Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3935 E. 2015/10986 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nedensellik bağı↗ illiyet bağı↗ mahsup↗ maddi ve manevi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının davalının davranışları sebebiyle rezervasyonların iptali sonucu zarara uğradığını beyan ederek bu davayı açmış ise de, davacının ödeme yaptığı ya da alacaklarından mahsup yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, zarar ve nedensellik bağının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece zararın ve davacının eylemi ile zarar arasında illiyet bağının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Herşeyden önce davanın niteliği itibariyle iddia edilen haksız rekabetin varlığının saptanması gerekir. Somut olayda haksız rekabetin oluşup oluşmadığı değerlendirilmemiştir.
Bu nedenle öncelikle haksız rekabetin varlığının saptanması bundan sonra zararın tutarının değerlendirilmesi gerekir. Haksız rekabetin varlığının saptanması halinde davalının zarara uğradığının kabulü ile zarar tutarının saptanmaması hali olayın vuku bulduğu tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK 42. maddesi uyarınca halin mutad cereyanı ve zarar görenin aldığı tedbirler gözetilerek adalete göre zarar tutarı belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazları kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/247 E. 2012/9482 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · sözleşmeye aykırılık · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı «dağıtıcı» tarafından dağıtılmaması aralarındaki sözleşmeye aykırı ise de davacının uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sözleşmeye aykırılıktan» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın gazetesinin davalı şirket tarafından «dağıtılmamasının» aralarındaki sözleşmeye aykırı olduğu tespit edilmesine rağmen, mahkemece BK.'nun 42. maddesi uyarınca davacının meydana gelen zarar miktarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de BK.'nun 42. maddesi uyarınca «zararı ispat» yükümlülüğü davacıya düşerse de, aynı yasa hükmüne göre, zararın gerçek miktarını tespit etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanını ve zarara uğrayan tarafın yaptığı tedbirleri dikkate alarak onu adalete tevfikan tayin eder.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9871 E. 2014/15687 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, «sigorta tazminatının» davalı tarafından zarar görenin yakınlarına ödendiği, davacı ... ettirenin davalı ... şirketi hakkında dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 19.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13449 E. 2012/21624 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · tenfiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«tenfiz» mahkemesince yabancı mahkeme kararı üzerinden inceleme yapılarak tenfiz şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı ile benzer durumda olan kişiler tarafından Türkiye’de açılan davalarda, bu kişilerin şirket ortağı oldukları gerekçesiyle TTK’nun 405/2. maddesine dayalı olarak «alacak davalarının» reddedildiği, buna rağmen davacıların tenfizini istedikleri yabancı mahkeme kararı ile alacağın hüküm altına alındığı, bu durumun mahkeme kararları arasında çelişk …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/602 E. 2023/382 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3935 E. , 2015/10986 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 19. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/12/2014
NUMARASI 2009/429-2014/407
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve 2009/429-2014/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının işten çıkarılması üzerine müvekkili şirket aleyhine asılsız iddialarda bulunduğunu, bu kapsamda turistlerle irtibata geçerek müvekkili şirketin el halısı yerine makine halısı, turkuaz taşları yerine asya ülkelerinden ithal taşları sattığını, ayrıca iş yaptığı halıcı, kuyumcu ve dericiden yüksek komisyon aldığını faks yoluyla bildirdiğini, davalının suç teşkil eden bu eylemleri nedeniyle Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nce mahkumiyet kararı verildiğini iddia ederek, bu anlamda müvekkili şirketin uğradığı 15.000,00 TL manevi, şimdilik 5.000,00 TL maddi zararın davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının dayanak yaptığı ceza dosyasında faks çektiği hususunun ispatlanamadığını, ilgili faks numarası ve ilişkili kişilerin davacı tarafından ortaya konmadığını, ceza mahkemesinde tek bir tanık ifadesiyle hüküm tesis edildiğini, İstanbul 4. İş Mahkemesi'nde, 2007/451 E. sayılı dosya ile davacı firmaya açtığı davada rehberlik hizmeti alacağının hüküm altına alındığını, bu sebeple kendisine bu davanın açıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalının davranışları sebebiyle rezervasyonların iptali sonucu zarara uğradığını beyan ederek bu davayı açmış ise de, davacının ödeme yaptığı ya da alacaklarından mahsup yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, zarar ve nedensellik bağının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece zararın ve davacının eylemi ile zarar arasında illiyet bağının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Herşeyden önce davanın niteliği itibariyle iddia edilen haksız rekabetin varlığının saptanması gerekir. Somut olayda haksız rekabetin oluşup oluşmadığı değerlendirilmemiştir.
Bu nedenle öncelikle haksız rekabetin varlığının saptanması bundan sonra zararın tutarının değerlendirilmesi gerekir. Haksız rekabetin varlığının saptanması halinde davalının zarara uğradığının kabulü ile zarar tutarının saptanmaması hali olayın vuku bulduğu tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK 42. maddesi uyarınca halin mutad cereyanı ve zarar görenin aldığı tedbirler gözetilerek adalete göre zarar tutarı belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazları kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/128990000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz