilikten» yoksun olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/29 E. 2023/3559 K.
Ortak:ayırt edicilik · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz karardaKripto Para Birimi’nin sahibi olduğunu ve www.binance.com/tr adresinden Türkçe internet sitesinin de bulunduğunu, davacının hem «ticaret unvanının» ayırt edici unsuru olan hem ticaret markasının ayırt edici ve bütün unsuru olan hem de dünyanın en büyük işlem hacimli kripto para borsasının ismi olan ... ibaresinin, ilk kez davacı tarafından “çift değişkenli / ikili" anlamına gelen “binary” kelimesinin ilk harfi olan "b" harfinin ve "finans" anlamına gelen “finance” kelimesinin ilk harfinden sonraki kısmı olan "inance" ibaresinin bir araya getirilmesiyle yaratılmış olduğunu, müvekkilinin 2019/05589 numaralı ... marka başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) ve (d) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksunluk, tanımlayıcılık ve ticaret alanında ortak kullanıma açık işaretlerden olma gerekçeleriyle reddedildiğini, bunun üzerine davacı tarafından YİDK nezdinde itirazda bulunulduğu, ancak itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa bu ibarenin tamamen özgün bir nitelik taşıdığını, gerek kendiliğinden «ayırt ediciliği» gerekse de kullanım sonucu ayırt ediciliğinin olduğunu, iddia ettiğinin aksine ne ayırt edicilikten yoksun olduğunu, ne tescil ettirilmek istendiği ilgili mallar ve hizmetler yönünden tanımlayıcı bulunduğunu, ne cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirttiğini, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığını, ... markasının Paris Sözleşmesi’nin 4. «mükerrer» 6. maddesi uyarınca da Türkiye’de tesciline izin verilmesi gerektiğini, davacı adına ... markası ile dünyanın birçok ülkesinde dosyalanmış ve hatta tescil edilmiş …
… lmek istendiği aynı sınıflarda aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden, marka tescilleri yapılmış olduğu, dava konusu marka başvurusunun çok yüksek olmasa da bir «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında reddedilmesinin uygun düşmediği, “...” kelimesinin kri …
Benzer bu kararda… hizmetlerle herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, markanın esas unsurunun "COIN" ibaresi olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını, bu haliyle dava konusu başvurunun «ayırt ediciliğinin» bulunduğunu, bu ibarenin başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı ya da tasviri niteliğinin de bulunmadığı, yine ticaret alanında herkes tarafınd …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka başvurusu soyut ve somut «ayırt edicilik» niteliği taşıdığından 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının bulunmadığı, öte yandan dava konu marka başvurusunun tanımlayıcı ve vasıf bildirici nitelik taşımadığı, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi maddesindeki mutlak red engelinin de oluşmadığı, «son» olarak aynı Kanun'un (d) bendi koşullarının da somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2018-M-5023 sayılı kararının iptaline karar verilmiş …
… e kullanılan ve tedavülü mümkün olan bir para birimi olduğunu, tüm bu bilgiler ışığında "mcoin" ibaresinin bütün olarak tasviri nitelik taşıdığını, somut veya soyut «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri uyarınca tescil edilemeyeceğini, kararın hukuk aykırı olduğunu be …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · taşıyan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaKararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka başvurusu soyut ve somut «ayırt edicilik» niteliği taşıdığından 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının bulunmadığı, öte yandan dava konu marka başvurusunun tanımlayıcı ve vasıf bildirici nitelik taşımadığı, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi maddesindeki mutlak red engelinin de oluşmadığı, «son» olarak aynı Kanun'un (d) bendi koşullarının da somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2018-M-5023 sayılı kararının iptaline karar verilmiş …
