Markaya tecavüzün tespiti ve men'i | Hükmün ilanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/800 E. 2014/8162 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
olumsuz oy↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ zamanaşımı↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının iltibas yaratacak şekilde davacıya ait markaları kullandığı, eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, zarar miktarının tam olarak belirlenemediği, Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre zararın hakim tarafından takdir edilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, 5.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, üretim araçlarına el konulmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı taraf, davacının ıslah dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı zamanaşımı definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8358 E. 2016/6599 K.
Ortak:ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda2- Ancak, davalı taraf, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaOysa, mahkemenin ilk kararında anılan davalı yönünden davanın «zamanaşımından» reddine yönelik hüküm, Dairemizce davalı ...'ın cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmadığı, sonradan ileri sürdüğü defiye davacının «muvafakat» etmediği, bu durumda zamanaşımından davanın reddinin yerinde bulunmadığına işaret olunarak bozulmuş, davalı ... vekili bu defa bozma ilamından sonra «ıslah» dilekçesi vererek zamanaşımı defini ileri sürmüş olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah mümkün bulunmadığından, mahkemece işin es …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden «haksız fiil» hükümlerinin uygulanacağı, olaya uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğu, davacının ödeme dekontundaki «imzaya itiraz» etmediği, işlemin «rızası» ve bilgisi dahilinde yapıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle, davalı banka hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı ... yönünden davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:imzaya itiraz · ceza zamanaşımı · eş rızası · muvafakat · haksız fiil · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden «haksız fiil» hükümlerinin uygulanacağı, olaya uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresinin dolduğu, davacının ödeme dekontundaki «imzaya itiraz» etmediği, işlemin «rızası» ve bilgisi dahilinde yapıldığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle, davalı banka hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin ilk kararında anılan davalı yönünden davanın «zamanaşımından» reddine yönelik hüküm, Dairemizce davalı ...'ın cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmadığı, sonradan ileri sürdüğü defiye davacının «muvafakat» etmediği, bu durumda zamanaşımından davanın reddinin yerinde bulunmadığına işaret olunarak bozulmuş, davalı ... vekili bu defa bozma ilamından sonra «ıslah» dilekçesi vererek zamanaşımı defini ileri sürmüş olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah mümkün bulunmadığından, mahkemece işin es …
3- Bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin, «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9057 E. 2014/19332 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda2- Ancak, davalı taraf, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının annesi tarafından yapıldığı iddia edilen işlemlerin en «son» tarihinin 28.08.2001 olduğu, 6762 sayılı TTK'nın 309/son maddesi hükmü gereğince «zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
F.. tarafından «zimmete» geçirildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece tüm davalılar yönünden «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle davalılardan birisi tarafından ileri sürülen «zamanaşımı» definden zamanaşımı definde bulunmamış olan diğer davalılar yararlanamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının annesi tarafından yapıldığı iddia edilen işlemlerin en «son» tarihinin 28.08.2001 olduğu, 6762 sayılı TTK'nın 309/son maddesi hükmü gereğince «zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
F.. tarafından «zimmete» geçirildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece tüm davalılar yönünden «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı defi, alacaklının alacağını borçlunun rızasına aykırı olarak dava yoluyla isteyebilme hakkını ortadan kaldıran kişisel bir savunma «sebebi» olması nedeniyle itirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/800 E. , 2014/8162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/09/2013
NUMARASI 2011/315-2013/352
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2013 tarih ve 2011/315-2013/352 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış "P." markası ve ilgili şekil, logo, yazı, ve sözcüğün tescilli hak sahibi olduğunu, davalının, dava konusu olan ve müvekkiline ait markalara tecavüz teşkil eden ayakkabıları pazarladığını ve haksız kar elde ettiğini, davalının ürünlerinde müvekkiline ait ''P.'' kelimesi, sıçrayan kedi ve yan şerit şeklinin iltibasa meydan verecek şekilde kullanıldığını ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitini ve önlenmesini, hükmün ilanını talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle 5.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının markasını taklit ederek ayakkabı üretmediğini, müvekkilinin pazarladığı ayakkabıların farklı olduğunu, iltibas yaratmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının iltibas yaratacak şekilde davacıya ait markaları kullandığı, eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, zarar miktarının tam olarak belirlenemediği, Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre zararın hakim tarafından takdir edilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine, önlenmesine, 5.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, üretim araçlarına el konulmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı taraf, davacının ıslah dilekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat istemine karşı zamanaşımı definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101910200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz