Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1776 E. 2023/5557 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uzamış ceza zamanaşımı↗ rayiç bedel↗ ceza zamanaşımı↗ mükerrerlik↗ maddi hata↗ hakkaniyet↗ muvafakat↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ haksız fiil↗ yargılama gideri↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu tüm sınav soru kitapçıklarının ayrı ayrı 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında bir ilim ve edebiyat eseri olduğu, eser ve hak sahibinin de davacı olduğu, davacı tarafa ait 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yılında KPSS sınavında sorulan sınav sorularının, davalıya ait 2012, 2013, 2014 yıllarına ilişkin eserlerde izinsiz kullanılarak davacının 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesindeki çoğaltma ve 23 üncü maddesindeki yayma haklarının ihlal edildiği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 kat olarak 199.610,52 TL tazminat talebinde bulunabileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 kat tazminat talep etmesi sonucu yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda farazi sözleşme ilişkisi kurulmuş olduğundan aynı Kanun'un 70 inci maddesi gereği tazminat talebinde bulunmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 199.610,52 TL telif tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren yasal faiz talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya dahil edilen soru sayılarında maddi hatalar yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafa süre verilerek tazminat talebini 5846 sayılı Kanun'un 68 mi yoksa 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına mı dayandırdığının açıklattırılması gerektiğini, sözü edilen kitapların konu anlatımlı kitaplar olup davacının belirttiğinin aksine tümüyle ÖSYM sorularını barındırmadığını, üstelik ÖSYM’nin tüm sorularının kullanılmayıp sadece çıkmış soru tiplerini göstermek amacıyla konu aralarına seçilmiş sorular konulduğunu ve açıklamalı çözümleriyle birlikte verildiğini, piyasada satılan çıkmış sorular kitapçığı şeklinde bir kitap olmadığını, kitapların sayfa sayılarına göre çıkmış soruların oranının %8 civarında olduğunu, dolayısıyla Yargıtayın emsal nitelikteki kararları doğrultusunda “maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde bulunduğunu, 2002 yılından beri yayınlanmış olunan kitaplarla ilgili olarak davacı tarafın 2016 yılına kadar hiçbir talebinin olmadığını, davacı taraf uzunca bir süre ses çıkarmayarak söz konusu yayınlara muvafakat etmiş sayılmasının gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken davacı tarafça sunulan Telif Ücret Tarifesinin dikkate alındığını, emsal ve rayiç bedeller üzerinden hareket edilmeyip fahiş rakamlara ulaşıldığını, bu nedenle yapılan tazminat hesabını da kabul etmediklerini, zamanaşımı hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkil şirkete ait kitapların içerik itibariyle aynı olduğu sadece yeni baskılarda kapaklarındaki yıl ibaresinin değiştirildiğini, her yıl farklı bandrolle satışa sunulduğundan oran olarak çok daha fazla soru kullanıldığı izleniminin oluştuğunu, bu yönüyle de inceleme yapılmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesinin dava konusu tüm sınav soru kitapçıklarının ayrı ayrı 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında bir ilim ve edebiyat eseri olduğuna, davacının eser sahibi ve hak sahibi bulunduğuna, davacı tarafa ait 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yılında KPSS sınavında sorulan sınav sorularının, davalıya ait 2012, 2013, 2014 yıllarına ilişkin eserlerde izinsiz kullanılarak davacının 5846 sayılı Kanun'un 22. maddesindeki çoğaltma ve 23. maddesindeki yayma haklarının ihlal edildiğine ve davacının aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca maddi bir zarara uğradığının ispat edilemediğine ilişkin tespitlerinin doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da uzamış ceza zamanaşımı süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde haksız fiile dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının ispatlanamayan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına maddesine dayalı tazminat talebinin reddine, davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de 5846 sayılı Kanun'un 70 inci ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi gereğince müvekkilinin tazminat talep etme hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddedilen kısmı için temyiz incelemesi yapılarak kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu adına sınav yapan bir kurum olan ÖSYM’nin çıkmış sorularının konu anlatımı kitabında kullanılmasının olağan bir durum olduğunu,bu sorular eğitim sektöründe tüm taraflarca kullanıldığını, söz konusu soruların bedelleri sınava girenlerden zaten alınmış olduğundan çıkmış soruların zaten davacının internet sitesinde ücretsiz olarak yayınlandığını, sözü edilen kitapların konu anlatımlı kitaplar olması nedeniyle davacının belirttiği şekilde tümüyle ÖSYM sorularını barındırmadığını, kitapta yer alan soruların maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde olduğunu, sorulardan izinsiz faydalanmak gibi bir amacın bulunmadığını, bilirkişilerce soruların mükerrer sayıldığını ve tazminatın yanlış hesaplandığını, davacının sunduğu ücret tarifesi üzerinden yapılan tazminat miktarına itiraz edildiğini, davacı taraf uzun süre sessiz kalıp dava açmadığından yayınlara muvafakat etmiş sayılacağını, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında KPSS sınavında sorulduğu belirtilen sınav sorularının, davalı tarafa ait 26 ayrı eserde izinsiz kullanılıp kullanılmadığı, 5846 sayılı Kanun'un 68, 70 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı maddi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 sayılı Kanun'un 2, 22, 23, 68 ve 70 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6449 E. 2024/569 K.
Ortak:mükerrerlik · hakkaniyet · maddi tazminat · yasal faiz · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
… n soruların maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde olduğunu, sorulardan izinsiz faydalanmak gibi bir amacın bulunmadığını, bilirkişilerce soruların «mükerrer» sayıldığını ve tazminatın yanlış hesaplandığını, davacının sunduğu ücret tarifesi üzerinden yapılan tazminat miktarına itiraz edildiğini, davacı taraf uzun süre sessiz kalıp dava açmadığından yayınlara «muvafakat» etmiş sayılacağını, davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… i, ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, ... sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, uğranılan zarar miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış Tus Soruları Serisi-17 Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 17 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca 9.075,00 TL telif tazminatının ve aynı Kanun'un 70 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… desi kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerektiği ve davalı taraf lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» hatalı olduğuna işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · havale · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… i, ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, ... sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, uğranılan zarar miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış Tus Soruları Serisi-17 Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 17 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca 9.075,00 TL telif tazminatının ve aynı Kanun'un 70 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… söz konusu ihlale yol açan kitapların toplatılması artık mümkün olmayacağından, bilirkişi raporundaki alternatif bu hesaplamaya itibar edilmediği, alınan 30.11.2021 «havale» tarihli bilirkişi raporunda da bozma ilamında belirtildiği gibi 5'... yıllık periyodik dönemlerin başlangıcına göre bedel belirlenmeyip, her tecavüz yönünden ayrı ayrı uyarlama yapılması nedeniyle bu rapordaki hesaplamaya göre karar verilmesinin de mümkün görülmediği, söz konusu 68 ... madde kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemece verilen hüküm ile artık hak sahibi ile ihlalde bulunan kişi arasında farazi bir sözleşme kurulduğu kabul edildiğinden, davacının ref talebinin de reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 362.250,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının anılan tecavüzün refi, men'i ve 5846 sayılı Kanun'un 70 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… u raporda, soru sayısı oranlanarak ve enflasyon hesaplayıcısı kullanılarak telif tazminat hesabı yapılmış ise de müvekkili Kurum'un söz konusu soruları hazırlamakla «görevlendirdiği» kişilere branşlara göre değil her bir sınav dönemini gözeterek ödeme yaptığını, nitekim bu soruların mali hakları hususunda üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerde de her bir branş için değil sınav dönemleri bakımından bedel belirleme yoluna gittiğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesinde de sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin üç katına hükmedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, telif bedellerinin ÖSYM yönetim kurulunca sınavın niteliği ve aday sayısına göre belirlendiğini, müvekkili Kurum'un bu soruların hazırlanmasında görev ... kişilere ciddi miktarlarda ödeme yaptığını, davalının bu emekten haksız olarak yararlandığını, «maddi tazminat» talebinin reddinin doğru olmadığını, müvekkilinin manevi haklarının ihlali nedeniyle de zarar gördüğünü, itibarının zedelendiğini, buna göre talep edilen maddi taz …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6451 E. 2024/782 K.
Ortak:mükerrerlik · hakkaniyet · haksız fiil · ıslah · maddi tazminat · yasal faiz · dahili dava · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
… n soruların maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde olduğunu, sorulardan izinsiz faydalanmak gibi bir amacın bulunmadığını, bilirkişilerce soruların «mükerrer» sayıldığını ve tazminatın yanlış hesaplandığını, davacının sunduğu ücret tarifesi üzerinden yapılan tazminat miktarına itiraz edildiğini, davacı taraf uzun süre sessiz kalıp dava açmadığından yayınlara «muvafakat» etmiş sayılacağını, davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… e birlikte ... üzerindeki haklar ... sahiplerini bir araya getiren ... veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», ... sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer ... uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, 5846 sayılı Kanun 68 ... maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca aynı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrasına dayalı tazminat talep ettiği, bu tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kısmen k …
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararaın usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının dav «açma ehliyeti» bulunmadığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, taraflar arasındaki diğer davalar uyarınca aynı sorular için «mükerrer» hesaplamalar yapıldığını, «vekalet ücretinin» hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… 019 tarihli ve 2018/486 E., 2019/827 K. sayılı kararıyla; dava konusu kitapların yalnızca belli branşlara ilişkin olduğu, dava konusu davalı eyleminin de esasen bir «haksız fiil» niteliği taşıdığı ve yalnızca davalının haksız fiil teşkil eden eylemine göre 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca varsayımsal sözleşme bedelinin belirlene …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · tazminat davası · kazanılmış hak · taraf ehliyeti · yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… e birlikte ... üzerindeki haklar ... sahiplerini bir araya getiren ... veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», ... sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer ... uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, 5846 sayılı Kanun 68 ... maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca aynı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrasına dayalı tazminat talep ettiği, bu tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kısmen k …
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararaın usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının dav «açma ehliyeti» bulunmadığını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, taraflar arasındaki diğer davalar uyarınca aynı sorular için «mükerrer» hesaplamalar yapıldığını, «vekalet ücretinin» hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… acı olduğu, öte yandan TUS'un, farklı branşlara ait sorulardan oluşturulan soru kitapçığı üzerinden yapıldığı ve ayrılmaz bütün oluşturduğu, 5846 sayılı Kanun'un 10/«son» maddesinde yer ...
… 7/463 K. sayılı kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 60.000,00 TL telif «tazminatının dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref’ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, asıl dava yönünden davacının 5846 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesi uyarınca tecavüzün men’i ve aynı Kanun'un 70 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5846 sayılı Kanun'un 68 ... maddesi uyarınca üç kat toplam 60.000,00 TL telif tazminatının d …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5119 E. 2021/5304 K.
Ortak:hakkaniyet · maddi tazminat · yasal faiz · dahili dava · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında KPSS sınavında sorulduğu belirtilen sınav sorularının, davalı tarafa ait 26 ayrı eserde izinsiz kullanılıp kullanılmadığı, 5846 sayılı Kanun'un 68, 70 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı «maddi tazminat» taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… FSEK l/B ve 2.maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle, FSEK 10/«son» maddesi uyarınca sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı TBK’nun 50/2 maddesi gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış YDUS Genel Cerrahi Soruları Seriye Dahil Üç Adet Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 3 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, davacının 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince talep ettiği telif tazminatının kısmen kabulü ile toplam 15.501,00 TL telif tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi gereğince talep etmiş olduğu «maddi tazminatına» ilişkin dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden miktar hesabı yapılamadığından, 6098 sayılı Yasa'nın 50/2. maddesi gereğince hakkaniyete uygun olarak dosya …
… miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan TBK'nın 50. (818 sayılı BK'nın 42. maddesi) maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, TBK'nın 50. maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, FSEK'in 68. maddesi uyarınca bu miktarın üç katının 15.000 TL edeceği, davacı ayrıca FSEK'in 70/2. maddesi uyarınca tazminat talebinde de bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının FSEK'in 70/2. maddesine dayalı talebinin reddi gerektiği kanaatiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü İle, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç kat toplam 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, davacının FSEK'in 69. maddesi uyarınca tecavüzün men'i ve 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… FSEK l/B ve 2.maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle, FSEK 10/«son» maddesi uyarınca sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı TBK’nun 50/2 maddesi gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış YDUS Genel Cerrahi Soruları Seriye Dahil Üç Adet Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 3 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, davacının 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince talep ettiği telif tazminatının kısmen kabulü ile toplam 15.501,00 TL telif tazminatının, dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi gereğince talep etmiş olduğu «maddi tazminatına» ilişkin dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden miktar hesabı yapılamadığından, 6098 sayılı Yasa'nın 50/2. maddesi gereğince hakkaniyete uygun olarak dosya …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, dava açıldıktan sonra taraflar arasında yapılan lisan sözleşmesi emsal alınarak davalının kitabının «son» basım tarihi ile dava tarihi arasındaki süre için tazminat hesabının yapıldığı 09.03.2015 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
68. kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
5 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5090 E. 2021/5313 K.
Ortak:hakkaniyet · haksız fiil · maddi tazminat · yasal faiz · dahili dava
İncelediğiniz karardaDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında KPSS sınavında sorulduğu belirtilen sınav sorularının, davalı tarafa ait 26 ayrı eserde izinsiz kullanılıp kullanılmadığı, 5846 sayılı Kanun'un 68, 70 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı «maddi tazminat» taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… getirenin davacı olduğu, öte yandan TUS'un, farklı branşlara ait sorulardan oluşturulan soru kitapçığı üzerinden yapıldığı ve ayrılmaz bütün oluşturduğu, FSEK'in 10/«son» maddesinde yer alan "Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», eser sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer alan uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, FSEK'in 68. maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca FSEK'in 70/2. maddesine dayalı tazminat talep ettiği, FSEK'in 70/2 maddesinde düzenlenen tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı TBK’nın 50/2 maddesi uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı FSEK'ni 70/2 maddesi gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kıs …
… erine gelince, dava, davacının mali haklarına vaki tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile FSEK 68. madde uyarınca 3 kat telif tazminatı ile FSEK 70/2. maddesi uyarınca «maddi tazminat» istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada yukarıda özetlenen gerekçe ile, asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi gereğ …
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı uyarınca dava konusu kitapların yalnızca belli branşlara ilişkin olduğu, dava konusu davalı eyleminin de esasen bir «haksız fiil» niteliği taşıdığı ve yalnızca davalının haksız fiil teşkil eden eylemine göre FSEK'in 68. maddesi uyarınca varsayımsal sözleşme bedelinin belirlenebileceği, yalnız …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… getirenin davacı olduğu, öte yandan TUS'un, farklı branşlara ait sorulardan oluşturulan soru kitapçığı üzerinden yapıldığı ve ayrılmaz bütün oluşturduğu, FSEK'in 10/«son» maddesinde yer alan "Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır..." hükmü uyarınca, sorular üzerindeki hakları kullanma «yetkisinin», eser sahiplerini bir araya getiren davacıya ait bulunduğu, asıl ve birleşen davaya konu kitaplarda, davacının mali hak sahibi olduğu sorulara ve detaylı açıklamalarına yer verildiği, sınavda yer alan uzmanlık alanlarına bağlı kalınarak soruların ardından konu açıklamalarının bulunduğu, davalının, davacının hak sahibi olduğu soruları, yıllar itibariyle ve branşlara göre sınıflandırıp, konu bilgi ve açıklamaları ile işlediği ve sınava yardımcı kitap niteliğinde bir başka esere dönüştürdüğü, bu kitapları çoğalttığı ve satışa sunduğu, bu suretle davalının, hak sahiplerinin işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, FSEK'in 68. maddesi uyarınca talep edilebilecek telif tazminatının belirlendiği, davacının ayrıca FSEK'in 70/2. maddesine dayalı tazminat talep ettiği, FSEK'in 70/2 maddesinde düzenlenen tazminatın «haksız fiile» dayandığı, bu nedenle zararın miktarının davacı yanca kanıtlanmasının gerektiği, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceği, dosya kapsamında zararın miktarı tam olarak hesaplanamadığından 6098 sayılı TBK’nın 50/2 maddesi uyarınca takdir edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Tüm Tus Soruları (1987-2012 yılları «dahil»)" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 10 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 1.198.500,00 TL telif tazminatının 245.250,00 TL'sinin dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile, 953.250,00 TL'sinin 18.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5846 sayılı FSEK'ni 70/2 maddesi gereğince 50.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davada davanın kıs …
68 kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5243 E. 2021/5305 K.
Ortak:hakkaniyet · maddi tazminat · yasal faiz · vekalet ücreti · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında KPSS sınavında sorulduğu belirtilen sınav sorularının, davalı tarafa ait 26 ayrı eserde izinsiz kullanılıp kullanılmadığı, 5846 sayılı Kanun'un 68, 70 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı «maddi tazminat» taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… FSEK l/B ve 2.maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle, FSEK 10/«son» maddesi uyarınca sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı TBK’nun 50/2 maddesi gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış Tus Soruları Serisi-17 Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 17 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca 9.075,00 TL telif tazminatının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, FSEK'in 70/2 maddesi gereğince 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… ilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı talebinin reddine, davacının FSEK'in 69. maddesi uyarınca tecavüzün men'i ve 5846 sayılı FSEK'in 70/2 maddesi uyarınca «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… FSEK l/B ve 2.maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle, FSEK 10/«son» maddesi uyarınca sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı TBK’nun 50/2 maddesi gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu "Çıkmış Tus Soruları Serisi-17 Kitap" isimli tıpta uzmanlık sorularının yer aldığı 17 adet kitap yayımı ile davacının eserine davalı tarafından yapılan tecavüzün men'i ve ref'ine, FSEK'in 68. maddesi uyarınca 9.075,00 TL telif tazminatının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, FSEK'in 70/2 maddesi gereğince 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada, dava açıldıktan sonra taraflar arasında yapılan lisans sözleşmesi emsal alınarak davalı tarafından yayınlanan 2013 Nisan TUS Soruları kitabının «son» basım tarihi ile dava tarihi arasında geçen altı aylık süre için tazminat hesabının yapıldığı 09.03.2015 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
68 kapsamında FSEK tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda, davalı lehine reddedilen tutar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davacının talebi hususunda yanılgıya düşülerek eksik vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
-
Eserden Kaynaklanan Hakları Tecavüzün Refi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6260 E. 2023/5738 K.
Ortak:rayiç bedel · hakkaniyet · maddi tazminat · yasal faiz · dahili dava
İncelediğiniz karardaDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
… mış olunan kitaplarla ilgili olarak davacı tarafın 2016 yılına kadar hiçbir talebinin olmadığını, davacı taraf uzunca bir süre ses çıkarmayarak söz konusu yayınlara «muvafakat» etmiş sayılmasının gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken davacı tarafça sunulan Telif Ücret Tarifesinin dikkate alındığını, emsal ve «rayiç bedeller» üzerinden hareket edilmeyip fahiş rakamlara ulaşıldığını, bu nedenle yapılan tazminat hesabını da kabul etmediklerini, «zamanaşımı» hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkil şirkete ait kitapların içerik itibariyle aynı olduğu sadece yeni baskılarda kapaklarındaki yıl ibaresinin değişt …
Benzer bu kararda… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… ayacağı, zarar miktarının tam olarak tespit edilemediği hallerde, dava sırasında yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi uyarınca zararın miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesi gerektiği, buna göre, anılan Yasa hükmü uyarınca taraflar arasında sözleşme yapılsaydı davacının 5.000 TL isteyebileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca miktarın üç katı olan 15.000 TL'yi telif tazminatı olarak talep edilebileceği, davacı ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat talebinde bulunmuş ise de, zararın varlığı ispat edilemediğinden davacının anılan maddeye dayalı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 15.000,00 TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün bu şekilde ref'ine, fazlaya ilişkin telif tazminatı, tecavüzün men'i ve «maddi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
… u raporda, soru sayısı oranlanarak ve enflasyon hesaplayıcısı kullanılarak telif tazminat hesabı yapılmış ise de müvekkili Kurum'un söz konusu soruları hazırlamakla «görevlendirdiği» kişilere branşlara göre değil her bir sınav dönemini gözeterek ödeme yaptığını, nitekim bu soruların mali hakları hususunda üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerde de her bir branş için değil sınav dönemleri bakımından bedel belirleme yoluna gittiğini, esasen 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde de sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin üç katına hükmedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, yapılan hesaplamada, «rayiç bedelin» üç kat fazlasının göz önüne alınmadığını, «maddi tazminat» talebinin reddinin doğru olmadığını zira müvekkili Kurum'un bu soruların hazırlanmasında «görev alan» kişilere ciddi miktarlarda ödeme yaptığını, davalının bu emekten haksız olarak yararlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · iş mahkemesi görev alanı · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… u raporda, soru sayısı oranlanarak ve enflasyon hesaplayıcısı kullanılarak telif tazminat hesabı yapılmış ise de müvekkili Kurum'un söz konusu soruları hazırlamakla «görevlendirdiği» kişilere branşlara göre değil her bir sınav dönemini gözeterek ödeme yaptığını, nitekim bu soruların mali hakları hususunda üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmelerde de her bir branş için değil sınav dönemleri bakımından bedel belirleme yoluna gittiğini, esasen 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde de sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin üç katına hükmedilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, yapılan hesaplamada, «rayiç bedelin» üç kat fazlasının göz önüne alınmadığını, «maddi tazminat» talebinin reddinin doğru olmadığını zira müvekkili Kurum'un bu soruların hazırlanmasında «görev alan» kişilere ciddi miktarlarda ödeme yaptığını, davalının bu emekten haksız olarak yararlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… a ilim ve edebiyat eseri niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği, eser sahiplerini bir araya getiren kurum olması nedeniyle sorular üzerindeki mali hakları kullanma «yetkisinin» davacıya ait olduğu, davalının işleme, çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiği, davacı ile davalı arasında davaya konu eylemler gerçekleştikten sonra aynı konuya ilişkin sözleşme ilişkisinin kurulduğu, davalının aynı konulara ilişkin sözleşme ilişkisi kurulması gerektiğini bildiğinden, davacı tarafından yapılan uzmanlık sınavına ait soruların basın ve yayımına ilişkin hakları devralmak için 24.12.2013 tarihinde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu, davalının dava konusu bu eylemi gerçekleştirirken davalı ile arasında sözleşme ilişkisi olmadığını bildiği, taraflar arasında dava açıldıktan sonra sözleşme ilişkisi kurulmasının, dava tarihinden önce davalı tarafından yapılan eylemleri hukuka uygun hale getirmediği, eserlerin izinsiz basımı ve satışa sunulması ile de davacının maddi yararlardan yoksun kalmış olacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, olayların olağan akışını, davalının dosya kapsamında sabit olan eylemleri ve sözleşme bulunmamasına rağmen basım ve yayına devam etmesi, hukuka aykırı bu eylemlerinden sonra davalı ile sözleşme ilişkisi kurması gözönünde tutularak, zararın miktarının «hakkaniyete» uygun şekilde takdiren belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün men'i ve ref'ine, 15.501,00 TL telif ve 20.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… i maddesi kapsamında tazminatın belirlenmesi ve talebe göre dava tarihinden itibaren faiz işletilecek şekilde hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat talep edildiği durumlarda mahkemec …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Telif Haklarına Tecavüzün Tespiti, Men'i ve Maddi-Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5746 E. 2023/430 K.
Ortak:maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında KPSS sınavında sorulduğu belirtilen sınav sorularının, davalı tarafa ait 26 ayrı eserde izinsiz kullanılıp kullanılmadığı, 5846 sayılı Kanun'un 68, 70 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı «maddi tazminat» taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaFikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesine «şikayetten» vazgeçtiklerine dair dilekçe verildiği, bu dilekçeyle davacı tarafın sözleşme yapılmadan önce davalının sözleşme konusu yapılan sorularla ilgili yaptığı basımından dolayı sahip olduğu telif haklarını da devrettiği kanaatine ulaşıldığı, bu nedenle sözleşmede yer alan sorularla ilgili telif tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2013 yılı sonbahar akademik personel ve lisansüstü eğitim giriş sınavında (ALES) çıkan sorular nedeni ile davacıya ait esere davalı tarafından yapılan tecavüzün men'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7.260,00 TL'nin 01.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… müvekkilinin talebine ilişkin yasal hükümleri yazarak sözleşmesi olmadan telif haklarına aykırı sınav sorularını kitap haline getirerek yayımlayan davalı şirketin, «maddi tazminat» ödemek zorunda olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kısmen ret kararının kaldırılmasını, davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet · yetki
Benzer bu kararda… karıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme içeriğinde yer almayan 2013 yılı sonbahar ALES sınav soruları ile ilgili davalı yayınevinin, davacıdan izin ve «yetki» almadan 2014 yılında bu sınav sorularını bastığı, davacının 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiği, bu nedenle anılan Kanun'un 68 inci maddesin …
Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesine «şikayetten» vazgeçtiklerine dair dilekçe verildiği, bu dilekçeyle davacı tarafın sözleşme yapılmadan önce davalının sözleşme konusu yapılan sorularla ilgili yaptığı basımından dolayı sahip olduğu telif haklarını da devrettiği kanaatine ulaşıldığı, bu nedenle sözleşmede yer alan sorularla ilgili telif tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2013 yılı sonbahar akademik personel ve lisansüstü eğitim giriş sınavında (ALES) çıkan sorular nedeni ile davacıya ait esere davalı tarafından yapılan tecavüzün men'ine, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7.260,00 TL'nin 01.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… ava konusu edilen 2012-2013 yılı KPSS, 2012-2013 yılı DGS, 2012 yılı ALES ve 2013 yılı ALES (ilkbahar) sınav sorularının kamuya arz edilmesi konusunda davalı tarafa «yetki» verildiği, taraflar arasında imzalanan 16.04.2015 tarihli sözleşmede kararlaştırılan 80.300,00 TL'nin davalı tarafından davacı ÖSYM’ye ödendiği, davalı tarafça dav …
Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesine «şikayetten» vazgeçildiğine ilişkin dilekçe verilmesi hususu ile önceki sözleşmelerin 5 yıl, bu sözleşmenin 5 yıldan az süreyi kapsar şekilde düzenlenmesinin, dava konusu yayım …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/731 E. 2024/4511 K.
Ortak:muvafakat · kaldırma ve yeniden hüküm · haksız fiil · ıslah · maddi tazminat · yasal faiz · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz kararda… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
… mış olunan kitaplarla ilgili olarak davacı tarafın 2016 yılına kadar hiçbir talebinin olmadığını, davacı taraf uzunca bir süre ses çıkarmayarak söz konusu yayınlara «muvafakat» etmiş sayılmasının gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken davacı tarafça sunulan Telif Ücret Tarifesinin dikkate alındığını, emsal ve «rayiç bedeller» üzerinden hareket edilmeyip fahiş rakamlara ulaşıldığını, bu nedenle yapılan tazminat hesabını da kabul etmediklerini, «zamanaşımı» hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkil şirkete ait kitapların içerik itibariyle aynı olduğu sadece yeni baskılarda kapaklarındaki yıl ibaresinin değişt …
… n soruların maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde olduğunu, sorulardan izinsiz faydalanmak gibi bir amacın bulunmadığını, bilirkişilerce soruların «mükerrer» sayıldığını ve tazminatın yanlış hesaplandığını, davacının sunduğu ücret tarifesi üzerinden yapılan tazminat miktarına itiraz edildiğini, davacı taraf uzun süre sessiz kalıp dava açmadığından yayınlara «muvafakat» etmiş sayılacağını, davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… rılan diğer kitaplara davacının ismi belirtilmeksizin aktarılıp kamuya sunulmasının, davacının adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının aralarındaki «sözlü sözleşmeye» göre belirlenen adetin çok üstünde basım yapmasının «sözleşmeye aykırılık» niteliğinde olduğu ve bu vakaya dayalı istemlerin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, bu nedenle «ıslah» ile artırılan talebe yönelik «zamanaşımı def»'inin reddedileceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı yayınevi aleyhine açılan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlalinin engellenmesine yönelik davanın kabulü ile; davalının davacının hazırladığı soruların izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması suretiyle yaptığı tecavüzün engellenmesine, tecavüzün engellenmesi kararının Türkiye genelinde yayamı yapan bir gazetede «ilan» edilmesine, ilan ücretinin davalıdan tahsiline, davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017'den, 328.647,96 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile yapılan yayının miktarı dikkate alınarak takdiren 20 …
… iğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sipariş üzerine yayım sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu durumun alınan raporlarla da sabit olduğunu, müvekkili şirketi «temsil» ve adına «taahhütte» bulunabilecek kişiler arasında bir dönem editör olarak çalışan ... bulunmadığı gibi mevzuatlarında da sermaye şirketlerinde editör olarak görev yapan kişinin şirket adına taahhütte bulunabileceğine dair bir hüküm olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin sipariş üzerine yayım sözleşmesinin unsurlarını hatalı yorumladığını, davacının davasını «ıslah» ederek işbu davasını 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 70 inci maddesine dayalı olarak «haksız fiile» dayalı tazminat talebinde bulunmuş olduğundan; davacının davası «zamanaşımına» uğradığı halde mahkemenin kabul kararı vermesinin hatalı olduğunu, aynı Kanun'un 52 nci maddesinde belirtilen şartları ihtiva etmeyen bir taahhüt olduğunu belirter …
Davacı vekili 05.02.2021 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 348.647,96 TL olarak artırmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözlü sözleşme · gerekçe-hüküm çelişkisi · isticvap · temsil yetkisi · izafeten dava · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti
Benzer bu kararda… iyorsa yani davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği sorulara ilişkin tek tek aidiyet belirtilmiş ise davacının mali haklarına dayalı tazminat davasını açmakta «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu gerekçesiyle işin esasına girilmesi; yayınlar üzerinde böyle bir belirleme yapılamıyorsa da yukarıda zikredilen maddenin tatbiki gerekmektedir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme «gerekçesinin çelişkiler» barındırdığını, davacının, 05.06.2018 tarihli duruşmada alınan «isticvabında», açık bir şekilde müvekkili şirket ile anlaştıklarını, bu anlaşma çerçevesinde 50 adet deneme kitapçığını hazırlayıp müvekkili şirkete verdiğini, bu deneme kitaplarını tek başına hazırlamadığını, Ö.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince 04/04/2011 tarihli «taahhütname» açısından genel yayın yönetmeninin «temsil yetkisi» olmadığını ileri sürmüşse de, bandrol işlemlerinin adı geçen genel yayın yönetmeni tarafından yapıldığı, işin mahiyeti gereğince davalıya «izafeten» telif vb. sözleşme imzalama «yetkisinin» olduğunun kabulü gerektiği, 5846 sayılı Kanun'un 10 ve 18 nci maddeleri gereğince, aksi anlaşılmadığı sürece meydana getirilen eserler üzerindeki mali haklar, soru hazırlayan öğretmenleri bir araya getiren yayınevi üzerinde olup somut olayda davalının sonraki baskılarda «muvafakat» almasına gerek bulunmadığı, davalı yayımcının, meydana getirilecek esere ait bir plana göre eser sahiplerini bir araya getirerek soru bankası ve deneme kitabı oluşturduğu, Davacı ...'nün de coğrafya soruları hazırlayarak davalı yayıncı firmaya verdiği, ilk baskısının yapıldığı, aynı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince mali hakların yazılı bir devir sözleşmesi ile devredileceği ve devir sözleşmesinde devir konusu haklar açıkça tereddüte mahal vermeyecek biçimde düzenleneceği, davaya dayanak teşkil eden Taahhütname başlıklı 04/04/2011 tarihli belgede "Yargı Yayınevi'nce yayımlanan 2011 yılı KPSS Coğrafya 50 Fasikül deneme sınavı kitabında yer alan 40 adet deneme sınavının soruları ..., ...,...,'a ait olup: 2012 ve daha sonraki yıllara ilişkin hiçbir yayında kullanılmayacaktır." biçiminde düzenleme mevcutsa da mali hakların devrinin geçerli ve usulüne uygun olarak yapılmadığı, bu durumda genel yayın yönetmeni tarafından mali hakların davacıya yeniden devredildiğine ilişkin açık ve tereddütsüz bir «protokol» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… rılan diğer kitaplara davacının ismi belirtilmeksizin aktarılıp kamuya sunulmasının, davacının adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının aralarındaki «sözlü sözleşmeye» göre belirlenen adetin çok üstünde basım yapmasının «sözleşmeye aykırılık» niteliğinde olduğu ve bu vakaya dayalı istemlerin 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, bu nedenle «ıslah» ile artırılan talebe yönelik «zamanaşımı def»'inin reddedileceği gerekçesiyle davacı tarafından davalı yayınevi aleyhine açılan eser sahipliğinden doğan mali ve manevi hakların ihlalinin engellenmesine yönelik davanın kabulü ile; davalının davacının hazırladığı soruların izinsiz çoğaltılması ve yayımlanması suretiyle yaptığı tecavüzün engellenmesine, tecavüzün engellenmesi kararının Türkiye genelinde yayamı yapan bir gazetede «ilan» edilmesine, ilan ücretinin davalıdan tahsiline, davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 03.10.2017'den, 328.647,96 TL maddi tazminatın ise ıslah tarihi olan 05.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile yapılan yayının miktarı dikkate alınarak takdiren 20 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1776 E. , 2023/5557 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafa ait sınav sorularının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 2. maddesi anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğunu ve mali hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacıya ait 2002 ,2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 yılı KPSS sınavlarındaki soruların izinsiz olarak davalıya ait kitaplarda kullanıldığını, davalıyla bu konuda herhangi bir sözleşme ve hak devri yapılmadığını, yapılan şikâyet sonucunda açılan kamu davasında davalı şirketin yetkilisinin adli para cezası ile cezalandırıldığını, 5846 sayılı Kanun uyarınca müvekkilinin haklarınının davalı tarafça ihlal edildiğini ileri sürerek 5846 sayılı Kanun'un 70 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 100,00 TL maddi tazminat, buna ilaveten ve terditli olarak elde ettiği karın tespiti ile müvekkiline iadesini, bu bedelin 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tespit edilen bedelden az olması halinde aynı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 katı tutarındaki bedel olarak şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.100,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, 28.05.2018 tarihli ıslah dilekçeyle telif tazminat talebini toplamda 199.610,52 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın zamanaşımı nedeiniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği kitapların içeriği aynı olan farklı baskıları ifade ettiğini, sözü edilen kitabın konu anlatımlı kitaplar olduğunu ve davacının belirttiği şekilde tümüyle ÖSYM sorularını barındırmadığını, soruların tamamının kullanılmadığını, kitapların sayfa sayılarıyla oranlandığında çıkmış soruların kitap içindeki toplam kapsamının % 8 civarında olduğunu, 2013 yılından sonra % 3'e kadar düşürüldüğünü, bu kapsamda davacının mali haklarının ihlalinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu tüm sınav soru kitapçıklarının ayrı ayrı 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında bir ilim ve edebiyat eseri olduğu, eser ve hak sahibinin de davacı olduğu, davacı tarafa ait 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yılında KPSS sınavında sorulan sınav sorularının, davalıya ait 2012, 2013, 2014 yıllarına ilişkin eserlerde izinsiz kullanılarak davacının 5846 sayılı Kanun'un 22 nci maddesindeki çoğaltma ve 23 üncü maddesindeki yayma haklarının ihlal edildiği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 kat olarak 199.610,52 TL tazminat talebinde bulunabileceği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereği 3 kat tazminat talep etmesi sonucu yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda farazi sözleşme ilişkisi kurulmuş olduğundan aynı Kanun'un 70 inci maddesi gereği tazminat talebinde bulunmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 199.610,52 TL telif tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren yasal faiz talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya dahil edilen soru sayılarında maddi hatalar yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafa süre verilerek tazminat talebini 5846 sayılı Kanun'un 68 mi yoksa 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına mı dayandırdığının açıklattırılması gerektiğini, sözü edilen kitapların konu anlatımlı kitaplar olup davacının belirttiğinin aksine tümüyle ÖSYM sorularını barındırmadığını, üstelik ÖSYM’nin tüm sorularının kullanılmayıp sadece çıkmış soru tiplerini göstermek amacıyla konu aralarına seçilmiş sorular konulduğunu ve açıklamalı çözümleriyle birlikte verildiğini, piyasada satılan çıkmış sorular kitapçığı şeklinde bir kitap olmadığını, kitapların sayfa sayılarına göre çıkmış soruların oranının %8 civarında olduğunu, dolayısıyla Yargıtayın emsal nitelikteki kararları doğrultusunda “maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde bulunduğunu, 2002 yılından beri yayınlanmış olunan kitaplarla ilgili olarak davacı tarafın 2016 yılına kadar hiçbir talebinin olmadığını, davacı taraf uzunca bir süre ses çıkarmayarak söz konusu yayınlara muvafakat etmiş sayılmasının gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken davacı tarafça sunulan Telif Ücret Tarifesinin dikkate alındığını, emsal ve rayiç bedeller üzerinden hareket edilmeyip fahiş rakamlara ulaşıldığını, bu nedenle yapılan tazminat hesabını da kabul etmediklerini, zamanaşımı hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkil şirkete ait kitapların içerik itibariyle aynı olduğu sadece yeni baskılarda kapaklarındaki yıl ibaresinin değiştirildiğini, her yıl farklı bandrolle satışa sunulduğundan oran olarak çok daha fazla soru kullanıldığı izleniminin oluştuğunu, bu yönüyle de inceleme yapılmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesinin dava konusu tüm sınav soru kitapçıklarının ayrı ayrı 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında bir ilim ve edebiyat eseri olduğuna, davacının eser sahibi ve hak sahibi bulunduğuna, davacı tarafa ait 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yılında KPSS sınavında sorulan sınav sorularının, davalıya ait 2012, 2013, 2014 yıllarına ilişkin eserlerde izinsiz kullanılarak davacının 5846 sayılı Kanun'un 22. maddesindeki çoğaltma ve 23. maddesindeki yayma haklarının ihlal edildiğine ve davacının aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca maddi bir zarara uğradığının ispat edilemediğine ilişkin tespitlerinin doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da uzamış ceza zamanaşımı süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde haksız fiile dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının ispatlanamayan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına maddesine dayalı tazminat talebinin reddine, davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de 5846 sayılı Kanun'un 70 inci ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi gereğince müvekkilinin tazminat talep etme hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddedilen kısmı için temyiz incelemesi yapılarak kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu adına sınav yapan bir kurum olan ÖSYM’nin çıkmış sorularının konu anlatımı kitabında kullanılmasının olağan bir durum olduğunu,bu sorular eğitim sektöründe tüm taraflarca kullanıldığını, söz konusu soruların bedelleri sınava girenlerden zaten alınmış olduğundan çıkmış soruların zaten davacının internet sitesinde ücretsiz olarak yayınlandığını, sözü edilen kitapların konu anlatımlı kitaplar olması nedeniyle davacının belirttiği şekilde tümüyle ÖSYM sorularını barındırmadığını, kitapta yer alan soruların maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde olduğunu, sorulardan izinsiz faydalanmak gibi bir amacın bulunmadığını, bilirkişilerce soruların mükerrer sayıldığını ve tazminatın yanlış hesaplandığını, davacının sunduğu ücret tarifesi üzerinden yapılan tazminat miktarına itiraz edildiğini, davacı taraf uzun süre sessiz kalıp dava açmadığından yayınlara muvafakat etmiş sayılacağını, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait 2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında KPSS sınavında sorulduğu belirtilen sınav sorularının, davalı tarafa ait 26 ayrı eserde izinsiz kullanılıp kullanılmadığı, 5846 sayılı Kanun'un 68, 70 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı maddi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 sayılı Kanun'un 2, 22, 23, 68 ve 70 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964517700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz