Emtia nakliyat sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2440 E. 2012/8660 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emtia nakliyat sigortası↗ taşıma senedi↗ teslim tarihi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ nakliyat sigortası↗ ihtirazi kayıt↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ kusur oranı↗ ziya↗ teminat kapsamı↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hasarın nakliye esnasında emtianın araç üzerine sabitlenmemesi nedeniyle, sarsıntı sonucu araç içerisinde devrilmesi suretiyle oluştuğu, hasarın emtianın davalı taşıyanın sorumluluğundayken gerçekleştiği, davacı şirketin sigortalısının uğradığı hasarın TTK'nun 1312/1 hükmü ve Emtia Nakliyat Sigortası Poliçe Genel Şartları uyarınca teminat kapsamında olduğu, davacının sigortalısına halef olduğu, dava konusu olayda hasarın meydana gelmesinde davalı şirketin %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle kusur oranına tekabül eden 2.447,50 Euro’nun ödeme tarihinden itibaren devlet bankasının bir yıl vadeli mevduata uyguladığı faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurtiçi taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşıyıcı, malı dava dışı Hedef Antrepo'dan gönderen adına teslim almış olup teslim esnasında malın hasarlı olduğunu savunmadığı gibi taşıma senedine bu yönde bir ihtirazi kayıt da koymamıştır. TTK'nun 781.nci maddesine göre taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderene teslim olduğu tarihe kadar geçen müddet içindeki ziya ve hasardan mesuldur. Taşıyıcı ancak TTK'nun 781/2. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabilir. Somut olayda, mahkeme hukukçu ve mali müşavir bilirkişilerden rapor almış olup bilirkişiler, yüklemenin sadece şöför tarafından yapılmış olması ve yolun engebeli olması nedeniyle malın hasar gördüğünü ve taşıyıcının %50 kusurlu olduğunu bildirmişlerdir. Mahkemece bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuşsa da bilirkişi kurulunda taşıma uzmanı bilirkişi bulunmadığı gibi, bilirkişiler, yükleme ve istifin kime ait olduğu ve TTK'nun 781/2. fıkrasında gösterilen hallerin gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durmamışlardır. Davalı taşıyıcı, yüklemenin kendisine ait olmadığını savunmadığından yükleme ve istifin iyi yapılmamasından taşıyıcı tamamen sorumlu olup ayrıca yolun engebeli olması da taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmamaktadır. Bu durumda içinde taşıma uzmanı da bulunan bilirkişi kurulundan yukarıda gösterilen şekilde rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1720 E. 2017/4335 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaDavalı «taşıyıcı», yüklemenin kendisine ait olmadığını savunmadığından yükleme ve «istifin» iyi yapılmamasından taşıyıcı tamamen sorumlu olup ayrıca yolun engebeli olması da «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmamaktadır.
Davacı «taşıyıcı», malı dava dışı Hedef Antrepo'dan gönderen adına «teslim» almış olup teslim esnasında malın hasarlı olduğunu savunmadığı gibi «taşıma senedine» bu yönde bir «ihtirazi kayıt» da koymamıştır.
TTK'nun 781.nci maddesine göre «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderene teslim olduğu tarihe kadar geçen müddet içindeki «ziya» ve hasardan mesuldur.
Benzer bu karardaMahkemece yükleme ve «istifin» kime ait olduğu ve yüklemenin kimin tarafından yapıldığı konusu üzerinde durulmaksızın raporda yukarıda zikredilen ikinci ihtimal olan davalı «taşıyıcının» %100 kusurlu sayılması durumuna göre hüküm kurulmuştur.
Dava uluslararası taşıma nedeniyle uğranılan zararın davalı «taşıyıcıdan» rucuen tahsili istemine ilişkin olup bilirkişi raporu «terditli» olarak düzenlenmiş ve davalı taşıyıcının sabitleme kusurundan kaynaklı zarar bakımından azami %70 müterafık kusurlu sayılması halinde davacı tarafından davalı taşıyıcının sigortasından tahsil ettiği 14.420,00 TL'den daha az bir miktarla (11.645,00 TL) sorumlu olacağı, bu nedenle davacının davalı taşıyıcıya «rücu» edebileceği tazminat bulunmadığı, davalı taşıyıcının %100 kusurlu sayılması halinde dahi davacının icra takibi tarihi itibariyle 2.396.40 TL «rücuen tazminat» talep edebileceği bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terditli dava · rücuen tahsil · rücuen tazminat · rücu · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaDava uluslararası taşıma nedeniyle uğranılan zararın davalı «taşıyıcıdan» rucuen tahsili istemine ilişkin olup bilirkişi raporu «terditli» olarak düzenlenmiş ve davalı taşıyıcının sabitleme kusurundan kaynaklı zarar bakımından azami %70 müterafık kusurlu sayılması halinde davacı tarafından davalı taşıyıcının sigortasından tahsil ettiği 14.420,00 TL'den daha az bir miktarla (11.645,00 TL) sorumlu olacağı, bu nedenle davacının davalı taşıyıcıya «rücu» edebileceği tazminat bulunmadığı, davalı taşıyıcının %100 kusurlu sayılması halinde dahi davacının icra takibi tarihi itibariyle 2.396.40 TL «rücuen tazminat» talep edebileceği bildirilmiştir.
3-Ayrıca kabule göre de, davacının talebi uğranılan zararın «rücuen tahsiline» ilişkin olup alacak likid olmadığından İİK m 67 gereğince «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7745 E. 2014/15768 K.
Ortak:nakliyat sigortası · istifa · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «hasarın» nakliye esnasında emtianın araç üzerine sabitlenmemesi nedeniyle, sarsıntı sonucu araç içerisinde devrilmesi suretiyle oluştuğu, hasarın emtianın davalı «taşıyanın sorumluluğundayken» gerçekleştiği, davacı şirketin sigortalısının uğradığı hasarın TTK'nun 1312/1 hükmü ve Emtia Nakliyat Sigortası Poliçe Genel Şartları uyarınca «teminat kapsamında» olduğu, davacının sigortalısına halef olduğu, dava konusu olayda hasarın meydana gelmesinde davalı şirketin %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle «kusur oranına» tekabül eden 2.447,50 Euro’nun ödeme tarihinden itibaren devlet bankasının bir yıl vadeli mevduata uyguladığı faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline …
Somut olayda, mahkeme hukukçu ve mali müşavir bilirkişilerden rapor almış olup bilirkişiler, yüklemenin sadece şöför tarafından yapılmış olması ve yolun engebeli olması nedeniyle malın «hasar» gördüğünü ve «taşıyıcının» %50 kusurlu olduğunu bildirmişlerdir.
Davalı «taşıyıcı», yüklemenin kendisine ait olmadığını savunmadığından yükleme ve «istifin» iyi yapılmamasından taşıyıcı tamamen sorumlu olup ayrıca yolun engebeli olması da «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmamaktadır.
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece gerek hükme esas alınan 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarında ve gerekse de 18/11/2012 tarihli bilirkişi raporunda, oluşan «hasarın» «istif» ve ambalaj hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarına göre, emtiadaki «hasarın» ambalajlamadan kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · müterafik kusur · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11555 E. 2011/4030 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «hasarın» nakliye esnasında emtianın araç üzerine sabitlenmemesi nedeniyle, sarsıntı sonucu araç içerisinde devrilmesi suretiyle oluştuğu, hasarın emtianın davalı «taşıyanın sorumluluğundayken» gerçekleştiği, davacı şirketin sigortalısının uğradığı hasarın TTK'nun 1312/1 hükmü ve Emtia Nakliyat Sigortası Poliçe Genel Şartları uyarınca «teminat kapsamında» olduğu, davacının sigortalısına halef olduğu, dava konusu olayda hasarın meydana gelmesinde davalı şirketin %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle «kusur oranına» tekabül eden 2.447,50 Euro’nun ödeme tarihinden itibaren devlet bankasının bir yıl vadeli mevduata uyguladığı faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline …
Somut olayda, mahkeme hukukçu ve mali müşavir bilirkişilerden rapor almış olup bilirkişiler, yüklemenin sadece şöför tarafından yapılmış olması ve yolun engebeli olması nedeniyle malın «hasar» gördüğünü ve «taşıyıcının» %50 kusurlu olduğunu bildirmişlerdir.
Davalı «taşıyıcı», yüklemenin kendisine ait olmadığını savunmadığından yükleme ve «istifin» iyi yapılmamasından taşıyıcı tamamen sorumlu olup ayrıca yolun engebeli olması da «taşıyıcıyı sorumluluktan» kurtarmamaktadır.
Benzer bu karardaDavalı «alt taşıyıcı» «hasarın» kendisinin sorumlu olmadığı ambalaj, yükleme ve «istif» hatasından meydana geldiğini savunmuştur.
… onusunda uzman bilirkişiye dava konusu zararın hangi nedenle meydana geldiği tespit ettirildikten sonra şayet davalı tarafından savunulduğu gibi ambalaj, yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı sonucuna varılır ise ambalaj, yükleme ve istifin kime ait olduğu ve buna göre davalıya «kusur» yüklenip yüklenmeyeceği, yüklenebilecek ise oranının ne olduğu tespit ettirilip neticesine göre karar verilmek gerekirken taşıma konusunda ne şekilde uzman olduğu …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kendisine «rücu» edilen «taşıyıcının» TTK’nun 20/2. maddesinde öngörülen basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni taşıma öncesi ve sırasında gösterdiğine dair bir delil bulunmadığından «sorumluluktan kurtulamayacağı», davalı taşıyıcının taşıma sırasında malın zarar görmesinde kusurlu olduğu, zararın TTK’nun 785. ve 786 maddelerine göre belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin toplam 2.173,62 TL üzerinden devamına,% 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyıcı · sorumluluktan kurtulma · rücu · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kendisine «rücu» edilen «taşıyıcının» TTK’nun 20/2. maddesinde öngörülen basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni taşıma öncesi ve sırasında gösterdiğine dair bir delil bulunmadığından «sorumluluktan kurtulamayacağı», davalı taşıyıcının taşıma sırasında malın zarar görmesinde kusurlu olduğu, zararın TTK’nun 785. ve 786 maddelerine göre belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin toplam 2.173,62 TL üzerinden devamına,% 40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Davalı «alt taşıyıcı» «hasarın» kendisinin sorumlu olmadığı ambalaj, yükleme ve «istif» hatasından meydana geldiğini savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2440 E. , 2012/8660 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2010 tarih ve 2008/533-2010/560 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Kruger Industre Elektronik Gmbh/Germany adlı firmadan satın alınan emtianın hasarsız olarak Hedef Antrepoya tahliye edildiğini, emtianın müvekkili şirket tarafından blok taşıyıcı sorumluluk poliçesiyle sigortalandığını, emtianın gümrük işlemleri sonrasında davalıya ait araca tam ve sağlam olarak yüklendiğini, ancak nakliye sırasında emtianın hasarlandığını ve alıcı tarafından teslim alınmadığını, 4.895,00 Euro sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, TTK ve poliçe hükümleri ile ibraname içeriği gereğince sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin davalıya rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek, 4.895,00 Euro alacağın sigortalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek bir yıl vadeli döviz hesabına uygulanacak en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, emtianın hasarsız olarak Hedef Antrepoya teslim edildiğine dair hiçbir delil bulunmadığını, nakliye sırasında emtianın hasarlanmış olduğuna ilişkin sürücü beyanları olmakla birlikte buna ilişkin delil ibraz edilmediğini, taşıyıcının kusuru olmadığını, taşıyıcının ziya ve hasardan doğan sorumluluğunun bir kusursuz sorumluluk hali olmayıp ispat külfeti yer değiştirmiş bir kusur sorumluluğu olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hasarın nakliye esnasında emtianın araç üzerine sabitlenmemesi nedeniyle, sarsıntı sonucu araç içerisinde devrilmesi suretiyle oluştuğu, hasarın emtianın davalı taşıyanın sorumluluğundayken gerçekleştiği, davacı şirketin sigortalısının uğradığı hasarın TTK'nun 1312/1 hükmü ve Emtia Nakliyat Sigortası Poliçe Genel Şartları uyarınca teminat kapsamında olduğu, davacının sigortalısına halef olduğu, dava konusu olayda hasarın meydana gelmesinde davalı şirketin %50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle kusur oranına tekabül eden 2.447,50 Euro’nun ödeme tarihinden itibaren devlet bankasının bir yıl vadeli mevduata uyguladığı faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurtiçi taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşıyıcı, malı dava dışı Hedef Antrepo'dan gönderen adına teslim almış olup teslim esnasında malın hasarlı olduğunu savunmadığı gibi taşıma senedine bu yönde bir ihtirazi kayıt da koymamıştır. TTK'nun 781.nci maddesine göre taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderene teslim olduğu tarihe kadar geçen müddet içindeki ziya ve hasardan mesuldur. Taşıyıcı ancak TTK'nun 781/2. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabilir. Somut olayda, mahkeme hukukçu ve mali müşavir bilirkişilerden rapor almış olup bilirkişiler, yüklemenin sadece şöför tarafından yapılmış olması ve yolun engebeli olması nedeniyle malın hasar gördüğünü ve taşıyıcının %50 kusurlu olduğunu bildirmişlerdir.
Mahkemece bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuşsa da bilirkişi kurulunda taşıma uzmanı bilirkişi bulunmadığı gibi, bilirkişiler, yükleme ve istifin kime ait olduğu ve TTK'nun 781/2. fıkrasında gösterilen hallerin gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durmamışlardır. Davalı taşıyıcı, yüklemenin kendisine ait olmadığını savunmadığından yükleme ve istifin iyi yapılmamasından taşıyıcı tamamen sorumlu olup ayrıca yolun engebeli olması da taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmamaktadır. Bu durumda içinde taşıma uzmanı da bulunan bilirkişi kurulundan yukarıda gösterilen şekilde rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059497900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz