Markaya tecavüz | Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7651 E. 2024/3593 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erişimin engellenmesi↗ kötüleme↗ delil tespiti↗ ticari işletme↗ kısıtlılık↗ şikayet↗ dürüstlük kuralı↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/197 E., 2020/76 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, maddi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin www.koinim.com sitesi üzerinden kripto para alım-satımı yapmak isteyen kişilere platform sağlayan teknoloji şirketi olduğunu, müvekkili firma tarafından "Koinim" markasının uzun yıllardan beri kullanıldığını, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 15.02.2017 tarihinde 2017/13045 numarası ile tescil edildiğini, davalı tarafın www.sikayetvar.com alan adlı web sitesinin sahibi, işleteni, yayıncısı olduğunu, davalı tarafın https://www.sikayetvar.com/koinim adresinde müvekkili firmanın KOİNİM tescilli markasını müvekkilden izin almadan kötü niyetle ve haksız olarak ticari etki yaratacak şekilde kullandığını, tüketicilerin "sikayetvar.com/koinim adresine şikayet içeriği girebilmeleri ve herhangi bir internet kullanıcısının "Koinim" markasını arama motorlarında araştırdığı zaman ilk sırada https://sikayetvar.com/koinim adresinin çıkması için müvekkiline ait "Koinim" markasını anahtar kelime olarak kullandığını, arama motorlarında "anahtar kelime" kullanarak üst sıraya çıkmak isteyen firmaların arama motorlarına ücret ödediklerine, davalının da müvekkiline ait markayı kullanarak arama motorlarında üst sırada yer almak için 3.firmalara ücret ödediğini, bu nedenle Google arama motorunda "Koinim" markası aratıldığında davalı tarafın sitesinin ikinci sırada yer aldığını, davalının bu eyleminin marka hakına tecavüz fiilini oluşturduğunu, bu durumun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, ayrıca davalının "KOİNİM" başlığı altında bulunan sayfalara ayrı ayrı reklam alarak müvekkilinin markası üzerinden haksız kazanç elde ettiğini, bahse konu adrese tüketiciler tarafından içerik girilmesi hizmetini ücretsiz olarak yaptığını ancak firma ve markalardan bu içeriklere cevap verilebilmesi için üyelik bedeli talep ettiğini, bu bedele ilişkin tekliflerini müvekkili firmaya e-posta yolu ile gönderdiğini, üyelik bedelini ödemeyen firma ve markaları cevap hakkı tanınmadığından tüketice nezdinde itibarsızlaştırıldığını tüm bu nedenlerle KOİNİM markasına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, men'ine ve KOİNİM ibaresi ve altındaki yayınların tamamının www.sikayetvar.com/koinim sitesinden kaldırılması suretiyle eski hale iadesine, davalının web sitesinden KOİNİM ibaresi ve logosunun ve bunların altında yer alan tüm haksız ve hukuka aykırı yayın ve içeriklerin kaldırılmasına, davalının KOİNİM ibaresini internette arama anahtarı veya yönlendirici kod olarak kullanılmasının sonlandırılmasına, 1.000,00 TL maddi tazminata ve 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkili şirkete ait "www.sikayetvar.vom" internet sitesinin 2001 yılında kurulduğunu, tüketiciler açısından bir hak arama platformu haline geldiğini, bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu taraf tutmadan, şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürüttüğünü, siteye yapılan şikayet konularının cevap hakkının muhataplarına cevap kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın tanındığını, bu hakkın ücrete tabi olmadığını, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, şikayetçiye ilişkin bilgilerin de kendileriyle paylaşıldığını, müvekkilinin sadece tüketicilerin memnuniyetsizliklerini dile getirdikleri şikayetler açısından ortam/yer sağlayıcı fonksiyonunu üstlendiğini, dava dilekçesinde belirtilen reklam içeriklerinin müvekkili firma tarafından oluşturulmadığını, ilgili reklam içeriklerinin Google Inc firması tarafından o anki kullanıcının ilgi alanına göre belirlenerek oluşturulduğu, herhangi bir hukuka aykırı eylem, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet durumunun mevut olmadığını, tek bir içerik için tüm sayfanın erişiminin engellenmesi talebinin orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı iddialarının aksine hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etme yükümlülüğünün de bulunmadığından bahisle, davacının erişim engelleme talebinin ve haksız davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5651 sayılı Yasa uyarınca yer sağlayıcı olan davalının, sitesinde yayınlanan tüm iddiaların maddi hukuk açısından doğru olup olmadığını araştırmasının beklenemeyeceği, davalı sitesinde belirtilen şikayetlerin gerçek olmadığını ispatlayan herhangi bir delilin de bulunmadığı, davalıya ait internet sitesine üye olmadan ve ücretsiz cevap hakkı tanınacağının da bildirildiği anlaşılmakla, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin delil tespit dosyasının tamamen görmezden geldiğini, eksik inceleme yapıldığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D. İş sayılı dosyası incelendiğinde alınan bilirkişi raporunda koinim markası ve logosunun bulunduğu davalı tarafından koinim markasına özel yayın yapan sayfada bulunan rakip firmalara ait reklam içeriklerinin açıkça tespit edildiğini, bu tespitlerin kayıt altına alındığını, reklamlarda adı geçen paribu ve koineksin müvekkili ile aynı faaliyet alanında çalıştıklarını, tespit raporunda 203 adet içeriğin altında bulunan reklamların tespit edilerek kayıt altına alındığını, arama motorlarında koinim markasının anahtar kelime olarak kullanıldığının tespit edildiğini, herhangi bir kullanıcının veya müvekkilinin arama motoruna koinim ibaresini yazdığında davalının ikinci sırada yer aldığını, davalının bu kullanıcıları kendi sitesine yönlendirdiğini, kullanıcıların şikayet içeriği girmese bile okunan her bir içerikten davalının gelir elde ettiğini, delil tespit raporunda yapılan ücretli cevap hakkı tespiti dışında ayrıca cevap haklarının sadece ücretli olarak kullanılması için davalı tarafından istenilen 5.900,00 TL ücretinin yer aldığı 20'den fazla e-posta yazışmasının dosyaya sunulduğunu, tüketici olduğu iddia edilen kişilere sunulan kolaylığın sağlanmaması üzerine cevap verilebilmesi için ücret istenmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini, bu konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/5144 E., 2015/12411 K. sayılı kararı dosyaya sunduklarını, davalının Google reklamı alan web sitelerinin sayfalarında bulunan reklamları seçebileceği ve filtreleyebileceğine ilişkin Google'nin resmi web sitesinde yer alan reklam politikalarını dosyaya sunduklarını, davalının müvekkilinin rakiplerine ait reklamları almasının bilinçli ve kötü niyetli bir kullanım olduğunu ve bunlardan reklam alarak gelir ettiğini, bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yine 21.02.2019 tarihli raporda davalının bilinçli tercihi ile anahtar kod olarak kullandığı ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı içi eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin belirtildiği, bu rapora itiraz ettiklerini, alınan 10.09.2019 tarihli raporda ise itirazlarının ve iddialarının değerlendirilmediğini, bu raporun da tek taraflı düzenlendiğini, bu rapora da itiraz ettiklerini, Google firmasının reklam alan sitelerin istedikleri gibi reklam seçebileceği açıkça belirttiğini ancak bilirkişinin bu konudaki beyanlarının hatalı olduğunu, bununla birlikte davalı tarafın bilirkişi incelenmesi sürecinde sadece müvekkili firmanın markası altında bulunan reklamları kaldırmış olmasının davalının reklam içeriklerine müdahale edemediği tespitinin gerçek dışı olduğunu gösterdiği, bilirkişi süreçlerinden sonra tekrardan davalının reklam ayarlarını açtığını ve iş bu istinaf başvurusu tarihi itibariyle de hukuka aykırı eylemlere devam ettiğini, bu hususun davalının tamamen müvekkilinin marka haklarına tecavüz etmek amacıyla hareket ettiğini gösterdiğini, raporda davalı firmanın sistem incelemesinde yapay zeka olarak tabir edilen bir algoritma ile çalıştığı ve şikayete tabi bir firma ile iligili özel analiz ile otomatik olarak anahtar kelime belirlendiği tespitinin yer aldığını ancak bu tespitin hatalı olduğunu, bu hususa itiraz ettiklerini, firmaların ücretsiz cevap verebildiği tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu, yine marka bazlı Google reklamı verme ayarı olduğu tespit tarihinde koinim markasının bu ayarlar içerisinde olmadığı tespitinin yapıldığı, oysa davalının bilirkişi sürecinde koinim markasının altındaki reklamları kaldırdığını ve bu kelimeyi reklam içeriklerinden bir süreliğine çıkardığı, mahkemenin markaya tecavüz yönünden gerekçesinin eksik değerlendirme içerdiğini delil tespit dosyasını dikkate alınmadığını, mahkemenin davanın 5651 sayılı Yasa gereği yer sağlayıcı olduğu, bu nedenle içeriklerden sorumlu olmadığına ilişkin kararının hatalı olduğu, dava açılmadan önce noter kanalı ile bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilerek tecavüz fiillerinin durdurulması ve içeriklerin kaldırılmasını istemediğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, davalı tarafın hiçbir zaman ücretsiz cevap hakkı tanımadığını, davanın red gerekçeleri arasında somut gerekçeler yerine davalının temennilerinin yer almasının hukuken izah edilemez olduğunu, davalı tarafın müvekkli ile ilgili içeriklerin doğru olduğunu iddia ettiğini, dolayısıyla bu iddiaları ispatla mükellef olduğunu, müvekkilin olmayan kullanıcıları ve hiç yaşanmayan şikayet içeriklerinin var olmadığını ispat etmesinin teknik olarak imkansız olduğunu, zira böyle bir şeyin hiçbir zaman gerçek olmadığını, bir an için bu içeriklerin gerçek olduğu kabul edilse dahi tamamen gerçek dışı kötüleme ve karalama içerir 200'den fazla beyanın kaldırılmasının davalıdan talep edildiğini, ancak davalının bunları yayınlamaya devam ettiğini, yer sağlayıcı sıfatının arkasına sığındığını, oysa Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/618 E., 2019/8167 K. sayılı ilamın içeriğinden de hukuka aykırı eylemlerden haberdar edilen yer sağlayıcının haberdar olmasına rağmen devam etmesi karşısında hakkı ihlal edilen tarafın taleplerine herkese karşı yöneltebileceğinin belirtildiğini, davalının tüketicilerin menfaatini gözeten bir firma olduğu beyanının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalının her bir şikayet içeriğine reklam aldığını, reklam gelirini arttırmak için şikayet içeriğini arttırdığını, bunun için de hakkında hiçbir şikayet olmayan markaların dahi anahtar kod olarak sitesine kullanıcı yönlendirdiğini, üçüncü kişilere ait markalar üzerinden reklam gelirleri elde etmenin yanı sıra mesnetsiz iddialara cevap vermek isteyen firmalardan aylık 5.900,00 TL isteyen bir ticari işletme olduğunu, davalının yer sağlayıcı vasfının öne çıkarak içerik kaldırmaktan kaçındığını, davalının eylemlerinin hukuka aykırı olup yer sağlayıcılık sıfatıyla ilgisi bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususların hiçbirinin değerlendirilmediğini, gerekçesiz ve eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkile ait tescilli ''Koinim'' markasının anahtar kelime olarak kullanıldığının dosyada tespit edilmiş olduğunu, buna ilişkin tespitinde mahkemece dikkate alınmadığını, haksız rekabet oluştuğunda dair tespitler ve bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, men'i ve yayın içeriğinin kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7451 E. 2024/3328 K.
Ortak:erişimin engellenmesi · kötüleme · delil tespiti · kısıtlılık · şikayet · dürüstlük kuralı · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… hak arama platformu haline geldiğini, bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu taraf tutmadan, şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürüttüğünü, siteye yapılan «şikayet» konularının cevap hakkının muhataplarına cevap kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın tanındığını, bu hakkın ücrete tabi olmadığını, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», şikayetçiye ilişkin bilgilerin de kendileriyle paylaşıldığını, müvekkilinin sadece tüketicilerin memnuniyetsizliklerini dile getirdikleri şikayetler açısından ortam/yer sağlayıcı fonksiyonunu üstlendiğini, dava dilekçesinde belirtilen reklam içeriklerinin müvekkili firma tarafından oluşturulmadığını, ilgili reklam içeriklerinin Google Inc firması tarafından o anki kullanıcının ilgi alanına göre belirlenerek oluşturulduğu, herhangi bir hukuka aykırı eylem, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» durumunun mevut olmadığını, tek bir içerik için tüm sayfanın «erişiminin engellenmesi» talebinin orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı iddialarının aksine hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği …
… nı, davalının müvekkilinin rakiplerine ait reklamları almasının bilinçli ve kötü niyetli bir kullanım olduğunu ve bunlardan reklam alarak gelir ettiğini, bu durumun «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, yine 21.02.2019 tarihli raporda davalının bilinçli tercihi ile anahtar kod olarak kullandığı ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı içi eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin belirtildiği, bu rapora itiraz ettiklerini, alınan 10.09.2019 tarihli raporda ise itirazlarının ve iddialarının değerlendirilmediğini, bu raporun da tek taraflı düzenlendiğini, bu rapora da itiraz ettiklerini, Google firmasının reklam alan sitelerin istedikleri gibi reklam seçebileceği açıkça belirttiğini ancak bilirkişinin bu konudaki beyanlarının hatalı olduğunu, bununla birlikte davalı tarafın «bilirkişi incelenmesi» sürecinde sadece müvekkili firmanın markası altında bulunan reklamları kaldırmış olmasının davalının reklam içeriklerine müdahale edemediği tespitinin gerçek dışı olduğunu gösterdiği, bilirkişi süreçlerinden sonra tekrardan davalının reklam ayarlarını açtığını ve iş bu istinaf başvurusu tarihi itibariyle de hukuka aykırı eylemlere devam ettiğini, bu hususun davalının tamamen müvekkilinin marka haklarına tecavüz etmek amacıyla hareket ettiğini gösterdiğini, raporda davalı firmanın sistem incelemesinde yapay zeka olarak tabir edilen bir algoritma ile çalıştığı ve «şikayete» tabi bir firma ile iligili özel analiz ile otomatik olarak anahtar kelime belirlendiği tespitinin yer aldığını ancak bu tespitin hatalı olduğunu, bu hususa itiraz ettiklerini, firmaların ücretsiz cevap verebildiği tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu, yine marka bazlı Google reklamı verme ayarı olduğu tespit tarihinde koinim markasının bu ayarlar içerisinde olmadığı tespitinin yapıldığı, oysa davalının bilirkişi sürecinde koinim markasının altındaki reklamları kaldırdığını ve bu kelimeyi reklam içeriklerinden bir süreliğine çıkardığı, mahkemenin markaya tecavüz yönünden gerekçesinin eksik değerlendirme içerdiğini «delil tespit» dosyasını dikkate alınmadığını, mahkemenin davanın 5651 sayılı Yasa gereği yer sağlayıcı olduğu, bu nedenle içeriklerden sorumlu olmadığına ilişkin kararının hatalı olduğu, dava açılmadan önce noter kanalı ile bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilerek tecavüz fiillerinin durdurulması ve içeriklerin kaldırılmasını istemediğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, davalı tarafın hiçbir zaman ücretsiz cevap hakkı tanımadığını, davanın red gerekçeleri arasında somut gerekçeler yerine davalının temennilerinin yer almasının hukuken izah edilemez olduğunu, davalı tarafın müvekkli ile ilgili içeriklerin doğru olduğunu iddia ettiğini, dolayısıyla bu iddiaları ispatla mükellef olduğunu, müvekkilin olmayan kullanıcıları ve hiç yaşanmayan şikayet içeriklerinin var olmadığını ispat etmesinin teknik olarak imkansız olduğunu, zira böyle bir şeyin hiçbir zaman gerçek olmadığını, bir an için bu içeriklerin gerçek olduğu kabul edilse dahi tamamen gerçek dışı «kötüleme» ve karalama içerir 200'den fazla beyanın kaldırılmasının davalıdan talep edildiğini, ancak davalının bunları yayınlamaya devam ettiğini, yer sağlayıcı sıfatının ar …
… ağlayıcı olan davalının, sitesinde yayınlanan tüm iddiaların maddi hukuk açısından doğru olup olmadığını araştırmasının beklenemeyeceği, davalı sitesinde belirtilen «şikayetlerin» gerçek olmadığını ispatlayan herhangi bir delilin de bulunmadığı, davalıya ait internet sitesine üye olmadan ve ücretsiz cevap hakkı tanınacağının da bildirildiği anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı KHK ve 6967 sayılı Kanun kapsamında markasal kullanım kapsamında olmadığı ve bu sebeple «marka hakkına tecavüz» unsurlarının oluşmadığının, müvekkiline ait internet sitesindeki içeriklerin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığından ve beyanların doğruluğunun tespiti için yayınlanmadan önce «şikayet» yazan tüketicilerin cep telefonuna gönderilen SMS ile doğrulama sistemi bulunduğundan «haksız rekabet» hallerinin mevcut olmadığının, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkilin yer sağlayıcı olduğu, içeriği kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı ve ilgili Kanun'un 9 uncu maddesinde belirtilen yer sağlayıcıya bildirimde bulunma şartının yerine getirildiğine dair somut bir delil bulunmadığı sebebiyle müvekkilin sorumlu tutulamayacağının, davalı tarafın somut olarak uyarıldığına dair bir «delilin tespit» edilememiş olması sebebiyle; 9 uncu maddede belirtilen bildirim şartının yerine getirilmemiş olduğu ve davalının sorumluluk şartlarının oluşmadığının ve müvekkilin …
Noterliği'nin 01 Temmuz 2015 tarihli ve 05062 yevmiye numaralı «ihtarnamesini» göndermesine rağmen içeriğin kaldırılmadığı, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılara da sorumluluk yüklendiği, davacının usulüne uygun «ihtarına» rağmen davacıya ait markanın içerikten çıkartılmadığı, davalıya ait internet sitesinde yer alan ifadelerde davacının markasının açıkça belirtilerek, ürünleriyle ilgili «olumsuz» «şikayetlerin» yapıldığı, sitedeki ibarelerin, «ticari teamül» dışında kalan incitici ve «kötüleyici» nitelikte olduğu anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiği sonucuna varılarak, davacının markasının tanınmış marka olması, tecavüzün niteliği ve devam ettiği süre, yapılan yayının içeriği de dikkate tahsiliyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait ... markasını https://www.sikayetvar.com/... alan adında izinsiz ve haksız olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve site içeriğinde davacının ürün ve hizmetlerini kötüleyen yazılara yer vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, davalıya ait https://www.sikayetvar.com/... sitesinin alan adından ve içeriğinden davacıya ait ... markasının ve davalının mal ve hizmetlerini küçük düşürücü ve «ticari itibarını zedeleyici» yazıların çıkartılmasına ve kaldırılmasına, davacının, manevi zararına karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, «hükmün kesinleşmesinden» sonra «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilanına», davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… 018/5088 K. sayılı ve 10.09.2018 tarihli emsal nitelikteki kararı ile davanın reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, davacının «ihtarnamesinde» belirttiği «şikayetlerin», müvekkili tarafından yayından kaldırılmasının, tüketicilerin «ifade özgürlüklerinin» «kısıtlanmasına» sebebiyet vereceğini, Yargıtay kararlarından da davacının müvekkili şirkete ihtarname göndermesinin «haksız rekabetin» varlığına vücut vermediğini, ayrıca davacının müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarnamenin dava dosyasına süresinde sunulmadığını, bu delilin hükme esas alınmaması gerekirken Mahkemece yine Kanun aykırı davranılarak ihtarnamenin hükme esas alındığını, İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli duruşmasında delillerini sunmak üzere taraflara 2 haftalık «kesin süre» verildiğini, davacı tarafından bu süre içinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan, 22.06.2017 tarihli delil dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; bahsi geçen ihtarnamenin dosyaya sunulmamış olduğunu, kendilerine verilen süre içerisinde ihtarnameyi dosyaya sunmayan davacı tarafın, HMK madde 140/5. uyarınca ihtarname delilinden vazgeçmiş sayılacağını, 19.12.2017 tarihli duruşmada verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, Şikayetvar platformunun, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikayet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu, örnek olarak sunulan delillerin, üye olmayan, dolayısıyla da hiç bir ücret ödemedikleri halde cevap haklarını kullanmak isteyen firmaların müvekkili firmaya kolaylıkla başvurarak bu haklarını kullanabildiklerinin somut kanıtları olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren ve belki de rakip firma olarak nitelendirilebilecek daha pek çok firma hakkında da şikayet bulunduğunu ve üye olmayan firmaların cevap hakkının yanında şikayetin kaldırılması talebinin de bulunduğunu bu sebeplerle yapılacak «istinaf incelemesi» neticesinde kararın kaldırılarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifade özgürlüğü · ticari teamül · ticari itibarın zedelenmesi · hükmün kesinleşmesi · ticari itibar · teamül · hakkaniyet · kesin süre
Benzer bu karardaNoterliği'nin 01 Temmuz 2015 tarihli ve 05062 yevmiye numaralı «ihtarnamesini» göndermesine rağmen içeriğin kaldırılmadığı, 5651 sayılı Kanun uyarınca yer sağlayıcılara da sorumluluk yüklendiği, davacının usulüne uygun «ihtarına» rağmen davacıya ait markanın içerikten çıkartılmadığı, davalıya ait internet sitesinde yer alan ifadelerde davacının markasının açıkça belirtilerek, ürünleriyle ilgili «olumsuz» «şikayetlerin» yapıldığı, sitedeki ibarelerin, «ticari teamül» dışında kalan incitici ve «kötüleyici» nitelikte olduğu anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» gerçekleştiği sonucuna varılarak, davacının markasının tanınmış marka olması, tecavüzün niteliği ve devam ettiği süre, yapılan yayının içeriği de dikkate tahsiliyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait ... markasını https://www.sikayetvar.com/... alan adında izinsiz ve haksız olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiğinin ve site içeriğinde davacının ürün ve hizmetlerini kötüleyen yazılara yer vermek suretiyle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, davalıya ait https://www.sikayetvar.com/... sitesinin alan adından ve içeriğinden davacıya ait ... markasının ve davalının mal ve hizmetlerini küçük düşürücü ve «ticari itibarını zedeleyici» yazıların çıkartılmasına ve kaldırılmasına, davacının, manevi zararına karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, «hükmün kesinleşmesinden» sonra «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede «ilanına», davacının fazlaya ilişkin 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu markayı kullanımının 556 sayılı KHK ve 6967 sayılı Kanun kapsamında markasal kullanım kapsamında olmadığı ve bu sebeple «marka hakkına tecavüz» unsurlarının oluşmadığının, müvekkiline ait internet sitesindeki içeriklerin; markayı «kötüleme», aldatıcı ve gerçek dışı beyan sunma, «ticari itibarı zedeleme» amacı taşımadığından ve beyanların doğruluğunun tespiti için yayınlanmadan önce «şikayet» yazan tüketicilerin cep telefonuna gönderilen SMS ile doğrulama sistemi bulunduğundan «haksız rekabet» hallerinin mevcut olmadığının, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkilin yer sağlayıcı olduğu, içeriği kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı ve ilgili Kanun'un 9 uncu maddesinde belirtilen yer sağlayıcıya bildirimde bulunma şartının yerine getirildiğine dair somut bir delil bulunmadığı sebebiyle müvekkilin sorumlu tutulamayacağının, davalı tarafın somut olarak uyarıldığına dair bir «delilin tespit» edilememiş olması sebebiyle; 9 uncu maddede belirtilen bildirim şartının yerine getirilmemiş olduğu ve davalının sorumluluk şartlarının oluşmadığının ve müvekkilin …
… 018/5088 K. sayılı ve 10.09.2018 tarihli emsal nitelikteki kararı ile davanın reddi yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiğini, davacının «ihtarnamesinde» belirttiği «şikayetlerin», müvekkili tarafından yayından kaldırılmasının, tüketicilerin «ifade özgürlüklerinin» «kısıtlanmasına» sebebiyet vereceğini, Yargıtay kararlarından da davacının müvekkili şirkete ihtarname göndermesinin «haksız rekabetin» varlığına vücut vermediğini, ayrıca davacının müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarnamenin dava dosyasına süresinde sunulmadığını, bu delilin hükme esas alınmaması gerekirken Mahkemece yine Kanun aykırı davranılarak ihtarnamenin hükme esas alındığını, İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli duruşmasında delillerini sunmak üzere taraflara 2 haftalık «kesin süre» verildiğini, davacı tarafından bu süre içinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan, 22.06.2017 tarihli delil dilekçesi ve ekleri incelendiğinde; bahsi geçen ihtarnamenin dosyaya sunulmamış olduğunu, kendilerine verilen süre içerisinde ihtarnameyi dosyaya sunmayan davacı tarafın, HMK madde 140/5. uyarınca ihtarname delilinden vazgeçmiş sayılacağını, 19.12.2017 tarihli duruşmada verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, Şikayetvar platformunun, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikayet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu, örnek olarak sunulan delillerin, üye olmayan, dolayısıyla da hiç bir ücret ödemedikleri halde cevap haklarını kullanmak isteyen firmaların müvekkili firmaya kolaylıkla başvurarak bu haklarını kullanabildiklerinin somut kanıtları olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren ve belki de rakip firma olarak nitelendirilebilecek daha pek çok firma hakkında da şikayet bulunduğunu ve üye olmayan firmaların cevap hakkının yanında şikayetin kaldırılması talebinin de bulunduğunu bu sebeplerle yapılacak «istinaf incelemesi» neticesinde kararın kaldırılarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Hukuk Dairesi'nin 2015/5144 Esas, 2015/12411 Karar ve 23.11.2015 tarihli ilamının da bu yönde bulunduğu, «haksız rekabete» dayalı olarak talep edilen ve mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarlarının Dairemizce de «hakkaniyete» uygun bulunduğu ancak marka hakkına yönelik açılan davanın reddinin gerektiği bu sebeple mahkeme kararı düzeltilmekle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın diğer yönler aynı kalmak üzere Markaya tecavüze ilişkin davacı talebinin reddi yönünde yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.sikayetvar.com adlı internet sitesin …
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2722 E. 2024/4977 K.
Ortak:delil tespiti · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… hak arama platformu haline geldiğini, bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu taraf tutmadan, şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürüttüğünü, siteye yapılan «şikayet» konularının cevap hakkının muhataplarına cevap kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın tanındığını, bu hakkın ücrete tabi olmadığını, hiçbir firmanın cevap hakkının «kısıtlanmadığını», şikayetçiye ilişkin bilgilerin de kendileriyle paylaşıldığını, müvekkilinin sadece tüketicilerin memnuniyetsizliklerini dile getirdikleri şikayetler açısından ortam/yer sağlayıcı fonksiyonunu üstlendiğini, dava dilekçesinde belirtilen reklam içeriklerinin müvekkili firma tarafından oluşturulmadığını, ilgili reklam içeriklerinin Google Inc firması tarafından o anki kullanıcının ilgi alanına göre belirlenerek oluşturulduğu, herhangi bir hukuka aykırı eylem, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» durumunun mevut olmadığını, tek bir içerik için tüm sayfanın «erişiminin engellenmesi» talebinin orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı iddialarının aksine hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği …
… ağlayıcı olan davalının, sitesinde yayınlanan tüm iddiaların maddi hukuk açısından doğru olup olmadığını araştırmasının beklenemeyeceği, davalı sitesinde belirtilen «şikayetlerin» gerçek olmadığını ispatlayan herhangi bir delilin de bulunmadığı, davalıya ait internet sitesine üye olmadan ve ücretsiz cevap hakkı tanınacağının da bildirildiği anlaşılmakla, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ekkilinin arama motoruna koinim ibaresini yazdığında davalının ikinci sırada yer aldığını, davalının bu kullanıcıları kendi sitesine yönlendirdiğini, kullanıcıların «şikayet» içeriği girmese bile okunan her bir içerikten davalının gelir elde ettiğini, «delil tespit» raporunda yapılan ücretli cevap hakkı tespiti dışında ayrıca cevap haklarının sadece ücretli olarak kullanılması için davalı tarafından istenilen 5.900,00 TL ücretinin yer aldığı 20'den fazla e-posta yazışmasının dosyaya sunulduğunu, tüketici olduğu iddia edilen kişilere sunulan kolaylığın sağlanmaması üzerine cevap verilebilmesi için ücret istenmesinin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, bu konuda Yargıtay 11.
Benzer bu kararda… rkete ait "trendyol" markasını reklam olarak kullandığını, bu suretle müvekkil şirketin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiği ve müvekkil şirket aleyhine «haksız rekabete» sebebiyet verdiğinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde sabit hale geldiğini, talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde karşı tarafa «tebligat» yapılmaksızın da «delil tespiti» yapılabileceğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda halihazırda kullanım tespit edilmemiş olması, davalının geçmiş zamanda, delil tespitinin yaptırıldığı ve haberleri olmadığı tarihte, izinsiz biçimde "trendyol" markasına reklam verdikleri gerçeğini değiştiremeyeceğini, somut olayda başkasına ait tescilli bir markayı anahtar kelime olarak kullanan kimsenin, kendi hak ettiği bir tanınmışlıktan ve çekicilikten değil, tam aksine bir başka markanın çekiciliğinden faydalanmakta olduğunu ve bu faydalanmayı haklı kılacak bir neden de bulunmadığını, bu şekilde başkasına ait markanın reklam sürecine bir şekilde «dahil» edilmesinin «marka hakkına tecavüz» olarak nitelendirileceğini, davalı "trendyol" kelimesini Google Adwords Sistemi'nde anahtar kelime olarak kullandığı için davalının internet sitesinin reklam alanı …
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
… esine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords Reklam Yönetimi için anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullandığını, bu eylemin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda davacı şirketin itibarından ve tanınmışlığından faydalanıldığını, davalının davacı şirkete ait "TRENDYOL" markasına reklam verdiğini davalı şirketin www.n11.com internet sitesinin kullanımlarını İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/13 D.İş sayılı dosyası kapsamında tespit ettirdiklerini ileri sürerek müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine ve ref'ine, 10.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «masrafı» davalıdan alınarak Türkiye'de yayınlanan ve tirajı en yüksek üç gazeteden birinde «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanaat verici delil · hakkaniyet · tazminat davası · kaldırma ve yeniden hüküm · yargılama gideri · tebligat · dosya masrafı · yasal faiz
Benzer bu kararda… esine ilişkin ticari etki yaratacak biçimde Google Adwords Reklam Yönetimi için anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullandığını, bu eylemin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu, bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda davacı şirketin itibarından ve tanınmışlığından faydalanıldığını, davalının davacı şirkete ait "TRENDYOL" markasına reklam verdiğini davalı şirketin www.n11.com internet sitesinin kullanımlarını İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/13 D.İş sayılı dosyası kapsamında tespit ettirdiklerini ileri sürerek müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine ve ref'ine, 10.000,00 TL manevi «tazminatın dava» tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «masrafı» davalıdan alınarak Türkiye'de yayınlanan ve tirajı en yüksek üç gazeteden birinde «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… nın tespit edildiği, dava açıldıktan sonra bu konuda geçmişe dönük araştırma yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı, davalının dava açıldıktan sonra kullanımına «son» verdiği, davalıya ait internet sitesinde giysi ürünlerinin satışının ve tanıtımının yapıldığı, davacının markalarının da bu ürünlerin yer aldığı 25. sınıfta tescilli ve elektronik satış hizmetleri için tanınmış marka olduğu, bu nedenle davalının eyleminin davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının bu tecavüzün tespitini, önlenmesini ve uygun bir manevi tazminat talep edebileceği, davalının mali durumuna, markanın kullanım şekline, eylemin özelliklerine göre 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı, yargılama sırasında davalının marka kullanımına son vermesi nedeniyle markaya tecavüzün ve haksız rekabetin men'i ve ref'i taleplerinin konusuz kaldığı, ancak davacının bu konuda dava açmakta haklı olduğu, bu nedenle markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi talepleriyle ilgili «yargılama giderlerinin» de HMK'nun 331/1 inci maddesi uyarınca davalıya yüklenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ılama sırasında alınan rapor edilmeyecekse yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin Google Adwords panelindeki anahtar kelime dökümlerinin dosyaya «ibraz» edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da müvekkilinin davacıya ait markaları anahtar kelime olarak kullanmadığının «kesin» bir şekilde tespit edildiğini, Google arama motoruna trendyol yazıldığında ortaya çıkan reklamlardaki her sitenin reklamlarda bu kelimenin kullanıldığı anlamına gelmediğini, gerekçeli kararda alınan rapora neden itibar edilmediğinin gerekçelendirilmediğini, karşı taraf lehine hükmedilen tazminatın maddi açıdan çöküntüde olan müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramasına yol açacağını, karşı taraf lehine hem markaya tecavüz hemde «tazminat davası» yönünden ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesinin de hatalı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7651 E. , 2024/3593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/2009 Esas, 2022/1812 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/197 E., 2020/76 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, maddi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin www.koinim.com sitesi üzerinden kripto para alım-satımı yapmak isteyen kişilere platform sağlayan teknoloji şirketi olduğunu, müvekkili firma tarafından "Koinim" markasının uzun yıllardan beri kullanıldığını, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 15.02.2017 tarihinde 2017/13045 numarası ile tescil edildiğini, davalı tarafın www.sikayetvar.com alan adlı web sitesinin sahibi, işleteni, yayıncısı olduğunu, davalı tarafın https://www.sikayetvar.com/koinim adresinde müvekkili firmanın KOİNİM tescilli markasını müvekkilden izin almadan kötü niyetle ve haksız olarak ticari etki yaratacak şekilde kullandığını, tüketicilerin "sikayetvar.com/koinim adresine şikayet içeriği girebilmeleri ve herhangi bir internet kullanıcısının "Koinim" markasını arama motorlarında araştırdığı zaman ilk sırada https://sikayetvar.com/koinim adresinin çıkması için müvekkiline ait "Koinim" markasını anahtar kelime olarak kullandığını, arama motorlarında "anahtar kelime" kullanarak üst sıraya çıkmak isteyen firmaların arama motorlarına ücret ödediklerine, davalının da müvekkiline ait markayı kullanarak arama motorlarında üst sırada yer almak için 3.firmalara ücret ödediğini, bu nedenle Google arama motorunda "Koinim" markası aratıldığında davalı tarafın sitesinin ikinci sırada yer aldığını, davalının bu eyleminin marka hakına tecavüz fiilini oluşturduğunu, bu durumun İstanbul 1.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, ayrıca davalının "KOİNİM" başlığı altında bulunan sayfalara ayrı ayrı reklam alarak müvekkilinin markası üzerinden haksız kazanç elde ettiğini, bahse konu adrese tüketiciler tarafından içerik girilmesi hizmetini ücretsiz olarak yaptığını ancak firma ve markalardan bu içeriklere cevap verilebilmesi için üyelik bedeli talep ettiğini, bu bedele ilişkin tekliflerini müvekkili firmaya e-posta yolu ile gönderdiğini, üyelik bedelini ödemeyen firma ve markaları cevap hakkı tanınmadığından tüketice nezdinde itibarsızlaştırıldığını tüm bu nedenlerle KOİNİM markasına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, men'ine ve KOİNİM ibaresi ve altındaki yayınların tamamının www.sikayetvar.com/koinim sitesinden kaldırılması suretiyle eski hale iadesine, davalının web sitesinden KOİNİM ibaresi ve logosunun ve bunların altında yer alan tüm haksız ve hukuka aykırı yayın ve içeriklerin kaldırılmasına, davalının KOİNİM ibaresini internette arama anahtarı veya yönlendirici kod olarak kullanılmasının sonlandırılmasına, 1.000,00 TL maddi tazminata ve 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkili şirkete ait "www.sikayetvar.vom" internet sitesinin 2001 yılında kurulduğunu, tüketiciler açısından bir hak arama platformu haline geldiğini, bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu taraf tutmadan, şeffaf bir şekilde faaliyetlerini yürüttüğünü, siteye yapılan şikayet konularının cevap hakkının muhataplarına cevap kurumsal üye olup olmadığına bakılmaksızın tanındığını, bu hakkın ücrete tabi olmadığını, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, şikayetçiye ilişkin bilgilerin de kendileriyle paylaşıldığını, müvekkilinin sadece tüketicilerin memnuniyetsizliklerini dile getirdikleri şikayetler açısından ortam/yer sağlayıcı fonksiyonunu üstlendiğini, dava dilekçesinde belirtilen reklam içeriklerinin müvekkili firma tarafından oluşturulmadığını, ilgili reklam içeriklerinin Google Inc firması tarafından o anki kullanıcının ilgi alanına göre belirlenerek oluşturulduğu, herhangi bir hukuka aykırı eylem, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet durumunun mevut olmadığını, tek bir içerik için tüm sayfanın erişiminin engellenmesi talebinin orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilinin davacı iddialarının aksine hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, yer sağlayıcının yer sağladığı içeriği kontrol etme yükümlülüğünün de bulunmadığından bahisle, davacının erişim engelleme talebinin ve haksız davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5651 sayılı Yasa uyarınca yer sağlayıcı olan davalının, sitesinde yayınlanan tüm iddiaların maddi hukuk açısından doğru olup olmadığını araştırmasının beklenemeyeceği, davalı sitesinde belirtilen şikayetlerin gerçek olmadığını ispatlayan herhangi bir delilin de bulunmadığı, davalıya ait internet sitesine üye olmadan ve ücretsiz cevap hakkı tanınacağının da bildirildiği anlaşılmakla, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin delil tespit dosyasının tamamen görmezden geldiğini, eksik inceleme yapıldığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/1 D. İş sayılı dosyası incelendiğinde alınan bilirkişi raporunda koinim markası ve logosunun bulunduğu davalı tarafından koinim markasına özel yayın yapan sayfada bulunan rakip firmalara ait reklam içeriklerinin açıkça tespit edildiğini, bu tespitlerin kayıt altına alındığını, reklamlarda adı geçen paribu ve koineksin müvekkili ile aynı faaliyet alanında çalıştıklarını, tespit raporunda 203 adet içeriğin altında bulunan reklamların tespit edilerek kayıt altına alındığını, arama motorlarında koinim markasının anahtar kelime olarak kullanıldığının tespit edildiğini, herhangi bir kullanıcının veya müvekkilinin arama motoruna koinim ibaresini yazdığında davalının ikinci sırada yer aldığını, davalının bu kullanıcıları kendi sitesine yönlendirdiğini, kullanıcıların şikayet içeriği girmese bile okunan her bir içerikten davalının gelir elde ettiğini, delil tespit raporunda yapılan ücretli cevap hakkı tespiti dışında ayrıca cevap haklarının sadece ücretli olarak kullanılması için davalı tarafından istenilen 5.900,00 TL ücretinin yer aldığı 20'den fazla e-posta yazışmasının dosyaya sunulduğunu, tüketici olduğu iddia edilen kişilere sunulan kolaylığın sağlanmaması üzerine cevap verilebilmesi için ücret istenmesinin haksız rekabet teşkil ettiğini, bu konuda Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 2015/5144 E., 2015/12411 K. sayılı kararı dosyaya sunduklarını, davalının Google reklamı alan web sitelerinin sayfalarında bulunan reklamları seçebileceği ve filtreleyebileceğine ilişkin Google'nin resmi web sitesinde yer alan reklam politikalarını dosyaya sunduklarını, davalının müvekkilinin rakiplerine ait reklamları almasının bilinçli ve kötü niyetli bir kullanım olduğunu ve bunlardan reklam alarak gelir ettiğini, bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yine 21.02.2019 tarihli raporda davalının bilinçli tercihi ile anahtar kod olarak kullandığı ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı içi eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin belirtildiği, bu rapora itiraz ettiklerini, alınan 10.09.2019 tarihli raporda ise itirazlarının ve iddialarının değerlendirilmediğini, bu raporun da tek taraflı düzenlendiğini, bu rapora da itiraz ettiklerini, Google firmasının reklam alan sitelerin istedikleri gibi reklam seçebileceği açıkça belirttiğini ancak bilirkişinin bu konudaki beyanlarının hatalı olduğunu, bununla birlikte davalı tarafın bilirkişi incelenmesi sürecinde sadece müvekkili firmanın markası altında bulunan reklamları kaldırmış olmasının davalının reklam içeriklerine müdahale edemediği tespitinin gerçek dışı olduğunu gösterdiği, bilirkişi süreçlerinden sonra tekrardan davalının reklam ayarlarını açtığını ve iş bu istinaf başvurusu tarihi itibariyle de hukuka aykırı eylemlere devam ettiğini, bu hususun davalının tamamen müvekkilinin marka haklarına tecavüz etmek amacıyla hareket ettiğini gösterdiğini, raporda davalı firmanın sistem incelemesinde yapay zeka olarak tabir edilen bir algoritma ile çalıştığı ve şikayete tabi bir firma ile iligili özel analiz ile otomatik olarak anahtar kelime belirlendiği tespitinin yer aldığını ancak bu tespitin hatalı olduğunu, bu hususa itiraz ettiklerini, firmaların ücretsiz cevap verebildiği tespitinin gerçeğe aykırı olduğunu, yine marka bazlı Google reklamı verme ayarı olduğu tespit tarihinde koinim markasının bu ayarlar içerisinde olmadığı tespitinin yapıldığı, oysa davalının bilirkişi sürecinde koinim markasının altındaki reklamları kaldırdığını ve bu kelimeyi reklam içeriklerinden bir süreliğine çıkardığı, mahkemenin markaya tecavüz yönünden gerekçesinin eksik değerlendirme içerdiğini delil tespit dosyasını dikkate alınmadığını, mahkemenin davanın 5651 sayılı Yasa gereği yer sağlayıcı olduğu, bu nedenle içeriklerden sorumlu olmadığına ilişkin kararının hatalı olduğu, dava açılmadan önce noter kanalı ile bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilerek tecavüz fiillerinin durdurulması ve içeriklerin kaldırılmasını istemediğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, davalı tarafın hiçbir zaman ücretsiz cevap hakkı tanımadığını, davanın red gerekçeleri arasında somut gerekçeler yerine davalının temennilerinin yer almasının hukuken izah edilemez olduğunu, davalı tarafın müvekkli ile ilgili içeriklerin doğru olduğunu iddia ettiğini, dolayısıyla bu iddiaları ispatla mükellef olduğunu, müvekkilin olmayan kullanıcıları ve hiç yaşanmayan şikayet içeriklerinin var olmadığını ispat etmesinin teknik olarak imkansız olduğunu, zira böyle bir şeyin hiçbir zaman gerçek olmadığını, bir an için bu içeriklerin gerçek olduğu kabul edilse dahi tamamen gerçek dışı kötüleme ve karalama içerir 200'den fazla beyanın kaldırılmasının davalıdan talep edildiğini, ancak davalının bunları yayınlamaya devam ettiğini, yer sağlayıcı sıfatının arkasına sığındığını, oysa Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 2019/618 E., 2019/8167 K. sayılı ilamın içeriğinden de hukuka aykırı eylemlerden haberdar edilen yer sağlayıcının haberdar olmasına rağmen devam etmesi karşısında hakkı ihlal edilen tarafın taleplerine herkese karşı yöneltebileceğinin belirtildiğini, davalının tüketicilerin menfaatini gözeten bir firma olduğu beyanının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalının her bir şikayet içeriğine reklam aldığını, reklam gelirini arttırmak için şikayet içeriğini arttırdığını, bunun için de hakkında hiçbir şikayet olmayan markaların dahi anahtar kod olarak sitesine kullanıcı yönlendirdiğini, üçüncü kişilere ait markalar üzerinden reklam gelirleri elde etmenin yanı sıra mesnetsiz iddialara cevap vermek isteyen firmalardan aylık 5.900,00 TL isteyen bir ticari işletme olduğunu, davalının yer sağlayıcı vasfının öne çıkarak içerik kaldırmaktan kaçındığını, davalının eylemlerinin hukuka aykırı olup yer sağlayıcılık sıfatıyla ilgisi bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususların hiçbirinin değerlendirilmediğini, gerekçesiz ve eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkile ait tescilli ''Koinim'' markasının anahtar kelime olarak kullanıldığının dosyada tespit edilmiş olduğunu, buna ilişkin tespitinde mahkemece dikkate alınmadığını, haksız rekabet oluştuğunda dair tespitler ve bilirkişi raporlarının dikkate alınmadığını, istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, men'i ve yayın içeriğinin kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043470100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz