Icranın geri bırakılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1760 E. 2012/8468 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icranın geri bırakılması↗ takipsizlik kararı↗ icra hukuk mahkemesi↗ çek↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21/05/2009 tarihinde kesin olarak icra takibinin talikine karar verildiği ve çek bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkan kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacın ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.000 TL’nin 21/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava TTK’nun 644. maddesine dayalı olarak açılmış bulunan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davaya konu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak Kadıköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda çek bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkân kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacının ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, karşılığı bulunmayan çeklerin icra takibine konu edilmeleri halinde, icra takibi sırasında yapılan son işlemlerden itibaren kanunda belirlenen 6 aylık zamanaşımı sürelerinin işlediği kabul edilmekte olup, somut olayda, davaya konu çeke ilişkin icra takibinin iki kez altı ayı aşan sürelerle takipsiz bırakıldığı, geçen süre zarfında TTK’nun 644. ve BK’nun 66. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davaya konu çekin icra takibi sırasında zamanaşımına uğradığı göz önüne alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11009 E. 2014/17719 K.
Ortak:icranın geri bırakılması · takipsizlik kararı · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı bir yıl
İncelediğiniz karardaAncak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, karşılığı bulunmayan çeklerin icra takibine konu edilmeleri halinde, icra takibi sırasında yapılan «son» işlemlerden itibaren kanunda belirlenen 6 aylık «zamanaşımı» sürelerinin işlediği kabul edilmekte olup, somut olayda, davaya konu çeke ilişkin icra takibinin iki kez altı ayı aşan sürelerle «takipsiz» bırakıldığı, geçen süre zarfında TTK’nun 644. ve BK’nun 66. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu anlaşılmaktadır.
İcra Hukuk Mahkemesi tarafından «icranın geri bırakılmasına» karar verildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda «çek» bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkân kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacının ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının «zamanaşımı» savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21/05/2009 tarihinde «kesin» olarak icra takibinin talikine karar verildiği ve «çek» bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkan kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacın ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının «zamanaşımı» savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.000 TL’nin 21/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ka …
Benzer bu karardaAncak, karşılığı bulunmayan çeklerin icra takibine konu edilmeleri halinde, icra takibi sırasında yapılan ve zaman aşımını kesen «son» işlemlerden itibaren kanunda belirlenen 6 aylık zaman aşımı sürelerinin işleyeceği somut olayda, davaya konu çeke ilişkin icra takibinin altı ayı aşan süreyle «takipsiz» bırakıldığı, bundan sonra dava tarihine kadar da mülga 6762 sayılı TTK’nın 644. (6102 sayılı TTK'nın 732/4.) maddesinde düzenlenen 1 yıllık zaman aşımı süresinin d …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «icranın geri bırakılması» kararının kesinleştiği 12.04.2012 tarihinden itibaren TTK 732 maddede ön görülen 1 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 25.02.2013 tarihinde süresinde açıldığı, borcu ödemekten kurtulduğunu «ispat yükü» üzerinde olan davalı taraf ödemekten kurtulduğunu usulünce ispatlayamadığı, icra takibi sırasında 27.04.2010 tarihinde haricen 1.000,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.000,00 TL alacağın «çekin ibraz» edildiği 19.02.2010 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Çeke dayalı olarak TTK'nın 644. maddesi uyarınca açılacak davanın çekin «zamanaşımına» uğradığı tarihten itibaren bir yıllık zaman aşımı içinde süresi içinde açılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin ibrazı · ispat yükü · sebepsiz zenginleşme · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «icranın geri bırakılması» kararının kesinleştiği 12.04.2012 tarihinden itibaren TTK 732 maddede ön görülen 1 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 25.02.2013 tarihinde süresinde açıldığı, borcu ödemekten kurtulduğunu «ispat yükü» üzerinde olan davalı taraf ödemekten kurtulduğunu usulünce ispatlayamadığı, icra takibi sırasında 27.04.2010 tarihinde haricen 1.000,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.000,00 TL alacağın «çekin ibraz» edildiği 19.02.2010 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine uyarınca açılmış «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece davaya konu çekin icra takibi sırasında zaman aşımına uğradığı ve dava tarihine kadar da «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı davanın zaman aşımının gerçekleştiği göz önüne alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. .
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13408 E. 2012/4558 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21/05/2009 tarihinde «kesin» olarak icra takibinin talikine karar verildiği ve «çek» bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkan kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacın ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının «zamanaşımı» savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.000 TL’nin 21/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ka …
İcra Hukuk Mahkemesi tarafından «icranın geri bırakılmasına» karar verildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda «çek» bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkân kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacının ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının «zamanaşımı» savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, TTK’nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilerek 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren % 70 oranında «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1760 E. , 2012/8468 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/10/2010 tarih ve 2009/1052-2010/1187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı tarafça keşide edilen davaya konu çekin karşılıksız çıktığını, bu sebeple davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak Kadıköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından söz konusu icra takibi ile ilgili olarak altı aylık süre içerisinde işlem yapılmadığı gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, davalının söz konusu çek sebebiyle sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek, çek bedeli olan 2.000 TL’nin 21/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın süresi içerisinde açılmadığını, davacı ile müvekkilinin herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, çek üzerindeki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, davaya konu çekin keşide tarihinden itibaren 9 - 10 sene kadar bir zaman geçtiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21/05/2009 tarihinde kesin olarak icra takibinin talikine karar verildiği ve çek bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkan kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacın ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.000 TL’nin 21/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava TTK’nun 644. maddesine dayalı olarak açılmış bulunan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davaya konu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak Kadıköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda çek bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkân kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacının ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, karşılığı bulunmayan çeklerin icra takibine konu edilmeleri halinde, icra takibi sırasında yapılan son işlemlerden itibaren kanunda belirlenen 6 aylık zamanaşımı sürelerinin işlediği kabul edilmekte olup, somut olayda, davaya konu çeke ilişkin icra takibinin iki kez altı ayı aşan sürelerle takipsiz bırakıldığı, geçen süre zarfında TTK’nun 644.
ve BK’nun 66. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davaya konu çekin icra takibi sırasında zamanaşımına uğradığı göz önüne alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059460700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz