Çek | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2004/12965 E. 2005/10621 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uygun illiyet bağı↗ objektif özen yükümlülüğü↗ sahte imza↗ tahrifat↗ sorumluluktan kurtulma↗ müterafik kusur↗ imza incelemesi↗ özen yükümlülüğü↗ kıymetli evrak↗ tahkikat↗ sahtecilik↗ illiyet bağı↗ denetime elverişlilik↗ hamil↗ keşideci↗ çek↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davacının yanında çalışan S…
…. Ç…
…. ismindeki şahsın davacının onayı dışında bir adet çek yaprağını 08.03.2000 keşide tarihli ve 9.195.000.000.-TL bedelle hamiline olarak düzenledikten sonra davacının imzasını da taklit ederek davalı muhatap bankanın bir başka şubesine ödenmek için sunduğu, çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı konusunda, herhangi bir çekişme bulunmadığı, davalı bankanın bu konuda gerekli denetim ve kontrol işlemlerini yerine getirmeden çek bedelini dava dışı kişiye ödediği, davalı bankanın TTK'nun 724/2 nci maddesi uyarınca davacının kusurlu olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, davalı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte imza ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Öğretiye ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TTK.nun 724 ncü maddesinde öngörülen sorumluluk, muhatap açısından kusursuz ve yasadan doğan bir sorumluluktur. Keşideci tamamen kusurlu fakat muhatap kusursuz ise muhatap sorumlu tutulamaz. Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya tahrif edilmiş çeki ödemenin sorumluluğundan kurtulamaz. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile zarar arsında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir.Keşidecinin müterafik kusuru, TTK.nun 1 nci maddesinin atfı ve BK.nun 98 nci maddesinin yollamasıyla, BK.nun 44 ncü maddesi uyarınca dikkate alınmalıdır. Karşılıklı kusur halinde, tarafların zarara kendi kusurları oranında katlanmaları gerekecektir. Bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu-luktan kurtulabilmesi için gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini kanıtlaması gerekir. Birer güven kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu nedenle de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Sahteciliğin inandırıcı olup olmadığı, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yasal unsurlar arasında sayılmamıştır.(Geniş açıklama için Bkz.HGK.nun 15.06.1994 gün ve E. 94/178, K.94/398 sayılı kararı ile Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 1997, 2.bası, Sh.1110 vd.)
Somut olayda, Dairemiz'in bozma ilamı doğrultusunda alınan ve benimsenip hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davalı bankanın imza incelemesi yapılması hususunda yeterli özeni göstermediği, bu nedenle hafif kusurlu davrandığı kanaatine varılmış olmasına rağmen, bu kez raporun sonuç kısmında davalıya herhangi bir kusur yüklenmesinin doğru olmadığı sonucuna ulaşılmış olup, mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazları da karşılanmamış ve yazılı şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. Oysa, davacının, çeki saklamadaki kusuru sonucu çekin çalınmasında ve çalındığının zamanında bildirilmemesinde kusurlu olduğu gibi, davalı banka da keşidecinin imzasını tahkik etmeden çek bedelinin ödemesinde kusurludur.
O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, başka bir uzman bilirkişi ya da kurulundan kusur durumunun tespiti açısından, davacı vekilinin itirazlarını da karşılayan ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2111 E. 2012/8385 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · sahte imza · tahrifat · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · sahtecilik · Çek | Tazminat
İncelediğiniz karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arsında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.Keşidecinin «müterafik kusuru», TTK.nun 1 nci maddesinin atfı ve BK.nun 98 nci maddesinin yollamasıyla, BK.nun 44 ncü maddesi uyarınca dikkate alınmalıdır.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu, olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece zararın bankadan tazmini için zararın gerçekleşmiş olması, yani davacının yasal yollara başvurup hamilden «çek» bedelini tahsil imkanının bulunmaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu hakkı · rücu · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaAyrıca, davalı bankanın zararı ödediği takdirde «sahteciliği» yapan «hamile» karşı «rücu hakkı» bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının zararının doğması için borçluya karşı tüm hukuki yolları tüketmesi, yani çeki «ibraz» eden hamilden alacağını tahsil imkanını bulunmaması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, TTK’nun 724. maddesi “Sahte veya «tahrif» edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki, senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir «kusurun» isnadı mümkün olsun.” hükmünü haiz olup, anılan maddede öngörülen sorumluluk, muhatap açısından kusursuz ve yasadan doğan bir sorumluluktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8136 E. 2011/894 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · sahte imza · tahrifat · sorumluluktan kurtulma · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · sahtecilik
İncelediğiniz karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arsında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.Keşidecinin «müterafik kusuru», TTK.nun 1 nci maddesinin atfı ve BK.nun 98 nci maddesinin yollamasıyla, BK.nun 44 ncü maddesi uyarınca dikkate alınmalıdır.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Dava, «sahte imza» ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSorumluluğun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu «keşidecisi» davacı murisi olan çekin hesabın bulunduğu davalı Bankanın Yıldız Şubesinden provizyon alınmak suretiyle davalı Bankanın Unkapanı Şubesi tarafından «yetkili hamil» olarak görünen ...’e 14.10.2005 tarihinde nakden ödendiği, çekteki keşideci imzasının Zaber Matusyan’ın eli mahsulü olmadığı, davalı bankanın keşideci imzası yönünden kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek «çek» sahibi muris ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan akdi yükümlülüğe aykırı davrandığı, keşideci imzası «tahrif» edilmiş çek nedeniyle ödenen 42.000,00 YTL çek bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamil · kusur oranı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu «keşidecisi» davacı murisi olan çekin hesabın bulunduğu davalı Bankanın Yıldız Şubesinden provizyon alınmak suretiyle davalı Bankanın Unkapanı Şubesi tarafından «yetkili hamil» olarak görünen ...’e 14.10.2005 tarihinde nakden ödendiği, çekteki keşideci imzasının Zaber Matusyan’ın eli mahsulü olmadığı, davalı bankanın keşideci imzası yönünden kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermeyerek «çek» sahibi muris ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan akdi yükümlülüğe aykırı davrandığı, keşideci imzası «tahrif» edilmiş çek nedeniyle ödenen 42.000,00 YTL çek bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu, davalının zaman aşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın ka …
… mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafın dava konusu olayda müterafik kusurlu olduğu ilke olarak kabul edilmek, gerektiğinde tarafların «kusur oranlarının» tespiti açısından başka bir bilirkişi kurulundan davalı vekilinin itirazlarını da karşılayan «denetime elverişli» yeni bir rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/11757 E. 2005/9222 K.
Ortak:tahrifat · sorumluluktan kurtulma · keşideci · çek · kusur
İncelediğiniz karardaÇ… …. ismindeki şahsın davacının onayı dışında bir adet «çek» yaprağını 08.03.2000 keşide tarihli ve 9.195.000.000.-TL bedelle «hamiline» olarak düzenledikten sonra davacının imzasını da taklit ederek davalı muhatap bankanın bir başka şubesine ödenmek için sunduğu, çekteki «keşideci» imzasının davacıya ait olmadığı konusunda, herhangi bir çekişme bulunmadığı, davalı bankanın bu konuda gerekli denetim ve kontrol işlemlerini yerine getirmeden çek bedelini dava dışı kişiye ödediği, davalı bankanın TTK'nun 724/2 nci maddesi uyarınca davacının kusurlu olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, davalı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Bankaya atfedilecek bir «kusur» bulunmadığı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacının, çeki saklamadaki «kusuru» sonucu çekin çalınmasında ve çalındığının zamanında bildirilmemesinde kusurlu olduğu gibi, davalı banka da «keşidecinin» imzasını «tahkik» etmeden «çek» bedelinin ödemesinde kusurludur.
Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya «tahrif» edilmiş çeki ödemenin «sorumluluğundan kurtulamaz».
Benzer bu karardaTTK.nun 724. maddesine göre "«tahrif» edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir kusurunun isnadı mümkün olsun".
Muhatap bankanın bu maddede öngörülen sorumluluğu «kusur» aranmayan bir sorumluluk olup, muhatap «kusursuzluğunu ispat» etse bile bu «sorumluluktan kurtulamaz».
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre bozma ilamına uyularak dava konusu «sahteliği» kanıtlanan çekin Yönetim Kurulu üyesi E.... tarafından «ibraz» edilip tahsil edildiği ve dava dışı muhasebeci Z… ……'ya ödendiği, bankanın bu durumda «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · sahtelik · yönetim kurulu kararı · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre bozma ilamına uyularak dava konusu «sahteliği» kanıtlanan çekin Yönetim Kurulu üyesi E.... tarafından «ibraz» edilip tahsil edildiği ve dava dışı muhasebeci Z… ……'ya ödendiği, bankanın bu durumda «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, ödeme yapılan çekin «sahteliğinin» kanıtlandığı, ancak bu çeki bankaya şirketin Yönetim Kurulu üyesi E....'un «ibraz» ederek tahsil edip muhasebeci Z........ 'ya ödediği bu nedenle bankaya «kusur» yükletilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK.nun 724. maddesine göre "«tahrif» edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğer ki senette «keşideci» olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan «çek» «defterini» iyi saklamamış olması gibi bir kusurunun isnadı mümkün olsun".
Muhatap bankanın bu maddede öngörülen sorumluluğu «kusur» aranmayan bir sorumluluk olup, muhatap «kusursuzluğunu ispat» etse bile bu «sorumluluktan kurtulamaz».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2004/12965 E., 2005/10621 K.
11. Hukuk Dairesi 2004/12965 E., 2005/10621 K.
HAFİF KUSUR
İMZA KONTROLÜ YAPMAMAK
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 98 ]
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 44 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 724 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.06.2004 tarih ve 2003/536 - 2004/781 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili yanında muhasebe işlerinden sorumlu olarak çalışan S…
….. isimli şahsın işyerinde bulunan çeki çaldıktan sonra imza taklidi suretiyle keşide edip, davalı bankanın Bayar şubesine ibraz ettiğini, provizyon limitleri dışında olan çek bedelinin müvekkilinden teyit alınmadan adı geçen şahsa ödendiğini, imza kontrolü yapmayan davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, 9.195.000.000.- TL çek bedelinin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının öncelikle çeki aldığı iddia edilen şahsa karşı yasal yollara müracaat etmesi gerektiğini, davacının imzaladığı hesap taahhütnamesi gereği kendi uhdesinde iken çalınan ve bu suretle ödenen çek bedelinden davacının sorumlu olduğunu, çekleri itina ile koruma yükümlülüğüne aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davacının yanında çalışan S…
…. Ç…
…. ismindeki şahsın davacının onayı dışında bir adet çek yaprağını 08.03.2000 keşide tarihli ve 9.195.000.000.-TL bedelle hamiline olarak düzenledikten sonra davacının imzasını da taklit ederek davalı muhatap bankanın bir başka şubesine ödenmek için sunduğu, çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı konusunda, herhangi bir çekişme bulunmadığı, davalı bankanın bu konuda gerekli denetim ve kontrol işlemlerini yerine getirmeden çek bedelini dava dışı kişiye ödediği, davalı bankanın TTK'nun 724/2 nci maddesi uyarınca davacının kusurlu olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, davalı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmuş, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Bankaya atfedilecek bir kusur bulunmadığı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte imza ile keşide edilmiş çekin ödenmiş olmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Öğretiye ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TTK.nun 724 ncü maddesinde öngörülen sorumluluk, muhatap açısından kusursuz ve yasadan doğan bir sorumluluktur. Keşideci tamamen kusurlu fakat muhatap kusursuz ise muhatap sorumlu tutulamaz. Yani, tarafların hiçbirinin kusurlu olmadığı hallerde banka sahte veya tahrif edilmiş çeki ödemenin sorumluluğundan kurtulamaz. Sorumluluğun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile zarar arsında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir.Keşidecinin müterafik kusuru, TTK.nun 1 nci maddesinin atfı ve BK.nun 98 nci maddesinin yollamasıyla, BK.nun 44 ncü maddesi uyarınca dikkate alınmalıdır. Karşılıklı kusur halinde, tarafların zarara kendi kusurları oranında katlanmaları gerekecektir.
Bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu-luktan kurtulabilmesi için gerekli özeni göstermiş olması halinde de zararın gerçekleşeceğini kanıtlaması gerekir. Birer güven kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu nedenle de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Sahteciliğin inandırıcı olup olmadığı, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yasal unsurlar arasında sayılmamıştır.(Geniş açıklama için Bkz.HGK.nun 15.06.1994 gün ve E. 94/178, K.94/398 sayılı kararı ile Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 1997, 2.bası, Sh.1110 vd.)
Somut olayda, Dairemiz'in bozma ilamı doğrultusunda alınan ve benimsenip hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davalı bankanın imza incelemesi yapılması hususunda yeterli özeni göstermediği, bu nedenle hafif kusurlu davrandığı kanaatine varılmış olmasına rağmen, bu kez raporun sonuç kısmında davalıya herhangi bir kusur yüklenmesinin doğru olmadığı sonucuna ulaşılmış olup, mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazları da karşılanmamış ve yazılı şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. Oysa, davacının, çeki saklamadaki kusuru sonucu çekin çalınmasında ve çalındığının zamanında bildirilmemesinde kusurlu olduğu gibi, davalı banka da keşidecinin imzasını tahkik etmeden çek bedelinin ödemesinde kusurludur.
O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, başka bir uzman bilirkişi ya da kurulundan kusur durumunun tespiti açısından, davacı vekilinin itirazlarını da karşılayan ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16515300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz