6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Icranın geri bırakılması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1760 E. 2012/8468 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Zamanaşımı
bir yıl

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icranın geri bırakılması takipsizlik kararı icra hukuk mahkemesi çek zamanaşımı kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 66 · TTK — TTK 644

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21/05/2009 tarihinde kesin olarak icra takibinin talikine karar verildiği ve çek bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkan kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacın ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.000 TL’nin 21/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava TTK’nun 644. maddesine dayalı olarak açılmış bulunan alacak istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davaya konu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak Kadıköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda çek bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkân kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacının ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, karşılığı bulunmayan çeklerin icra takibine konu edilmeleri halinde, icra takibi sırasında yapılan son işlemlerden itibaren kanunda belirlenen 6 aylık zamanaşımı sürelerinin işlediği kabul edilmekte olup, somut olayda, davaya konu çeke ilişkin icra takibinin iki kez altı ayı aşan sürelerle takipsiz bırakıldığı, geçen süre zarfında TTK’nun 644. ve BK’nun 66. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davaya konu çekin icra takibi sırasında zamanaşımına uğradığı göz önüne alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Sebepsiz zenginleşme

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11009 E. 2014/17719 K.

    Ortak: · zamanaşımı bir yıl

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13408 E. 2012/4558 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/1760 E.  ,  2012/8468 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/10/2010 tarih ve 2009/1052-2010/1187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı tarafça keşide edilen davaya konu çekin karşılıksız çıktığını, bu sebeple davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak Kadıköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından söz konusu icra takibi ile ilgili olarak altı aylık süre içerisinde işlem yapılmadığı gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, davalının söz konusu çek sebebiyle sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek, çek bedeli olan 2.000 TL’nin 21/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yetkili mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın süresi içerisinde açılmadığını, davacı ile müvekkilinin herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, çek üzerindeki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, davaya konu çekin keşide tarihinden itibaren 9 - 10 sene kadar bir zaman geçtiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 21/05/2009 tarihinde kesin olarak icra takibinin talikine karar verildiği ve çek bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkan kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacın ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.000 TL’nin 21/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava TTK’nun 644. maddesine dayalı olarak açılmış bulunan alacak istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davaya konu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak Kadıköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda çek bedelinin icra dosyası ile tahsiline yasal olarak imkân kalmadığı, bu durumda icra takibinin talikine ilişkin karar ile birlikte davalının zenginleştiği, davacının ise fakirleştiği, davanın bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde veya çek keşide tarihinden itibaren on yıl içerisinde açıldığı, bu suretle davalının zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, karşılığı bulunmayan çeklerin icra takibine konu edilmeleri halinde, icra takibi sırasında yapılan son işlemlerden itibaren kanunda belirlenen 6 aylık zamanaşımı sürelerinin işlediği kabul edilmekte olup, somut olayda, davaya konu çeke ilişkin icra takibinin iki kez altı ayı aşan sürelerle takipsiz bırakıldığı, geçen süre zarfında TTK’nun 644.

ve BK’nun 66. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece davaya konu çekin icra takibi sırasında zamanaşımına uğradığı göz önüne alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059460700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.