Eserden Kaynaklanan Hakları Tecavüzün Refi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6260 E. 2023/5738 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ hakkaniyet↗ kesinlik sınırı↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kâr dağıtımı↗ iş mahkemesi görev alanı↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2017 tarih, 2013/241 E. ve 2017/462 K. sayılı kararıyla; davaya konu "Çıkmış YDUS Genel Cerrahi" sorularının, hazırlayan kişilerin hususiyetini yansıtan, yazı ile ifade edilen fikir ürünü olduğu, dolayısıyla ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının hakkaniyete uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2019 tarih, 2018/376 E. ve 2019/829 K. sayılı kararıyla; uyuşmazlık, özü itibariyle haksız fiilden kaynaklandığından yalnızca davalının kullandığı ispatlanan sorulara ilişkin olarak davacı ile sözleşme yapması halinde isteyebileceği bedelin tespitinin gerektiği, bu nedenlerle, taraflar arasındaki 24.12.2013 tarihli sözleşmenin somut olay yönünden emsal teşkil etmeyeceği, davacının YDUS soruları üzerindeki mali haklarını bir bütün olarak devrettiği, branşa göre mali hak devri yapmadığı, davalı yayınlarının sadece mali hakları davacıya ait olan sorulardan oluşmayıp, ayrıca bu soruların çözümlerini ve açıklamalarını içerdiği gibi hususlar bir bütün olarak gözetildiğinde, zararın miktarının tam olarak tespitinin mümkün olamayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.06.2021 tarih, 2019/5119 E., ve 2021/5304 K. sayılı kararıyla; " taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davacının mali hak sahibi olduğu YDUS Genel Cerrahi geçmiş yıllara ait soruların, aralarında herhangi bir sözleşme olmaksızın davalı tarafça haksız olarak kullanıldığı ve davacının yasal haklarının ihlal edildiği, taraflar arasında bu davanın açılmasından sonra 24.12.2013 tarihinde 1987'den itibaren tüm TUS ve YDUS sorularını kapsar şekilde 5 yıl süreli ve sınırsız kullanım hakkı veren mali hak devir sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile 1987-2012 yıllarını kapsayan tüm soruların 5 yıl süre ile sınırsız kullanımı için 199.750,00 TL bedel kararlaştırıldığı, dava açıldıktan sonra bile olsa tarafların iradeleri böyle tecelli ettiğine ve başkada emsal lisans sözleşmesi bulunmadığına göre, anılan sözleşme emsal alınıp, tüm soruların 5 yıl kullanımı için kararlaştırılan lisans bedeli tecavüzün vuku bulunduğu tarihlere uyarlanıp 5’er yıllık periyodik dönemlerin başlangıçlarına göre bedel belirlenip, böylece belirlenecek bu bedel tüm sorulara ilişkin olacağından, somut olayda dava konusu alana ve kapsamdaki, yani tüm (Genel Cerrahi) yayınlanan soru sayısına oranlanarak dava kapsamında telif bedelinin bulunması, sonra da 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemece verilen hüküm ile artık hak sahibi ile ihlalde bulunan kişi arasında farazi bir sözleşme kurulduğu kabul edildiğinden, davacının ref talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin de doğru bulunmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile telif tazminatının bozma ilamında belirtildiği şekilde hesaplanması için bilirkişi raporu aldırıldığı, 20.03.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, Dairemizce uyulan bozma ilkesinde belirtildiği şekilde, taraflar arasındaki 24.12.2013 tarihinde imzalanan sözleşmede tüm sorular için belirlenen bedel olan 199.750,00 TL, enflasyon oranları dikkate alınarak tecavüzün vuku bulduğu tarihlere uyarlanmış, bu bedel tüm sorulara ilişkin olduğundan, dava konusu kitaplarda yer alan soru sayıları tüm YDUS Genel Cerrahi sorularına oranlanmış ve buna göre bedel tespit edilmiş olduğundan bu şekilde hesaplama yapılan ek bilirkişi raporuna itibar edildiği, söz konusu raporda, her ne kadar ihlalin gerçekleştiği tarih ile dava tarihi arasındaki süre dikkate alınarak alternatif bir hesaplama da yapılmış ise de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca telif tazminatına hükmedildiğinde, taraflar arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulduğundan ve söz konusu ihlale yol açan kitapların toplatılması artık mümkün olmayacağından, bilirkişi raporundaki alternatif bu hesaplamaya itibar edilmesinin mümkün görülmediği, öte yandan, anılan Yasa hükmü kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemece verilen hüküm ile artık hak sahibi ile ihlalde bulunan kişi arasında farazi bir sözleşme kurulduğu kabul edildiğinden, davacının ref talebinin de reddine karar vermek gerektiği, Dairelerinin önceki kararı bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden, bu yönlerden önceki kararla aynı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca üç kat toplam 3.150,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tecavüzün refi, meni ve maddi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayda talep edilen telif tazminatının belirlenmesi için nitelikli hesaplamalar yapılması gerektiğini oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden heyet üyelerinden hiç birisinin nitelikli hesap uzmanı olmadığını, söz konusu raporda, soru sayısı oranlanarak ve enflasyon hesaplayıcısı kullanılarak telif tazminat hesabı yapılmış ise de müvekkili Kurum'un söz konusu soruları hazırlamakla görevlendirdiği kişilere branşlara göre değil her bir sınav dönemini gözeterek ödeme yaptığını, nitekim bu soruların mali hakları hususunda üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerde de her bir branş için değil sınav dönemleri bakımından bedel belirleme yoluna gittiğini, esasen 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde de sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin üç katına hükmedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, yapılan hesaplamada, rayiç bedelin üç kat fazlasının göz önüne alınmadığını, maddi tazminat talebinin reddinin doğru olmadığını zira müvekkili Kurum'un bu soruların hazırlanmasında görev alan kişilere ciddi miktarlarda ödeme yaptığını, davalının bu emekten haksız olarak yararlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eserden kaynaklanan hakları tecavüzün refi, meni ve telif ve maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun2un 66 ıncı, 68 inci, 69 uncu ve 70 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5119 E. 2021/5304 K.
Ortak:hakkaniyet · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… i maddesi kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemec …
Benzer bu kararda… FSEK l/B ve 2.maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle, FSEK 10/«son» maddesi uyarınca sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı TBK’nun 50/2 maddesi gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış YDUS Genel Cerrahi Soruları Seriye Dahil Üç Adet Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 3 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, davacının 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince talep ettiği telif tazminatının kısmen kabulü ile toplam 15.501,00 TL telif tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi gereğince talep etmiş olduğu «maddi tazminatına» ilişkin dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden miktar hesabı yapılamadığından, 6098 sayılı Yasa'nın 50/2. maddesi gereğince hakkaniyete uygun olarak dosya …
… miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan TBK'nın 50. (818 sayılı BK'nın 42. maddesi) maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, TBK'nın 50. maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, FSEK'in 68. maddesi uyarınca bu miktarın üç katının 15.000 TL edeceği, davacı ayrıca FSEK'in 70/2. maddesi uyarınca tazminat talebinde de bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının FSEK'in 70/2. maddesine dayalı talebinin reddi gerektiği kanaatiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü İle, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç kat toplam 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, davacının FSEK'in 69. maddesi uyarınca tecavüzün men'i ve 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… FSEK l/B ve 2.maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle, FSEK 10/«son» maddesi uyarınca sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı TBK’nun 50/2 maddesi gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış YDUS Genel Cerrahi Soruları Seriye Dahil Üç Adet Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 3 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, davacının 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince talep ettiği telif tazminatının kısmen kabulü ile toplam 15.501,00 TL telif tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi gereğince talep etmiş olduğu «maddi tazminatına» ilişkin dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden miktar hesabı yapılamadığından, 6098 sayılı Yasa'nın 50/2. maddesi gereğince hakkaniyete uygun olarak dosya …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, dava açıldıktan sonra taraflar arasında yapılan lisan sözleşmesi emsal alınarak davalının kitabının «son» basım tarihi ile dava tarihi arasındaki süre için tazminat hesabının yapıldığı 09.03.2015 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6449 E. 2024/569 K.
Ortak:hakkaniyet · kazanılmış hak · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · yasal faiz · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… u raporda, soru sayısı oranlanarak ve enflasyon hesaplayıcısı kullanılarak telif tazminat hesabı yapılmış ise de müvekkili Kurum'un söz konusu soruları hazırlamakla «görevlendirdiği» kişilere branşlara göre değil her bir sınav dönemini gözeterek ödeme yaptığını, nitekim bu soruların mali hakları hususunda üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerde de her bir branş için değil sınav dönemleri bakımından bedel belirleme yoluna gittiğini, esasen 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde de sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin üç katına hükmedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, yapılan hesaplamada, «rayiç bedelin» üç kat fazlasının göz önüne alınmadığını, «maddi tazminat» talebinin reddinin doğru olmadığını zira müvekkili Kurum'un bu soruların hazırlanmasında «görev alan» kişilere ciddi miktarlarda ödeme yaptığını, davalının bu emekten haksız olarak yararlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… i, ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, ... sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, uğranılan zarar miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış Tus Soruları Serisi-17 Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 17 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca 9.075,00 TL telif tazminatının ve aynı Kanun'un 70 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… u raporda, soru sayısı oranlanarak ve enflasyon hesaplayıcısı kullanılarak telif tazminat hesabı yapılmış ise de müvekkili Kurum'un söz konusu soruları hazırlamakla «görevlendirdiği» kişilere branşlara göre değil her bir sınav dönemini gözeterek ödeme yaptığını, nitekim bu soruların mali hakları hususunda üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerde de her bir branş için değil sınav dönemleri bakımından bedel belirleme yoluna gittiğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesinde de sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin üç katına hükmedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, telif bedellerinin ÖSYM yönetim kurulunca sınavın niteliği ve aday sayısına göre belirlendiğini, müvekkili Kurum'un bu soruların hazırlanmasında görev ... kişilere ciddi miktarlarda ödeme yaptığını, davalının bu emekten haksız olarak yararlandığını, «maddi tazminat» talebinin reddinin doğru olmadığını, müvekkilinin manevi haklarının ihlali nedeniyle de zarar gördüğünü, itibarının zedelendiğini, buna göre talep edilen maddi taz …
… birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrerlik · havale · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… desi kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerektiği ve davalı taraf lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» hatalı olduğuna işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
… söz konusu ihlale yol açan kitapların toplatılması artık mümkün olmayacağından, bilirkişi raporundaki alternatif bu hesaplamaya itibar edilmediği, alınan 30.11.2021 «havale» tarihli bilirkişi raporunda da bozma ilamında belirtildiği gibi 5'... yıllık periyodik dönemlerin başlangıcına göre bedel belirlenmeyip, her tecavüz yönünden ayrı ayrı uyarlama yapılması nedeniyle bu rapordaki hesaplamaya göre karar verilmesinin de mümkün görülmediği, söz konusu 68 ... madde kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemece verilen hüküm ile artık hak sahibi ile ihlalde bulunan kişi arasında farazi bir sözleşme kurulduğu kabul edildiğinden, davacının ref talebinin de reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 362.250,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının anılan tecavüzün refi, men'i ve 5846 sayılı Kanun'un 70 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… , davacı ile yapılan sözleşmede eserlerin herhangi bir sınırlama olmaksızın 5 yıl boyunca müvekkili tarafından kullanılabileceği hüküm altına alındığından Mahkemece «mükerrer» olarak tazminata hükmedildiğini, birbiri ile bağlantılı dosyaların birlikte değerlendirilip ortak sorular tespit edilerek bu sorular üzerinden tazminata hükmedilec …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5243 E. 2021/5305 K.
Ortak:hakkaniyet · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… i maddesi kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemec …
Benzer bu kararda… FSEK l/B ve 2.maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle, FSEK 10/«son» maddesi uyarınca sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı TBK’nun 50/2 maddesi gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış Tus Soruları Serisi-17 Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 17 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca 9.075,00 TL telif tazminatının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, FSEK'in 70/2 maddesi gereğince 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… ilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, davacının FSEK'in 69. maddesi uyarınca tecavüzün men'i ve 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, davalı lehine reddedilen tutar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davacının talebi hususunda yanılgıya düşülerek eksik vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
… FSEK l/B ve 2.maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle, FSEK 10/«son» maddesi uyarınca sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı TBK’nun 50/2 maddesi gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış Tus Soruları Serisi-17 Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 17 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca 9.075,00 TL telif tazminatının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, FSEK'in 70/2 maddesi gereğince 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada, dava açıldıktan sonra taraflar arasında yapılan lisans sözleşmesi emsal alınarak davalı tarafından yayınlanan 2013 Nisan TUS Soruları kitabının «son» basım tarihi ile dava tarihi arasında geçen altı aylık süre için tazminat hesabının yapıldığı 09.03.2015 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5090 E. 2021/5313 K.
Ortak:hakkaniyet · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · yasal faiz · eksik inceleme · dahili dava
İncelediğiniz kararda… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… i maddesi kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemec …
Benzer bu kararda… getirenin davacı olduğu, öte yandan TUS'un, farklı branşlara ait sorulardan oluşturulan soru kitapçığı üzerinden yapıldığı ve ayrılmaz bütün oluşturduğu, FSEK'in 10/«son» maddesinde yer alan "Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», eser sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer alan uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, FSEK'in 68. maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca FSEK'in 70/2. maddesine dayalı tazminat talep ettiği, FSEK'in 70/2 maddesinde düzenlenen tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı TBK’nın 50/2 maddesi uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı FSEK'ni 70/2 maddesi gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kıs …
… erine gelince, dava, davacının mali haklarına vaki tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile FSEK 68. madde uyarınca 3 kat telif tazminatı ile FSEK 70/2. maddesi uyarınca «maddi tazminat» istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada yukarıda özetlenen gerekçe ile, asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi gereğ …
… ya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, asıl dava yönünden davacının FSEK'in 69. maddesi uyarınca tecavüzün men’i ve 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç kat toplam 60.000,00 TL telif tazminatının dava …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… getirenin davacı olduğu, öte yandan TUS'un, farklı branşlara ait sorulardan oluşturulan soru kitapçığı üzerinden yapıldığı ve ayrılmaz bütün oluşturduğu, FSEK'in 10/«son» maddesinde yer alan "Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», eser sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer alan uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, FSEK'in 68. maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca FSEK'in 70/2. maddesine dayalı tazminat talep ettiği, FSEK'in 70/2 maddesinde düzenlenen tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı TBK’nın 50/2 maddesi uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı FSEK'ni 70/2 maddesi gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kıs …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu kitapların yalnızca belli branşlara ilişkin olduğu, dava konusu davalı eyleminin de esasen bir «haksız fiil» niteliği taşıdığı ve yalnızca davalının haksız fiil teşkil eden eylemine göre FSEK'in 68. maddesi uyarınca varsayımsal sözleşme bedelinin belirlenebileceği, yalnız …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6451 E. 2024/782 K.
Ortak:hakkaniyet · kazanılmış hak · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · yasal faiz · dahili dava
İncelediğiniz kararda… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… addesi uyarınca üç kat toplam 3.150,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tecavüzün refi, meni ve «maddi tazminat» taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e birlikte ... üzerindeki haklar ... sahiplerini bir araya getiren ... veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», ... sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer ... uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, 5846 sayılı Kanun 68 ... maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca aynı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrasına dayalı tazminat talep ettiği, bu tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kısmen k …
… 7/463 K. sayılı kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 60.000,00 TL telif «tazminatının dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref’ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, asıl dava yönünden davacının 5846 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesi uyarınca tecavüzün men’i ve aynı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 60.000,00 TL telif tazminatının d …
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 12.902,25 TL telif «tazminatının dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 19.381,08 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, asıl ve birleşen davalar yönünden davacının 5846 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi uyarınca tecavüzün ref'i, 69 uncu maddesi uyarınca tecavüzün men'i ve 70 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · mükerrerlik · tazminat davası · taraf ehliyeti · haksız fiil · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararaın usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının dav «açma ehliyeti» bulunmadığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, taraflar arasındaki diğer davalar uyarınca aynı sorular için «mükerrer» hesaplamalar yapıldığını, «vekalet ücretinin» hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… e birlikte ... üzerindeki haklar ... sahiplerini bir araya getiren ... veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», ... sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer ... uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, 5846 sayılı Kanun 68 ... maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca aynı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrasına dayalı tazminat talep ettiği, bu tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kısmen k …
… acı olduğu, öte yandan TUS'un, farklı branşlara ait sorulardan oluşturulan soru kitapçığı üzerinden yapıldığı ve ayrılmaz bütün oluşturduğu, 5846 sayılı Kanun'un 10/«son» maddesinde yer ...
… 019 tarihli ve 2018/486 E., 2019/827 K. sayılı kararıyla; dava konusu kitapların yalnızca belli branşlara ilişkin olduğu, dava konusu davalı eyleminin de esasen bir «haksız fiil» niteliği taşıdığı ve yalnızca davalının haksız fiil teşkil eden eylemine göre 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca varsayımsal sözleşme bedelinin belirlene …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1776 E. 2023/5557 K.
Ortak:rayiç bedel · hakkaniyet · maddi tazminat · yasal faiz · dahili dava
İncelediğiniz kararda… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… u raporda, soru sayısı oranlanarak ve enflasyon hesaplayıcısı kullanılarak telif tazminat hesabı yapılmış ise de müvekkili Kurum'un söz konusu soruları hazırlamakla «görevlendirdiği» kişilere branşlara göre değil her bir sınav dönemini gözeterek ödeme yaptığını, nitekim bu soruların mali hakları hususunda üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerde de her bir branş için değil sınav dönemleri bakımından bedel belirleme yoluna gittiğini, esasen 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde de sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin üç katına hükmedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, yapılan hesaplamada, «rayiç bedelin» üç kat fazlasının göz önüne alınmadığını, «maddi tazminat» talebinin reddinin doğru olmadığını zira müvekkili Kurum'un bu soruların hazırlanmasında «görev alan» kişilere ciddi miktarlarda ödeme yaptığını, davalının bu emekten haksız olarak yararlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
… mış olunan kitaplarla ilgili olarak davacı tarafın 2016 yılına kadar hiçbir talebinin olmadığını, davacı taraf uzunca bir süre ses çıkarmayarak söz konusu yayınlara «muvafakat» etmiş sayılmasının gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken davacı tarafça sunulan Telif Ücret Tarifesinin dikkate alındığını, emsal ve «rayiç bedeller» üzerinden hareket edilmeyip fahiş rakamlara ulaşıldığını, bu nedenle yapılan tazminat hesabını da kabul etmediklerini, «zamanaşımı» hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkil şirkete ait kitapların içerik itibariyle aynı olduğu sadece yeni baskılarda kapaklarındaki yıl ibaresinin değişt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uzamış ceza zamanaşımı · ceza zamanaşımı · mükerrerlik · maddi hata · muvafakat · kaldırma ve yeniden hüküm · haksız fiil · yargılama gideri
Benzer bu kararda… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
… n soruların maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde olduğunu, sorulardan izinsiz faydalanmak gibi bir amacın bulunmadığını, bilirkişilerce soruların «mükerrer» sayıldığını ve tazminatın yanlış hesaplandığını, davacının sunduğu ücret tarifesi üzerinden yapılan tazminat miktarına itiraz edildiğini, davacı taraf uzun süre sessiz kalıp dava açmadığından yayınlara «muvafakat» etmiş sayılacağını, davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
… mış olunan kitaplarla ilgili olarak davacı tarafın 2016 yılına kadar hiçbir talebinin olmadığını, davacı taraf uzunca bir süre ses çıkarmayarak söz konusu yayınlara «muvafakat» etmiş sayılmasının gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken davacı tarafça sunulan Telif Ücret Tarifesinin dikkate alındığını, emsal ve «rayiç bedeller» üzerinden hareket edilmeyip fahiş rakamlara ulaşıldığını, bu nedenle yapılan tazminat hesabını da kabul etmediklerini, «zamanaşımı» hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkil şirkete ait kitapların içerik itibariyle aynı olduğu sadece yeni baskılarda kapaklarındaki yıl ibaresinin değişt …
-
Telif Haklarına Tecavüzün Tespiti, Men'i ve Maddi-Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5746 E. 2023/430 K.
Ortak:maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… addesi uyarınca üç kat toplam 3.150,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tecavüzün refi, meni ve «maddi tazminat» taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaFikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesine «şikayetten» vazgeçtiklerine dair dilekçe verildiği, bu dilekçeyle davacı tarafın sözleşme yapılmadan önce davalının sözleşme konusu yapılan sorularla ilgili yaptığı basımından dolayı sahip olduğu telif haklarını da devrettiği kanaatine ulaşıldığı, bu nedenle sözleşmede yer alan sorularla ilgili telif tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2013 yılı sonbahar akademik personel ve lisansüstü eğitim giriş sınavında (ALES) çıkan sorular nedeni ile davacıya ait esere davalı tarafından yapılan tecavüzün men'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7.260,00 TL'nin 01.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… müvekkilinin talebine ilişkin yasal hükümleri yazarak sözleşmesi olmadan telif haklarına aykırı sınav sorularını kitap haline getirerek yayımlayan davalı şirketin, «maddi tazminat» ödemek zorunda olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kısmen ret kararının kaldırılmasını, davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · yetki
Benzer bu kararda… karıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme içeriğinde yer almayan 2013 yılı sonbahar ALES sınav soruları ile ilgili davalı yayınevinin, davacıdan izin ve «yetki» almadan 2014 yılında bu sınav sorularını bastığı, davacının 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiği, bu nedenle anılan Kanun'un 68 inci maddesin …
Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesine «şikayetten» vazgeçtiklerine dair dilekçe verildiği, bu dilekçeyle davacı tarafın sözleşme yapılmadan önce davalının sözleşme konusu yapılan sorularla ilgili yaptığı basımından dolayı sahip olduğu telif haklarını da devrettiği kanaatine ulaşıldığı, bu nedenle sözleşmede yer alan sorularla ilgili telif tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2013 yılı sonbahar akademik personel ve lisansüstü eğitim giriş sınavında (ALES) çıkan sorular nedeni ile davacıya ait esere davalı tarafından yapılan tecavüzün men'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7.260,00 TL'nin 01.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… ava konusu edilen 2012-2013 yılı KPSS, 2012-2013 yılı DGS, 2012 yılı ALES ve 2013 yılı ALES (ilkbahar) sınav sorularının kamuya arz edilmesi konusunda davalı tarafa «yetki» verildiği, taraflar arasında imzalanan 16.04.2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılan 80.300,00 TL'nin davalı tarafından davacı ÖSYM’ye ödendiği, davalı tarafça dav …
Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesine «şikayetten» vazgeçildiğine ilişkin dilekçe verilmesi hususu ile önceki sözleşmelerin 5 yıl, bu sözleşmenin 5 yıldan az süreyi kapsar şekilde düzenlenmesinin, dava konusu yayım …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6260 E. , 2023/5738 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen eserden kaynaklanan hakları tecavüzün refi, meni ve telif ve maddi tazminatın tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 3.150,00 TL telif tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup davalı vekilince, kabule konu tutar bakımından temyize başvurulmuş ise de kabul edilen ve temyize konu edilen toplam miktar 3.150,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 6114 sayılı Kanun uyarınca Yüksek Öğretim Kurulu kararlarına veya ilgili mevzuat hükümlerine dayanarak, Kanun'da belirtilen alanlarda adayların puan sıralamasına göre tespiti veya yerleştirilmesi ile yükseköğretim kurumlarında atama veya yükselmelerde esas alınan sınavlar olmak üzere, ulusal ve uluslararası her türlü bilim, yetenek veya yabancı dil sınavları ile gerektiğinde yerleştirme işlemlerini yapmak hususunda yetkilendirildiğini, müvekkilin yayıncı şirketler ile yapılan sözleşmeler kapsamında sınav sorularının basımı, dağıtımı ve satışını kapsayan çoğaltma ve yayma haklarını, sözleşme süresiyle sınırlı olmak kaydıyla yayıncılara devrettiğini, davalı şirketin "Yan Dal Uzmanlık Sınav Sorularını" telif haklarına aykırı olarak, sözleşme olmaksızın kitap haline getirip satış yapmak suretiyle haksız kazanç elde ettiğini, dava konusu kitap serisinin "Çıkmış YDUS Soruları" (2012 dahil) isimli ve içinde 2007- 2012 yılları dahil "Yan Dal Uzmanlık Sınav Sorularının" yer aldığı 3 adet seri kitaptan oluştuğunu ileri sürerek, tecavüzün ref'ine ve men'ine, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi uyarınca 14.500,00 TL' nin 3 katı olan 43.500,00 TL telif tazminatının ve aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince belirsiz olan maddi tazminat alacağının şimdilik 50.000,00 TL asgari tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sınav sorularını ticari amaçla değil, bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi için çoğaltıp yayınladığını, bu soruların bedelinin zaten sınava girenlerden alınan sınav ücreti ile temin edildiğini, ayrıca bu soruların hiçbir ücret alınmaksızın internet sitesinden de yayınlanarak aleniyet kazandığını, davaya konu eserler incelendiğinde, davacı Kurum'un eser olarak adlandırılabilecek olan soru kitapçıklarından farklı bir şekilde düzenleme yapıldığının görüleceğini, buna göre eserlerde kaynak gösterilmek suretiyle sorulara yer verildiğini, ancak bundan sonra da bu sorulara ilişkin uzun açıklamaların yer aldığını ve bu açıklamaların da davacı ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkil şirketin dava açıldıktan sonra davaya konu eserlerin mali haklarını da devraldığını ve davacıya 199.750,00 TL ödediğini, dolayısıyla davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2017 tarih, 2013/241 E. ve 2017/462 K. sayılı kararıyla; davaya konu "Çıkmış YDUS Genel Cerrahi" sorularının, hazırlayan kişilerin hususiyetini yansıtan, yazı ile ifade edilen fikir ürünü olduğu, dolayısıyla ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının hakkaniyete uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.09.2019 tarih, 2018/376 E. ve 2019/829 K. sayılı kararıyla; uyuşmazlık, özü itibariyle haksız fiilden kaynaklandığından yalnızca davalının kullandığı ispatlanan sorulara ilişkin olarak davacı ile sözleşme yapması halinde isteyebileceği bedelin tespitinin gerektiği, bu nedenlerle, taraflar arasındaki 24.12.2013 tarihli sözleşmenin somut olay yönünden emsal teşkil etmeyeceği, davacının YDUS soruları üzerindeki mali haklarını bir bütün olarak devrettiği, branşa göre mali hak devri yapmadığı, davalı yayınlarının sadece mali hakları davacıya ait olan sorulardan oluşmayıp, ayrıca bu soruların çözümlerini ve açıklamalarını içerdiği gibi hususlar bir bütün olarak gözetildiğinde, zararın miktarının tam olarak tespitinin mümkün olamayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.06.2021 tarih, 2019/5119 E., ve 2021/5304 K. sayılı kararıyla; " taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak davacının mali hak sahibi olduğu YDUS Genel Cerrahi geçmiş yıllara ait soruların, aralarında herhangi bir sözleşme olmaksızın davalı tarafça haksız olarak kullanıldığı ve davacının yasal haklarının ihlal edildiği, taraflar arasında bu davanın açılmasından sonra 24.12.2013 tarihinde 1987'den itibaren tüm TUS ve YDUS sorularını kapsar şekilde 5 yıl süreli ve sınırsız kullanım hakkı veren mali hak devir sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile 1987-2012 yıllarını kapsayan tüm soruların 5 yıl süre ile sınırsız kullanımı için 199.750,00 TL bedel kararlaştırıldığı, dava açıldıktan sonra bile olsa tarafların iradeleri böyle tecelli ettiğine ve başkada emsal lisans sözleşmesi bulunmadığına göre, anılan sözleşme emsal alınıp, tüm soruların 5 yıl kullanımı için kararlaştırılan lisans bedeli tecavüzün vuku bulunduğu tarihlere uyarlanıp 5’er yıllık periyodik dönemlerin başlangıçlarına göre bedel belirlenip, böylece belirlenecek bu bedel tüm sorulara ilişkin olacağından, somut olayda dava konusu alana ve kapsamdaki, yani tüm (Genel Cerrahi) yayınlanan soru sayısına oranlanarak dava kapsamında telif bedelinin bulunması, sonra da 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemece verilen hüküm ile artık hak sahibi ile ihlalde bulunan kişi arasında farazi bir sözleşme kurulduğu kabul edildiğinden, davacının ref talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin de doğru bulunmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile telif tazminatının bozma ilamında belirtildiği şekilde hesaplanması için bilirkişi raporu aldırıldığı, 20.03.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda, Dairemizce uyulan bozma ilkesinde belirtildiği şekilde, taraflar arasındaki 24.12.2013 tarihinde imzalanan sözleşmede tüm sorular için belirlenen bedel olan 199.750,00 TL, enflasyon oranları dikkate alınarak tecavüzün vuku bulduğu tarihlere uyarlanmış, bu bedel tüm sorulara ilişkin olduğundan, dava konusu kitaplarda yer alan soru sayıları tüm YDUS Genel Cerrahi sorularına oranlanmış ve buna göre bedel tespit edilmiş olduğundan bu şekilde hesaplama yapılan ek bilirkişi raporuna itibar edildiği, söz konusu raporda, her ne kadar ihlalin gerçekleştiği tarih ile dava tarihi arasındaki süre dikkate alınarak alternatif bir hesaplama da yapılmış ise de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca telif tazminatına hükmedildiğinde, taraflar arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulduğundan ve söz konusu ihlale yol açan kitapların toplatılması artık mümkün olmayacağından, bilirkişi raporundaki alternatif bu hesaplamaya itibar edilmesinin mümkün görülmediği, öte yandan, anılan Yasa hükmü kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemece verilen hüküm ile artık hak sahibi ile ihlalde bulunan kişi arasında farazi bir sözleşme kurulduğu kabul edildiğinden, davacının ref talebinin de reddine karar vermek gerektiği, Dairelerinin önceki kararı bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden, bu yönlerden önceki kararla aynı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca üç kat toplam 3.150,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tecavüzün refi, meni ve maddi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayda talep edilen telif tazminatının belirlenmesi için nitelikli hesaplamalar yapılması gerektiğini oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden heyet üyelerinden hiç birisinin nitelikli hesap uzmanı olmadığını, söz konusu raporda, soru sayısı oranlanarak ve enflasyon hesaplayıcısı kullanılarak telif tazminat hesabı yapılmış ise de müvekkili Kurum'un söz konusu soruları hazırlamakla görevlendirdiği kişilere branşlara göre değil her bir sınav dönemini gözeterek ödeme yaptığını, nitekim bu soruların mali hakları hususunda üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerde de her bir branş için değil sınav dönemleri bakımından bedel belirleme yoluna gittiğini, esasen 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde de sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin üç katına hükmedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, yapılan hesaplamada, rayiç bedelin üç kat fazlasının göz önüne alınmadığını, maddi tazminat talebinin reddinin doğru olmadığını zira müvekkili Kurum'un bu soruların hazırlanmasında görev alan kişilere ciddi miktarlarda ödeme yaptığını, davalının bu emekten haksız olarak yararlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eserden kaynaklanan hakları tecavüzün refi, meni ve telif ve maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun2un 66 ıncı, 68 inci, 69 uncu ve 70 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin MİKTARDAN REDDİNE,
2. Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964530600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz