Ambalaj benzerliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3814 E. 2024/143 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalaj benzerliği↗ uzman görüşü↗ esnaf↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ tescilsiz tasarım↗ kısıtlılık↗ iş bölümü↗ dürüstlük kuralı↗ kâr dağıtımı↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/27 E., 2018/82 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına 2014/08065 sayı ile kayıtlı "ambalaj desenini" davalı şirketin taklit etmek suretiyle ceviz ambalaj tasarımlarını kullandığını, İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/1 D.İş kararı ile muhataba ait mağazada yapılan keşfe müteakip düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkiline ait tescilli ürün ile tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığını, davalı şirketin eylemlerinin müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz ile haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı şirketin müvekkilinin tescilli tasarımlarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabete neden olan fiilleri sonucu üretilen, basılan ve piyasaya sunulan ambalajlar ile bu ambalajların kullanıldığı ürünün tanıtımının yapıldığı afiş, ilan, broşür, katalog ve sair her türlü tanıtım evrakın imalinin, dağıtımının durdurulmasına, el konulmasına ve imhasına, davanın etkinliğini temin etmek üzere, davalıya ait işletmelerden müvekkili şirket tasarımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan HALİS markalı kuru ceviz ürün ambalajının ve söz konusu ürünün tanıtımının yapıldığı broşür, katalog, afiş, gibi her türlü tanıtım vasıtasının çıkartılmasına, sökülmesine, bu ürünlere el konulmasına ve imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa ait ürün tasarımında, ürüne ait markanın, ambalaj renk tonu ile aynı renkte ve fark edilmeyecek şekilde yer aldığı halde, davalıya ait tasarımda markaya ait logonun farklı renk, boyut ve yazı karakteri ile temel ayırt edici nitelik taşıdığını, Simbat markalı tasarımda "ceviz" görselinin ön planda ve belirgin olarak yer aldığını, davalıya ait tasarımda "Halis Kuruyemiş" markasına ön planda ve belirgin olarak yer verildiğini, her iki tasarımın birbirinden farklı ve ayırt edici olarak algılanabildiğini, bu nedenle davalıya ait tasarımın tüketiciler nezdinde iltibas yaratmasının mümkün olmadığını, davacının tasarımındaki ceviz ve çuval desenlerinin tüm doğal ve işlenmemiş olarak satılan ürünlerin ambalajlarında yer aldığını, tasarımdaki bu figürlerin kombinasyon şeklinde ve anonim biçimde kullanıldığından, davacının tescilli ürününün yenilik ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu ve tespit raporu ile teknik zorunluluk veya ilgili tasarım alanında tasarımcıların yaratıcılığını kısıtlayan bir durum bulunmamasına rağmen davalının kabuklu ceviz ürün ambalajında; kendi markasını ve ceviz ürün görseli ile kabuklu ceviz ibaresini benzer şekilde ve büyüklükte konumlandırdığı, ürünün üst bölümünde geniş alanda ve alt bölümündeki dar bir alanda şerit olarak çuval dokusunun kullanılmasının da davacının tasarım tescili ile aynı olduğu, çuval desenlerinin alt yarısının saydam bırakılarak ceviz ürünün gösterilmesinin de aynı olduğu, ambalaj tasarımında davalının kendi özgün markasını kullanmasının ürün görselinin ceviz ürünün birinin yarım soyulmuş şekilde konumlandırmasının, sol tarafta kalp ve yeşil renkte ceviz yaprağı biçiminde kullanılmasının tasarıma farklılık kazandırmadığı, tasarımların benzer olduğu tespit edilmekle, davalının 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 49 uncu maddesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı KHK) 81 inci maddesi gereğince davacının tescilli tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davalı tüzel kişi tacirden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun olarak gerekli dikkat ve özeni göstermesinin bekleneceği, tarafların aynı sektörde "malların toptan ve perakende alım satımı" işi ile iştigal ettiği, ancak davalı şirketin dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde basiretli tacirden beklenen özen ve dikkati göstermeyerek "davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklinde yasada düzenlenen haksız rekabet fiilini işlediği ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda tasarıma tecavüz eden ürün ambalajlarına ve ürünlerin tanıtım malzemelerine el konularak karar kesinleştiğinde imhasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan bilirkişi raporuna; davacı taraf adına tescilli olan tasarımda kullanılan ambalajın, ürünlerin doğal olduğu izlenimini vermek amaçlı kullanıldığı, tanıtıcı amaçla yıllardır aynı sektörde faaliyet gösteren üreticiler tarafından kullanılan görseller olduğu, bu durum, tasarımların ayırt edici olmadığı sonucunu doğurmayacağı, işlenmemiş ürünler açısından tüketici gözünde ayırt edici olan özelliğin marka ve logo vurgusu olduğu, ceviz görselinin ambalaj üzerinde yer almasının tasarımlar arasında benzerliğe yol açmayacağı,
Davacı tarafa ait ürün tasarımında, ürüne ait markanın, ambalaj renk tonu ile aynı renkte ve fark edilmeyecek şekilde tasarımda yer aldığı halde, müvekkili şirkete ait tasarımda markaya ait logonun farklı renk, boyut ve yazı karakteri ile temel ayırt edici nitelik taşıdığı, müvekkili şirkete ait üründe kullanılan ambalaj deseninde farklı renk tonları kullanıldığı, ambalajın ön yüzünde yer alan ve markanın bulunduğu desene ayırt ediciliği belirginleştirir şekilde daha büyük boyutlarda yer verildiği, Simbat markalı tasarımda “ceviz” görselinin ön planda ve belirgin olarak yer almasına rağmen, müvekkiline ait tasarımda “halis ” kuruyemiş markasına ön planda ve belirgin olarak yer verildiği belirtilerek ürünler açısından iltibas olmadığının açıklandığını,
Müvekkiline ait ambalaj tasarımı ile davacıya ait 2014/08065 sayılı tasarımın birbirinden farklı ve ayırt edici olup, müvekkilinin kullanımı ve tasarımının, davacının tasarım haklarına tecavüz etmediğini ve haksız rekabet oluşturmadığını,
Müvekkiline ait tasarımın, yeni ve ayırt edici olup, özgün şekilde tasarlandığını, davacıya ait tasarımlı ürünün sadece Bim mağazalarında, müvekkiline ait tasarımlı ürünün ise sadece Hakmar mağazalarında satışa sunulduğunun ortalama tüketici tarafından bilindiğini, ürünlere ait tasarımlar açısından görsel yönden ayırt edilemeyecek bir durumun da fiilen söz konusu olmayacağını, davacının sektörde tekel oluşturup küçük esnafı boğmak ve piyasadan yok etme amacı taşıdığını, BİM market Türkiye’nin her yerinde en küçük ilçelerde dahi bulunmakta iken, müvekkiline ait marketlerin yalnızca İstanbul’da Anadolu yakasında faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait tasarımın ve davacıya ait tasarımın tüketiciler nezdinde iltibas yaratmasının da fiilen mümkün olmadığını,
Tasarımda yer alan figürler kombinasyon şeklinde kullanıldığından ve anonim yapıda olduğundan davacı adına tescilli ürünün yenilik ve ayırt edici niteliği bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin satışını yaptığı ürün tasarımının, davacı tasarımının aynen taklidi olmadığını, ceviz ve çuval desenlerindeki benzerliğin, kuruyemiş pazarlamalarında işin niteliğinden kaynaklı olduğundan, iltibas oluşturacak şekilde kullanılmadığının sabit olduğunu, müvekkilinin kullandığı ceviz ve çuval desenlerinin, haklı olarak kullanılan tanıtma vasıtaları olduğundan iltibas oluşturmayacağını, aldatıcı ve iyi niyet kaidelerine aykırı bir hareket olarak nitelendirilemeyeceğini,
Bilirkişi raporuna itirazlar incelenmeden ve değerlendirilmeden karar verildiğinden hukuka aykırı olduğunu, açıkladığı ve re'sen nazara alınacak sebeplerle Mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve tespit raporunda, davacı tasarımı ile davalının ürün ambalajının benzer ve farklı yönlerinin değerlendirildiği, seçenek özgürlüğü olmasına rağmen, davacının ambalajının üst bölümünde geniş ve alt bölümde dar bir alanda yer verilerek çuval dokusunun kullanıldığı, aynı tasarımın davalının ambalajında da benzer şekli ve geometrik alan olarak birbirine çok yakın ölçüleri taşıdığı, davacının logo/amblem ve ürün açıklamasının ambalajın üst bölümünde sabit renkli, yumuşak kenar ve iç kenar siyah konturlarıyla kullanıldığı, davalının ise bu alanı benzer şekilde tasarımına uyguladığı, davacının logo/ambleminin altında ürün içeriği yazdığı, davalının da bu düzenlemeye kendi tasarımında benzer font karakterlerine yer verdiği, davacının ambalajında çuval dokulu desenlerinin dışında kalan alanın saydam bırakılarak ambalaj içeriğinin gösterildiği, davalının ambalajında da bu konuda seçenek özgürlüğü varken benzer şekilde saydam alanın aynı geometri ve ölçüde uyguladığı, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunmadığı, aralarındaki küçük farklılıklara rağmen, davalı tarafından üretilerek piyasaya sürülen ambalaj tasarımlarının görsel yönden davacının tescilli tasarımıyla ayırt edilemeyeceği ve 554 sayılı KHK ve 6769 Sınaî Mülkiyet Kanununda tanımlanan anlamda davacının tescilli tasarımına benzer sayılabileceğinin tespit edildiği, davalı tarafın, davacı tarafa ait tasarıma ayırt edilmeyecek kadar benzerini üretip ticari amaçla kullandığı sabit olduğu, davalı tarafça aksini kanıtlar delil sunulmadığı, ayrıca her iki tarafın da, "malların toptan ve perakende alım satımı " işi meşgul oldukları, aynı sektörde yer aldıkları, yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca, davacı ile aynı sektörde olan davalının, davacıya ait tasarımdan haberdar olmadığını iddia edemeyeceğinden, davacının, tasarımından haberdar olduğu halde ayırt edilemeyecek kadar benzerini üreterek ticari faaliyetinde kullanan davalının haksız rekabet fiilini işlediğinin sabit olduğu, Mahkemece, tespit talebi üzerine 2017/1 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu numune de alınarak rapor alındığı, tespit raporu ile yetinilmediği ve YTÜ Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarım Bölüm Başkanı ve Grafiker bilirkişiden rapor alındığı, her iki raporun birbirini doğruladığı, davalı tarafça aksini gösterir uzman görüşü ve başka delil sunulmadığı, raporların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5023 E. 2013/21646 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulüne, 1.500 TL «maddi tazminat», 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 551 sayılı KHK’nın 77. maddesi uyarınca davalılar vekili tarafından ileri sürülen bu savunma üzerinde durulmaksızın «eksik inceleme» ile yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9724 E. 2012/14242 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4408 E. 2013/670 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… lik taşıdığı, müvekkili şirkete ait üründe kullanılan ambalaj deseninde farklı renk tonları kullanıldığı, ambalajın ön yüzünde yer alan ve markanın bulunduğu desene «ayırt ediciliği» belirginleştirir şekilde daha büyük boyutlarda yer verildiği, Simbat markalı tasarımda “ceviz” görselinin ön planda ve belirgin olarak yer almasına rağmen, müvekkiline ait tasarımda “halis ” kuruyemiş markasına ön planda ve belirgin olarak yer verildiği belirtilerek ürünler açısından «iltibas» olmadığının açıklandığını, Müvekkiline ait ambalaj tasarımı ile davacıya ait 2014/08065 sayılı tasarımın birbirinden farklı ve ayırt edici olup, müvekkilinin kullanımı ve tasarımının, davacının tasarım haklarına tecavüz etmediğini ve «haksız rekabet» oluşturmadığını, Müvekkiline ait tasarımın, yeni ve ayırt edici olup, özgün şekilde tasarlandığını, davacıya ait tasarımlı ürünün sadece Bim mağazalarında, müvekkiline ait tasarımlı ürünün ise sadece Hakmar mağazalarında satışa sunulduğunun «ortalama tüketici» tarafından bilindiğini, ürünlere ait tasarımlar açısından görsel yönden ayırt edilemeyecek bir durumun da fiilen söz konusu olmayacağını, davacının sektörde tekel oluşturup küçük «esnafı» boğmak ve piyasadan yok etme amacı taşıdığını, BİM market Türkiye’nin her yerinde en küçük ilçelerde dahi bulunmakta iken, müvekkiline ait marketlerin yalnızca İst …
… elirgin olarak yer verildiğini, her iki tasarımın birbirinden farklı ve ayırt edici olarak algılanabildiğini, bu nedenle davalıya ait tasarımın tüketiciler nezdinde «iltibas» yaratmasının mümkün olmadığını, davacının tasarımındaki ceviz ve çuval desenlerinin tüm doğal ve işlenmemiş olarak satılan ürünlerin ambalajlarında yer aldığını, t …
Benzer bu kararda… tan cevizi" anlamına geldiği, yani kullanıldığı ürün sınıfı olan bisküvi ve çikolata benzeri ürünler için cins ve çeşit bildirmesi nedeniyle doğrudan tanımlayıcı ve «ayırt edicilikten» yoksun bulunduğu ve yardımcı unsur niteliği taşıdığı, bu nedenle davacı markasında yer alan "..." ifadesinin asli unsur konumunda olduğu davalı başvurusunda ise asıl unsuru "..." ibaresinin gıda sektörü için farklılık yaratan "hindistan cevizi topu" anlamına gelen, ayırım gücü zayıf olmakla beraber doğrudan tanımlayıcı olmayan türetme bir sözcük olması nedeniyle markalar arasında «iltibasın» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… ağrışım ve bağlantı kurulmak suretiyle karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer olmadıkları için markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» riski bulunduğu bildirilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece bilirkişi kurulu raporları arasındaki çelişkiyi giderici, üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10239 E. 2016/8521 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… lik taşıdığı, müvekkili şirkete ait üründe kullanılan ambalaj deseninde farklı renk tonları kullanıldığı, ambalajın ön yüzünde yer alan ve markanın bulunduğu desene «ayırt ediciliği» belirginleştirir şekilde daha büyük boyutlarda yer verildiği, Simbat markalı tasarımda “ceviz” görselinin ön planda ve belirgin olarak yer almasına rağmen, müvekkiline ait tasarımda “halis ” kuruyemiş markasına ön planda ve belirgin olarak yer verildiği belirtilerek ürünler açısından «iltibas» olmadığının açıklandığını, Müvekkiline ait ambalaj tasarımı ile davacıya ait 2014/08065 sayılı tasarımın birbirinden farklı ve ayırt edici olup, müvekkilinin kullanımı ve tasarımının, davacının tasarım haklarına tecavüz etmediğini ve «haksız rekabet» oluşturmadığını, Müvekkiline ait tasarımın, yeni ve ayırt edici olup, özgün şekilde tasarlandığını, davacıya ait tasarımlı ürünün sadece Bim mağazalarında, müvekkiline ait tasarımlı ürünün ise sadece Hakmar mağazalarında satışa sunulduğunun «ortalama tüketici» tarafından bilindiğini, ürünlere ait tasarımlar açısından görsel yönden ayırt edilemeyecek bir durumun da fiilen söz konusu olmayacağını, davacının sektörde tekel oluşturup küçük «esnafı» boğmak ve piyasadan yok etme amacı taşıdığını, BİM market Türkiye’nin her yerinde en küçük ilçelerde dahi bulunmakta iken, müvekkiline ait marketlerin yalnızca İst …
… elirgin olarak yer verildiğini, her iki tasarımın birbirinden farklı ve ayırt edici olarak algılanabildiğini, bu nedenle davalıya ait tasarımın tüketiciler nezdinde «iltibas» yaratmasının mümkün olmadığını, davacının tasarımındaki ceviz ve çuval desenlerinin tüm doğal ve işlenmemiş olarak satılan ürünlerin ambalajlarında yer aldığını, t …
Benzer bu kararda… tan cevizi" anlamına geldiği, yani kullanıldığı ürün sınıfı olan bisküvi ve çikolata benzeri ürünler için cins ve çeşit bildirmesi nedeniyle doğrudan tanımlayıcı ve «ayırt edicilikten» yoksun bulunduğu ve yardımcı unsur niteliği taşıdığı, bu nedenle davacı markasında yer alan "..." ifadesinin asli unsur konumunda olduğu, davalı başvurusunda ise asıl unsuru "...L" ibaresinin oluşturduğu ve davalı başvurusunun doğrudan tanımlayıcı olmayan türetme bir sözcük olması nedeniyle markalar arasında «iltibasın» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece eski kararda direnilmesi üzerine, davacı vekili «direnme» kararını temyiz etmiş ve Hukuk Genel Kurulunca direnme kararı yerinde görülerek işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmek üzere dosya Dairemize gönde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı
Benzer bu kararda… tan cevizi" anlamına geldiği, yani kullanıldığı ürün sınıfı olan bisküvi ve çikolata benzeri ürünler için cins ve çeşit bildirmesi nedeniyle doğrudan tanımlayıcı ve «ayırt edicilikten» yoksun bulunduğu ve yardımcı unsur niteliği taşıdığı, bu nedenle davacı markasında yer alan "..." ifadesinin asli unsur konumunda olduğu, davalı başvurusunda ise asıl unsuru "...L" ibaresinin oluşturduğu ve davalı başvurusunun doğrudan tanımlayıcı olmayan türetme bir sözcük olması nedeniyle markalar arasında «iltibasın» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece eski kararda direnilmesi üzerine, davacı vekili «direnme» kararını temyiz etmiş ve Hukuk Genel Kurulunca direnme kararı yerinde görülerek işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmek üzere dosya Dairemize gönde …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1253 E. 2018/7067 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… lik taşıdığı, müvekkili şirkete ait üründe kullanılan ambalaj deseninde farklı renk tonları kullanıldığı, ambalajın ön yüzünde yer alan ve markanın bulunduğu desene «ayırt ediciliği» belirginleştirir şekilde daha büyük boyutlarda yer verildiği, Simbat markalı tasarımda “ceviz” görselinin ön planda ve belirgin olarak yer almasına rağmen, müvekkiline ait tasarımda “halis ” kuruyemiş markasına ön planda ve belirgin olarak yer verildiği belirtilerek ürünler açısından «iltibas» olmadığının açıklandığını, Müvekkiline ait ambalaj tasarımı ile davacıya ait 2014/08065 sayılı tasarımın birbirinden farklı ve ayırt edici olup, müvekkilinin kullanımı ve tasarımının, davacının tasarım haklarına tecavüz etmediğini ve «haksız rekabet» oluşturmadığını, Müvekkiline ait tasarımın, yeni ve ayırt edici olup, özgün şekilde tasarlandığını, davacıya ait tasarımlı ürünün sadece Bim mağazalarında, müvekkiline ait tasarımlı ürünün ise sadece Hakmar mağazalarında satışa sunulduğunun «ortalama tüketici» tarafından bilindiğini, ürünlere ait tasarımlar açısından görsel yönden ayırt edilemeyecek bir durumun da fiilen söz konusu olmayacağını, davacının sektörde tekel oluşturup küçük «esnafı» boğmak ve piyasadan yok etme amacı taşıdığını, BİM market Türkiye’nin her yerinde en küçük ilçelerde dahi bulunmakta iken, müvekkiline ait marketlerin yalnızca İst …
… elirgin olarak yer verildiğini, her iki tasarımın birbirinden farklı ve ayırt edici olarak algılanabildiğini, bu nedenle davalıya ait tasarımın tüketiciler nezdinde «iltibas» yaratmasının mümkün olmadığını, davacının tasarımındaki ceviz ve çuval desenlerinin tüm doğal ve işlenmemiş olarak satılan ürünlerin ambalajlarında yer aldığını, t …
Benzer bu kararda… esince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarıyla dava konusu "..." ibareli marka arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işaretin bütün olarak anlamsal, görsel ve sescil olarak davacı markalarından belirgin biçimde farklı olduğu, başvuru …
KHK 8/1-b anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, marka kapsamları arasında benzerlik olduğu gibi ibareler arasında da benzerlik bulunduğu, zira «ortalama tüketici» kitlesinin davalı markasını “ ...-...-...” olarak algılayacağı ve bu haliyle ibarelerin benzer olduğu kabul edilerek yazılı gerekçeyle hüküm kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3814 E. , 2024/143 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/891 Esas, 2022/451 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/27 E., 2018/82 K.
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına 2014/08065 sayı ile kayıtlı "ambalaj desenini" davalı şirketin taklit etmek suretiyle ceviz ambalaj tasarımlarını kullandığını, İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/1 D.İş kararı ile muhataba ait mağazada yapılan keşfe müteakip düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkiline ait tescilli ürün ile tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığını, davalı şirketin eylemlerinin müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz ile haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalı şirketin müvekkilinin tescilli tasarımlarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabete neden olan fiilleri sonucu üretilen, basılan ve piyasaya sunulan ambalajlar ile bu ambalajların kullanıldığı ürünün tanıtımının yapıldığı afiş, ilan, broşür, katalog ve sair her türlü tanıtım evrakın imalinin, dağıtımının durdurulmasına, el konulmasına ve imhasına, davanın etkinliğini temin etmek üzere, davalıya ait işletmelerden müvekkili şirket tasarımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan HALİS markalı kuru ceviz ürün ambalajının ve söz konusu ürünün tanıtımının yapıldığı broşür, katalog, afiş, gibi her türlü tanıtım vasıtasının çıkartılmasına, sökülmesine, bu ürünlere el konulmasına ve imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa ait ürün tasarımında, ürüne ait markanın, ambalaj renk tonu ile aynı renkte ve fark edilmeyecek şekilde yer aldığı halde, davalıya ait tasarımda markaya ait logonun farklı renk, boyut ve yazı karakteri ile temel ayırt edici nitelik taşıdığını, Simbat markalı tasarımda "ceviz" görselinin ön planda ve belirgin olarak yer aldığını, davalıya ait tasarımda "Halis Kuruyemiş" markasına ön planda ve belirgin olarak yer verildiğini, her iki tasarımın birbirinden farklı ve ayırt edici olarak algılanabildiğini, bu nedenle davalıya ait tasarımın tüketiciler nezdinde iltibas yaratmasının mümkün olmadığını, davacının tasarımındaki ceviz ve çuval desenlerinin tüm doğal ve işlenmemiş olarak satılan ürünlerin ambalajlarında yer aldığını, tasarımdaki bu figürlerin kombinasyon şeklinde ve anonim biçimde kullanıldığından, davacının tescilli ürününün yenilik ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporu ve tespit raporu ile teknik zorunluluk veya ilgili tasarım alanında tasarımcıların yaratıcılığını kısıtlayan bir durum bulunmamasına rağmen davalının kabuklu ceviz ürün ambalajında; kendi markasını ve ceviz ürün görseli ile kabuklu ceviz ibaresini benzer şekilde ve büyüklükte konumlandırdığı, ürünün üst bölümünde geniş alanda ve alt bölümündeki dar bir alanda şerit olarak çuval dokusunun kullanılmasının da davacının tasarım tescili ile aynı olduğu, çuval desenlerinin alt yarısının saydam bırakılarak ceviz ürünün gösterilmesinin de aynı olduğu, ambalaj tasarımında davalının kendi özgün markasını kullanmasının ürün görselinin ceviz ürünün birinin yarım soyulmuş şekilde konumlandırmasının, sol tarafta kalp ve yeşil renkte ceviz yaprağı biçiminde kullanılmasının tasarıma farklılık kazandırmadığı, tasarımların benzer olduğu tespit edilmekle, davalının 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 49 uncu maddesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı KHK) 81 inci maddesi gereğince davacının tescilli tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davalı tüzel kişi tacirden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 inci maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun olarak gerekli dikkat ve özeni göstermesinin bekleneceği, tarafların aynı sektörde "malların toptan ve perakende alım satımı" işi ile iştigal ettiği, ancak davalı şirketin dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde basiretli tacirden beklenen özen ve dikkati göstermeyerek "davacının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklinde yasada düzenlenen haksız rekabet fiilini işlediği ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda tasarıma tecavüz eden ürün ambalajlarına ve ürünlerin tanıtım malzemelerine el konularak karar kesinleştiğinde imhasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan bilirkişi raporuna; davacı taraf adına tescilli olan tasarımda kullanılan ambalajın, ürünlerin doğal olduğu izlenimini vermek amaçlı kullanıldığı, tanıtıcı amaçla yıllardır aynı sektörde faaliyet gösteren üreticiler tarafından kullanılan görseller olduğu, bu durum, tasarımların ayırt edici olmadığı sonucunu doğurmayacağı, işlenmemiş ürünler açısından tüketici gözünde ayırt edici olan özelliğin marka ve logo vurgusu olduğu, ceviz görselinin ambalaj üzerinde yer almasının tasarımlar arasında benzerliğe yol açmayacağı,
Davacı tarafa ait ürün tasarımında, ürüne ait markanın, ambalaj renk tonu ile aynı renkte ve fark edilmeyecek şekilde tasarımda yer aldığı halde, müvekkili şirkete ait tasarımda markaya ait logonun farklı renk, boyut ve yazı karakteri ile temel ayırt edici nitelik taşıdığı, müvekkili şirkete ait üründe kullanılan ambalaj deseninde farklı renk tonları kullanıldığı, ambalajın ön yüzünde yer alan ve markanın bulunduğu desene ayırt ediciliği belirginleştirir şekilde daha büyük boyutlarda yer verildiği, Simbat markalı tasarımda “ceviz” görselinin ön planda ve belirgin olarak yer almasına rağmen, müvekkiline ait tasarımda “halis ” kuruyemiş markasına ön planda ve belirgin olarak yer verildiği belirtilerek ürünler açısından iltibas olmadığının açıklandığını,
Müvekkiline ait ambalaj tasarımı ile davacıya ait 2014/08065 sayılı tasarımın birbirinden farklı ve ayırt edici olup, müvekkilinin kullanımı ve tasarımının, davacının tasarım haklarına tecavüz etmediğini ve haksız rekabet oluşturmadığını,
Müvekkiline ait tasarımın, yeni ve ayırt edici olup, özgün şekilde tasarlandığını, davacıya ait tasarımlı ürünün sadece Bim mağazalarında, müvekkiline ait tasarımlı ürünün ise sadece Hakmar mağazalarında satışa sunulduğunun ortalama tüketici tarafından bilindiğini, ürünlere ait tasarımlar açısından görsel yönden ayırt edilemeyecek bir durumun da fiilen söz konusu olmayacağını, davacının sektörde tekel oluşturup küçük esnafı boğmak ve piyasadan yok etme amacı taşıdığını, BİM market Türkiye’nin her yerinde en küçük ilçelerde dahi bulunmakta iken, müvekkiline ait marketlerin yalnızca İstanbul’da Anadolu yakasında faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait tasarımın ve davacıya ait tasarımın tüketiciler nezdinde iltibas yaratmasının da fiilen mümkün olmadığını,
Tasarımda yer alan figürler kombinasyon şeklinde kullanıldığından ve anonim yapıda olduğundan davacı adına tescilli ürünün yenilik ve ayırt edici niteliği bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin satışını yaptığı ürün tasarımının, davacı tasarımının aynen taklidi olmadığını, ceviz ve çuval desenlerindeki benzerliğin, kuruyemiş pazarlamalarında işin niteliğinden kaynaklı olduğundan, iltibas oluşturacak şekilde kullanılmadığının sabit olduğunu, müvekkilinin kullandığı ceviz ve çuval desenlerinin, haklı olarak kullanılan tanıtma vasıtaları olduğundan iltibas oluşturmayacağını, aldatıcı ve iyi niyet kaidelerine aykırı bir hareket olarak nitelendirilemeyeceğini,
Bilirkişi raporuna itirazlar incelenmeden ve değerlendirilmeden karar verildiğinden hukuka aykırı olduğunu, açıkladığı ve re'sen nazara alınacak sebeplerle Mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve tespit raporunda, davacı tasarımı ile davalının ürün ambalajının benzer ve farklı yönlerinin değerlendirildiği, seçenek özgürlüğü olmasına rağmen, davacının ambalajının üst bölümünde geniş ve alt bölümde dar bir alanda yer verilerek çuval dokusunun kullanıldığı, aynı tasarımın davalının ambalajında da benzer şekli ve geometrik alan olarak birbirine çok yakın ölçüleri taşıdığı, davacının logo/amblem ve ürün açıklamasının ambalajın üst bölümünde sabit renkli, yumuşak kenar ve iç kenar siyah konturlarıyla kullanıldığı, davalının ise bu alanı benzer şekilde tasarımına uyguladığı, davacının logo/ambleminin altında ürün içeriği yazdığı, davalının da bu düzenlemeye kendi tasarımında benzer font karakterlerine yer verdiği, davacının ambalajında çuval dokulu desenlerinin dışında kalan alanın saydam bırakılarak ambalaj içeriğinin gösterildiği, davalının ambalajında da bu konuda seçenek özgürlüğü varken benzer şekilde saydam alanın aynı geometri ve ölçüde uyguladığı, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunmadığı, aralarındaki küçük farklılıklara rağmen, davalı tarafından üretilerek piyasaya sürülen ambalaj tasarımlarının görsel yönden davacının tescilli tasarımıyla ayırt edilemeyeceği ve 554 sayılı KHK ve 6769 Sınaî Mülkiyet Kanununda tanımlanan anlamda davacının tescilli tasarımına benzer sayılabileceğinin tespit edildiği, davalı tarafın, davacı tarafa ait tasarıma ayırt edilmeyecek kadar benzerini üretip ticari amaçla kullandığı sabit olduğu, davalı tarafça aksini kanıtlar delil sunulmadığı, ayrıca her iki tarafın da, "malların toptan ve perakende alım satımı " işi meşgul oldukları, aynı sektörde yer aldıkları, yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca, davacı ile aynı sektörde olan davalının, davacıya ait tasarımdan haberdar olmadığını iddia edemeyeceğinden, davacının, tasarımından haberdar olduğu halde ayırt edilemeyecek kadar benzerini üreterek ticari faaliyetinde kullanan davalının haksız rekabet fiilini işlediğinin sabit olduğu, Mahkemece, tespit talebi üzerine 2017/1 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu numune de alınarak rapor alındığı, tespit raporu ile yetinilmediği ve YTÜ Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarım Bölüm Başkanı ve Grafiker bilirkişiden rapor alındığı, her iki raporun birbirini doğruladığı, davalı tarafça aksini gösterir uzman görüşü ve başka delil sunulmadığı, raporların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059656300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz