6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Savunmanın genişletilmesi yasağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1907 E. 2012/8598 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
savunmanın genişletilmesi yasağı garanti süresi makine kırılması sigortası zamanaşımı defi rücuen tazminat zamanaşımı def'i reeskont faizi oy yasağı garantörlük def'i ıslah sigorta poliçesi hasar avans faizi zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 74 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, esasa cevap süresinde davalı tarafça ileri sürülmesi gereken bir definin ancak savunmanın genişletilmesi itirazı ile karşılaşmamış ise mahkemece dikkate alınabileceği, cevap dilekçesinde açıkça zamanaşımı definde bulunulmaması durumunda zamanaşımı definin kazanılmış hakları ortadan kaldıracak şekilde ıslah yolu ile ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, dava konusu olayda hidrolik pompa hasarının imalat hatasından kaynaklandığı, garanti süresi ile ilgili savunmanın bu anlamda dinlenemeyeceği, rücuen tazminat koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, makine kırılması sigorta poliçesine dayalı rucuen tazminat istemine ilişkin olup, davalı tarafça 20.04.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürülmüş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle ıslah yoluyla zamanaşımı definde bulunamayacağı belirtilerek davanın esasına girilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Bir davada davalı taraf cevap dilekçesinde ileri sürme hakkına sahip olduğu ve davanın reddini gerektiren savunma sebeplerinden olan zamanaşımı def’ini ileri sürmeyip yargılama sırasında ileri sürmesi hali savunmanın genişletilmesi yasağı nedeniyle davacı tarafın karşı çıkmaması halinde mümkündür. Bu yasağın istisnası ıslah yolu olup cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen zamanaşımı defi'nin ıslah yoluyla ileri sürülmesi olanağı bulunduğu gözetilerek buna göre değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Kabul şekli itibariyle davacı vekili dava dilekçesi ile, alacağın reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece gerekçeli kararda dava kısmen kabul edilerek alacağın avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Davacı tarafça reeskont faizi talep edilmesine rağmen, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 74. maddesine aykırı olacak şekilde, talep aşılarak avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre şimdilik sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Zamanaşımı defi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12706 E. 2012/18216 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Markaya tecavüzün tespiti ve men'i | Hükmün ilanı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/800 E. 2014/8162 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14046 E. 2018/7314 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/1907 E.  ,  2012/8598 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2010 tarih ve 2008/622-2010/827 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkete makine kırılması sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan paletli ekskavatör üzerindeki iki adet hidrolik pompadan bir tanesinin pompa bloğunun imalatı sırasında oluşan bir döküm boşluğu nedeniyle kırılması neticesinde sisteme dağılan parçaların her iki pompada da hasara sebebiyet verdiğini, hasarın pompadaki imalat hatasından meydana geldiği, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek 25.093,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, makinenin sigortalıya 11 yıl önce satıldığını, değiştirilen yedek parçanın garanti süresinin dolduğunu, makinenin sigorta garanti kapsamını 4-5'e katlayacak şekilde uzun süre kullanıldığını, hasarın sigortalının kullanım ve bakım hatasından kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiş, yargılama aşamasında kısmi ıslah talebinde bulunarak TTK'nun 25/4 maddesi uyarınca ticari satışlara ilişkin 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımı definde bulunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, esasa cevap süresinde davalı tarafça ileri sürülmesi gereken bir definin ancak savunmanın genişletilmesi itirazı ile karşılaşmamış ise mahkemece dikkate alınabileceği, cevap dilekçesinde açıkça zamanaşımı definde bulunulmaması durumunda zamanaşımı definin kazanılmış hakları ortadan kaldıracak şekilde ıslah yolu ile ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, dava konusu olayda hidrolik pompa hasarının imalat hatasından kaynaklandığı, garanti süresi ile ilgili savunmanın bu anlamda dinlenemeyeceği, rücuen tazminat koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, makine kırılması sigorta poliçesine dayalı rucuen tazminat istemine ilişkin olup, davalı tarafça 20.04.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile zamanaşımı defi ileri sürülmüş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle ıslah yoluyla zamanaşımı definde bulunamayacağı belirtilerek davanın esasına girilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Bir davada davalı taraf cevap dilekçesinde ileri sürme hakkına sahip olduğu ve davanın reddini gerektiren savunma sebeplerinden olan zamanaşımı def’ini ileri sürmeyip yargılama sırasında ileri sürmesi hali savunmanın genişletilmesi yasağı nedeniyle davacı tarafın karşı çıkmaması halinde mümkündür. Bu yasağın istisnası ıslah yolu olup cevap dilekçesi ile ileri sürülmeyen zamanaşımı defi'nin ıslah yoluyla ileri sürülmesi olanağı bulunduğu gözetilerek buna göre değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Kabul şekli itibariyle davacı vekili dava dilekçesi ile, alacağın reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece gerekçeli kararda dava kısmen kabul edilerek alacağın avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Davacı tarafça reeskont faizi talep edilmesine rağmen, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 74. maddesine aykırı olacak şekilde, talep aşılarak avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre şimdilik sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklandığı gibi şimdilik sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059475800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.