… puntolardan oluşan bir "M" harfi ile bu harfin altında daha küçük puntolarla yazılmış "COIN" ibaresinden oluştuğu, bu haliyle başvuruda yer verilen şekil unsuru bir «ayırt edicilik» taşımadığından başvurunun "Mcoin" olarak algılanacağı, başvuruyu oluşturan "MCOIN" ibaresinin "mobilecoin" ibaresinin kısaltması olarak kullanılmakta olduğu, iptali istenen YİDK kararında da belirtildiği üzere bir kripto/dijital para biriminin adı olduğu, dolayısıyla bu anlamı itibariyle dava konusu başvurunun tüketicilerce marka olarak algılanması, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, başka işletmelere ait mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlamasının mümkün bulunmadığından marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ayırt edici olmadığı, söz konusu ibareinin 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca da ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olduğu için başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden tescili mümkün olmayan bir işaret olduğu, aksinin kabulü halinde bir kripto para biriminin adı olarak kullanılan ve piyasada tedavül eden "M Coin" ibaresinin davacının tekeline bırakılması gibi bir sonuç doğacağı, dava konusu başvuruda "M" harfinin davacı adına tescilli tanınmış marka olduğu ve başvurunun da bu markanın serisi niteliğinde olduğu ileri sürülmüş ise de dava konusu mutlak ret nedenlerinin seri marka gerekçesiyle aşılmasının mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri koşullarının oluşmadığı açıklanmışsa da bu raporda "m coin" ibaresinin bütün olarak bir kripto para biriminin adı olduğunun gözden kaçırılarak yalnızca "coin" ibaresinin para birimi olarak kullanıldığı kabul edilip buna göre değerlendirme yapıldığı, bu nedenle bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere "COIN" ibaresi günümüzde sanal/dijital para birimi anlamını «taşıyan» ve herkesçe bilinen bir tabirdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9451 E. 2013/13634 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · eş rızası · uyuşmazlık konusu · geçersizlik · terkin · teslim · e-defter
Benzer bu karardaDavalı savunmasında, kendisinin davacı borsasının üyesi olmadığını, yapılan üyelik tescilinin kendisinin «rızası» dışında gerçekleştiğini ve «geçersiz» olduğunu savunmuş, aynı iddia ile davacı borsa üyelik sicilinden «terkini» için karşı dava açmıştır.
Asıl dava, 5590 Sayılı Kanun gereğince davacı borsanın üyesi olan davalının «defterlerinin» «teslimi» istemine ilişkindir.
Ancak, 5590 sayılı kanuna göre ticaret borsaları, ancak üyelerinin «defterlerini» incelemek üzere «teslimini» isteyebilirler.
Bu nedenle, «tefrik» edilen davada, davalının davacı borsanın üyesi olup olmadığı «uyuşmazlık konusu» olduğuna göre, tefrik edilen dava sonucunun beklenilerek, varılacak neticeye göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile asıl davanın kabulü doğru görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3480 E. 2024/5650 K.
Ortak:tüzel kişilik
İncelediğiniz karardaHOLDINGS LIMITED” adlı «tüzel kişiliğin», tamamen bir özel girişim niteliğindeki ...
Benzer bu kararda… nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...’ın davacının rakip firmalarının reklamlarını yayınlamış ve daha sonra kaldırmış olduğu, bu reklamların «bilirkişi incelemesinin» yapıldığı sırada devam etmediği, davalı ...’ın kullandığı otomatik sistem nedeniyle bazı reklamların sistemin filtresinde kaçtığı ancak daha sonra reklamların kaldırıldığının anlaşıldığı, davaya konu sözleşme niteliğinde olan reklam verme programı şartları incelendiğinde şartların 1.maddesine göre Google ve ortaklarının reklamları herhangi bir sebeple veya sebepsiz olarak reddetme ve kaldırma hakkının olduğu, davacının ise bu şartları kabul ederek davalı ... ile sözleşme imzaladığı, davalı ...'ın davacının reklam tekliflerini reddetmesine sözleşme şartlarını kabul eden davacının itiraz etmeye hakkı olmadığı, sözleşmeye göre davalının sebep göstermeden dahi reklamları reddetme yetkisi olduğu, sözleşmenin Google Reklamcılık ile imzalanmadığı, Google Reklamcılığın ayrı bir «tüzel kişiliğe» sahip şirket olduğu gerekçesi ile Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd.
… u hususun da davalının fiilinin bir seferlik bir hatadan ibaret olmadığı tamamen keyfi ve muhtemelen daha fazla reklam parası almakla alakalı olduğunu gösterdiğini, «haksız rekabette» tazminat sorumluluğu için «haksız fiilin» dava tarihinde sonlandırılmış olup olmamasının hiç bir önemi bulunmadığını, esasen davalının "kaldırdık" beyanının da «ikrar» mahiyetinde olup bilirkişi raporunu da desteklediğini, davanın dava «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığını, haksız rekabet fiilinin sonradan kaldırılmış olmasının bir hukuka uygunluk nedeni olmadığını, davalı yanca yapılan savunmada bazı reklamların sistemin filtresinden kaçmış olduğu gibi garip bir bahane ile kastın kesilmeye çalışıldığını, mahkemece, davalının bu ikrarı ve bilirkişi raporunda sayfalarca haksız rekabet yaratan «ilanın» bulunmasına rağmen, davalının filtrelerden kaçmış savunmasına itibar ederek hiç «kusur» atfetmemesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece, davalı ...'ın dilediği şekilde reklamları reddetme «yetkisinin» olduğunun kabul edildiğini ve bu hakkı da sözleşmeye dayandırdığını, sözleşmenin yasanın üzerinde tutulduğunu, huzurdaki davanın "reklamlarımız neden yayımlanmıyor?" davası değil "Bizim reklamlarımız yayımlanmazken rakiplerin reklamları yayımlanıyor" davası olduğunu, Google'ın firmalar arasında hukuka aykırı olarak ayrımcılık yapmasının Türk Ticaret Kanununda düzenlenen Haksız Rekabeti oluşturduğunu, "Google" markası ve ekonomik bütünlüğün tek bir «tüzel kişiliği» değil birden fazla tüzel kişiliği uhdesinde barındırdığını, "Google" ekonomik bütünlüğünün Türkiyedeki «temsilcisinin» davalılardan ... olduğunu, bu şirketin mersis kayıt bilgilerinden de durumun açıkça görüldüğünü, bu şirketin 01.08.2005 tarihinde kurulduğunu ve mevcut temsilcilerinin Google International LLC. ile Paul Terence Manicle isimli bir gerçek kişi olduğunu, şirketin amacınında "internet reklamcılığı da «dahil» olmak üzere reklamcılık satışının ve pazarlamasının sağlanması..." şeklinde olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · kısıtlılık · pasif husumet yokluğu · ikrar · acentelik · dürüstlük kuralı · pasif husumet · komisyon
Benzer bu karardaŞti.'ye karşı açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, ...'e karşı açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
… t mobil uygulamalar üzerinden "bitcoin" başta olmak üzere bir çok kripto paranın alışverişini yapan tüketicilere aracılık hizmeti sunduğunu, bu hizmeti karşılığında «komisyon» geliri kazandığını, müvekkilinin müşteri çevresinin tamamının internet ortamında olduğunu fiziki bir satış hizmetinin bulunmadığını, müvekkilinin dünyanın en yaygın arama motorlarından birisi olan ve bu alanda tek başına ekonomik parametreleri belirleyebilme gücüne sahip olan Google şirketinde reklam verebilmek için davalılardan ... ile internet ortamında bir sözleşme imzalandığını, "Google" ekonomik bütünlüğünün Türkiye'deki «temsilcisinin» davalılardan ... olduğunu, şirketin Google ana markası tarafından kurulduğunu ve Google'ın Türkiyedeki iş ve işlemlerini yürüttüğünü, müvekkilinin, ticari faaliyet …
… diğini, ancak davalıların müvekkili ile aynı iş kolunda bulunan firmaların aynı içerikteki reklamları yayınladıklarını, bu durumun müvekkil şirket aleyhine açık bir «haksız rekabet» ortamı yarattığını, bu ayrımcı tutum nedeniyle müvekkili şirketin maddi zarara uğradığını, Google Arama Motorunun, tüm dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de hakim durumda olup adeta tekel durumunda bulunduğunu, Rekabet Kanunun 6 ıncı maddesinin ihlal edildiğini belirterek davalıların ticari uygulamaları nedeniyle müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet yarattıklarının tespitine, fazlaya dair her türlü dava ve talep haklarının saklı kalması «kaydı» ile «yoksun kalınan» kar maddi zararından şimdilik 1.000,00 TL'nin haksız rekabet fiilinin işlendiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek ticari «temerrüt» («avans) faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak verilmesine, haksız rekabetin men'i ile müvekkili tarafından ticari faaliyet alanı olan kripto parala …
… tikalarına göre, kripto para borsalarının tanıtımına Türkiye'den değil, yalnızca Japonya ve ABD'den izin verildiğini, kripto para birimiyle ilgili reklamlarda başka «kısıtlamaların» da bulunduğunu, davacı'nın reklamının reddedilmesinin, Google İreland. ve Paribu arasında akdedilen sözleşmenin tanıdığı haklar dâhilinde kullanıldığını, dolayısıyla, Google Ireland'ın rekabet zeminini ihlal ederek davacı aleyhine «haksız rekabet» yarattığını iddia etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin Paribu'ya diğer rakiplerine kıyasla ayrımcılık yapmadığını, müvekkilinin bu konuda kusurunun bulunmadığın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7257 E. , 2024/3129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1534 Esas, 2022/1291 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/338 E., 2020/85 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; “... HOLDINGS LIMITED” adlı tüzel kişiliğin, tamamen bir özel girişim niteliğindeki ... Kripto Para Borsası’nın ve ... Kripto Para Birimi’nin sahibi olduğunu ve www.binance.com/tr adresinden Türkçe internet sitesinin de bulunduğunu, davacının hem ticaret unvanının ayırt edici unsuru olan hem ticaret markasının ayırt edici ve bütün unsuru olan hem de dünyanın en büyük işlem hacimli kripto para borsasının ismi olan ... ibaresinin, ilk kez davacı tarafından “çift değişkenli / ikili" anlamına gelen “binary” kelimesinin ilk harfi olan "b" harfinin
ve "finans" anlamına gelen “finance” kelimesinin ilk harfinden sonraki kısmı olan "inance" ibaresinin bir araya getirilmesiyle yaratılmış olduğunu, müvekkilinin 2019/05589 numaralı ... marka başvurusunun Markalar Dairesi tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) ve (d) bentleri uyarınca ayırt edici nitelikten yoksunluk, tanımlayıcılık ve ticaret alanında ortak kullanıma açık işaretlerden olma gerekçeleriyle reddedildiğini, bunun üzerine davacı tarafından YİDK nezdinde itirazda bulunulduğu, ancak itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa bu ibarenin tamamen özgün bir nitelik taşıdığını, gerek kendiliğinden ayırt ediciliği gerekse de kullanım sonucu ayırt ediciliğinin olduğunu, iddia ettiğinin aksine ne ayırt edicilikten yoksun olduğunu, ne tescil ettirilmek istendiği ilgili mallar ve hizmetler yönünden tanımlayıcı bulunduğunu, ne cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirttiğini, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığını, ...
markasının Paris Sözleşmesi’nin 4. mükerrer 6. maddesi uyarınca da Türkiye’de tesciline izin verilmesi gerektiğini, davacı adına ... markası ile dünyanın birçok ülkesinde dosyalanmış ve hatta tescil edilmiş birçok marka olduğunu, ... ibareli Avrupa Birliği markasına ait tescil belgesinin de bulunduğunu, davacı adına ... ibaresi içeren birçok alan adı bulunduğunu, ... markasının davacı tarafından uzun yıllardır kullanıldığını ve bu markanın pekiştirilmiş bir ayırt edici gücü bulunduğunu, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... kelimesinin Türkçe’de ya da İngilizce sözlüklerde bir anlamı bulunmadığı, davacının hem YİDK nezdindeki itirazında hem de huzurdaki dosyanın dava dilekçesinde, bu ibarenin “çift değişkenli / ikili” anlamına gelen “binary” kelimesinin ilk harfi olan “b” harfinin ve “finans” anlamına gelen “finance” kelimesinin ilk harfinden sonraki kısmı olan “inance” ibaresinin bir araya getirilmesiyle yaratılmış bir kelime olduğunu belirttiği, davacı adına “...” işareti ile Dünya’nın çeşitli ülkelerinde, markanın Türkiye’deki tescil edilmek istendiği aynı sınıflarda aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden, marka tescilleri yapılmış olduğu, dava konusu marka başvurusunun çok yüksek olmasa da bir ayırt ediciliğinin bulunduğu, marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında reddedilmesinin uygun düşmediği, “...” kelimesinin kripto para borsasını ve bir kripto para birimini ifade ettiği, marka başvurusunun aynı Yasa hükmünün (c) bendi kapsamında reddedilmesinin doğru olmadığı, keza marka başvurusunun aynı Yasa hükmünün (d) bendi kapsamınında reddinin de doğru olmadığını zira “...” adında bir meslek, sanat veya ticaret grubuna rastlanılamadığı, “...” kelimesinin, davacının sunduğu bir kripto borsayı ve kripto para birimini ifade etmekte olduğu, bu ifade ile diğer kişilerin kripto para birimi ve borsalarından ayırt edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;, davacının “...” ibareli başvurusunun, kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından ayırt edici nitelikten yoksun bulunduğunu, “...” ibaresinin finans alanında kullanılan bir kripto para biriminin adı olduğunu, ticari kaynak göstermediğini, söz konusu ibarenin başvuru kapsamında bulunan malların ve hizmetlerin tüketicileri tarafından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, markanın asli işlevi olan ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, “...” ibaresinin 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) ve (d) bentleri uyarınca markasal koruma hakkı kazandıramayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile aynı Yasa hükmünün ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1040724000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz