Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16697 E. 2014/5330 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yansıtma faturası↗ zararın ispatı↗ gerçek zarar↗ cmr↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ rücu↗ taşıyıcı↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı tarafın oluşan zararı tayine elverişli şekilde, hasar gören malları ayrı ayrı parça adedine göre tanımlamadığı, ürünlerin cins ve niteliklerinin belirlenemediği, davacı tarafından sunulan 5 adet yansıtma faturası üzerinden davalıların sorumluluğunun belirlenemeyeceği, davacının gerçek zarar miktarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR'ye tabi taşıma sonucu hasarlanan mal bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesinden sonra davalı taşıyıcılar aleyhine açılan rücu davasıdır.
Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından sadece yurtdışındaki alıcının düzenlediği yansıtma faturalarının ibraz edildiği, ibraz edilen bu faturalara dayalı olarak CMR'nin 23. maddesi gereğince gerçek zarar
miktarının belirlenemeyeceği ve dosya içinde gerçek zarar miktarını belirlemeye elverişle belge ve bilgi bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece bu rapora dayalı olarak zarar miktarının belirlenemediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 42-43. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'n 50-51. maddeleri gereğince zararı ispat etmek davacıya düşer ise de zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanı ve mutazarrırın aldığı tedbirleri nazara alınarak zarar miktarını adalete tevfikan tayin eder. Bu durumda mahkemece, dosya içindeki mevcut deliller, iddia ve savunma gözönüne alındığında taşıma esnasında bir kısım malların hasar gördüğü ve davalı taşıyıcılaran malı hasarsız, tam ve sağlam olarak teslim aldıkları anlaşılmakla kazanın meydana geliş şekli, kaza esnasında araçta bulunan malların miktarı, kazadan sonra ikinci taşıyıcı tarafından düzenlenen uluslararası nakliyat notları ve diğer deliller gözetilerek mahkemece adalete uygun bir tazminata hükmetmek gerekirken zarar miktarının belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/247 E. 2012/9482 K.
Ortak:zararın ispatı
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 42-43. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'n 50-51. maddeleri gereğince «zararı ispat» etmek davacıya düşer ise de zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanı ve mutazarrırın aldığı tedbirleri nazara alınarak zarar miktarını adalete tevfikan tayin eder.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı «dağıtıcı» tarafından dağıtılmaması aralarındaki sözleşmeye aykırı ise de davacının uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de BK.'nun 42. maddesi uyarınca «zararı ispat» yükümlülüğü davacıya düşerse de, aynı yasa hükmüne göre, zararın gerçek miktarını tespit etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanını ve zarara uğrayan tarafın yaptığı tedbirleri dikkate alarak onu adalete tevfikan tayin eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı «dağıtıcı» tarafından dağıtılmaması aralarındaki sözleşmeye aykırı ise de davacının uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sözleşmeye aykırılıktan» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı şirket tarafından «dağıtılmamasının» aralarındaki sözleşmeye aykırı olduğu tespit edilmesine rağmen, mahkemece BK.'nun 42. maddesi uyarınca davacının meydana gelen zarar miktarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3628 E. 2011/14717 K.
Ortak:zararın ispatı · ibraz
İncelediğiniz karardaDairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından sadece yurtdışındaki alıcının düzenlediği «yansıtma faturalarının» «ibraz» edildiği, ibraz edilen bu faturalara dayalı olarak CMR'nin 23. maddesi gereğince «gerçek zarar» miktarının belirlenemeyeceği ve dosya içinde gerçek zarar miktarını belirlemeye elverişle belge ve bilgi bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece bu rapora dayalı olarak …
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 42-43. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'n 50-51. maddeleri gereğince «zararı ispat» etmek davacıya düşer ise de zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanı ve mutazarrırın aldığı tedbirleri nazara alınarak zarar miktarını adalete tevfikan tayin eder.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kaza nedeniyle yaralandığı, üzüntüye kapıldığı, tedavi «masrafına» ilişkin olarak sadece 304,25 TL miktarlı faturanın «ibraz» edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 304,25 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, davacının tedavi giderine ilişkin olarak 304,25 TL miktarlı «fatura» dışında herhangi bir delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Borçlar Kanunu’nun 42. maddesinde “ Zararı ispat müddeiye düşer, zararın hakiki miktarını tespit etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tespit eder “ düzenlemesi karşısında kaza görenin içinde bulunduğu vahim ve acil durum itibariyle tedavi ve diğer giderlerin tamamının belgeye bağlamasının düşünülmesi «hakkaniyetle» bağdaşmaz, nitekim bilirkişi raporunda da davacının dosyadaki tercüme evraklarına göre Almanya’da tedavi gördüğünün anlaşıldığı, BK’nun 42. maddesine göre hakimin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · mirasçılık · alacak davası · fatura · dosya masrafı · maddi tazminat · kesin hüküm
Benzer bu kararda2-Dava taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, davacının tedavi giderine ilişkin olarak 304,25 TL miktarlı «fatura» dışında herhangi bir delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Borçlar Kanunu’nun 42. maddesinde “ Zararı ispat müddeiye düşer, zararın hakiki miktarını tespit etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tespit eder “ düzenlemesi karşısında kaza görenin içinde bulunduğu vahim ve acil durum itibariyle tedavi ve diğer giderlerin tamamının belgeye bağlamasının düşünülmesi «hakkaniyetle» bağdaşmaz, nitekim bilirkişi raporunda da davacının dosyadaki tercüme evraklarına göre Almanya’da tedavi gördüğünün anlaşıldığı, BK’nun 42. maddesine göre hakimin …
3- Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz istemine gelince; HUMK'nun, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar «kesin» olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400,00 TL'na çıkarılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kaza nedeniyle yaralandığı, üzüntüye kapıldığı, tedavi «masrafına» ilişkin olarak sadece 304,25 TL miktarlı faturanın «ibraz» edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 304,25 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... «mirasçıları» ve Güneş Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3628 E. 2011/14717 K.
Ortak:zararın ispatı · ibraz
İncelediğiniz karardaDairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından sadece yurtdışındaki alıcının düzenlediği «yansıtma faturalarının» «ibraz» edildiği, ibraz edilen bu faturalara dayalı olarak CMR'nin 23. maddesi gereğince «gerçek zarar» miktarının belirlenemeyeceği ve dosya içinde gerçek zarar miktarını belirlemeye elverişle belge ve bilgi bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece bu rapora dayalı olarak …
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 42-43. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'n 50-51. maddeleri gereğince «zararı ispat» etmek davacıya düşer ise de zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanı ve mutazarrırın aldığı tedbirleri nazara alınarak zarar miktarını adalete tevfikan tayin eder.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kaza nedeniyle yaralandığı, üzüntüye kapıldığı, tedavi «masrafına» ilişkin olarak sadece 304,25 TL miktarlı faturanın «ibraz» edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 304,25 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, davacının tedavi giderine ilişkin olarak 304,25 TL miktarlı «fatura» dışında herhangi bir delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Borçlar Kanunu’nun 42. maddesinde “ Zararı ispat müddeiye düşer, zararın hakiki miktarını tespit etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tespit eder “ düzenlemesi karşısında kaza görenin içinde bulunduğu vahim ve acil durum itibariyle tedavi ve diğer giderlerin tamamının belgeye bağlamasının düşünülmesi «hakkaniyetle» bağdaşmaz, nitekim bilirkişi raporunda da davacının dosyadaki tercüme evraklarına göre Almanya’da tedavi gördüğünün anlaşıldığı, BK’nun 42. maddesine göre hakimin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · mirasçılık · alacak davası · fatura · dosya masrafı · maddi tazminat · kesin hüküm
Benzer bu kararda2-Dava taşımadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, davacının tedavi giderine ilişkin olarak 304,25 TL miktarlı «fatura» dışında herhangi bir delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Borçlar Kanunu’nun 42. maddesinde “ Zararı ispat müddeiye düşer, zararın hakiki miktarını tespit etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tespit eder “ düzenlemesi karşısında kaza görenin içinde bulunduğu vahim ve acil durum itibariyle tedavi ve diğer giderlerin tamamının belgeye bağlamasının düşünülmesi «hakkaniyetle» bağdaşmaz, nitekim bilirkişi raporunda da davacının dosyadaki tercüme evraklarına göre Almanya’da tedavi gördüğünün anlaşıldığı, BK’nun 42. maddesine göre hakimin …
3- Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz istemine gelince; HUMK'nun, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar «kesin» olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400,00 TL'na çıkarılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kaza nedeniyle yaralandığı, üzüntüye kapıldığı, tedavi «masrafına» ilişkin olarak sadece 304,25 TL miktarlı faturanın «ibraz» edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 304,25 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... «mirasçıları» ve Güneş Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6714 E. 2014/12541 K.
Ortak:zararın ispatı · ibraz
İncelediğiniz karardaDairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından sadece yurtdışındaki alıcının düzenlediği «yansıtma faturalarının» «ibraz» edildiği, ibraz edilen bu faturalara dayalı olarak CMR'nin 23. maddesi gereğince «gerçek zarar» miktarının belirlenemeyeceği ve dosya içinde gerçek zarar miktarını belirlemeye elverişle belge ve bilgi bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece bu rapora dayalı olarak …
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 42-43. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'n 50-51. maddeleri gereğince «zararı ispat» etmek davacıya düşer ise de zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanı ve mutazarrırın aldığı tedbirleri nazara alınarak zarar miktarını adalete tevfikan tayin eder.
Benzer bu kararda… davacı tarafından yaptırılan tespit dosyasında yer alan rapora davalı tarafından itiraz edilmediği, davalının stoklu çalıştığına ilişkin savunması nedeniyle verilen «kesin süreye» rağmen iddiasını ispata yarar «defterlerini» «ibraz» etmediği, davalının davacıya ait tabela altında ve davacıya ait markayı «taşıyan» etiketleri kullanarak davacıya ait olmayan ürünlere sattığı, dava sırasında davalıya ait işyerinde bulunan tabelanın davacı tarafından söküldüğü ve davacı ürünlerine benzer ürünlerin üretiminin sonlandırıldığı, alınan raporlar uyarınca davacının Sivas İlinde 2010-2011 yıllarında satış «kaybı» yaşamadığı, aksine satışlarının arttığı gerekçesiyle davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil eden eylemlerin sonlandırılmasına yönelik talebi ile davalının işyerindeki tabela, levha vs eşyanın iadesine yönelik talebinin konusuz kalması nedeniyle bu talepler yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 2.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsiline, «maddi tazminat» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; davalının, davacıya ait markayı «taşıyan» etiketleri başkalarınca üretilen ürünlere takıp davacının ürünüymüş gibi satmak suretiyle davacının «marka hakkına tecavüzde» bulunduğunu ileri sürmüş; mahkemece ileri sürülen vakıalar sabit kabul edilmesine karşın davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacıya ait ticari defterler üzerinde yapılan «bilirkişi incelemesi» neticesinde davacının maddi zararının ispatlanamadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42, 43. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50, 51. maddeleri gereğince «zararı ispat» etmek davacıya düşer ise de zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanı ve zarara uğrayanın aldığı tedbirleri nazara alarak zarar miktarını adalete uygun şekilde tayin eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter ibrazı · kesin süre · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · ticari defter · taşıyan · maddi tazminat
Benzer bu karardaDavacı vekili; davalının, davacıya ait markayı «taşıyan» etiketleri başkalarınca üretilen ürünlere takıp davacının ürünüymüş gibi satmak suretiyle davacının «marka hakkına tecavüzde» bulunduğunu ileri sürmüş; mahkemece ileri sürülen vakıalar sabit kabul edilmesine karşın davalının «ticari defterlerini ibraz» etmediği, davacıya ait ticari defterler üzerinde yapılan «bilirkişi incelemesi» neticesinde davacının maddi zararının ispatlanamadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» isteminin reddine karar verilmiştir.
… davacı tarafından yaptırılan tespit dosyasında yer alan rapora davalı tarafından itiraz edilmediği, davalının stoklu çalıştığına ilişkin savunması nedeniyle verilen «kesin süreye» rağmen iddiasını ispata yarar «defterlerini» «ibraz» etmediği, davalının davacıya ait tabela altında ve davacıya ait markayı «taşıyan» etiketleri kullanarak davacıya ait olmayan ürünlere sattığı, dava sırasında davalıya ait işyerinde bulunan tabelanın davacı tarafından söküldüğü ve davacı ürünlerine benzer ürünlerin üretiminin sonlandırıldığı, alınan raporlar uyarınca davacının Sivas İlinde 2010-2011 yıllarında satış «kaybı» yaşamadığı, aksine satışlarının arttığı gerekçesiyle davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil eden eylemlerin sonlandırılmasına yönelik talebi ile davalının işyerindeki tabela, levha vs eşyanın iadesine yönelik talebinin konusuz kalması nedeniyle bu talepler yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 2.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsiline, «maddi tazminat» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
… mahkemece; dosyada mevcut deliller, iddia ve savunma gözönüne alınıp, davalının eylemleri nedeniyle davacının her halükarda maddi zararının olacağı ancak davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yapılamaması nedeniyle bu zarar miktarının tam olarak tespitinin mümkün bulunmadığı gözetilerek adalete uygun bir «maddi tazminata» hükmetmek gerekirken yazılı gerekçeyle bu istemin reddi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir 2-Dava; «marka hakkına tecavüzden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16697 E. , 2014/5330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 23/05/2013
NUMARASI 2011/396-2013/239
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/05/2013 tarih ve 2011/396-2013/239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalanan Türkiye'den Almanya ve Hollanda'ya taşınmak üzere davalılar tarafından teslim alınan giyim emtiasının davalı Z.. Ç..'in kullandığı araç ile taşınması sırasında bir kısmının hasarlandığını, taşıyıcının davalı Nak. Ltd. Şti. olduğunu, hasar bedeli 4.872,00 Euro (karşılığı 7.825,00 TL)’nin 16/03/2006 tarihinde sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı İş Finansal Kiralama A.Ş. ile ilgili davayı atiye terk etmiştir.
Davalı ..Uluslararası Taş. Ltd. Şti. vekili; aracın Bulgaristan’da yollarının uluslararası standartlara uygun olmaması nedeniyle yolun sağ tarafına yan yattığını ve emtianın bir kısmının hasarlandığını, kazada sürücünün kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. Ç..; kullandığı aracın hamulenin hatalı yüklenmesi nedeniyle Bulgaristan çıkışında devrildiğini, yükleme yapılırken sigorta ettiren-gönderici As-Av Tekstil şirketi yetkililerini uyardığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacı tarafın oluşan zararı tayine elverişli şekilde, hasar gören malları ayrı ayrı parça adedine göre tanımlamadığı, ürünlerin cins ve niteliklerinin belirlenemediği, davacı tarafından sunulan 5 adet yansıtma faturası üzerinden davalıların sorumluluğunun belirlenemeyeceği, davacının gerçek zarar miktarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR'ye tabi taşıma sonucu hasarlanan mal bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesinden sonra davalı taşıyıcılar aleyhine açılan rücu davasıdır.
Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından sadece yurtdışındaki alıcının düzenlediği yansıtma faturalarının ibraz edildiği, ibraz edilen bu faturalara dayalı olarak CMR'nin 23. maddesi gereğince gerçek zarar
miktarının belirlenemeyeceği ve dosya içinde gerçek zarar miktarını belirlemeye elverişle belge ve bilgi bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece bu rapora dayalı olarak zarar miktarının belirlenemediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 42-43. maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'n 50-51. maddeleri gereğince zararı ispat etmek davacıya düşer ise de zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanı ve mutazarrırın aldığı tedbirleri nazara alınarak zarar miktarını adalete tevfikan tayin eder. Bu durumda mahkemece, dosya içindeki mevcut deliller, iddia ve savunma gözönüne alındığında taşıma esnasında bir kısım malların hasar gördüğü ve davalı taşıyıcılaran malı hasarsız, tam ve sağlam olarak teslim aldıkları anlaşılmakla kazanın meydana geliş şekli, kaza esnasında araçta bulunan malların miktarı, kazadan sonra ikinci taşıyıcı tarafından düzenlenen uluslararası nakliyat notları ve diğer deliller gözetilerek mahkemece adalete uygun bir tazminata hükmetmek gerekirken zarar miktarının belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.3.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101791500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz