Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1418 E. 2012/8770 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takipsizlik kararı↗ hırsızlık↗ riziko↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerçek kişi davalıların jandarma ifadelerinde hurda ve parça haldeki kullanılmayan kabloları soyup, sattıklarını beyan ettikleri, oysaki sigortalanan kabloların otel inşaatında kullanılmak üzere getirilmiş olan rulo halindeki yeni kablolar olduğu, davacı tarafın iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya inşaat poliçesi ile sigortalı otel inşaatında kullanılmak üzere inşaat alanında bulundurulan elektrik kablolarının çalınması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... tarafından sigortalıya yapılan ödemenin konusunu oluşturan zarar otelin elektrik işlerinde kullanılan makaralarda sarılı bulunan kalın anti krom kabloların çalınmasına ilişkindir. Davalı gerçek kişiler yargılama sırasında mahkeme huzurunda yaptıkları savunmalarda, kendileri tarafından alınan kabloların davaya konu büyük rulo halindeki kablolar olmayıp, inşaat artıkları niteliğinde, küçük parçalar halinde bulunan, işe yaramayan, çöpe atılacak olan parçalı kablolar olduğunu belirtmişlerdir. Mahkemece, davalıların jandarmada verdikleri ifadelerinde de aynı yönde beyanda bulundukları, çalınan kablolar ile davalı gerçek kişilerin aldıkları kablonun aynı kablolar olmadığı, davaya konu eylemi davalıların yapmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ... ve ... hakkında kablo çaldıkları iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle açılan ceza davası devam etmekte olup, iddianamede sadece kablo çaldıkları belirtilmiş ancak çalınan kablonun niteliği belirtilmemiştir. Davalı ... hakkında ise kamu davası açılmasına yetecek delil elde edilemediği gerekçesiyle hakkında takipsizlik kararı verilmiştir. Bu durumda davalılardan ...ve ...hakkında devam eden bir ceza davası, davalı ... hakkında ise yeterli delil elde edilmediği gerekçesiyle verilmiş bir takipsizlik kararı mevcuttur. Buna göre, gerek jandarmada davalı gerçek kişilerin verdiği ifadelerin gerekse davalı ... hakkında verilmiş bulunan takipsizlik kararının açılan bu davanın reddini gerektirecek bir etki yaratması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece, öncelikle devam eden ceza davası da göz önünde bulundurularak ceza yargılaması sonucu ortaya çıkacak davalıların üzerlerine atılı hırsızlık eyleminin bu davaya konu davacının ödediği tazminatın dayanağını oluşturan riziko kapsamındaki hırsızlık eylemi ile aynı olup olmadığı, davalıların çaldıkları, satarak paraya çevirdikleri kabloların davacının sigortalısına ödediği tazminata esas olan kablolar olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre gerek davalı gerçek kişilerin gerekse onları çalıştıran davalı şirketin davaya konu zarardan sorumlu olup olmadıklarının tespiti gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/232 E. 2013/7638 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7713 E. 2014/14826 K.
Ortak:hırsızlık · riziko · eksik inceleme · Rücû tazminatı
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece, öncelikle devam eden ceza davası da göz önünde bulundurularak ceza yargılaması sonucu ortaya çıkacak davalıların üzerlerine atılı «hırsızlık» eyleminin bu davaya konu davacının ödediği tazminatın dayanağını oluşturan «riziko» kapsamındaki hırsızlık eylemi ile aynı olup olmadığı, davalıların çaldıkları, satarak paraya çevirdikleri kabloların davacının sigortalısına ödediği tazminata esas olan kablolar olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre gerek davalı gerçek kişilerin gerekse onları çalıştıran davalı şirketin davaya konu zarardan sorumlu olup olmadıklarının tespiti gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaK.. hakkında açılan ceza davası göz önünde bulundurularak ceza yargılaması sonucu davalıların üzerlerine atılı «hırsızlık» eyleminin bu davaya konu davacının ödediği tazminatın dayanağını oluşturan «riziko» kapsamındaki hırsızlık eylemi ile aynı olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğine işaret edilmiş, mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan …
Ancak, bozma ilamında işaret edilen ceza davası sonucu verilen, kesinleşip kesinleşmediği anlaşılmayan karar ile davalılar Cemal ve Yaşar «rizikoya» konu mallara yönelik «hırsızlık» suçundan mahkum olmuşlardır.
Bu itibarla mahkemece ceza davası sonucu verilen «hükmün kesinleşmesinin» beklenilmesi ve sonucuna göre davalılar Cemal ve Yaşar ile bu davalıların çalıştıkları diğer davalı şirket hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · rücuen tahsil
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıya inşaat poliçesi ile sigortalı otel inşaatında kullanılmak üzere inşaat alanında bulundurulan elektrik kablolarının çalınması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece, ilk önce, davacı tarafın iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu itibarla mahkemece ceza davası sonucu verilen «hükmün kesinleşmesinin» beklenilmesi ve sonucuna göre davalılar Cemal ve Yaşar ile bu davalıların çalıştıkları diğer davalı şirket hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5413 E. 2015/6414 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ispat yükü · marka hakkına tecavüz · taşıyan · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsama göre; dava konusu ürünlerdeki «olumsuzlukların» sözleşme kapsamında kalması halinde «marka hakkına tecavüz» eyleminin oluşmayacağı, söz konusu kabloların sözleşmenin feshinden sonra üretildiğine dair dosyada yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün», «haksız rekabetin» önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davada «ispat yükü» davacıya yüklenerek dava dışı firmadan satın alınan ve üzerinde davacıya ait markayı «taşıyan» kablo emtiasının taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden sonra üretildiğinin belirgin olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bu nedenle, Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gözetildiğinde fesihten sonra satın alınan bu kabloların davalı tarafından sözleşmenin feshinden önce üretilen kablolar olduğu yolundaki savunmasını «ispat yükü» davalıya aittir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1418 E. , 2012/8770 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2009 tarih ve 2008/656-2009/899 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete “İnşaat All Risk Poliçesi” ile sigortalı otel inşaatında meydana gelen hırsızlık olayı sonucu otelin elektrik işlerinde kullanılan makaralarda sarılı bulunan kablolardan bir kısmının çalındığını, otelin izolasyon işlerini davalı şirketin yaptığını ve olaya sebebiyet veren işçilerin de bu şirkette çalıştıklarını, müvekkili tarafından sigortalıya ödemede bulunularak sigortalının sahip olduğu tazminat haklarının müvekkiline devredildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan şimdilik 10.000,00 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Köroğlu İzolasyon İnşaat Turizm Tic.Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin olayda kusura dayalı bir sorumluluğunun olmadığı gibi kusursuz sorumluluk şartlarının da oluşmadığını, müvekkilinin işçilerinin hukuka aykırı bir eylemlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya konu rulo halindeki kabloları çalmadıklarını, kendilerinin işe yaramayan, inşaat artığı, çöpe atılacak olan küçük parça kabloları soyup sattıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerçek kişi davalıların jandarma ifadelerinde hurda ve parça haldeki kullanılmayan kabloları soyup, sattıklarını beyan ettikleri, oysaki sigortalanan kabloların otel inşaatında kullanılmak üzere getirilmiş olan rulo halindeki yeni kablolar olduğu, davacı tarafın iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya inşaat poliçesi ile sigortalı otel inşaatında kullanılmak üzere inşaat alanında bulundurulan elektrik kablolarının çalınması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... tarafından sigortalıya yapılan ödemenin konusunu oluşturan zarar otelin elektrik işlerinde kullanılan makaralarda sarılı bulunan kalın anti krom kabloların çalınmasına ilişkindir. Davalı gerçek kişiler yargılama sırasında mahkeme huzurunda yaptıkları savunmalarda, kendileri tarafından alınan kabloların davaya konu büyük rulo halindeki kablolar olmayıp, inşaat artıkları niteliğinde, küçük parçalar halinde bulunan, işe yaramayan, çöpe atılacak olan parçalı kablolar olduğunu belirtmişlerdir. Mahkemece, davalıların jandarmada verdikleri ifadelerinde de aynı yönde beyanda bulundukları, çalınan kablolar ile davalı gerçek kişilerin aldıkları kablonun aynı kablolar olmadığı, davaya konu eylemi davalıların yapmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalılardan ... ve ... hakkında kablo çaldıkları iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle açılan ceza davası devam etmekte olup, iddianamede sadece kablo çaldıkları belirtilmiş ancak çalınan kablonun niteliği belirtilmemiştir. Davalı ... hakkında ise kamu davası açılmasına yetecek delil elde edilemediği gerekçesiyle hakkında takipsizlik kararı verilmiştir. Bu durumda davalılardan ...ve ...hakkında devam eden bir ceza davası, davalı ... hakkında ise yeterli delil elde edilmediği gerekçesiyle verilmiş bir takipsizlik kararı mevcuttur. Buna göre, gerek jandarmada davalı gerçek kişilerin verdiği ifadelerin gerekse davalı ... hakkında verilmiş bulunan takipsizlik kararının açılan bu davanın reddini gerektirecek bir etki yaratması mümkün değildir.
Bu nedenle mahkemece, öncelikle devam eden ceza davası da göz önünde bulundurularak ceza yargılaması sonucu ortaya çıkacak davalıların üzerlerine atılı hırsızlık eyleminin bu davaya konu davacının ödediği tazminatın dayanağını oluşturan riziko kapsamındaki hırsızlık eylemi ile aynı olup olmadığı, davalıların çaldıkları, satarak paraya çevirdikleri kabloların davacının sigortalısına ödediği tazminata esas olan kablolar olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturularak, sonucuna göre gerek davalı gerçek kişilerin gerekse onları çalıştıran davalı şirketin davaya konu zarardan sorumlu olup olmadıklarının tespiti gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059514700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz