Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/247 E. 2012/9482 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zararın ispatı↗ sözleşmeye aykırılık↗ kâr dağıtımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı dağıtıcı tarafından dağıtılmaması aralarındaki sözleşmeye aykırı ise de davacının uğradığı zararı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı şirket tarafından dağıtılmamasının aralarındaki sözleşmeye aykırı olduğu tespit edilmesine rağmen, mahkemece BK.'nun 42. maddesi uyarınca davacının meydana gelen zarar miktarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de BK.'nun 42. maddesi uyarınca zararı ispat yükümlülüğü davacıya düşerse de, aynı yasa hükmüne göre, zararın gerçek miktarını tespit etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanını ve zarara uğrayan tarafın yaptığı tedbirleri dikkate alarak onu adalete tevfikan tayin eder. Buna göre mahkemece adalete uygun miktarda bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6876 E. 2012/6852 K.
Ortak:zararın ispatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı «dağıtıcı» tarafından dağıtılmaması aralarındaki sözleşmeye aykırı ise de davacının uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de BK.'nun 42. maddesi uyarınca «zararı ispat» yükümlülüğü davacıya düşerse de, aynı yasa hükmüne göre, zararın gerçek miktarını tespit etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanını ve zarara uğrayan tarafın yaptığı tedbirleri dikkate alarak onu adalete tevfikan tayin eder.
Benzer bu karardaGerçekten de BK.’nun 42. maddesi uyarınca «zararı ispat» yükümlülüğü davacıya düşerse de, aynı Yasa hükmüne göre, zararın gerçek miktarını tespit etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanını ve zarara uğrayan tarafın yaptığı tedbirleri dikkate alarak onu adalete tevfikan tayin eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:trafik kazası · sigorta ettiren · rücuen tahsil · gerçek zarar · ziya · riziko · taşıyıcı · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda2- Ancak dava, taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı bulunan emtianın uğradığı «hasar» bedelinin, davalı «taşıyıcıdan» «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
TTK.’nun 781. maddesi uyarınca «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı «ziya» ve hasardan sorumludur.
Sigorta bedelini «sigorta ettiren» Hikmet Balık’a 28.05.2004 tarihinde ödeyen davacı sigortacının da TTK.’nun 1301. maddesi uyarınca hukuken sigorta ettiren yerine geçtiği ve sigorta ettirenin vaki zarardan dolayı davalı «taşıyıcıya» karşı dava hakkının, ödediği bedel nispetinde davacıya intikal ettiği açıktır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının BK'nun 42. maddesi uyarınca meydana gelen «gerçek zarar» miktarını ispat ile yükümlü olduğu, dava konusu kaza sonucunda ne miktarda domatesin «hasar» gördüğünün, ne miktarda domatesin Adana Hali'ne gönderilip satıldığının anlaşılamadığı, davacının hasar miktarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9987 E. 2014/2039 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · mutabakat · sigorta sözleşmesi · ispat yükü · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece verilen ilk kararda «mutabakatlı» poliçeye dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemiz bozmasında ise öncelikle «hırsızlık» olayının aksinin davalı sigorta şirketi tarafından kanıtlanamadığı bildirilip davalı vekilinin temyiz itirazları reddedildikten sonra, dava konusu poliçenin mutabakatlı olmadığına değinilmiş ve çalındığı iddia edilen emtiaların poliçede tek tek yazılı olmasının, emtiaların sigortalıda bulunduğunun kabulü için yeterli olmadığı, sigortalı tarafından iktisap edilerek sigorta ettirildiğine yönelik «ispat yükünün» sigortalıda olduğunun kabul edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Dava konut «sigortası sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dolayısıyla «hırsızlık» olayının varlığı ve gerçekliği Dairemizce de kabul edilmiş ve kesinleşmiştir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere davacıya zararının miktarını ispat imkanının tanınması, ispat edemezse BK'nın 42. maddesi uyarınca bir miktar tazminata hükmedilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16697 E. 2014/5330 K.
Ortak:zararın ispatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı «dağıtıcı» tarafından dağıtılmaması aralarındaki sözleşmeye aykırı ise de davacının uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de BK.'nun 42. maddesi uyarınca «zararı ispat» yükümlülüğü davacıya düşerse de, aynı yasa hükmüne göre, zararın gerçek miktarını tespit etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanını ve zarara uğrayan tarafın yaptığı tedbirleri dikkate alarak onu adalete tevfikan tayin eder.
Benzer bu karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 42-43. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'n 50-51. maddeleri gereğince «zararı ispat» etmek davacıya düşer ise de zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanı ve mutazarrırın aldığı tedbirleri nazara alınarak zarar miktarını adalete tevfikan tayin eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yansıtma faturası · gerçek zarar · rücu · taşıyıcı · hasar · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı tarafın oluşan zararı tayine elverişli şekilde, «hasar» gören malları ayrı ayrı parça adedine göre tanımlamadığı, ürünlerin cins ve niteliklerinin belirlenemediği, davacı tarafından sunulan 5 adet «yansıtma faturası» üzerinden davalıların sorumluluğunun belirlenemeyeceği, davacının «gerçek zarar» miktarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından sadece yurtdışındaki alıcının düzenlediği «yansıtma faturalarının» «ibraz» edildiği, ibraz edilen bu faturalara dayalı olarak CMR'nin 23. maddesi gereğince «gerçek zarar» miktarının belirlenemeyeceği ve dosya içinde gerçek zarar miktarını belirlemeye elverişle belge ve bilgi bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece bu rapora dayalı olarak …
Bu durumda mahkemece, dosya içindeki mevcut deliller, iddia ve savunma gözönüne alındığında taşıma esnasında bir kısım malların «hasar» gördüğü ve davalı «taşıyıcılaran» malı hasarsız, tam ve sağlam olarak «teslim» aldıkları anlaşılmakla kazanın meydana geliş şekli, kaza esnasında araçta bulunan malların miktarı, kazadan sonra ikinci taşıyıcı tarafından düzenlenen uluslararas …
Dava, CMR'ye tabi taşıma sonucu hasarlanan mal bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesinden sonra davalı «taşıyıcılar» aleyhine açılan «rücu» davasıdır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3935 E. 2015/10986 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nedensellik bağı · illiyet bağı · mahsup · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalının davranışları sebebiyle rezervasyonların iptali sonucu zarara uğradığını beyan ederek bu davayı açmış ise de, davacının ödeme yaptığı ya da alacaklarından «mahsup» yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, zarar ve «nedensellik bağının» kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece zararın ve davacının eylemi ile zarar arasında «illiyet bağının» kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Herşeyden önce davanın niteliği itibariyle iddia edilen «haksız rekabetin» varlığının saptanması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11977 E. 2015/12953 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık
İncelediğiniz karardaDava, «sözleşmeye aykırılıktan» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini, kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK rap …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · temsil · husumet · e-defter
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26/05/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını, yanlış yönlendirildiğini, kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, dosyada mevcut SPK rap …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3628 E. 2011/14717 K.
Ortak:zararın ispatı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı «dağıtıcı» tarafından dağıtılmaması aralarındaki sözleşmeye aykırı ise de davacının uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de BK.'nun 42. maddesi uyarınca «zararı ispat» yükümlülüğü davacıya düşerse de, aynı yasa hükmüne göre, zararın gerçek miktarını tespit etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanını ve zarara uğrayan tarafın yaptığı tedbirleri dikkate alarak onu adalete tevfikan tayin eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · mirasçılık · alacak davası · fatura · dosya masrafı · maddi tazminat · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda2-Dava taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, davacının tedavi giderine ilişkin olarak 304,25 TL miktarlı «fatura» dışında herhangi bir delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Borçlar Kanunu’nun 42. maddesinde “ Zararı ispat müddeiye düşer, zararın hakiki miktarını tespit etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tespit eder “ düzenlemesi karşısında kaza görenin içinde bulunduğu vahim ve acil durum itibariyle tedavi ve diğer giderlerin tamamının belgeye bağlamasının düşünülmesi «hakkaniyetle» bağdaşmaz, nitekim bilirkişi raporunda da davacının dosyadaki tercüme evraklarına göre Almanya’da tedavi gördüğünün anlaşıldığı, BK’nun 42. maddesine göre hakimin …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kaza nedeniyle yaralandığı, üzüntüye kapıldığı, tedavi «masrafına» ilişkin olarak sadece 304,25 TL miktarlı faturanın «ibraz» edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 304,25 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
3- Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz istemine gelince; HUMK'nun, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar «kesin» olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400,00 TL'na çıkarılmıştır.
Kararı, davacı ... «mirasçıları» ve Güneş Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/247 E. , 2012/9482 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2010 tarih ve 2005/130-2010/456 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı taraf arasında yapılan sözleşme gereğince davalının müvekkilinin imtiyaz sahibi ve yerel yayın yönetmeni olduğu Manşet Gazetesi’nin dağıtımından sorumlu olduğunu, ancak davalı dağıtıcı firmada görevli olan elemanın 02/04/2005 tarihinde müvekkilinin gazetelerini patronunun emriyle dağıtmayacaklarını söylediğini, buna ilişkin tutanak tutulduğu, bu nedenle müvekkilinin maddi zarara uğradığını ileri sürerek 7.000,00 YTL tazminatın yasal temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında yazılı bir dağıtım sözleşmesi bulunmadığını, sözlü protokol çerçevesinde gazete dağıtımı yapıldığını, davacının gazeteleri dağıtım için müvekkili şirket yetkililerine zamanında teslim etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı dağıtıcı tarafından dağıtılmaması aralarındaki sözleşmeye aykırı ise de davacının uğradığı zararı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı şirket tarafından dağıtılmamasının aralarındaki sözleşmeye aykırı olduğu tespit edilmesine rağmen, mahkemece BK.'nun 42. maddesi uyarınca davacının meydana gelen zarar miktarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de BK.'nun 42. maddesi uyarınca zararı ispat yükümlülüğü davacıya düşerse de, aynı yasa hükmüne göre, zararın gerçek miktarını tespit etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanını ve zarara uğrayan tarafın yaptığı tedbirleri dikkate alarak onu adalete tevfikan tayin eder. Buna göre mahkemece adalete uygun miktarda bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059636800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz