Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/731 E. 2024/4511 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözlü sözleşme↗ gerekçe-hüküm çelişkisi↗ isticvap↗ temsil yetkisi↗ izafeten dava↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ vekâlet ücreti↗ sözleşmeye aykırılık↗ zamanaşımı def'i↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ def'i↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ feragat↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ taahhütname↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ zamanaşımı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2017/301 E., 2021/131 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, sınavlara hazırlık amacıyla telif hakkı kendisine ait olan sorular hazırladığını, müvekkilinin, davalı yayınevi tarafından yayınlanan kitaplarda ve deneme sınavlarında öğrencilerin hizmetine kendi izni ve bilgisi dahilinde sunulması için içeriği tamamen kendisine ait olan coğrafya sorularını hazırladığını, ancak izni ve bilgisi dışında bu soruların değişik isimler altında yayımlanmış olan bir çok kitapta ve deneme sınavı kitaplarında yer aldığını, bu şekilde müvekkilinin emek ve çalışmasıyla meydana getirdiği soruların izinsiz kullanılarak haksız kazanç elde edildiğini ve müvekkiline ait telif haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin hazırlamış oldugu soruları içeren ve yazar olarak adının yer aldığı sınava hazırlık kitaplarının davalı tarafından yayınlandığını, ancak müvekkilinin izniyle yayınlanan kitapların baskı sayısının eksik bildirildiğini, davalının müvekkilinin izni ve bilgisi olmadan kendi yayınevi adını kullanarak değişik isimler altında yayınladığı kursa hazırlık kitaplarında müvekkilinin sorularını kullandığını, ancak adını belirtmediğini, davalının kendi yayınevi adını kullanarak yayınladığı kitaplarda müvekkiline ait soruları farklı kitaplara ait barkodlarla yayınladığını, davalının dershane öğrencilerine doğrudan verilen ve müvekkiline ait soruların yer aldığı kitap ve deneme sınavı dergilerini bandrolsüz kullandığını ileri sürerek telif hakkına tecavüzün men'ini, kararın Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede ilan edilmesini ve ilan ücretinin davalıdan tahsilini, izinsiz çoğaltılan ve yayınlanan nüshaların baskı sayısının tespiti ile taraflar arasında sözleşme olsaydı elde edilecek gelirin 3 katının maddi tazminat olarak davalıdan tahsilini, soruların bulunduğu eserlerin yayınlanması halinde müvekkili adının yazılmasını, telif hakkı olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini, telif hakkının ihlali nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 05.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 348.647,96 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, yanlar arasındaki anlaşma gereğince davacıya deneme sınavı soruları süre, yer, muhteva sınırlaması olmaksızın her bir soru için her türlü mali hakları davacıya ödenmek üzere müvekkili tarafından iktisap edildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan yayınlarda davacıya ait sınav sorularını her türlü mali hakları ödenmek sureti ile kullanıldığını, bu hususta davacının da rızasının olduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, dava dilekçesinde, her ne kadar 04.04.2011 tarihli müvekkil şirketin eski Genel Yayın Yönetmeni ... tarafından izinsiz baskı yapılamayacağına dair verildiği belirtilen bir taahhütnameden bahsedilmekteyse de, eski Genel Yayın Yönetmeni ...'ın müvekkili şirketin sahip olduğu mali hakları sınırlayıcı nitelikte bir taahhütte bulunma yetkisinin olmadığını, ayrıca manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, deneme sınavlarında yalnızca davacıya ait soruların bulunmadığını, dolayısıyla maddi tazminat tutarının abartılı olduğunu, müvekkilinin, davacının her türlü mali haklarını tam ve eksiz ödeyerek soruları kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının aralarında davacının da bulunduğu diğer eser sahiplerini, bir plan dahilinde bir araya getirdiği, dolayısıyla taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sipariş üzerine yayım sözleşmesi olduğu, davalının, aralarında davacının da bulunduğu yazarları bir araya getirdiği aşamada ödemede bulunduğu, davalı yayıncının kanundan dolayı çoğaltma ve yayma haklarına sahip olduğu ve soruların yer aldığı kitapların sonraki baskıları için ayrıca izin alma ve telif ücreti ödeme zorunluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla bu kullanımların eser sahiplerinin mali haklarının ihlali niteliğinde olmadığı, ihtilafın sonradan yapılan basıların ücret gerektirip gerektirmeyeceğine ilişkin olduğu, davacı adına 04.04.2011 tarihli belgeyi imzalayan ...'ın o tarihte yayınevinin editörü olduğunun davalı tarafından kabul edildiği ve tanık olarak gösterildiği, tanığın beyanına itibar edilip imzaladığı belgeye itibar edilmemesinin hukuk güvenliği ile çelişeceği, yani davalı tarafın sözleşmenin sipariş usulu yayın sözleşmesi oduğunu ispat edemediği, bu halde davacının soruların davalı tarafından basılmasının davacının telif hakkının ihlali olduğu, davalı yayıncının eseri umuma arz konusunda davacının iznine ihtiyacı olduğu, taraflar arasındaki ilk sözleşme uyarınca basılan kitapta davacının adının yanı sıra diğer yazarların da adına yer verilmesine karşın, davaya konu edilen sonraki baskılarda davacıya ait eser vasfındaki soruların davalı yayınevi tarafından çıkarılan diğer kitaplara davacının ismi belirtilmeksizin aktarılıp kamuya sunulmasının, davacının adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının aralarındaki sözlü sözleşmeye göre belirlenen adetin çok üstünde basım yapmasının sözleşmeye aykırılık niteliğinde olduğu ve bu vakaya dayalı istemlerin 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, bu nedenle ıslah ile artırılan talebe yönelik zamanaşımı def'inin reddedileceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı yayınevi aleyhine açılan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlalinin engellenmesine yönelik davanın kabulü ile; davalının davacının hazırladığı soruların izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması suretiyle yaptığı tecavüzün engellenmesine, tecavüzün engellenmesi kararının Türkiye genelinde yayamı yapan bir gazetede ilan edilmesine, ilan ücretinin davalıdan tahsiline, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017'den, 328.647,96 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile yapılan yayının miktarı dikkate alınarak takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kısmen reddi ile fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin çelişkiler barındırdığını, davacının, 05.06.2018 tarihli duruşmada alınan isticvabında, açık bir şekilde müvekkili şirket ile anlaştıklarını, bu anlaşma çerçevesinde 50 adet deneme kitapçığını hazırlayıp müvekkili şirkete verdiğini, bu deneme kitaplarını tek başına hazırlamadığını, Ö. C. ve A. İ. A ile birlikte hazırladıklarını beyan ettiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sipariş üzerine yayım sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu durumun alınan raporlarla da sabit olduğunu, müvekkili şirketi temsil ve adına taahhütte bulunabilecek kişiler arasında bir dönem editör olarak çalışan ... bulunmadığı gibi mevzuatlarında da sermaye şirketlerinde editör olarak görev yapan kişinin şirket adına taahhütte bulunabileceğine dair bir hüküm olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin sipariş üzerine yayım sözleşmesinin unsurlarını hatalı yorumladığını, davacının davasını ıslah ederek işbu davasını 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 70 inci maddesine dayalı olarak haksız fiile dayalı tazminat talebinde bulunmuş olduğundan; davacının davası zamanaşımına uğradığı halde mahkemenin kabul kararı vermesinin hatalı olduğunu, aynı Kanun'un 52 nci maddesinde belirtilen şartları ihtiva etmeyen bir taahhüt olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince 04/04/2011 tarihli taahhütname açısından genel yayın yönetmeninin temsil yetkisi olmadığını ileri sürmüşse de, bandrol işlemlerinin adı geçen genel yayın yönetmeni tarafından yapıldığı, işin mahiyeti gereğince davalıya izafeten telif vb. sözleşme imzalama yetkisinin olduğunun kabulü gerektiği, 5846 sayılı Kanun'un 10 ve 18 nci maddeleri gereğince, aksi anlaşılmadığı sürece meydana getirilen eserler üzerindeki mali haklar, soru hazırlayan öğretmenleri bir araya getiren yayınevi üzerinde olup somut olayda davalının sonraki baskılarda muvafakat almasına gerek bulunmadığı, davalı yayımcının, meydana getirilecek esere ait bir plana göre eser sahiplerini bir araya getirerek soru bankası ve deneme kitabı oluşturduğu, Davacı ...'nün de coğrafya soruları hazırlayarak davalı yayıncı firmaya verdiği, ilk baskısının yapıldığı, aynı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince mali hakların yazılı bir devir sözleşmesi ile devredileceği ve devir sözleşmesinde devir konusu haklar açıkça tereddüte mahal vermeyecek biçimde düzenleneceği, davaya dayanak teşkil eden Taahhütname başlıklı 04/04/2011 tarihli belgede "Yargı Yayınevi'nce yayımlanan 2011 yılı KPSS Coğrafya 50 Fasikül deneme sınavı kitabında yer alan 40 adet deneme sınavının soruları ..., ...,...,'a ait olup: 2012 ve daha sonraki yıllara ilişkin hiçbir yayında kullanılmayacaktır." biçiminde düzenleme mevcutsa da mali hakların devrinin geçerli ve usulüne uygun olarak yapılmadığı, bu durumda genel yayın yönetmeni tarafından mali hakların davacıya yeniden devredildiğine ilişkin açık ve tereddütsüz bir protokol söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 04.04.2011 tarihli taahhütnamenin izinsiz baskı yapılamayacağı şartını içeren bir sözleşme olduğunu, davalının işbu sözleşme ile mali 2012 yılı sonrası mali haklarından feragat ettiğini, bu sözleşmenin açıkça çoğaltma ve yayma hakkını koruduğunu, bölge adliye mahkemesinin kanun hükmünü dar yorumladığını, davalı tarafın sözleşmenin şekline dair bir itirazı bulunmadığını, davalı taraf lehine üç ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, telif hakkına yapılan tecavüzün önlenmesi, maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5846 sayılı Kanun'un 2, 10,18 ve 52 nci maddeleri.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 501 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.5846 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi "Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir.
Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir.
Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez. (Ek: 21/2/2001 - 4630/6 md.) Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır."
Davacı asilin 05.06.2018 tarihli isticvabında dava konusu sınav sorularının yer aldığı deneme kitapçıkları tek başına hazırlamadığını, davacının yanında iki arkadaşının da kitapçıklara katkıda bulunduğunu beyan etmiş, dava dilekçesinde mali ve manevi hak iddia ettiği soruları bildirmiş, delil olarak sunduğu taahhütnamede ise dava konusu edilen soruların yayınlandığı kitapçık içeriğinin davacının da içlerinde yer aldığı üç kişiye ait olduğu hususu açıkça belirtilmiştir. Bu durumda davacının üzerinde hak iddia ettiği soruların anılan eserden ayrıştırılabilmesi için ayrıca değerlendirme yapılması gerekmekte olup; dosya Dairemize gönderildiği esnada dava konusu kitapçıkların dosya ekine eklenmediğinden; mahkemece yapılması gereken iş davacının yayın konusunda izni bulunan eserler üzerinde, yine kendisinin hak iddia ettiği soruların aidiyeti bakımından ayrıca bir belirleme olup olmadığı değerlendirilerek soruların aidiyeti bakımından belirleme yapılabiliyorsa yani davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği sorulara ilişkin tek tek aidiyet belirtilmiş ise davacının mali haklarına dayalı tazminat davasını açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle işin esasına girilmesi; yayınlar üzerinde böyle bir belirleme yapılamıyorsa da yukarıda zikredilen maddenin tatbiki gerekmektedir. İkinci ihtimalin varlığı halinde davacının birlikte eser meydana getirdiği diğer kişilerden işbu davaya muvafakat ettiklerine ilişkin açık beyanları alınarak davaya devam edilmesi gerekirken davacının tek başına eser sahipliği ön kabulü ile işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.
2. Kabule göre; davacının delil olarak dayandığı taahhütnamenin geçerli bir mali hak devri sözleşmesi olmadığı tespiti yerinde olmakla birlikte davacının basım ve yayımına izni bulunan ciltlerin taraflar arasındaki anlaşmadan daha fazla basılarak mali haklarının ihlal edildiği hususunu ispatlaması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece davalının belirlenen miktarın üzerinde baskı yapıp yapmadığı alınan bandrol sayısı ve davacı delilleri ile birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Bir diğer taraftan davacının izni hilafında, tarafların yazılı olmayan anlaşma süreleri dışında (yaklaşık 2012 yılı sonrasında yapılan basımlar) veye anlaşma kapsamında olmayan ciltler bünyesinde davalının soruları bastırdığı iddialarına ilişkin değerlendirmede de davalının dava konusu soruları davacı izni hilafında kullanıp kullanmadığı denetlenerek karar verilmelidir.
3. Davacının aynı Kanun'un 15 inci maddesinde yer alan adın belirtilmesi manevi hakkı kapsamında ihlal iddiasında bulunduğu ancak mahkemece buna ilişkin değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu Durumda manevi hak ihlaline ilişkin olumlu ya da olumsuz değerlendirme yapılması gerekirken anılan hususa hiç değinilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1776 E. 2023/5557 K.
Ortak:muvafakat · kaldırma ve yeniden hüküm · haksız fiil · ıslah · maddi tazminat · yasal faiz · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz kararda… rılan diğer kitaplara davacının ismi belirtilmeksizin aktarılıp kamuya sunulmasının, davacının adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının aralarındaki «sözlü sözleşmeye» göre belirlenen adetin çok üstünde basım yapmasının «sözleşmeye aykırılık» niteliğinde olduğu ve bu vakaya dayalı istemlerin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, bu nedenle «ıslah» ile artırılan talebe yönelik «zamanaşımı def»'inin reddedileceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı yayınevi aleyhine açılan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlalinin engellenmesine yönelik davanın kabulü ile; davalının davacının hazırladığı soruların izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması suretiyle yaptığı tecavüzün engellenmesine, tecavüzün engellenmesi kararının Türkiye genelinde yayamı yapan bir gazetede «ilan» edilmesine, ilan ücretinin davalıdan tahsiline, davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017'den, 328.647,96 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile yapılan yayının miktarı dikkate alınarak takdiren 20 …
… iğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sipariş üzerine yayım sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu durumun alınan raporlarla da sabit olduğunu, müvekkili şirketi «temsil» ve adına «taahhütte» bulunabilecek kişiler arasında bir dönem editör olarak çalışan ... bulunmadığı gibi mevzuatlarında da sermaye şirketlerinde editör olarak görev yapan kişinin şirket adına taahhütte bulunabileceğine dair bir hüküm olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin sipariş üzerine yayım sözleşmesinin unsurlarını hatalı yorumladığını, davacının davasını «ıslah» ederek işbu davasını 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 70 inci maddesine dayalı olarak «haksız fiile» dayalı tazminat talebinde bulunmuş olduğundan; davacının davası «zamanaşımına» uğradığı halde mahkemenin kabul kararı vermesinin hatalı olduğunu, aynı Kanun'un 52 nci maddesinde belirtilen şartları ihtiva etmeyen bir taahhüt olduğunu belirter …
Davacı vekili 05.02.2021 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 348.647,96 TL olarak artırmıştır.
Benzer bu kararda… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
… mış olunan kitaplarla ilgili olarak davacı tarafın 2016 yılına kadar hiçbir talebinin olmadığını, davacı taraf uzunca bir süre ses çıkarmayarak söz konusu yayınlara «muvafakat» etmiş sayılmasının gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken davacı tarafça sunulan Telif Ücret Tarifesinin dikkate alındığını, emsal ve «rayiç bedeller» üzerinden hareket edilmeyip fahiş rakamlara ulaşıldığını, bu nedenle yapılan tazminat hesabını da kabul etmediklerini, «zamanaşımı» hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkil şirkete ait kitapların içerik itibariyle aynı olduğu sadece yeni baskılarda kapaklarındaki yıl ibaresinin değişt …
… n soruların maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde olduğunu, sorulardan izinsiz faydalanmak gibi bir amacın bulunmadığını, bilirkişilerce soruların «mükerrer» sayıldığını ve tazminatın yanlış hesaplandığını, davacının sunduğu ücret tarifesi üzerinden yapılan tazminat miktarına itiraz edildiğini, davacı taraf uzun süre sessiz kalıp dava açmadığından yayınlara «muvafakat» etmiş sayılacağını, davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uzamış ceza zamanaşımı · rayiç bedel · ceza zamanaşımı · mükerrerlik · maddi hata · hakkaniyet · yargılama gideri · dahili dava
Benzer bu karardaDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
… mış olunan kitaplarla ilgili olarak davacı tarafın 2016 yılına kadar hiçbir talebinin olmadığını, davacı taraf uzunca bir süre ses çıkarmayarak söz konusu yayınlara «muvafakat» etmiş sayılmasının gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken davacı tarafça sunulan Telif Ücret Tarifesinin dikkate alındığını, emsal ve «rayiç bedeller» üzerinden hareket edilmeyip fahiş rakamlara ulaşıldığını, bu nedenle yapılan tazminat hesabını da kabul etmediklerini, «zamanaşımı» hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkil şirkete ait kitapların içerik itibariyle aynı olduğu sadece yeni baskılarda kapaklarındaki yıl ibaresinin değişt …
… n soruların maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde olduğunu, sorulardan izinsiz faydalanmak gibi bir amacın bulunmadığını, bilirkişilerce soruların «mükerrer» sayıldığını ve tazminatın yanlış hesaplandığını, davacının sunduğu ücret tarifesi üzerinden yapılan tazminat miktarına itiraz edildiğini, davacı taraf uzun süre sessiz kalıp dava açmadığından yayınlara «muvafakat» etmiş sayılacağını, davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5090 E. 2021/5313 K.
Ortak:haksız fiil · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin «zamanaşımına» uğradığını, yanlar arasındaki anlaşma gereğince davacıya deneme sınavı soruları süre, yer, muhteva sınırlaması olmaksızın her bir soru için her türlü mali hakları davacıya ödenmek üzere müvekkili tarafından iktisap edildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan yayınlarda davacıya ait sınav sorularını her türlü mali hakları ödenmek sureti ile kullanıldığını, bu hususta davacının da rızasının olduğunu, davacının «dürüstlük kuralına» aykırı davrandığını, dava dilekçesinde, her ne kadar 04.04.2011 tarihli müvekkil şirketin eski Genel Yayın Yönetmeni ... tarafından izinsiz baskı yapılamayacağına dair verildiği belirtilen bir «taahhütnameden» bahsedilmekteyse de, eski Genel Yayın Yönetmeni ...'ın müvekkili şirketin sahip olduğu mali hakları sınırlayıcı nitelikte bir taahhütte bulunma «yetkisinin» olmadığını, ayrıca manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, deneme sınavlarında yalnızca davacıya ait soruların bulunmadığını, dolayısıyla «maddi tazminat» tutarının abartılı olduğunu, müvekkilinin, davacının her türlü mali haklarını tam ve eksiz ödeyerek soruları kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… rılan diğer kitaplara davacının ismi belirtilmeksizin aktarılıp kamuya sunulmasının, davacının adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının aralarındaki «sözlü sözleşmeye» göre belirlenen adetin çok üstünde basım yapmasının «sözleşmeye aykırılık» niteliğinde olduğu ve bu vakaya dayalı istemlerin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, bu nedenle «ıslah» ile artırılan talebe yönelik «zamanaşımı def»'inin reddedileceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı yayınevi aleyhine açılan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlalinin engellenmesine yönelik davanın kabulü ile; davalının davacının hazırladığı soruların izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması suretiyle yaptığı tecavüzün engellenmesine, tecavüzün engellenmesi kararının Türkiye genelinde yayamı yapan bir gazetede «ilan» edilmesine, ilan ücretinin davalıdan tahsiline, davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017'den, 328.647,96 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile yapılan yayının miktarı dikkate alınarak takdiren 20 …
… ve deneme sınavı dergilerini bandrolsüz kullandığını ileri sürerek telif hakkına tecavüzün men'ini, kararın Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede «ilan» edilmesini ve ilan ücretinin davalıdan tahsilini, izinsiz çoğaltılan ve yayınlanan nüshaların baskı sayısının tespiti ile taraflar arasında sözleşme olsaydı elde edilecek gelirin 3 katının «maddi tazminat» olarak davalıdan tahsilini, soruların bulunduğu eserlerin yayınlanması halinde müvekkili adının yazılmasını, telif hakkı olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin yasal fai …
Benzer bu kararda… getirenin davacı olduğu, öte yandan TUS'un, farklı branşlara ait sorulardan oluşturulan soru kitapçığı üzerinden yapıldığı ve ayrılmaz bütün oluşturduğu, FSEK'in 10/«son» maddesinde yer alan "Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», eser sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer alan uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, FSEK'in 68. maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca FSEK'in 70/2. maddesine dayalı tazminat talep ettiği, FSEK'in 70/2 maddesinde düzenlenen tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı TBK’nın 50/2 maddesi uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı FSEK'ni 70/2 maddesi gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kıs …
… erine gelince, dava, davacının mali haklarına vaki tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile FSEK 68. madde uyarınca 3 kat telif tazminatı ile FSEK 70/2. maddesi uyarınca «maddi tazminat» istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada yukarıda özetlenen gerekçe ile, asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi gereğ …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu kitapların yalnızca belli branşlara ilişkin olduğu, dava konusu davalı eyleminin de esasen bir «haksız fiil» niteliği taşıdığı ve yalnızca davalının haksız fiil teşkil eden eylemine göre FSEK'in 68. maddesi uyarınca varsayımsal sözleşme bedelinin belirlenebileceği, yalnız …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · eksik inceleme · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… getirenin davacı olduğu, öte yandan TUS'un, farklı branşlara ait sorulardan oluşturulan soru kitapçığı üzerinden yapıldığı ve ayrılmaz bütün oluşturduğu, FSEK'in 10/«son» maddesinde yer alan "Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», eser sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer alan uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, FSEK'in 68. maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca FSEK'in 70/2. maddesine dayalı tazminat talep ettiği, FSEK'in 70/2 maddesinde düzenlenen tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı TBK’nın 50/2 maddesi uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı FSEK'ni 70/2 maddesi gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kıs …
… erine gelince, dava, davacının mali haklarına vaki tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile FSEK 68. madde uyarınca 3 kat telif tazminatı ile FSEK 70/2. maddesi uyarınca «maddi tazminat» istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada yukarıda özetlenen gerekçe ile, asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi gereğ …
68 kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6451 E. 2024/782 K.
Ortak:taraf ehliyeti · haksız fiil · ıslah · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… rılan diğer kitaplara davacının ismi belirtilmeksizin aktarılıp kamuya sunulmasının, davacının adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının aralarındaki «sözlü sözleşmeye» göre belirlenen adetin çok üstünde basım yapmasının «sözleşmeye aykırılık» niteliğinde olduğu ve bu vakaya dayalı istemlerin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, bu nedenle «ıslah» ile artırılan talebe yönelik «zamanaşımı def»'inin reddedileceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı yayınevi aleyhine açılan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlalinin engellenmesine yönelik davanın kabulü ile; davalının davacının hazırladığı soruların izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması suretiyle yaptığı tecavüzün engellenmesine, tecavüzün engellenmesi kararının Türkiye genelinde yayamı yapan bir gazetede «ilan» edilmesine, ilan ücretinin davalıdan tahsiline, davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017'den, 328.647,96 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile yapılan yayının miktarı dikkate alınarak takdiren 20 …
Davacı vekili 05.02.2021 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 348.647,96 TL olarak artırmıştır.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin «zamanaşımına» uğradığını, yanlar arasındaki anlaşma gereğince davacıya deneme sınavı soruları süre, yer, muhteva sınırlaması olmaksızın her bir soru için her türlü mali hakları davacıya ödenmek üzere müvekkili tarafından iktisap edildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan yayınlarda davacıya ait sınav sorularını her türlü mali hakları ödenmek sureti ile kullanıldığını, bu hususta davacının da rızasının olduğunu, davacının «dürüstlük kuralına» aykırı davrandığını, dava dilekçesinde, her ne kadar 04.04.2011 tarihli müvekkil şirketin eski Genel Yayın Yönetmeni ... tarafından izinsiz baskı yapılamayacağına dair verildiği belirtilen bir «taahhütnameden» bahsedilmekteyse de, eski Genel Yayın Yönetmeni ...'ın müvekkili şirketin sahip olduğu mali hakları sınırlayıcı nitelikte bir taahhütte bulunma «yetkisinin» olmadığını, ayrıca manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, deneme sınavlarında yalnızca davacıya ait soruların bulunmadığını, dolayısıyla «maddi tazminat» tutarının abartılı olduğunu, müvekkilinin, davacının her türlü mali haklarını tam ve eksiz ödeyerek soruları kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… e birlikte ... üzerindeki haklar ... sahiplerini bir araya getiren ... veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», ... sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer ... uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, 5846 sayılı Kanun 68 ... maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca aynı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrasına dayalı tazminat talep ettiği, bu tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kısmen k …
… 019 tarihli ve 2018/486 E., 2019/827 K. sayılı kararıyla; dava konusu kitapların yalnızca belli branşlara ilişkin olduğu, dava konusu davalı eyleminin de esasen bir «haksız fiil» niteliği taşıdığı ve yalnızca davalının haksız fiil teşkil eden eylemine göre 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca varsayımsal sözleşme bedelinin belirlene …
… 7/463 K. sayılı kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 60.000,00 TL telif «tazminatının dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref’ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, asıl dava yönünden davacının 5846 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesi uyarınca tecavüzün men’i ve aynı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 60.000,00 TL telif tazminatının d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · mükerrerlik · hakkaniyet · tazminat davası · kazanılmış hak · dahili dava · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… e birlikte ... üzerindeki haklar ... sahiplerini bir araya getiren ... veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», ... sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer ... uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, 5846 sayılı Kanun 68 ... maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca aynı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrasına dayalı tazminat talep ettiği, bu tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kısmen k …
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararaın usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının dav «açma ehliyeti» bulunmadığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, taraflar arasındaki diğer davalar uyarınca aynı sorular için «mükerrer» hesaplamalar yapıldığını, «vekalet ücretinin» hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… acı olduğu, öte yandan TUS'un, farklı branşlara ait sorulardan oluşturulan soru kitapçığı üzerinden yapıldığı ve ayrılmaz bütün oluşturduğu, 5846 sayılı Kanun'un 10/«son» maddesinde yer ...
… 7/463 K. sayılı kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 60.000,00 TL telif «tazminatının dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref’ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, asıl dava yönünden davacının 5846 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesi uyarınca tecavüzün men’i ve aynı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 60.000,00 TL telif tazminatının d …
2 benzer karar daha
-
Eserden Kaynaklanan Hakları Tecavüzün Refi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6260 E. 2023/5738 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin «zamanaşımına» uğradığını, yanlar arasındaki anlaşma gereğince davacıya deneme sınavı soruları süre, yer, muhteva sınırlaması olmaksızın her bir soru için her türlü mali hakları davacıya ödenmek üzere müvekkili tarafından iktisap edildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan yayınlarda davacıya ait sınav sorularını her türlü mali hakları ödenmek sureti ile kullanıldığını, bu hususta davacının da rızasının olduğunu, davacının «dürüstlük kuralına» aykırı davrandığını, dava dilekçesinde, her ne kadar 04.04.2011 tarihli müvekkil şirketin eski Genel Yayın Yönetmeni ... tarafından izinsiz baskı yapılamayacağına dair verildiği belirtilen bir «taahhütnameden» bahsedilmekteyse de, eski Genel Yayın Yönetmeni ...'ın müvekkili şirketin sahip olduğu mali hakları sınırlayıcı nitelikte bir taahhütte bulunma «yetkisinin» olmadığını, ayrıca manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, deneme sınavlarında yalnızca davacıya ait soruların bulunmadığını, dolayısıyla «maddi tazminat» tutarının abartılı olduğunu, müvekkilinin, davacının her türlü mali haklarını tam ve eksiz ödeyerek soruları kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… rılan diğer kitaplara davacının ismi belirtilmeksizin aktarılıp kamuya sunulmasının, davacının adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının aralarındaki «sözlü sözleşmeye» göre belirlenen adetin çok üstünde basım yapmasının «sözleşmeye aykırılık» niteliğinde olduğu ve bu vakaya dayalı istemlerin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, bu nedenle «ıslah» ile artırılan talebe yönelik «zamanaşımı def»'inin reddedileceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı yayınevi aleyhine açılan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlalinin engellenmesine yönelik davanın kabulü ile; davalının davacının hazırladığı soruların izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması suretiyle yaptığı tecavüzün engellenmesine, tecavüzün engellenmesi kararının Türkiye genelinde yayamı yapan bir gazetede «ilan» edilmesine, ilan ücretinin davalıdan tahsiline, davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017'den, 328.647,96 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile yapılan yayının miktarı dikkate alınarak takdiren 20 …
… ve deneme sınavı dergilerini bandrolsüz kullandığını ileri sürerek telif hakkına tecavüzün men'ini, kararın Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede «ilan» edilmesini ve ilan ücretinin davalıdan tahsilini, izinsiz çoğaltılan ve yayınlanan nüshaların baskı sayısının tespiti ile taraflar arasında sözleşme olsaydı elde edilecek gelirin 3 katının «maddi tazminat» olarak davalıdan tahsilini, soruların bulunduğu eserlerin yayınlanması halinde müvekkili adının yazılmasını, telif hakkı olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin yasal fai …
Benzer bu kararda… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… addesi uyarınca üç kat toplam 3.150,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tecavüzün refi, meni ve «maddi tazminat» taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · hakkaniyet · kazanılmış hak · iş mahkemesi görev alanı · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… u raporda, soru sayısı oranlanarak ve enflasyon hesaplayıcısı kullanılarak telif tazminat hesabı yapılmış ise de müvekkili Kurum'un söz konusu soruları hazırlamakla «görevlendirdiği» kişilere branşlara göre değil her bir sınav dönemini gözeterek ödeme yaptığını, nitekim bu soruların mali hakları hususunda üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerde de her bir branş için değil sınav dönemleri bakımından bedel belirleme yoluna gittiğini, esasen 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde de sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin üç katına hükmedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, yapılan hesaplamada, «rayiç bedelin» üç kat fazlasının göz önüne alınmadığını, «maddi tazminat» talebinin reddinin doğru olmadığını zira müvekkili Kurum'un bu soruların hazırlanmasında «görev alan» kişilere ciddi miktarlarda ödeme yaptığını, davalının bu emekten haksız olarak yararlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… i maddesi kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemec …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5044 E. 2018/923 K.
Ortak:dürüstlük kuralı · taahhütname
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin «zamanaşımına» uğradığını, yanlar arasındaki anlaşma gereğince davacıya deneme sınavı soruları süre, yer, muhteva sınırlaması olmaksızın her bir soru için her türlü mali hakları davacıya ödenmek üzere müvekkili tarafından iktisap edildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan yayınlarda davacıya ait sınav sorularını her türlü mali hakları ödenmek sureti ile kullanıldığını, bu hususta davacının da rızasının olduğunu, davacının «dürüstlük kuralına» aykırı davrandığını, dava dilekçesinde, her ne kadar 04.04.2011 tarihli müvekkil şirketin eski Genel Yayın Yönetmeni ... tarafından izinsiz baskı yapılamayacağına dair verildiği belirtilen bir «taahhütnameden» bahsedilmekteyse de, eski Genel Yayın Yönetmeni ...'ın müvekkili şirketin sahip olduğu mali hakları sınırlayıcı nitelikte bir taahhütte bulunma «yetkisinin» olmadığını, ayrıca manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, deneme sınavlarında yalnızca davacıya ait soruların bulunmadığını, dolayısıyla «maddi tazminat» tutarının abartılı olduğunu, müvekkilinin, davacının her türlü mali haklarını tam ve eksiz ödeyerek soruları kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… iğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sipariş üzerine yayım sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu durumun alınan raporlarla da sabit olduğunu, müvekkili şirketi «temsil» ve adına «taahhütte» bulunabilecek kişiler arasında bir dönem editör olarak çalışan ... bulunmadığı gibi mevzuatlarında da sermaye şirketlerinde editör olarak görev yapan kişinin şirket adına taahhütte bulunabileceğine dair bir hüküm olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin sipariş üzerine yayım sözleşmesinin unsurlarını hatalı yorumladığını, davacının davasını «ıslah» ederek işbu davasını 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 70 inci maddesine dayalı olarak «haksız fiile» dayalı tazminat talebinde bulunmuş olduğundan; davacının davası «zamanaşımına» uğradığı halde mahkemenin kabul kararı vermesinin hatalı olduğunu, aynı Kanun'un 52 nci maddesinde belirtilen şartları ihtiva etmeyen bir taahhüt olduğunu belirter …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince 04/04/2011 tarihli «taahhütname» açısından genel yayın yönetmeninin «temsil yetkisi» olmadığını ileri sürmüşse de, bandrol işlemlerinin adı geçen genel yayın yönetmeni tarafından yapıldığı, işin mahiyeti gereğince davalıya «izafeten» telif vb. sözleşme imzalama «yetkisinin» olduğunun kabulü gerektiği, 5846 sayılı Kanun'un 10 ve 18 nci maddeleri gereğince, aksi anlaşılmadığı sürece meydana getirilen eserler üzerindeki mali haklar, soru hazırlayan öğretmenleri bir araya getiren yayınevi üzerinde olup somut olayda davalının sonraki baskılarda «muvafakat» almasına gerek bulunmadığı, davalı yayımcının, meydana getirilecek esere ait bir plana göre eser sahiplerini bir araya getirerek soru bankası ve deneme kitabı oluşturduğu, Davacı ...'nün de coğrafya soruları hazırlayarak davalı yayıncı firmaya verdiği, ilk baskısının yapıldığı, aynı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince mali hakların yazılı bir devir sözleşmesi ile devredileceği ve devir sözleşmesinde devir konusu haklar açıkça tereddüte mahal vermeyecek biçimde düzenleneceği, davaya dayanak teşkil eden Taahhütname başlıklı 04/04/2011 tarihli belgede "Yargı Yayınevi'nce yayımlanan 2011 yılı KPSS Coğrafya 50 Fasikül deneme sınavı kitabında yer alan 40 adet deneme sınavının soruları ..., ...,...,'a ait olup: 2012 ve daha sonraki yıllara ilişkin hiçbir yayında kullanılmayacaktır." biçiminde düzenleme mevcutsa da mali hakların devrinin geçerli ve usulüne uygun olarak yapılmadığı, bu durumda genel yayın yönetmeni tarafından mali hakların davacıya yeniden devredildiğine ilişkin açık ve tereddütsüz bir «protokol» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUzmanlık Sınavı konusunda direkt yada dolaylı ticari iş yapmayacağını «taahhüt» ettiği, söz konusu «yasağın» bir nevi «rekabet yasağı sözleşmesi» mahiyetinde olduğu, sonrasında eserin 2007 yılında 9.basısı ve 2009 yılında 10. basısının yine davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
… söz konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılarından haberdar olmasına rağmen, işbu davanın açılış tarihi olan 2012 yılına kadar sessiz kaldığı, davalıya bir «ihtar» göndermediği gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açmayacağına dair güven oluşturduktan sonra işbu davayı açarak eser sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gözetildiğinde davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığının kabulü ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · eş rızası · hisse devir sözleşmesi · oy yasağı · kâr kaybı · ihtar · kâr payı
Benzer bu kararda… eserin yayımını gerçekleştirmek üzere davacı ve ..... belirlediği plan dahilinde ve yine onlar tarafından belirlenen birden çok yazar tarafından vücuda getirildiği, «hisse devir sözleşmesine» göre davacının iki yıl boyunca Patoloji Soruları dışında ticari faaliyette bulunmayacağının hüküm altına alındığı, davacının 05.04.2007 tarihine kadar yargılama konusu eserin davalı şirket tarafından basımının yapılmasına «rıza» gösterdiği ve doğacak telif ücretine karşı kâr paylarını da hisse devir sözleşmesiyle peşinen aldığı sonucunun doğduğu, sadece 05.04.2007 tarihinden sonra gerçekleşecek basılardan telif ücreti talebinde bulunabileceği, 2009 yılında yapılan bası için telif ücreti isteminde bulunabileceği, 2009 yılında yapılan 10.basımın %80'nin müşterek hazırlanan ilk eserden alındığının tespit olunduğu, ../.. eserin tamamında 1/2 oranında telif ücreti sahibi olan davacının «payının» 10.836,00 TL miktarında bulunduğu, herhangi bir şekilde basımdan hemen sonra talep edilmemesinin hakkı sona erdiren çelişkili bir davranış olarak değerlendirilemey …
Uzmanlık Sınavı konusunda direkt yada dolaylı ticari iş yapmayacağını «taahhüt» ettiği, söz konusu «yasağın» bir nevi «rekabet yasağı sözleşmesi» mahiyetinde olduğu, sonrasında eserin 2007 yılında 9.basısı ve 2009 yılında 10. basısının yine davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
… söz konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılarından haberdar olmasına rağmen, işbu davanın açılış tarihi olan 2012 yılına kadar sessiz kaldığı, davalıya bir «ihtar» göndermediği gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açmayacağına dair güven oluşturduktan sonra işbu davayı açarak eser sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gözetildiğinde davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığının kabulü ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… eş..... toplam 2.360.000,00 TL bedel karşılığı hisselerini dava dışı.....devrederek şirket ortaklığından 05.04.2005 tarihi itibariyle ayrıldıkları, devir esnasında «hisse devir sözleşmesi» ile davacı ...'in sözleşmedeki şartlar yerine getirildiği sürece, sözleşme imza tarihi itibariyle 2 yıl boyunca “.... soru kitabı” haricinde .....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/731 E. , 2024/4511 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/784 Esas, 2022/1837 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2017/301 E., 2021/131 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, sınavlara hazırlık amacıyla telif hakkı kendisine ait olan sorular hazırladığını, müvekkilinin, davalı yayınevi tarafından yayınlanan kitaplarda ve deneme sınavlarında öğrencilerin hizmetine kendi izni ve bilgisi dahilinde sunulması için içeriği tamamen kendisine ait olan coğrafya sorularını hazırladığını, ancak izni ve bilgisi dışında bu soruların değişik isimler altında yayımlanmış olan bir çok kitapta ve deneme sınavı kitaplarında yer aldığını, bu şekilde müvekkilinin emek ve çalışmasıyla meydana getirdiği soruların izinsiz kullanılarak haksız kazanç elde edildiğini ve müvekkiline ait telif haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin hazırlamış oldugu soruları içeren ve yazar olarak adının yer aldığı sınava hazırlık kitaplarının davalı tarafından yayınlandığını, ancak müvekkilinin izniyle yayınlanan kitapların baskı sayısının eksik bildirildiğini, davalının müvekkilinin izni ve bilgisi olmadan kendi yayınevi adını kullanarak değişik isimler altında yayınladığı kursa hazırlık kitaplarında müvekkilinin sorularını kullandığını, ancak adını belirtmediğini, davalının kendi yayınevi adını kullanarak yayınladığı kitaplarda müvekkiline ait soruları farklı kitaplara ait barkodlarla yayınladığını, davalının dershane öğrencilerine doğrudan verilen ve müvekkiline ait soruların yer aldığı kitap ve deneme sınavı dergilerini bandrolsüz kullandığını ileri sürerek telif hakkına tecavüzün men'ini, kararın Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede ilan edilmesini ve ilan ücretinin davalıdan tahsilini, izinsiz çoğaltılan ve yayınlanan nüshaların baskı sayısının tespiti ile taraflar arasında sözleşme olsaydı elde edilecek gelirin 3 katının maddi tazminat olarak davalıdan tahsilini, soruların bulunduğu eserlerin yayınlanması halinde müvekkili adının yazılmasını, telif hakkı olarak şimdilik 20.000,00 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini, telif hakkının ihlali nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 05.02.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 348.647,96 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, yanlar arasındaki anlaşma gereğince davacıya deneme sınavı soruları süre, yer, muhteva sınırlaması olmaksızın her bir soru için her türlü mali hakları davacıya ödenmek üzere müvekkili tarafından iktisap edildiğini, müvekkilinin kendisine ait olan yayınlarda davacıya ait sınav sorularını her türlü mali hakları ödenmek sureti ile kullanıldığını, bu hususta davacının da rızasının olduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, dava dilekçesinde, her ne kadar 04.04.2011 tarihli müvekkil şirketin eski Genel Yayın Yönetmeni ... tarafından izinsiz baskı yapılamayacağına dair verildiği belirtilen bir taahhütnameden bahsedilmekteyse de, eski Genel Yayın Yönetmeni ...'ın müvekkili şirketin sahip olduğu mali hakları sınırlayıcı nitelikte bir taahhütte bulunma yetkisinin olmadığını, ayrıca manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, deneme sınavlarında yalnızca davacıya ait soruların bulunmadığını, dolayısıyla maddi tazminat tutarının abartılı olduğunu, müvekkilinin, davacının her türlü mali haklarını tam ve eksiz ödeyerek soruları kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının aralarında davacının da bulunduğu diğer eser sahiplerini, bir plan dahilinde bir araya getirdiği, dolayısıyla taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sipariş üzerine yayım sözleşmesi olduğu, davalının, aralarında davacının da bulunduğu yazarları bir araya getirdiği aşamada ödemede bulunduğu, davalı yayıncının kanundan dolayı çoğaltma ve yayma haklarına sahip olduğu ve soruların yer aldığı kitapların sonraki baskıları için ayrıca izin alma ve telif ücreti ödeme zorunluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla bu kullanımların eser sahiplerinin mali haklarının ihlali niteliğinde olmadığı, ihtilafın sonradan yapılan basıların ücret gerektirip gerektirmeyeceğine ilişkin olduğu, davacı adına 04.04.2011 tarihli belgeyi imzalayan ...'ın o tarihte yayınevinin editörü olduğunun davalı tarafından kabul edildiği ve tanık olarak gösterildiği, tanığın beyanına itibar edilip imzaladığı belgeye itibar edilmemesinin hukuk güvenliği ile çelişeceği, yani davalı tarafın sözleşmenin sipariş usulu yayın sözleşmesi oduğunu ispat edemediği, bu halde davacının soruların davalı tarafından basılmasının davacının telif hakkının ihlali olduğu, davalı yayıncının eseri umuma arz konusunda davacının iznine ihtiyacı olduğu, taraflar arasındaki ilk sözleşme uyarınca basılan kitapta davacının adının yanı sıra diğer yazarların da adına yer verilmesine karşın, davaya konu edilen sonraki baskılarda davacıya ait eser vasfındaki soruların davalı yayınevi tarafından çıkarılan diğer kitaplara davacının ismi belirtilmeksizin aktarılıp kamuya sunulmasının, davacının adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının aralarındaki sözlü sözleşmeye göre belirlenen adetin çok üstünde basım yapmasının sözleşmeye aykırılık niteliğinde olduğu ve bu vakaya dayalı istemlerin 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, bu nedenle ıslah ile artırılan talebe yönelik zamanaşımı def'inin reddedileceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı yayınevi aleyhine açılan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlalinin engellenmesine yönelik davanın kabulü ile;
davalının davacının hazırladığı soruların izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması suretiyle yaptığı tecavüzün engellenmesine, tecavüzün engellenmesi kararının Türkiye genelinde yayamı yapan bir gazetede ilan edilmesine, ilan ücretinin davalıdan tahsiline, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017'den, 328.647,96 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile yapılan yayının miktarı dikkate alınarak takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kısmen reddi ile fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin çelişkiler barındırdığını, davacının, 05.06.2018 tarihli duruşmada alınan isticvabında, açık bir şekilde müvekkili şirket ile anlaştıklarını, bu anlaşma çerçevesinde 50 adet deneme kitapçığını hazırlayıp müvekkili şirkete verdiğini, bu deneme kitaplarını tek başına hazırlamadığını, Ö. C. ve A. İ. A ile birlikte hazırladıklarını beyan ettiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sipariş üzerine yayım sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu durumun alınan raporlarla da sabit olduğunu, müvekkili şirketi temsil ve adına taahhütte bulunabilecek kişiler arasında bir dönem editör olarak çalışan ... bulunmadığı gibi mevzuatlarında da sermaye şirketlerinde editör olarak görev yapan kişinin şirket adına taahhütte bulunabileceğine dair bir hüküm olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin sipariş üzerine yayım sözleşmesinin unsurlarını hatalı yorumladığını, davacının davasını ıslah ederek işbu davasını 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 70 inci maddesine dayalı olarak haksız fiile dayalı tazminat talebinde bulunmuş olduğundan;
davacının davası zamanaşımına uğradığı halde mahkemenin kabul kararı vermesinin hatalı olduğunu, aynı Kanun'un 52 nci maddesinde belirtilen şartları ihtiva etmeyen bir taahhüt olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince 04/04/2011 tarihli taahhütname açısından genel yayın yönetmeninin temsil yetkisi olmadığını ileri sürmüşse de, bandrol işlemlerinin adı geçen genel yayın yönetmeni tarafından yapıldığı, işin mahiyeti gereğince davalıya izafeten telif vb. sözleşme imzalama yetkisinin olduğunun kabulü gerektiği, 5846 sayılı Kanun'un 10 ve 18 nci maddeleri gereğince, aksi anlaşılmadığı sürece meydana getirilen eserler üzerindeki mali haklar, soru hazırlayan öğretmenleri bir araya getiren yayınevi üzerinde olup somut olayda davalının sonraki baskılarda muvafakat almasına gerek bulunmadığı, davalı yayımcının, meydana getirilecek esere ait bir plana göre eser sahiplerini bir araya getirerek soru bankası ve deneme kitabı oluşturduğu, Davacı ...'nün de coğrafya soruları hazırlayarak davalı yayıncı firmaya verdiği, ilk baskısının yapıldığı, aynı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince mali hakların yazılı bir devir sözleşmesi ile devredileceği ve devir sözleşmesinde devir konusu haklar açıkça tereddüte mahal vermeyecek biçimde düzenleneceği, davaya dayanak teşkil eden Taahhütname başlıklı 04/04/2011 tarihli belgede "Yargı Yayınevi'nce yayımlanan 2011 yılı KPSS Coğrafya 50 Fasikül deneme sınavı kitabında yer alan 40 adet deneme sınavının soruları ..., ...,...,'a ait olup: 2012 ve daha sonraki yıllara ilişkin hiçbir yayında kullanılmayacaktır." biçiminde düzenleme mevcutsa da mali hakların devrinin geçerli ve usulüne uygun olarak yapılmadığı, bu durumda genel yayın yönetmeni tarafından mali hakların davacıya yeniden devredildiğine ilişkin açık ve tereddütsüz bir protokol söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
04. 04.2011 tarihli taahhütnamenin izinsiz baskı yapılamayacağı şartını içeren bir sözleşme olduğunu, davalının işbu sözleşme ile mali 2012 yılı sonrası mali haklarından feragat ettiğini, bu sözleşmenin açıkça çoğaltma ve yayma hakkını koruduğunu, bölge adliye mahkemesinin kanun hükmünü dar yorumladığını, davalı tarafın sözleşmenin şekline dair bir itirazı bulunmadığını, davalı taraf lehine üç ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, telif hakkına yapılan tecavüzün önlenmesi, maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5846 sayılı Kanun'un 2, 10,18 ve 52 nci maddeleri.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 501 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.5846 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi "Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir.
Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir.
Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez. (Ek: 21/2/2001 - 4630/6 md.) Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır."
Davacı asilin 05.06.2018 tarihli isticvabında dava konusu sınav sorularının yer aldığı deneme kitapçıkları tek başına hazırlamadığını, davacının yanında iki arkadaşının da kitapçıklara katkıda bulunduğunu beyan etmiş, dava dilekçesinde mali ve manevi hak iddia ettiği soruları bildirmiş, delil olarak sunduğu taahhütnamede ise dava konusu edilen soruların yayınlandığı kitapçık içeriğinin davacının da içlerinde yer aldığı üç kişiye ait olduğu hususu açıkça belirtilmiştir. Bu durumda davacının üzerinde hak iddia ettiği soruların anılan eserden ayrıştırılabilmesi için ayrıca değerlendirme yapılması gerekmekte olup; dosya Dairemize gönderildiği esnada dava konusu kitapçıkların dosya ekine eklenmediğinden;
mahkemece yapılması gereken iş davacının yayın konusunda izni bulunan eserler üzerinde, yine kendisinin hak iddia ettiği soruların aidiyeti bakımından ayrıca bir belirleme olup olmadığı değerlendirilerek soruların aidiyeti bakımından belirleme yapılabiliyorsa yani davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği sorulara ilişkin tek tek aidiyet belirtilmiş ise davacının mali haklarına dayalı tazminat davasını açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle işin esasına girilmesi; yayınlar üzerinde böyle bir belirleme yapılamıyorsa da yukarıda zikredilen maddenin tatbiki gerekmektedir. İkinci ihtimalin varlığı halinde davacının birlikte eser meydana getirdiği diğer kişilerden işbu davaya muvafakat ettiklerine ilişkin açık beyanları alınarak davaya devam edilmesi gerekirken davacının tek başına eser sahipliği ön kabulü ile işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.
2. Kabule göre; davacının delil olarak dayandığı taahhütnamenin geçerli bir mali hak devri sözleşmesi olmadığı tespiti yerinde olmakla birlikte davacının basım ve yayımına izni bulunan ciltlerin taraflar arasındaki anlaşmadan daha fazla basılarak mali haklarının ihlal edildiği hususunu ispatlaması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece davalının belirlenen miktarın üzerinde baskı yapıp yapmadığı alınan bandrol sayısı ve davacı delilleri ile birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Bir diğer taraftan davacının izni hilafında, tarafların yazılı olmayan anlaşma süreleri dışında (yaklaşık 2012 yılı sonrasında yapılan basımlar) veye anlaşma kapsamında olmayan ciltler bünyesinde davalının soruları bastırdığı iddialarına ilişkin değerlendirmede de davalının dava konusu soruları davacı izni hilafında kullanıp kullanmadığı denetlenerek karar verilmelidir.
3. Davacının aynı Kanun'un 15 inci maddesinde yer alan adın belirtilmesi manevi hakkı kapsamında ihlal iddiasında bulunduğu ancak mahkemece buna ilişkin değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu Durumda manevi hak ihlaline ilişkin olumlu ya da olumsuz değerlendirme yapılması gerekirken anılan hususa hiç değinilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058656600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz