Terditli dava
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1720 E. 2017/4335 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
terditli dava↗ istifa↗ rücuen tahsil↗ rücuen tazminat↗ rücu↗ taşıyıcı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava uluslararası taşıma nedeniyle uğranılan zararın davalı taşıyıcıdan rucuen tahsili istemine ilişkin olup bilirkişi raporu terditli olarak düzenlenmiş ve davalı taşıyıcının sabitleme kusurundan kaynaklı zarar bakımından azami %70 müterafık kusurlu sayılması halinde davacı tarafından davalı taşıyıcının sigortasından tahsil ettiği 14.420,00 TL'den daha az bir miktarla (11.645,00 TL) sorumlu olacağı, bu nedenle davacının davalı taşıyıcıya rücu edebileceği tazminat bulunmadığı, davalı taşıyıcının %100 kusurlu sayılması halinde dahi davacının icra takibi tarihi itibariyle 2.396.40 TL rücuen tazminat talep edebileceği bildirilmiştir. Mahkemece yükleme ve istifin kime ait olduğu ve yüklemenin kimin tarafından yapıldığı konusu üzerinde durulmaksızın raporda yukarıda zikredilen ikinci ihtimal olan davalı taşıyıcının %100 kusurlu sayılması durumuna göre hüküm kurulmuştur. Ancak Mahkemece evvel emirde yükleme ve istiflemenin kime ait olduğu konusunda taraf delilleri gözetilerek bir karar verilmesi ve buna göre davalıların yüklemeye ve sabitlemeye nezaret borcunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm verilmesi gerektiği halde bu konuda hiç bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca kabule göre de, davacının talebi uğranılan zararın rücuen tahsiline ilişkin olup alacak likid olmadığından İİK m 67 gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3223 E. 2013/18985 K.
Ortak:rücuen tahsil · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaDava uluslararası taşıma nedeniyle uğranılan zararın davalı «taşıyıcıdan» rucuen tahsili istemine ilişkin olup bilirkişi raporu «terditli» olarak düzenlenmiş ve davalı taşıyıcının sabitleme kusurundan kaynaklı zarar bakımından azami %70 müterafık kusurlu sayılması halinde davacı tarafından davalı taşıyıcının sigortasından tahsil ettiği 14.420,00 TL'den daha az bir miktarla (11.645,00 TL) sorumlu olacağı, bu nedenle davacının davalı taşıyıcıya «rücu» edebileceği tazminat bulunmadığı, davalı taşıyıcının %100 kusurlu sayılması halinde dahi davacının icra takibi tarihi itibariyle 2.396.40 TL «rücuen tazminat» talep edebileceği bildirilmiştir.
Mahkemece yükleme ve «istifin» kime ait olduğu ve yüklemenin kimin tarafından yapıldığı konusu üzerinde durulmaksızın raporda yukarıda zikredilen ikinci ihtimal olan davalı «taşıyıcının» %100 kusurlu sayılması durumuna göre hüküm kurulmuştur.
3-Ayrıca kabule göre de, davacının talebi uğranılan zararın «rücuen tahsiline» ilişkin olup alacak likid olmadığından İİK m 67 gereğince «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat alacağının «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yüklemenin ve sabitlemenin davacının sigortalısı tarafından yapıldığı, davalı «taşıyıcının» bir «kusuru» olmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş ise de, yükleme davacının sigortalısı tarafından yapılmış ise de basiretli bir «tacir» olan davalı taşıyıcının da yüklemeye nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu itibarla, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret sorumluluğunu gereği gibi yerine getirip getirmediği, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında aralarında taşıma konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bir heyetten rapor alınmak suretiyle, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik araştırma» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · nakliyat sigortası · taşıyan · tacir · sigorta poliçesi · kusur · hasar
Benzer bu kararda… cı tarafın sigortalısı dava dışı şirket tarafından yapıldığı, yüklerin korumasız ve üstü açık şekilde davalının taşıma işini yapacağı araca yüklendiği ve yüklerdeki «hasarın» yüklemedeki sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığı, davalı «taşıyanın» yüke özen borcuna aykırılık olarak sorumluluğunu gerektirir bir durumun sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat alacağının «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yüklemenin ve sabitlemenin davacının sigortalısı tarafından yapıldığı, davalı «taşıyıcının» bir «kusuru» olmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş ise de, yükleme davacının sigortalısı tarafından yapılmış ise de basiretli bir «tacir» olan davalı taşıyıcının da yüklemeye nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu itibarla, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret sorumluluğunu gereği gibi yerine getirip getirmediği, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında aralarında taşıma konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bir heyetten rapor alınmak suretiyle, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik araştırma» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6216 E. 2014/12855 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaDava uluslararası taşıma nedeniyle uğranılan zararın davalı «taşıyıcıdan» rucuen tahsili istemine ilişkin olup bilirkişi raporu «terditli» olarak düzenlenmiş ve davalı taşıyıcının sabitleme kusurundan kaynaklı zarar bakımından azami %70 müterafık kusurlu sayılması halinde davacı tarafından davalı taşıyıcının sigortasından tahsil ettiği 14.420,00 TL'den daha az bir miktarla (11.645,00 TL) sorumlu olacağı, bu nedenle davacının davalı taşıyıcıya «rücu» edebileceği tazminat bulunmadığı, davalı taşıyıcının %100 kusurlu sayılması halinde dahi davacının icra takibi tarihi itibariyle 2.396.40 TL «rücuen tazminat» talep edebileceği bildirilmiştir.
Mahkemece yükleme ve «istifin» kime ait olduğu ve yüklemenin kimin tarafından yapıldığı konusu üzerinde durulmaksızın raporda yukarıda zikredilen ikinci ihtimal olan davalı «taşıyıcının» %100 kusurlu sayılması durumuna göre hüküm kurulmuştur.
Benzer bu kararda1-Davalı ...'e gerekçeli kararın ....2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'in temyiz dilekçesini ise ....2013 tarihinde mahkemeye «ibraz» ettiği anlaşılmış olmakla, süresi içerisinde yapılmış bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca davalı ...'in temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından «alacağın temlik» alınmış olmasına göre, davalı ...'in yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, yurtiçi «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «taşıyıcıya» karşı açılan rucuen tazminat istemine ilişkin olup, «hasarın» yükleme ve sabitleme hatası sebebiyle araç seyir halindeyken şoförün ani fren yapması ve çelik fıçıların öne kayması suretiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene veya alıcıya ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekmektedir.
Bu durumda, yüklemeyi gönderen yapsa dahi, davalı «taşıyıcının» da «nezaret görevinin» bulunduğu gözetilerek «hasarın» yükleme ve sabitleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yüklenen malın özelliği ve mahiyeti de dikkate alınarak yüklemeyi kimin yaptığı, yükleme gönderen tarafından yapılmış ise tarafların «kusur oranlarının» tespiti yönünden konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · nakliyat emtia sigortası · delillerin toplanmaması · kusur oranı · alacağın temliki · temlik · tacir · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1-Davalı ...'e gerekçeli kararın ....2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'in temyiz dilekçesini ise ....2013 tarihinde mahkemeye «ibraz» ettiği anlaşılmış olmakla, süresi içerisinde yapılmış bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca davalı ...'in temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından «alacağın temlik» alınmış olmasına göre, davalı ...'in yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, yurtiçi «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «taşıyıcıya» karşı açılan rucuen tazminat istemine ilişkin olup, «hasarın» yükleme ve sabitleme hatası sebebiyle araç seyir halindeyken şoförün ani fren yapması ve çelik fıçıların öne kayması suretiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yüklemeyi gönderen yapsa dahi, davalı «taşıyıcının» da «nezaret görevinin» bulunduğu gözetilerek «hasarın» yükleme ve sabitleme hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yüklenen malın özelliği ve mahiyeti de dikkate alınarak yüklemeyi kimin yaptığı, yükleme gönderen tarafından yapılmış ise tarafların «kusur oranlarının» tespiti yönünden konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu kapsamda, mahkemece yüklemenin kim tarafından yapıldığı üzerinde yeterince durulmadığı gibi, buna ilişkin taraf «delilleri toplanarak» bu konuda uzman bilirkişiden görüş de alınmamıştır.
Dairemizin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, taşınacak emtianın araca yüklenmesi ve istiflenmesi gönderene veya alıcıya ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1720 E. , 2017/4335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2015 tarih ve 2014/872-2015/849 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili şirket tarafından sigorta ettiren Ziraat Finansal Kiralama A.Ş’ye ait Enerji-Su firmasına İsveç’ten tedarik edilen Sondaj Delme Makinesinin nakliyat emtia sigortası ile sigorta güvencesine alındığını, davalı tarafından söz konusu makinenin Türkiye taşımasının üstlenildiğini, Kıraç-Esenyurt Antrepo’ya tahliye sırasında ... ve ... plakalı araçla yapılan taşıma sonunda hasarın antrepo ve şoför katılımı ile tutulan tutanakta tespit edildiğini, sigorta ekspertiz incelemesi neticesinde zararın; makinelerin taşıt içinde sabitlenmemesi, hareket ederek birbirine veya araç cidarına çarparak meydana geldiğini, hasarın 16.636,40 TL tespit edildiğini davacının sigortalının zararını tazmin ettiğini, TTK m.1472 gereği rücuen tazmin talebine hak kazanıldığını, davalının sigorta şirketi tarafından 14.240 TL tazminat ödemesinde bulunulduğunu, bakiye 5.390,95 TL için icra takibine girişildiğini, icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmayacak inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili icra takibinde mesnet gösterilen taşıma ile dava dilekçesinde tanımlı taşımanın taşıtlar bakımından aynı olmadığını, davacının davalısına yaptığı ödemenin sabit olmadığını, CMR m.30’a uygun hasar ihbarı yapılmadığını, yükleme ve boşaltmanın taşıyıcı tarafından gerçekleştirilmediği bu sebeple meydana gelen zararlardan davalının sorumlu tutulamayacağını, CMR m. 23 gereği sınırlı sorumluluk ve tazminat belirleme ilkelerine uyulması gerektiğini, temerrüt faizinin hatalı olduğunu, davanın alt taşıyıcı Çavdaroğlu firmasına ihbarı gerektiğini savunarak davanın ihbarı ile reddini talep etmiştir.
Mahkemece; incelenen tüm dosya kapsamı ve bilir kişi raporuna göre; davacının sigortalısına ait emtianın taşınması sırasında zararın meydana geldiği ve bu zararın oluşmasında davalının tamamen kusurlu olduğu, davacı tarafından sigortalısına ödenen bedeli rücuen talep hakkı bulunması gerekçesiyle davanın kabulüne, duran takibin devamına ve yüzde yirmi icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava uluslararası taşıma nedeniyle uğranılan zararın davalı taşıyıcıdan rucuen tahsili istemine ilişkin olup bilirkişi raporu terditli olarak düzenlenmiş ve davalı taşıyıcının sabitleme kusurundan kaynaklı zarar bakımından azami %70 müterafık kusurlu sayılması halinde davacı tarafından davalı taşıyıcının sigortasından tahsil ettiği 14.420,00 TL'den daha az bir miktarla (11.645,00 TL) sorumlu olacağı, bu nedenle davacının davalı taşıyıcıya rücu edebileceği tazminat bulunmadığı, davalı taşıyıcının %100 kusurlu sayılması halinde dahi davacının icra takibi tarihi itibariyle 2.396.40 TL rücuen tazminat talep edebileceği bildirilmiştir. Mahkemece yükleme ve istifin kime ait olduğu ve yüklemenin kimin tarafından yapıldığı konusu üzerinde durulmaksızın raporda yukarıda zikredilen ikinci ihtimal olan davalı taşıyıcının %100 kusurlu sayılması durumuna göre hüküm kurulmuştur.
Ancak Mahkemece evvel emirde yükleme ve istiflemenin kime ait olduğu konusunda taraf delilleri gözetilerek bir karar verilmesi ve buna göre davalıların yüklemeye ve sabitlemeye nezaret borcunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm verilmesi gerektiği halde bu konuda hiç bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca kabule göre de, davacının talebi uğranılan zararın rücuen tahsiline ilişkin olup alacak likid olmadığından İİK m 67 gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372864300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz